W [son güncelleme 17 Mart
2008]
WAKE [pervane suyu izi] Gemi pervanesinin itme gücüyle su yüzeyinde
oluşan iz. Ancak gemi pervanesinin yüzeye
yakın olması halinde oluşan itme gücü zayıf pervane suyuna
ise çürüksu denmektedir.
WALRUS [mors]
İri deniz memelisi. ® Odobenus rosmarus.
WALTON, IZAAK [Walton, Izaak] "The Compleat Angler"
kitabının yazarı (1593-1683).
WARM BLOODED [sıcak kanlı, homoitermal, homoiyoterm] ® Homoiothermal (sıcak kanlı).
WARM
MONOMICTIC [sıcak
monomiktik] Sıcaklığı
4oC’nin altına düşmeyen ve kışın su
deveranı olan göl.
WARM
WATER [sıcak
su] İçerisinde
balıkların yaşadığı ve yazın
sıcaklığı 240C’nin üzerinde olan su kütlesi.
WARM
WATER AQUARIUM [sıcaksu
akvaryumu] Su
sıcaklığı kalorifer ya da özel düzenekle sabit tutularak
belirli bazı canlılar için en uygun koşulların
sağlandığı akvaryumlardır. Bunlar temelde iki
kısma ayrılır. Birinde canlılar balık, bitki vs ya
renkleri ve görüntü güzellikleri dikkate alınarak bir araya konulur.
Diğerinde ise geldikleri doğal ortam yapısı dikkate alınarak
birlikte tutulurlar.
WARM-BLOODED [sıcakkanlı] Vücut
sıcaklıkları çok az değişen hayvan(lar).
WARP (HAWSER) [palamar] 1- Gemi ve tekneleri bağlamada kullanılan
kalın halat.
WARP [çelik tel, tel] 2- ® Towing warp.
WARP
DRUM (GIRDIE, WINCH BARREL) [tel makarası] Balıkçı gemilerinde çelik telin
sarıldığı vinç makarası. ® Winch barrel (tambur).
WARPING
END [fener]
® Warping head.
WARPING HEAD (WARPING END) [fener]
Trol vincinin her iki tarafında yer alan ve trol ağı
halatlarının ya da yanaşma halatlarının çekilmesinde
kullanılan başlık.
WASH [pala] ® Blade.
WASTE [atık] 1- Çevreye insanlar tarafından
verilen, doğal düzeyin üstünde yoğunlaşmış
sıvı, katı, gaz ya da radyoaktif malzemelerin bütünü.
WASTE [atık] 2- Avlanan
fakat pazar değeri olmayan balıklar ile denizde çıkartılan
içorganlardan oluşan balık artıkları ki bunlar balık
unu ve yağı fabrikalarına da verilebilen yan üründür.
WASTE
ASSIMILATION [atık özümlemesi] Bir kaynağın
atıkları özümleyerek kendini temizlemesi.
WASTE RECYCLING [atık geridönüşümü] Atığın yeniden
kullanmak üzere içindeki yabancı malzemeden arındırılması.
WASTE
WATER [atık su] Doğal düzeyin üstünde
yoğunlaşmış malzeme içeren su – pis su.
WASTE
WATER MANAGEMENT [atık su yönetimi] Atık su işletimi. Suyun
temizlenmesi ve izlenmesiyle ilgili yönetim ve idare.
WATER [su]
Dihidrojen oksit (H2O). En yüksek yoğunluğa
WATER BODY [su kütlesi] Kuşatılmış bir bölgedeki görece büyük
su kütlesi.
WATER COLUMN [su
kolonu] Yüzeyden tabana kadarki su kütlesi.
WATER COLUR AND FERTILITY
[su rengi ve verimilik] Kaba bir
değerlendirmede; mavi renkteki sular çöl’e denk düşen en verimsiz
kesimi ima eder. Bunun bilinen örneklerinden biri Akdeniz’dir. Yeşil renk,
suda belli miktarlarda bitkisel planktonun (fitoplanktonun)
varlığını ima eder. Sarı-esmer yada yeşil-esmer
renkler oldukça verimli su alanlarını ima ederler.
WATER CONTENT [su içeriği] Net ağırlığın yüzdesi
olarak balık ve balık ürünlerindeki su miktarı. Taze
alabalığın su içeriği %80’dir.
WATER FLEA [su piresi, dafniya] ®
Daphnia.
WATER
POLLUTION [su kirlilği] Suyun doğal kalitesinin bozulması.
WATER QUALITY CRITERIA OF
THE MINISTRY OF AGRICULTURE AND RURAL AFFAIRS [kafes
çiftlikçiliğinde Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı’nın su kalitesi ölçütleri] Bakanlığın
deniz canlı kaynaklarının beslenmesi ve
yetiştiriciliğinde önemli olan bazı su kalite ölçütü
değerleri gruplar halinde izleyen tabloda verilmektedir.
|
Değişken
grubu/Kimya |
Ölçüt |
|
Toplam nitrat (NO2+NO3) |
< 16.56 μM = 0.5+40 mg/l |
|
Orto fosfat (o-PO4) |
< 10.53 μM = 1 mg/l |
|
Reaktif silikat (r-SiO4) |
< 10.86 μM = 1 mg/l |
|
Çözünmüş oksijen – Winkler |
< 125 μM £ 4 mg/l |
|
pH |
6.5-8.5 |
|
Değişken
grubu/Fizik |
Ölçüt |
|
Sıcaklık |
>10 |
|
Tuzluluk |
>5 |
|
Çözünmüş oksijen – Prob |
< 125 μM £ 4 mg/l |
|
Bulanıklık – FTU |
<29 |
|
Değişken grubu/Fizik |
Ölçüt |
|
Akıntılar-Yüzey (03
- 13m) |
>0.1 m/sec |
|
Akıntılar-Orta (15 -
31m) |
>0.05 m/sec |
|
Akıntılar-Dip (33 -100m) |
>0.03 m/sec |
|
Değişken grubu/Batimetri |
Ölçüt |
|
Derinlik – Min. taban
derinliği |
> |
|
Derinlik –
Kafesin tabandan min., uzaklığı |
> |
WATER TREATMENT [su
arıtma] Suyun atık ve artıklardan
arındırılması işlemi.
WATERWAY [su
yolu] Seyir ve seferde kullanılabilen içsu kütlesi.
WAVE LENGTH [dalga
boyu] İki dalga tepesi arasındaki uzaklık.
WEAK STOCK [zayıf
stok] 1- Orta
ya da yüksek derecede kaybolma tehlikesinde olan stok.
WEAK STOCK [zayıf stok] 2-
Düzenleyici idari merci tarafından çok endişe edilen stok.
WEANING [taze yemden kesme] Akvakültürde kurtçuk (larva)
aşamasındaki balıkların taze yemden yapay yeme geçirilmesi.
WEATHER VANE [rüzgar gülü] Rüzgarın hangi yönden estiğini gösteren mekanik
alet.
WEB [örgü] Bir
merkezi olan ağ. Örnek; Örümcek ağı.
WEBERIAN APPARATUS (APPARATUS
WEBEREI) [Weber aygıtı]
Dört kemik ve ilgili
dokular ile gaz kesesini iç kulağa bağlayan ve basınç
değişiklikleri ve sesi ileten Cypriniformes ve Siluriformes’de
bulunan yapı.
WEDGE SOLE [dil balığı] ® Dicologlossa cuneata.
WEEVER [çarpanbalığıgiller]
® Trachinidae.
WEIGHT [ağırlık, batırıcı] 1- ®
Oltaya takılan kurşun. ® Sinker (batırıcı). ® Lead (kurşun).
WEIGHT [batırıcı] 2-
Ağların tabana yakın yakasını batırıcı
ağırlık. ® Lead line (Kurşun yaka). ® Sinker (batırıcı). ® Lead (kurşun).
WEIGHT [safra] 3- Gemilerin karinasına konulan dengeleyici
ağırlık.
WEIGHT [salma] 4- Yelkenlilerin altına konulan kama şeklinde
olup sabit ya da katlanabilir salma.
WEIGHT LOSS [ağırlık
kaybı] Kötü koşullarda balık
ağırlığının azalması.
WEIGHT-AT-AGE [yaşa göre ağırlık] Belirli bir
stokun her yaş sınıfındaki bireysel ortalama
ağırlıklarıdır. Yaşa göre ağırlık
zaman ve stoklar arasında değişir.
WEIGHT-AT-RECRUITMENT [içgöçere
göre ağırlık, stok’a katılanlara göre
ağırlık] Avlanabilir stoka katılan
(içgöçerin) ağırlığı.
WEIGHT-LENGTH
RELATIONSHIP [ağırlık-boy ilişkisi] ®
Boy-ağırlık ilişkisi.
WEIR [savak] ® Drain
box.
WELDING [kaynak] İki metalin
ısıyla birleştirilmesi.
WENTWORTH-UDDEN SCALE [Wentworth-Udden ölçütü] ® Particle size (parçacık boyu).
WEST [günbatısı] Batı.
WESTERLIES [batılılar] Batılı
bileşenli kalıcı rüzgarlara verilen kısa ad.
WEST-NORTHWEST [günbatısı-karayel] Batı-kuzeybatı.
WEST-SOUTHWEST [günbatısı-lodos] Batı-güneybatı.
WET DEPOSITION (ACID
DEPOSITION) [yaş çökelme] Yağmur damlacıkları
kükürt dioksit, azot oksit gibi tabakadan geçerken asitli yağmur halini
alır ve pH’si 7’nin altına düşer. Bunun
göllerde nötralize edilememesi balıklar ile yumurta ve
kurtçuklarının (larvaların) yaşam payını
etkiler.
WET WEIGHT [yaş
ağırlık] Balığın bütün
halindeki ağırlığı.
WET/DRY FILTER (AMMONIA TOWER) [yaş/kuru filtre] Bakteri büyümesi ve nitrat
oluşmasını sağlamak için suyun hava ile muamelesinde kullanan
biyolojik filtreleme. Bunun alışılagelmiş şekli
damlama ve döner çarklı filtrelemedir. Hava su
karışımı bakteri büyümesini etkiler, bakterilerde
amonyağı nitrata dönüştürür. Buna ayrıca amonyak kulesi de
denmektedir.
WETLANDS [sulak
alanlar] Islak ya da sürekli su altında kalan turbalık,
bataklık benzeri ortamlar.
WHALEBONE WHALES [çatalkuyruklubalinagiller]
®
Balaneopteridae.
WHALES [balinalar] ® Cetacea.
WHALESUCKER [yapışkan, yapışan balığı, vantuz
balığı] ® Remora australis.
WHIP [kamçı] ® Flagellum.
WHISKERED
SOLE [tekyüzgeçlidil balığı, dil balığı, küçükdil,küçükdil
balığı] ® Monochirus hispidus.
WHITE FISH [beyaz balık] Yağı etinde değilde
karaciğerinde biriktiren balıklar için kullanılan genel
terimdir. Bu balıkların etlerinde en çok %2 oranında yağ
bulunur. Örnek; Morina balığı (Gadus morhua). Ayrıca beyaz balık tanımlaması
çoğunlukla alabalıkgiller için kullanılmaktadır.
WHITE FURROW SHELL [?] ® Abra alba.
WHITE GROUPER [lahoz, lahoz balığı, taş balığı, kayahani,
kayahanisi, girida balığı] ®
Epinephelus aeneus.
WHITE MEAT [beyaz et] Balık eti renginin ticari ölçüsü.
WHITE
SEABREAM [karagöz, akkaragöz, tahta
balığı, sargoz] ® Diplodus sargus.
WHITE SHARKS [dikburunlugiller,
devköpekbalığıgiller] ® Lamnidae.
WHITE SPOT [beyaz leke] Asalak kamçılı birgözelilerin (Protozoa)
oluşturduğu hastalık. Balığın vücudu ve
yüzgeçlerinde beyaz lekeler oluşur. Balık kendisini sert aksamlara
sürter. Solungaçlara da bulaşabilir. Bu durumda solunum zorluğu
ortaya çıkar.
WHITE
TREVALLY [kral balığı] ® Pseudocaranx dentex.
WHITE WHALE [akbalina, beyaz balina] ® Delphinapterus leucas.
WHITE-SPOTED LANTERN FISH [?] ® Diaphus rafinesquei.
WHITING [bakalyaro, bakalyaro balığı,
mezgit] ® Merlangius merlangus. ® Merlangius merlangus euxinus.
WIDE-EYED
FLOUNDER [kalkan, pisi
balığı, pisi, genişgözpisi] ® Bothus podas.
WILD [yaban, yabani]
Doğada yaşayan.
WILD POPULATION [yabani
populasyon] Kuluçkahane desteği olmadan doğal yumurtlama
ve büyümeyle varlığını doğal yaşamalanda
sürdüren.
WILD SPAWNING [yabanıl
yumurtlama] Akvakültürcülerin kullandığı ve kontrolsüz
yumurtlamayı belirten terim.
WILD STOCK [yabani stok] Ana-babanın çıkış yeri ne olursa
olsun doğal yumurtlama ve büyümeyle varlığını
doğal yaşamalanda sürdüren stok.
WINCH [ırgat,
vinç] Demir atıp almak, ağ
atıp kaldırmak gibi işlerde kullanılan vinç.
WINCH BARREL [tambur,
tel makarası] Balıkçı teknelerinde genellikle telin
ve ağın sarıldığı makaramsı yapı.
Trollerde iki tambur bulunur ki bunlar hem birlikte hem de birbirinden
bağımsız kullanılabilirler. ® Warp drum.
WIND
PROFILE [rüzgar profili] Yer ve zamana göre rüzgar hızındaki
değişmeler ve bunların bir şekil ile gösterilmesi.
WIND ROSE [rüzgar
gülü] Belirli bir yer ve görece uzun bir dönemde, esen
rüzgarın esme yönü sıklığını (hakim
rüzgarını) gösteren dairesel şekil.
WIND VANE (VANE) [rüzgar
oku] Rüzgar yönünü gösteren alet.
WINDLASS [ırgat, bocurgat] Gemicilikte
kullanılan bir cins vinç.
WING [kanat] Trol
ağının yanlardan ileriye uzanan kısmı.
WINKLER METHOD [Winkler yöntemi] Suda çözünmüş oksijenin belirlenme yöntemi. ® Winkler titration.
WINKLER TITRATION [Winkler titrasyonu] İlk kez 1889’da sudaki
çözünmüş oksijen konsantrasyonunu bulmak için Lajos Winkler
tarafından geliştirilmiştir. Yöntem daha çok okyanus bilimciler
tarafından kullanılmaktadır. Yöntemin temeli yükseltgeme
(oksidasyon) ve indirgeme (reduksiyon) kimyasına dayanmaktadır. Su
örneği alındıktan sonra örneğin hemen sabitlenmesi yani
suyun oksijen değerini değiştirebilecek bitkisel plankton ve
bakterilerin faaliyetlerini durdurulması gerekir. Bunun için su
örneğine (MnSO4) mangan sülfat ve (KOH) potasyum hidroksit ile
(KI) potasyum iyodür eklenir ve çalkalanır. Bu uygulama Mn’a bağlanan
oksijenin çökmesini sağlar. Üzerine (H2SO4) sülfirik
asit eklenerek pH’sı düşürülür ve çökelti çözülür. Titrasyon
tiyosulafata karşı iyot-oksijen dengesi üzerinden yapılır.
Kimyasal reaksiyon adımları şunlardır:
a) Mangan sülfattan sülfat iyonları ayrılır
ve hidroksitle bağlanır
Mn2+
+ 2OH- ®
Mn(OH)2
b) Kuvvetli bazın bulunduğu ortamda Mn2+
oksitlenerek Mn3+ ’e dönüşürken oksijeni bağlar.
2Mn(OH)2
+ ½ O2 + H2O ® 2Mn(OH)3
c) Beher oksijene (O2) karşı gelen
serbest iyot (I2) üretilir.
2Mn(OH)3
+ 2I + 6H+ ® 2Mn2+ + I2
+ 6H2O
d) Serbest iyot iyodid kompleksi oluşturur.
I2 +
I- ® I3
e) I3- + 2S2O32-
® 3I + S4O62-
WINTER POND [kış havuzu] Soğuk iklimlerde kış
aylarında içinden görece bol su geçen ve yüzeyi donsa bile donmanın
tabana kadar ulaşamadığı derinliği en az
WINTER SLEEP [kış uykusu] ® Hibernation.
WINTERING [kışlama] Balıkların beslenme ve
yumurtlama alanından kışı geçirdikleri yere gelerek
kalmaları.
WINTERING
POND [kışlama havuzu] İkinci yılındaki
sazanların kışlatıldıkları havuz.
WINTERKILL [kışkatli]
Oksijen eksikliği nedeniyle kapalı su kütlesindeki balık
kırılmasıdır. Kar ve buz su yüzeyini kapatır
ve havadan su yüzeyine oksijen geçişini önler. Su kolonu ve tabandaki
organik maddelerin bozunması ile balıkların solunumu oksijenin
tükenmesine yol açar ki bu da balıkların kırılmasına
neden olur.
WIPER [silici] Makinelerin temiz tutulmasından sorumlu gemi
personeli.
WIRE ROPE KLIPS [kerye] İki çelik halatı birleştirmek ya da çelik
halatın ucunu bükerek kendi üstüne kasa yapmak için kullanılan
civatalı bir tür mengene.
WONDER NET (RETIA
MIRABILIA) [harika ağ] Balinagiller
daldıklarında havayı tutmak ve kullanacakları oksijeni
depolamak zorundadırlar. Balinagillerde dalma süresi ve derinliği
değişkendir. Balinagillerin nefeslerini en çok 1 saat tutup 2000 m’ye
dalabilenleri vardır. Buna rağmen balinaların akciğerleri
kara hayvanların-dakinden oransal olarak büyük değildir.
Balinaların akciğerleri omurganın altında
uzunla-masına yer almakta olup kemikli balıklardaki yüzme kesesine
benze-mektedir. Mide dengeleyici ballast olurken mide ile akciğer
arasındaki diyafram çok güçlüdür. Örneğin Balaenoptera
physalus türü
balina bir kez nefes alıp vermede