W [son güncelleme 10
Temmuz 2008]
WAKE [pervane suyu izi] Gemi pervanesinin itme gücüyle su yüzeyinde
oluşan iz. Ancak gemi pervanesinin yüzeye
yakın olması halinde oluşan itme gücü zayıf pervane suyuna
ise çürüksu denmektedir.
WALRUS [mors] İri deniz memelisi. ® Odobenus rosmarus.
WALTON, IZAAK [Walton, Izaak] "The Compleat Angler"
kitabının yazarı (1593-1683).
WARM
BLOODED [sıcak kanlı, homoitermal, homoiyoterm] ® Homoiothermal (sıcak kanlı).
WARM
MONOMICTIC [sıcak monomiktik] Sıcaklığı 4oC’nin
altına düşmeyen ve kışın su deveranı olan göl.
WARM WATER [sıcak su] İçerisinde
balıkların yaşadığı ve yazın
sıcaklığı 240C’nin üzerinde olan su kütlesi.
WARM WATER
AQUARIUM [sıcaksu akvaryumu] Su sıcaklığı kalorifer ya da
özel düzenekle sabit tutularak belirli bazı canlılar için en uygun
koşulların sağlandığı akvaryumlardır. Bunlar
temelde iki kısma ayrılır. Birinde canlılar balık,
bitki vs ya renkleri ve görüntü güzellikleri dikkate alınarak bir araya
konulur. Diğerinde ise geldikleri doğal ortam yapısı
dikkate alınarak birlikte tutulurlar.
WARM-BLOODED [sıcakkanlı] Vücut
sıcaklıkları çok az değişen hayvan(lar).
WARP (HAWSER) [palamar] 1- Gemi ve tekneleri bağlamada kullanılan
kalın halat.
WARP [çelik tel, tel] 2- ® Towing
warp.
WARP DRUM (GIRDIE, WINCH BARREL) [tel makarası] Balıkçı gemilerinde çelik telin
sarıldığı vinç makarası. ® Winch barrel (tambur).
WARPING END [fener] ® Warping head.
WARPING HEAD
(WARPING
END) [fener] Trol vincinin her iki tarafında yer alan ve trol
ağı halatlarının ya da yanaşma halatlarının
çekilmesinde kullanılan başlık.
WASH [pala] ® Blade.
WASTE [atık] 1- Çevreye insanlar tarafından
verilen, doğal düzeyin üstünde yoğunlaşmış
sıvı, katı, gaz ya da radyoaktif malzemelerin bütünü.
WASTE [atık] 2- Avlanan
fakat pazar değeri olmayan balıklar ile denizde çıkartılan
içorganlardan oluşan balık artıkları ki bunlar balık
unu ve yağı fabrikalarına da verilebilen yan üründür.
WASTE
ASSIMILATION [atık özümlemesi] Bir kaynağın
atıkları özümleyerek kendini temizlemesi.
WASTE RECYCLING [atık geridönüşümü] Atığın yeniden
kullanmak üzere içindeki yabancı malzemeden arındırılması.
WASTE
WATER [atık su] Doğal düzeyin üstünde
yoğunlaşmış malzeme içeren su – pis su.
WASTE
WATER MANAGEMENT [atık su yönetimi] Atık su işletimi. Suyun
temizlenmesi ve izlenmesiyle ilgili yönetim ve idare.
WATER [su]
Dihidrojen oksit (H2O). En yüksek yoğunluğa
WATER BODY [su kütlesi] Kuşatılmış bir bölgedeki görece büyük
su kütlesi.
WATER COLUMN [su kolonu] Yüzeyden tabana kadarki su kütlesi.
WATER COLUR AND FERTILITY [su rengi ve verimilik] Kaba
bir değerlendirmede; mavi renkteki sular çöl’e denk düşen en verimsiz
kesimi ima eder. Bunun bilinen örneklerinden biri Akdeniz’dir. Yeşil renk,
suda belli miktarlarda bitkisel planktonun (fitoplanktonun)
varlığını ima eder. Sarı-esmer yada yeşil-esmer
renkler oldukça verimli su alanlarını ima ederler.
WATER CONTENT
[su içeriği] Net
ağırlığın yüzdesi olarak balık ve balık
ürünlerindeki su miktarı. Taze alabalığın su içeriği
%80’dir.
WATER FLEA [su piresi, dafniya] ®
Daphnia.
WATER
POLLUTION [su kirlilği] Suyun doğal kalitesinin bozulması.
WATER QUALITY CRITERIA OF THE
MINISTRY OF AGRICULTURE AND RURAL AFFAIRS [kafes çiftlikçiliğinde Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı’nın su kalitesi ölçütleri] Bakanlığın
deniz canlı kaynaklarının beslenmesi ve yetiştiriciliğinde
önemli olan bazı su kalite ölçütü değerleri gruplar halinde izleyen
tabloda verilmektedir.
|
Değişken
grubu/Kimya |
Ölçüt |
|
Toplam nitrat (NO2+NO3) |
< 16.56 μM = 0.5+40 mg/l |
|
Orto fosfat (o-PO4) |
< 10.53 μM = 1 mg/l |
|
Reaktif silikat (r-SiO4) |
< 10.86 μM = 1 mg/l |
|
Çözünmüş oksijen – Winkler |
< 125 μM £ 4 mg/l |
|
pH |
6.5-8.5 |
|
Değişken
grubu/Fizik |
Ölçüt |
|
Sıcaklık |
>10 |
|
Tuzluluk |
>5 |
|
Çözünmüş oksijen – Prob |
< 125 μM £ 4 mg/l |
|
Bulanıklık – FTU |
<29 |
|
Değişken grubu/Fizik |
Ölçüt |
|
Akıntılar-Yüzey (03
- 13m) |
>0.1 m/sec |
|
Akıntılar-Orta (15 -
31m) |
>0.05 m/sec |
|
Akıntılar-Dip (33 -100m) |
>0.03 m/sec |
|
Değişken grubu/Batimetri |
Ölçüt |
|
Derinlik – Min. taban
derinliği |
> |
|
Derinlik –
Kafesin tabandan min., uzaklığı |
> |
WATER TREATMENT [su arıtma]
Suyun atık ve artıklardan arındırılması
işlemi.
WATERWAY [su
yolu] Seyir ve seferde kullanılabilen içsu kütlesi.
WAVE LENGTH [dalga
boyu] İki dalga tepesi arasındaki uzaklık.
WEAK STOCK [zayıf
stok] 1- Orta
ya da yüksek derecede kaybolma tehlikesinde olan stok.
WEAK STOCK [zayıf
stok] 2-
Düzenleyici idari merci tarafından çok endişe edilen stok.
WEANING [taze yemden kesme] Akvakültürde kurtçuk (larva)
aşamasındaki balıkların taze yemden yapay yeme geçirilmesi.
WEATHER
VANE [rüzgar gülü] Rüzgarın hangi yönden estiğini gösteren mekanik
alet.
WEB [örgü]
Bir merkezi olan ağ. Örnek; örümcek ağı.
WEBERIAN APPARATUS (APPARATUS WEBEREI) [Weber aygıtı] Dört kemik ve ilgili dokular ile gaz kesesini iç
kulağa bağlayan ve basınç değişiklikleri ve sesi ileten
Cypriniformes ve Siluriformes’de bulunan yapı.
WEDGE SOLE [dil balığı] ® Dicologlossa cuneata.
WEEVER [çarpanbalığıgiller] ® Trachinidae.
WEIGHT [ağırlık, batırıcı] 1- ®
Oltaya takılan kurşun. ® Sinker (batırıcı). ® Lead (kurşun).
WEIGHT [batırıcı] 2-
Ağların tabana yakın yakasını batırıcı
ağırlık. ® Lead line (Kurşun yaka). ® Sinker (batırıcı). ® Lead (kurşun).
WEIGHT [safra] 3- Gemilerin karinasına konulan dengeleyici
ağırlık.
WEIGHT [salma] 4- Yelkenlilerin altına konulan kama şeklinde
olup sabit ya da katlanabilir salma.
WEIGHT LOSS [ağırlık
kaybı] Kötü koşullarda balık
ağırlığının azalması.
WEIGHT-AT-AGE
[yaşa göre ağırlık]
Belirli bir stokun her yaş sınıfındaki bireysel ortalama
ağırlıklarıdır. Yaşa göre ağırlık
zaman ve stoklar arasında değişir.
WEIGHT-AT-RECRUITMENT [içgöçere göre ağırlık, stok’a katılanlara göre
ağırlık] Avlanabilir stoka katılan
(içgöçerin) ağırlığı.
WEIGHT-LENGTH RELATIONSHIP [ağırlık-boy
ilişkisi] ® Boy-ağırlık ilişkisi.
WEIR [savak] ® Drain
box.
WELDING [kaynak] İki metalin ısıyla birleştirilmesi.
WENTWORTH-UDDEN SCALE [Wentworth-Udden ölçütü] ® Particle size (parçacık boyu).
WEST [günbatısı] Batı.
WESTERLIES [batılılar] Batılı
bileşenli kalıcı rüzgarlara verilen kısa ad.
WEST-NORTHWEST [günbatısı-karayel] Batı-kuzeybatı.
WEST-SOUTHWEST [günbatısı-lodos] Batı-güneybatı.
WET DEPOSITION (ACID DEPOSITION) [yaş çökelme] Yağmur damlacıkları
kükürt dioksit, azot oksit gibi tabakadan geçerken asitli yağmur halini
alır ve pH’si 7’nin altına düşer. Bunun
göllerde nötralize edilememesi balıklar ile yumurta ve
kurtçuklarının (larvaların) yaşam payını
etkiler.
WET WEIGHT [yaş
ağırlık] Balığın bütün
halindeki ağırlığı.
WET/DRY FILTER (AMMONIA TOWER) [yaş/kuru filtre] Bakteri büyümesi ve nitrat
oluşmasını sağlamak için suyun hava ile muamelesinde
kullanan biyolojik filtreleme. Bunun alışılagelmiş
şekli damlama ve döner çarklı filtrelemedir. Hava su
karışımı bakteri büyümesini etkiler, bakterilerde
amonyağı nitrata dönüştürür. Buna ayrıca amonyak kulesi de
denmektedir.
WETLANDS [sulak
alanlar] Islak ya da sürekli su altında kalan turbalık,
bataklık benzeri ortamlar.
WHALEBONE WHALES [çatalkuyruklubalinagiller] ® Balaneopteridae.
WHALES
[balinalar] ® Cetacea.
WHALESUCKER [yapışkan, yapışan balığı, vantuz
balığı] ® Remora australis.
WHIP [kamçı] ® Flagellum.
WHISKERED
SOLE [tekyüzgeçlidil balığı, dil balığı, küçükdil,küçükdil
balığı] ® Monochirus hispidus.
WHITE FISH [beyaz balık] Yağı etinde değilde
karaciğerinde biriktiren balıklar için kullanılan genel
terimdir. Bu balıkların etlerinde en çok %2 oranında yağ
bulunur. Örnek; morina balığı (Gadus morhua). Ayrıca beyaz balık tanımlaması
çoğunlukla alabalıkgiller için kullanılmaktadır.
WHITE FURROW SHELL [?] ® Abra alba.
WHITE GROUPER [lahoz, lahoz balığı, taş balığı, kayahani,
kayahanisi, girida balığı] ®
Epinephelus aeneus.
WHITE MEAT [beyaz et] Balık eti renginin ticari ölçüsü.
WHITE
SEABREAM [karagöz, akkaragöz, tahta
balığı, sargoz] ® Diplodus sargus.
WHITE SHARKS
[dikburunlugiller,
devköpekbalığıgiller] ® Lamnidae.
WHITE SPOT [beyaz leke] Asalak kamçılı birgözelilerin (Protozoa)
oluşturduğu hastalık. Balığın vücudu ve
yüzgeçlerinde beyaz lekeler oluşur. Balık kendisini sert aksamlara
sürter. Solungaçlara da bulaşabilir. Bu durumda solunum zorluğu
ortaya çıkar.
WHITE
TREVALLY [kral balığı] ® Pseudocaranx dentex.
WHITE WHALE [akbalina, beyaz balina] ® Delphinapterus leucas.
WHITE-SPOTED LANTERN FISH [?] ® Diaphus rafinesquei.
WHITING [bakalyaro,
bakalyaro balığı, mezgit] ® Merlangius merlangus. ® Merlangius merlangus euxinus.
WIDE-EYED
FLOUNDER [kalkan, pisi
balığı, pisi, genişgözpisi] ® Bothus podas.
WILD [yaban, yabani] Doğada
yaşayan.
WILD POPULATION [yabani populasyon] Kuluçkahane desteği olmadan doğal
yumurtlama ve büyümeyle varlığını doğal
yaşamalanda sürdüren.
WILD SPAWNING [yabanıl yumurtlama] Akvakültürcülerin
kullandığı ve kontrolsüz yumurtlamayı belirten terim.
WILD STOCK [yabani stok] Ana-babanın çıkış yeri ne olursa
olsun doğal yumurtlama ve büyümeyle varlığını
doğal yaşamalanda sürdüren stok.
WINCH [ırgat,
vinç] Demir atıp almak, ağ
atıp kaldırmak gibi işlerde kullanılan vinç.
WINCH BARREL [tambur, tel makarası] Balıkçı teknelerinde
genellikle telin ve ağın sarıldığı makaramsı
yapı. Trollerde iki tambur bulunur ki bunlar hem birlikte hem de
birbirinden bağımsız kullanılabilirler. ® Warp drum.
WIND
PROFILE [rüzgar profili] Yer ve zamana göre rüzgar hızındaki
değişmeler ve bunların bir şekil ile gösterilmesi.
WIND ROSE [rüzgar
gülü] Belirli bir yer ve görece uzun bir dönemde, esen
rüzgarın esme yönü sıklığını (hakim
rüzgarını) gösteren dairesel şekil.
WIND VANE (VANE) [rüzgar
oku] Rüzgar yönünü gösteren alet.
WINDLASS [ırgat,
bocurgat] Gemicilikte kullanılan bir cins vinç.
WING [kanat] Trol
ağının yanlardan ileriye uzanan kısmı.
WINKLER METHOD [Winkler yöntemi] Suda
çözünmüş oksijenin belirlenme yöntemi. ® Winkler titration.
WINKLER TITRATION [Winkler titrasyonu] İlk
kez 1889’da sudaki çözünmüş oksijen konsantrasyonunu bulmak için Lajos
Winkler tarafından geliştirilmiştir. Yöntem daha çok okyanus
bilimciler tarafından kullanılmaktadır. Yöntemin temeli
yükseltgeme (oksidasyon) ve indirgeme (reduksiyon) kimyasına
dayanmaktadır. Su örneği alındıktan sonra örneğin hemen
sabitlenmesi yani suyun oksijen değerini değiştirebilecek
bitkisel plankton ve bakterilerin faaliyetlerini durdurulması gerekir.
Bunun için su örneğine (MnSO4) mangan sülfat ve (KOH) potasyum
hidroksit ile (KI) potasyum iyodür eklenir ve çalkalanır. Bu uygulama Mn’a
bağlanan oksijenin çökmesini sağlar. Üzerine (H2SO4)
sülfirik asit eklenerek pH’sı düşürülür ve çökelti çözülür. Titrasyon
tiyosulafata karşı iyot-oksijen dengesi üzerinden yapılır.
Kimyasal reaksiyon adımları şunlardır:
a) Mangan sülfattan sülfat iyonları ayrılır
ve hidroksitle bağlanır
Mn2+
+ 2OH- ®
Mn(OH)2
b) Kuvvetli bazın bulunduğu ortamda Mn2+
oksitlenerek Mn3+ ’e dönüşürken oksijeni bağlar.
2Mn(OH)2
+ ½ O2 + H2O ® 2Mn(OH)3
c) Beher oksijene (O2) karşı gelen
serbest iyot (I2) üretilir.
2Mn(OH)3
+ 2I + 6H+ ® 2Mn2+ + I2
+ 6H2O
d) Serbest iyot iyodid kompleksi oluşturur.
I2 +
I- ® I3
e) I3- + 2S2O32-
® 3I + S4O62-
WINTER POND [kış
havuzu] Soğuk iklimlerde kış aylarında
içinden görece bol su geçen ve yüzeyi donsa bile donmanın tabana kadar
ulaşamadığı derinliği en az
WINTER SLEEP [kış uykusu] ® Hibernation.
WINTERING [kışlama] Balıkların beslenme ve
yumurtlama alanından kışı geçirdikleri yere gelerek
kalmaları.
WINTERING
POND [kışlama havuzu] İkinci
yılındaki sazanların kışlatıldıkları
havuz.
WINTERKILL [kışkatli]
Oksijen eksikliği nedeniyle kapalı su kütlesindeki balık
kırılmasıdır. Kar ve buz su yüzeyini kapatır
ve havadan su yüzeyine oksijen geçişini önler. Su kolonu ve tabandaki
organik maddelerin bozunması ile balıkların solunumu oksijenin
tükenmesine yol açar ki bu da balıkların kırılmasına
neden olur.
WIPER [silici] Makinelerin temiz tutulmasından sorumlu gemi
personeli.
WIRE ROPE KLIPS [kerye]
İki çelik halatı birleştirmek ya da çelik halatın ucunu
bükerek kendi üstüne kasa yapmak için kullanılan civatalı bir tür
mengene.
WONDER
NET (RETIA MIRABILIA) [harika ağ] Balinagiller
daldıklarında havayı tutmak ve kullanacakları oksijeni
depolamak zorundadırlar. Balinagillerde dalma süresi ve derinliği
değişkendir. Balinagillerin nefeslerini en çok 1 saat tutup 2000 m’ye
dalabilenleri vardır. Buna rağmen balinaların akciğerleri
kara hayvanların-dakinden oransal olarak büyük değildir.
Balinaların akciğerleri omurganın altında
uzunla-masına yer almakta olup kemikli balıklardaki yüzme kesesine
benze-mektedir. Mide dengeleyici ballast olurken mide ile akciğer
arasındaki diyafram çok güçlüdür. Örneğin Balaenoptera
physalus türü
balina bir kez nefes alıp vermede
WORKING FREQUENCY [çalışma frekansı] Üretilip iletilen ses
dalgalarının sıklığıdır.
WORKSHOP [atelye,
atölye] 1- Bir konu
hakkında yapılan bilimsel toplantı ve çalışması.
WORKSHOP [atelye,
atölye] 2- Küçük
ölçekli imalathane.
WORM CATARACT [solucan inmesi, solucan kataraktı, kurtçuk kataraktı, kurtçuk
inmesi] Asalak (parazit) Trematoda kurtçuklarının
(larvalarının) neden olduğu ve balık gözlerinin
perdelendiği (katarakt) inme hastalığıdır. Buna
solucan kataraktı da denmektedir.
WORM
PIPEFISH [kuyruksuzdeniziğnesi
balığı] ® Nerophis
lumbriciformis.
WOUNDING GEAR
(GRAPPLING
GEAR) [yaralayıcı araç] Balığı yaralayan ya da
öldüren cinsten zıpkın, kancalı kancasız tekli ya da çok
çatallı mızrak, ok, vb av aracı.
WRECK BUOY [batık şamandırası] Kırmızı
ve siyah yatay bantlı olup batık yerini gösteren şamandıra.
WRECKFISH [iskorpithanisi,
iskorpithanisi balığı] ® Polyprion americanus.
WWF (abbrev.) [Dünya
Yaban Yaşam Fonu] World Wildlife
Fund.