V [son güncelleme 17 Mart
2008]
V (kısaltma) [V] Karın yüzgeci. ® P2.
VACUUM [vakum] Havasız boşluk.
VADAL [vadal] Kıyıya yakın yüzen.
VADE-MECUM [vade mecum] Benimle gidiyor (vade=gidiyor,
mecum=benimle). Bir bilim dalında temel bilgileri içeren cep kitabı.
VADIGO [çıplak] ® Campogramma glaycos.
VAGN WALFRID EKMAN [Vagn Walfrid Ekman] İsveçli okyanusbilimci
(1874-1954). Stokholm’de
doğmuştur. Fridtjof Nansen’in yanında Kuzey Kutbu keşif
gezisine katılmıştır. Nansen buzdağlarının
rüzgarın estiği yönde değilde 200-400 sapmayla
ilerlediklerini görerek henüz fizik öğrencisi olan Ekman’dan bu durumu
araştırmasını ister. Ekman 1902’de Ekman sarmalı
kuramını yayınlar. Ekman kuramın yanında uygulamaya da
önem vermiş ve kendi adıyla anılan akıntı ölçeri ile
su şişesini de geliştirmiştir.
VALIDATION [sağlay, geçerlilik] Bir değer, bulgu ya da
ölçümün doğru olup olmadığının kontrolü. Örnek;
Yaş tayinlerinde yorumlanan halkaların belirlenen yıllara ait
olup olmadığının doğrulanması.
VALLICULTURE [valikültür] İtalya’da mevsimsel göçe
dayalı olup bir bentle denizden ayrılmış acısuda
balık kültürü.
VAN LAKE [Van Gölü] ®
Lake Van.
VAN VEEN GRAB [kumkapar]
Tabandan karışık ve çoğunlukla tabakalanması
bozulmuş örnek almaya yarayan basit alet. Kerpetene benzer yapıda olup tabana kadar
ağzı açık indirildikten sonra çekilirken ağzı kapanan
bir örnekleme aracıdır. Standard van Veen kumkaparı ½, 2 ve 6
litreliktir. Fakat farklı büyüklüklerde de üretilmektedir. ® Grab (kumkapar).
VAN’T HOFF’S RULE [Van’t Hoff kuralı]
VANIKORO
SWEEPER [üçgen
balığı, gölge balığı] ® Pempheris vanicolensis.
VARIANCE [varyans] Standart sapmanın
karesi.
VARIANT [değişik]
Bilinen tipik davranış ya da yapıdan farklı birey ya da
grup.
VARIATION [değişim]
Verideki değişme. Değişkenin yayılma ölçüsü ki bu
merkezi değerden sayısal uzaklık olup ortalamadan sapmanın
karesidir.
VARIETY [varyete] Ait olduğu türün görev ve yapısal
özelliklerinden çok az farklılık gösteren canlı. Şüpheli ve
çapraşık taksonomik bir terim olup alt türden daha küçük basamak
olarak kabul edilmektedir.
VAS DEFERENS [atmık kanalı, sperm
kanalı, sperma kanalı] Anüs ve idrar
kabarcığı arasında birleşen ve çift erbezlerinden
gelen atmığı eşeylik boşluğına
ulaştıran kanal.
VASCO DA GAMA [Vasco da Gama] Ümit Burnu’nu
aşan ilk denizci ve kaşif (1460-1524). Portekiz’de doğdu.
Babası’da kaşifti ve Hindistan’a denizden ulaşmak istiyordu.
Bunu gerçekleştiremeden öldü. Oğul Gama doğuya hareket etti (1497).
Ümit Burnu’nu aşarak Afrikayı dolaştı ve sonuçta Kalkuta’ya
ulaştı (1498). Aynı yıl Hindistan’dan ayrıldı ve
Portekiz’e döndü (1499) ve bir kahraman olarak karşılandı.
VECTOR [vektör] Yön ve
büyüklüğe sahip bir çizgi ile sayısal bir değerin anlatımı.
VEGEQUARIAN [vejakvariyen] Balık yiyen vejeteryan.
VEGETATIVE FISH COVER [bitkisel balık örtüsü] Sudaki balıkların üstünde
olup onları öreten, gölgeleyen her türlü bitkisel malzeme.
VEINED
RAPA WHELK [rapana] ® Rapana venosa.
VELIGER [veliger] Bazı yumuşakçaların yüzer
kurtçuğuna (larvasına) verilen ad.
VELIVOLANT [pupa yelken] Yelkenlerin
tam şişmesi.
VELOCITY [hız] Suyun yatağında yer değiştirme
çabukluğu.
VELOCITY BARRIER [hız
engeli] 1- Su
akışını durduran ya da yavaşlatan baraj, bent vb
engel.
VELOCITY BARRIER [hız
engeli] 2-
Hidroelektrik türbinlerine su taşıyan kanallara balık göçünü ve
yaralanmasını engellemek için konulmuş
sınırlayıcı.
VELVET BELLY LANTERN
SHARK [karacamgöz, mahmuzluköpek
balığı, köpek balığı, kadife
köpekbalığı] ® Etmopterus spinax.
VENOM [ağı, zehir] Hayvanların ürettiği
ağı, zehir.
VENOMOUS FISHES [ağı üreten balıklar, zehir üreten balıklar] Ağı
üreten ve dikensi uzantılarıyla sokarak zerk eden balıklar.
VENTRAL [ventral] Karın, karına ait.
VENTRAL ADIPOSE FIN [karın
yağ yüzgeci, ventral adipoz yüzgeç]
Karında anal yüzgeç önündeki yüzgeç.
VENTRAL DISK [karın diski] Göğüs yüzgecinden oluşma emici
(yapışıcı) disk şeklinde yapı.
VENTRAL FINS [karın yüzgeçleri] Göğüs yüzgeçleri hariç
karın tarafında solungaç yarığının hemen
arkasındaki çift yüzgeç. Bu yüzgeç göğüs yüzgecinin
arkasında, altında ya da önünde de olabilir. Bu yüzgeçler bazen
bulunmayabilir.
VENTRICLE [karıncık]
Atardamardan gelen kanın toplandığı kalp
odacığı.
VENUS COMB [dikenli salyangoz] ® Murex.
VERMES [vermes, kurtlar] Hayvanlar aleminde yapay bölüm. Asalak (parazit)
kurtlar, nemertenler (Nemertini) ve halkalıkurtlar (Annelida) vb grup.
VERMIFORM [vermiform] Solucan şekilli, kurt şekilli.
VERMIVORE [vermivor] Kurt ya da kurt benzeri hayvanları yiyen.
VERNACULAR NAME (TRIVIAL
NAME)
[lakap, yerel ad, yerel isim] 1- ® Common name.
VERNACULAR NAME (TRIVIAL NAME) [halk dilindeki ad] 2- Halkın andilinde kullandığı ad.
VERNAL EQUINOX [bahar
gündönümü] Gece ve gündüzün hemen hemen birbirine eşit
olduğu zaman. Kuzey yarımküre için bu 20 Mart ile 20 Eylül’dür.
VERRUCOSE [verrukoz]
Derisi yumrularla, siğille kaplı.
VERTEBRA [omur] 1- Kemik ya
da kıkırdak malzemeden oluşmuş olup sırt ipliğini
saran ya da onun yerine geçen ya da sıkca omuriliği ve sırt toplardamarı
koruyan yapı.
VERTEBRA [omur] 2-
Omurgayı oluşturan kemik yapılardan biri.
VERTEBRAE [omurga] Bazı canlılardaki kemik ya da kemiğimsi
taşıyıcı ana yapı. Kafatasından kuyruğa kadar uzanan
omurların oluşturduğu bütün.
VERTEBRAL COUNTS [omur sayımı] Genellikle mevcut bütün
omurların sayılması.
VERTEBRATA (VERTEBRATES) [omurgalılar] Hayvanlar aleminde kordalıların
çenesizler (Agnatha), balıklar (Pisces), sürüngenler (Reptilia),
ikiyaşayışlılar (Amphibia), kuşlar (Aves) ve memeliler
(Mammlia) alt sınıflarını içine alan en geniş
altkabilesidir. Öz olarak böcekler hariç diğer hayvarı kapsar.
Yaklaşık 57.740 tanımlanmış türü içerir. Önemli
özellikleri kaslar ve merkezi sinir sistemidir. Diğer özellikleri omur ve
kafada yer alan gözlerinin olmasıdır. İçiskeletlidiler.
VERTEBRATES [omurgalılar] ®
Vertebrata.
VERTICAL [dikey]
Herhangi bir noktadan arzın merkezine doğru olan yönü tanımlar.
VERTICAL INCUBATOR
[dikey kuluçka] Tabanında
sudaki askı maddeyi süzen bir filtrenin olduğu ve içerisinden su
geçen ve çok yoğun yumurta ve kurtçuğun küçük bir alanda
kuluçkalandırıldığı dikey kap.
VERTICAL MIGRATION [dikey
göç] Okyanus, deniz ve göllerde balıklar ile diğer
hareketli canlıların su kolonunda yukarıya (su yüzeyine) ve
aşağıya (derine) hareketidir. Bu harekette (göçte) canlılar
genellikle gece yukarıya beslenmek ve gündüz aşağıya
yırtıcılardan korunmak için hareket ederler.
VERTICAL MIXING [dikey
karışma] Suyun ılıman iklim
kuşağındaki göllerde ilkbahar ve sonbaharda dikey yer
değiştirmesidir.
VERTICAL TEMPERATURE
PROFILE [dikey sıcaklık profili] ® Temperature profile
(sıcaklık profili).
VERTICAL TRANSMISSION [dikey
aktarma] Hastalığın ana-babadan yavrulara geçmesi.
VERY HIGH FREQUENCIES [çok yüksek frekans(lar)] 30-300 MHz arasında yer alan
radyoelektrik dalga.
VESSEL [gemi, tekne] Denizde 5 ton (net) ve üzerinde olup
balıkçılık ya da bunu destekleyen ya da benzer amaçlı
(araştırma, ulaşım, taşıma vb) kullanım için
donatılmış deniz aracıdır.
VESSEL CATCH LIMIT [gemi av
sınırı] Bir
teknenin belirli ve kısa bir sürede (sefer, gün ya da hafta) avlayıp
karaya çıkartabileceği balık miktarı.
VESSEL MONITORING SYSTEM [gemi izleme sistemi] Uydudan yararlanılarak
balıkçılık teknelerini izlemek için kullanılan elektronik
system.
VESTIBULE [vestibül] Diğer boşluklara
açılan kanal, kamara. Örnek; Balıklarda iç kulaktaki utriculus,
sacculus ve lagena.
VHF (abbrev.) [VHF] ® Very High Frequencies.
VHS (abbrev.) [viral hemorrajik
septisemi, Egtved hastalığı] ® Viral Haemorrhagic Septicaemia.
VIABLE POPULATION [yaşayabilir
populasyon] Yaşama kabiliyeti ve evrilme potansiyelini
sürdürebilecek durumdaki populasyon.
VIBRIO [vibriyo] 1- Gram-negatif bir bakteri cinsidir. Çoğunlukla tuzlu
suda bulunur. Bilinçli ya da seçmeli olarak oksijensiz olabilir. Tek
kamçısı ile hareket edebilir.
VIBRIOSIS [vibriyo] 2- Vibrio
spp.,’nin neden olduğu akut bakteriyel hastalıktır.
VICTOR HENSEN [Christian Andreas Victor Hensen] Alman hayvanbilimci ve fizyolog,
Schleswig, 1835 -
VILLIFORM TEETH [villiform dişler]
Yama şeklinde ya
da bant halinde yerleşmiş ince uzun dişler.
VILLOSA [villoza] Kısa saç ya da parmak benzeri
oluşumlar.
VINCIGUERRIA ATTENUATA (?) [ışıldak
balığı] Yüzücüdür (pelajiktir). 100-
VIRAL HAEMORRHAGIC
SEPTICAEMIA (VHS) [viral hemorrajik septisemi, Egtved hastalığı]
Kültürdeki alabalıkgillerde görülen akut ve kronik hastalıktır.
Belirtileri; iştahsızlık, sürüden ayrılma, renkde koyuluk,
kanama, gözlerin pörtlekleşmesi (exophthalmia). Hastalık
sıcaklık değişmesiyle ilgili olup sıcaklığın
80C’nin altına inmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bu hastalığa ‘Egtved
hastalığı’ da denmektedir.
VIRGIN [bakir,
bakire] Dişi ya da erkek olmayıp henüz
yumurtlamamış ancak yumurtlamak için olgunlaşacak olan
balık.
VIRGIN BIOMASS [bakir
biyokitle] 1-
Stok’un kuramsal taşıma kapasitesi. Henüz avlanmayan denge
durumundaki stok’un ortalama biyokitlesi. Sömürülmemiş ya da sözde
sömürülmemiş stok’un biyokitlesi çok nadir ölçülebilmiştir. Bilinen
değerlerin çoğu ise stok modeli çalışmalarından
gelmektedir. Stok’un sağlıklılığı için
başlangıç (referans) noktası olarak alınmakta olup (B/B0)
halihazırdaki ve başlangıçtaki biyokitle
karşılaştırması için kullanılmaktadır.
VIRGIN BIOMASS [bakir
biyokitle] 2-
Üzerinde hiç bir avcılık baskısı olmayan doğal
balık biyokitlesi.
VIRGIN POPULATION (PRISTINE POPULATION) [bozulmamış populasyon] Populasyonun
henüz avlanmamış (el değmemiş) fakat ileride
avlanılabilecek kısmı ya da parçası.
VIRGIN STOCK [bakir
stok] 1- Asla avcılık yapılmamış stok.
Büyüme ve içgöç biyokitle eklerken, ölümler biyokitleyi azaltmaktadır.
Biyokitle denge durumunda olup yalnız doğal nedenlerle (iyi ve kötü
yıllar itibariyla) artma ve azalmaktadır.
VIRGIN STOCK [bakir
stok] 2- Üzerinde
hiç bir avcılık baskısı olmayan doğal balık
stoku.
VIRGIN WATER [bakir su] Daha önce balık kültürü için
kullanılmamış su.
VIROLOGY [viroloji]
Virüsleri inceleyen bakteriyoloji bilim dalı.
VIRTUAL [sanal,
gücül, virtüel].
VIRTUAL POPULATION [sanal populasyon] Yararlanılan (kullanılmakta olan) stok.
Belirli bir anda (zamanda) yaşayan ve ileride avlanacak
balıkların sayısı.
VIRTUAL POPULATION
ANALYSIS (VPA) [sanal populasyon çözümlemesi, sanal populasyon analizi] Geçmiş
stok büyüklüğü ve balıkçılık ölüm payını yaş
ya da boy verilerini kullanarak hesaplama düzeni (algoritması). Bunun için
avlanan balık miktarının tam olarak bilindiği var
sayılarak stoktaki en yaşlı balıkların (en
yaşlı yaş grubundaki) ölüm oranı ve sayılarından
hareket edilmek suretiyle yukarıdan -en yaşlıdan en gencine
doğru kayıpların eklenmesi suretiyle denizde olması gereken
balık sayılarının tahmin edilmesidir. Bu hesaplama düzenine
tertip (cohort) çözümlesi de denmektedir. ® Cohort analysis (tertip çözümlemesi, tertip analizi).
VISCERA [iç organlar] 1- Vücudun
değişik boşluklarında yer alan organlar.
VISCERA [iç
organlar] 2-
Balığın vücut boşluğundaki organları.
VISCERAL PERICARDIA [kalp
zarı] Kalbi saran tek zar.
VISCERAL PERITONEUM [karın
zarı] İç organları saran tek zar.
VISCID EGG [yapışkan yumurta] ® Adhesive egg.
VISCOSITY [akışkanlık,
kıvam] Sıvının akma yeteneği
(hızı).
VISHNU [balık
tanrısı] Vedas’ı Atbaş’dan (Asura Hayagreevan)
kurtarmak için balık şeklini alan Hind tanrısı
(Mahavişnu=Mahavishnu).
VISIBILITY [görünürlük] Su
berraklığının ölçüsü. Sechhi diskin görünüp- kaybolduğu derinlik.
VISIBLE IMPLANT ELASTOMER TAG [görünür elastik ekme marka] Işınır (fluoresant) plastik marka. Temiz
dokuya iğneyle ekilmesine rağmen dıştan görünür. Marka
sıvı olup şırınga sonrasında esnek katı hale
geçer. Balık gruplarının belirlenmesinde kullanılır. ® Carlin
tag (Carlin markası) ®
Lea tag (Lea
markası). ® Petersen tag (Petersen markası). ® Pop-up tag (pop-ap
marka). ® Hot branding (sıcak-dövme marka). ® Cold
branding (soğuk-dövme marka). ® Gill clamp (solungaç markası). ® Spaghaetti tag (spagetti markası). ® Visible implant tag (görünür
ekme marka). ® Tagging (markalama).
VISIBLE IMPLANT TAG [görünür ekme marka] Küçük harf ve sayılar
taşıyan 1-
VISION [öngörü, vizyon] Başkasının
göremediğini sezinleme ve geleceğe hazırlıklı olma
tecrübesidir.
VISUAL SURVEY [görsel inceleme] Stok bolluğunun sayarak
belirlenmesidir. Dalgıç, fotoğraflama seti, sualtı
cihazıyla birim alandaki miktarın sayımı ya da uçaktan
yüzeyde sürü oluşturan balıkların belirlenmesi gibi
incelemelerdir.
VITA (LIFE) [yaşam].
VITAL RATES [canlı
oranı] Doğal ölüm, doğurganlık ve büyüme gibi
stok dinamiğini etkileyen oranlar.
VITAMIN [vitamin] Hayvanlar tarafından üretilemeyen ve
dışarıdan hazır ve üretilmiş olanın
alınması gereken biyokatalizatör görevini yapan organik maddeler
(moleküller). Farklı maddeler bugün vitamin olarak
algılanmaktadır. Bunlar;
|
Vitamin A |
Retinol, Beta-carotene |
|
Vitamin D |
Cholecalciferol, Calciferol |
|
Vitamin E |
Tocopherol |
|
Vitamin K |
Menadione, Prothromin factor, Naphthoquinone |
|
Vitamin B1 |
Thiamine, Aneurine (1912’de
bulunan ilk vitamin) |
|
Vitamin B2, G |
Riboflavin, Lactoflavin |
|
Vitamin B3 |
Nicotinamide, Niacin |
|
Vitamin B5 |
Pantotheric acid |
|
Vitamin B6 |
Pyridoxine, Pyridoxal |
|
Vitamin B7, H, I |
Biotin |
|
Vitamin B8, B9, M |
Folic acid, Folate |
|
Vitamin B10, R |
p-aminobenzoic acid, PABA |
|
Vitamin C |
Ascorbic acid, hygnose |
|
Vitamin B12 |
Cobalamine, Dibencozide |
|
Vitamin B15 |
Pangamic acid, Dimethylglycine |
|
Vitamin B17 |
Amygdalin |
|
Vitamin P |
Bioflavonoids, Citrus factor - teknik adlarıyla |
VITELLINE VESICLES [yumurta
sarısı damarları] Yumurta sarısı bölgesindeki
atar ve toplar damarlar.
VITELLUS [vitellüs] Besin kesesi. Yumurtada zar ve çekirdek
dışında kalan malzemenin hepsi.
VIVIPAR (VIVIPARY,
VIVIPAROUS) [vivipar] Doğurucu, doğurgan, canlı doğuran. Ceninin
(embryonun) gelişmesi ve beslenmesi anne karnında olur. Cenin
eşle (plasentayla) rahime bağlıdır. Doğumla birlikte
bu bağ kopar.
VIVIPARITY [doğurucu] Aktif ve serbest yüzen genç bireylerin
doğurulması.
VIVIPAROUS [vivipar] ® Vivipar.
VIVIPARY
[vivipar] ® Vivipar.
VMS (abbrev.) [gemi izleme sistemi] ® Vessel Monitoring System.
VOC (abbrev.) [uçucu organik bileşikler] Volatile
Organic Compounds.
VOLATILE [uçucu] Buharlaşabilen.
VOLGA PIKEPERCH [berş, sekret
balığı] ® Sander
volgensis.
VOLVOCIDAE [Volvocidae]
Kamçılı birgözeli (birhücreli) hayvanlar ailesi.
VOLVOX (ROTATING) [volvoks] 1- Dönen (etrafında dönen.
VOLVOX [Volvox]
2- Küre
şeklinde, içi oyuk, çift kamçılı hücrelerden oluşan
yeşil suyosunu.
VOMER [vomer] Damağın
orta kısmındaki çoğunlukla dişli ya da çift dişli
kısım.
-VOROUS (soffix) [-vor] X’i yiyen.
VORTEX [girdap, vorteks] 2-
Kendi etrafında dönen, ekseni etrafında dairesel hareket eden
su.
VORTICITY [vortisite] Kendi ya da ekseni etrafında
dönme ölçüsü.
VP (abbrev.)
[sanal populasyon] Virtual Population.
VPA
(abrev.) [sanal populasyon çözümlemesi, sanal
populasyon analizi] ® Virtual population analysis.
VULNERABILITY [korumasızlık] Avlanabilirlik anlamını
taşımakla birlikte populas-yonun belirli bir kısmının,
örneğin belirli boydaki bireylerinin ya da belirli bir bölgede
yaşayanların avlanabilir olmasıdır.
VULNERABLE [korunmasız]
Populasyonun belirli bir av aracıyla avlanabilen kısmı.
WATCH [vardiya] Günlük görev dönemi. Nöbet.
WHALESUCKER [vantuz balığı