S [son güncelleme 14 Mart 2008]

S (abbrev.) [yaşama oranı] ® Survival rate (kalım payı). 

SACCULUS [sacculus] Balıkların kulak kapsülünde, utrikulus ve lagena arasında yer alan, genelde en büyük iç kulak odacığıdır. Bu odacıkta sagitta adı verilen, genellikle en büyük otolit yer almaktadır. ® Sagitta.

SADDLED SEABREAM [melanur, melanurya, melanurya balığı] ® Oblada melanura.

SAFE BIOLOGICAL LIMIT [güvenli biyolojik sınır] İçgöçün kademeli olarak önemli ölçüde azaldığı stok biyokitlesi sınırdır.

SAGITTA [sagitta] Balıkların kulak kapsülünde yer alan altı otolitten biridir. Sazangiller (Cyprinidae) ve yayınbalığıgiller (Siluridae) hariç en büyük otolittir. Sacculus içinde bulunur. Yaş tayinleri ve eski kalıntılar ile mide muhtevasında balık türü tayininde kullanılmaktadır.

SAILOR (CREW, SEAMAN) [tayfa, denizci, gemi adamı] Gemide sefere katılan işçi. ® Seaman.

SAILOR'S HAMMOCK [branda] Denizcilikte, güvertede olup açıkta duran cihaz ve malzemenin örtülmesinde kullanılan su geçirmez bir cins kumaş.

SAINT PETER'S FISH [dülger balığı, güneş balığı, dikenlidülger, dikenlipeygamber balığı, peygamber balığı] ® Zeus faber.

SAKATES [tırpanagiller, özkedibalığıgiller] ® Rajidae.

SALARIA BASILISCA (?) [horozbina] Tabansal (demersal) olup 2-15 metrelerde rastlanır. Boyu TL=18 cm olabilir. Deniz çayırları arasında bulunur. Birkaç dişinin yumurtasını erkek bekler. Yumurtaları yapışkan ve tabansaldır (demersaldir).

SALARIA PAVO (PEACOCK BLENNY) [ibiklihorozbina balığı] Tabansaldır (demersaldir). Acı ve tatlısuya girer. Boyu TL=13 cm olabilir. Balıkçılığı kişisel tüketim düzeyindedir. Sığ suda kayalıklar ve deniz çayırları arasında bulunur. Yumurtaları yapışkan ve tabansaldır (demersaldir).

SALEMA [sarpa, salpa, sarpan, sarpan balığı, çitari] ® Sarpa salpa.

SALINE LAKES IN TURKEY [Türkiye acısu gölleri] Türkiyede dışarıya akıntısı olmayan yani kapalı havza (endorreic göl) olup ve bu nedenle de acısu ihtiva eden çok ünlü iki göl bulunmaktadır. Bunlardan biri Van Gölü diğeri ise Burdur Gölü’dür. ® Van Gölü. ® Burdur Gölü.

SALINITY [tuzluluk, salinite] Deniz suyunun 1 kg’ında çözünmüş halde bulunan iyonların gram cinsinden ağırlığıdır.

SALINITY [tuzluluk] Çözünmüş tuzların ölçüsü olup deniz suyunun 1 kg’ındaki katı maddelerin gram cinsinden ağırlığıdır. Sulardaki tuzluluk dağılımı kaynağa göre değişmekle birlikte yaklaşık şöyledir:

Tatlısu <1,0 ppt

İçsular 0,5-2,0 ppt., ve daha az.

Hafif tuzlu 1,0-3,0 ppt.

Orta derecede tuzlu 3,0-10,0 ppt.

Acısu 0,5–2,0 ve 17,0 -21 ppt.

Çok tuzlu 10,0-35,0 ppt.

Deniz 35,0 ppt

Salamura >35,0 ppt. (doymuş çözelti)

Karasal tuz göllerindeki miktarlar ise çok daha yüksektir.

SALINOMETER [salinometre] Elektrik iletkenliğini kullanarak suların tuzluluğunu ölçmede kullanılan alet.

SALMO LABRAX (BLACK SEA SALMON) [denizalası balığı, alabalık, deniz alası] Karadeniz alabalığı Salmo trutta labrax bilimsel adıyla da tanınmaktadır. Doğu Karedeniz’de yukarıgöçer (anadrom) balık olup Çıldır gölünde de bulunur. Boyu TL=110 cm olabilir. Deniz, acısu ve tatlısuda yaşar. Nisan-Mayıs aylarında ırmak ve derelere girer.

SALMO SALAR (ATLANTIC SALMON) [som balığı] Karadeniz’de yetiştiriciliğinin denendiği yıllardan sonra dilimize somon adıyla da giren Atlas Okyanusu’nda yaşayan alabalıkgil bir türdür. Boyu TL=150 cm ve ağırlığı 47 kg kadar olabilir. Bilinen en yaşlı birey 13 yıllıktır. Tabanyüzücü (bentopelajik) ve yukarıgöçerdir (anadromdur). Deniz, acısu ve tatlısuya girer. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği çok önemlidir. Genç bireyler tatlısuda 1-6 yıl kaldıktan sonra denize göçerler. Denizde 1-4 yıl geçirirler. Eşeysel (cinsi) olgunluğa ulaşanlar doğdukları tatlısuda yumurt-ladıktan sonra yeniden denize dönerler. Ancak bunların büyük çoğunluğu yumurtlama sonrasında ölür. Tatlısudaki büyüme yavaştır. Denizde hızlı büyürler.

SALMO TRUTTA ABANTICUS  (?) [?] Abant gölünde ilk kez 1954’te tanımlanmış olup küçük boylu, en çok 58 cm’ye ulaşan bir alabalıkgildir. Yeni bir tür olduğundan şüphe edenler vardır. Türkçe’de göl alabalığı adıyla tanınır.

SALMO TRUTTA CASPIUS (SEA TROUT) [?] Yazında Salmo caspius bilimsel adı da kullanılmaktadır. Hazar Denizi kökenli olup Aras nehrinde yaşadığı belirtilmektedir. Avrupa kaynakları bunun yeni bir tür olmadığını ileri sürmektedir. ® Salmo trutta trutta.

SALMO TRUTTA MACROSTIGMA (?) [dağ alabalığı, büyük lekeli alabalık] Sapanca, Uludağ yöresinde yaşayan alabalık türüdür. En çok TL=60 cm olabilir. Tabanyüzücü (bentopelajik) olup yukarıgöçerdir (anadromdur).

SALMO TRUTTA TRUTTA (SEA TROUT) [deniz alası, denizalası balığı] Yüzücü (pelajik) yukarıgöçerdir (anadromdur). Tatlı ve acısuda bulunur. Boyu TL=150-155 cm civarında olabilir. Ağırlığı 50 kg kadar olup 38 yıl yaşayabilir. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği yapılmaktadır. İlk 1-5 yılı tatlısuda ve 6 ay ile 5 yılını tuzlusuda geçirir. 3-4 yılda eşeysel (cinsi) olgunluğa ulaşır. Her dişi yaklaşık 10 bin yumurta üretir. Tatlısuda normalde birden çok kez yumurta bırakır. Soyu tehlikedeki türler listesinde az tehlikede sınıfında yer alır.

SALMON (ATLANTIC SALMON) [som, som balığı] Alabalıkgiller familyasının bir ferdi. ® Salmo salar. Dilimize yerleşmiş olan som balığı adı yerine bilinçsiz çevirmen ve/ya da medyanın kullanıma soktuğu ‘somon’ adı da Türkçe karşılık olarak kullanılmaktadır.

SALMON DISEASE [som hastalığı] Alabalıkgillerde görülen bakteriyel bir hastalık. 

SALMONIDAE (SALMONS) [alabalıkgiller].

SALMONIDAE [alabalıkgiller] Işınlıyüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Protacanthopterygii üsttakımı, alabalıksılar (Salmoniformes) takımının bir ailesidir. Ailede Coregoninae (3 cins), Thymallinae (1 cins), Salmoninae (7 cins) altailelerini içerir. Yaygın bilinen gruplar som balıkları ile alabalıklardır.

SALMONS [alabalıkgiller] ® Salmonidae.

SALT ABSORBING CELLS [tuz soğuran gözeler (hücreler)] Solungaçlarda sudan tuzu vücut içine alan gözeler (hücreler). 

SALT FRONT [tuz cephesi] Denizden ırmağa doğru kama gibi uzanan tuzlu su.

SALT LAKE [tuz gölü] Genellikle balığı olmayan ve yüksek buharlaşma nedeniyle tuzlanmış kapalı su kütlesi.  

SALT MARSH [tuzlu bataklık] Tuzlu suyun ıslattığı kara parçası. Bu gibi kesimler sığ olup yavru balıkların önemli beslenme alanıdır. Bu alanlardaki üretim zirai üretimden daha yüksek olup açık suların 20 katına ulaşabilir.

SALT SECRETING CELLS [tuz salgılayan gözeler (hücreler)] Solungaçlardan tuzu vücut dışına (suya) atan gözeler (hücreler). 

SALT WEDGE [tuz kaması, tuz dili] Tabandan haliç içine doğru kama şeklinde uzanan tuzluluğu yüksek su tabakası.

SALTED & DRIED MACKEREL [çiroz] Önce tuzda 8-10 saat bekletilmiş, sonra temizlenerek kurutulmuş uskumru.

SALTED FISH [salamura balık] Tuzlu suda koruma ve saklanmaya alınmış balık.

SALTED TUNNY [lakerda] ® Lakerda.

SALTING [tuzlama] Tat vermek ya da diğer işlemler için balığın kısa ya da uzun süreli tuzla muamelesi. 

SAMLET [parmakboy] ® Parr.

SAMPLE [örnek, numune] 1- Belirli bir yerden alınan su, canlı, taban malzemesidir. Örnek ne kadar çok ve bol olursa buna dayalı oluşturulacak sonuç da o denli doğadaki duruma yakın yani kısaca güvenilir olur. Ancak belirli bir noktadan sonra örnek sayısını artırmak güvenirliği aynı oranda artırmayacağı gibi aşırı çaba, ve giderin harcanmasına yol açar. Bu nedenle istenen istatistiki güvenirliği sağlayan sayının üstünde örnek alınmasından kaçınılmalı fakat gereken sayıda da örnek alınmalıdır.

SAMPLE [örnek, numune] 2- Bir balık stokunun, stoku temsil edecek düzeydeki bir kısmının ya da bir parçasının araştırma amacıyla alınmasıdır. Alınan örnek miktarı ya da sayısı ne kadar çoksa bu örnekten elde edilecek bilginin güvenirliği de o ölçüde yüksektir.

SAMPLING [örnekleme] 1- Saha çalışmalarında ilgi duyulan ögenin bir kısmının alınması, ölçülmesi vb. ® Stratified sampling (tabakalandırılmış örnekleme). ® Unstratified sampling (tabakalandırılmamış örnekleme). ® Probabilities proportional to size (olasılıkları büyüklüğe oranlanmış örnekleme).

SAMPLING [örnekleme] 2- Temelde sahadan örnek alma çalışması. 

SAND [kum] Çakıldan küçük mil ve balçıktan büyük parçacık (0.06-2.00 mm).

SAND GOBY [hurmakayası balığı, kayabalığı] ® Pomatoschistus minutus.

SAND LAUNCE [kumbalığıgiller] ® Ammodytidae.

SAND SHARKS [harhariyasgiller] ® Odontaspididae.

SAND SMELT [aterina, aterina balığı, gümüş, gümüş balığı] ® Atherina (Hepsetia) presbyter.

SAND SOLE [kumdil balığı, dil balığı] ® Pegusa lascaris.

SAND TIGER SHARK [pamuk balığı] ® Carcharias taurus.

SANDBAR SHARK [büyükcamgöz balığı, camgöz] ® Carcharhinus plumbeus.

SAND-EELS [kumbalığıgiller] ® Ammodytidae.

SANDER LUCIOPERCA (ZANDER) [tatlısu levreği, akbalık, uzunlevrek, sudak balığı] Yüzücü (pelajik) olup ırmakgöçerdir (potamadromdur). Tatlısuda bulunur, acısuya girer. Boyu TL=130 cm ve ağırlığı 20 kg olabilir. 2-30 metre derinliklerde rastlanır. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği yapılmaktadır. Soğuk suyu sever. Farklı mevsimlerde farklı yaşamalanlarda bulunur. Kışın derine, çukurlara iner. İlkbaharla birlikte ırmaklarda yukarı doğru göçer. Yumurtlamadan sonra erinler akıntıyla birlikte göllere döner. Yumurtlama dişilerin ölüm oranlarını etkiler. Sarı renkli yumurtalar taş, çakıl, bitki gibi hareketsiz nesnelere yapışık bulunur. Eti suludur, sevilen bir olta balığıdır.  Gizil (potansiyel) derttir. Soyu tehlikedeki türler listesinde az riskli sınıfında yer alır.

SANDER MARINUS (ESTUARINE PERCH) [denizakbalığı, deniz akbalığı] Tabanyüzücüdür (bentopelajiktir), acısuda bulunur, nadiren nehirlere girer. Soyunun durumu hakkında yeterli veri yoktur.

SANDER VOLGENSIS (VOLGA PIKEPERCH) [berş, sekret balığı] Tabansal (demersal) olup acısuya girer. Nehirlerde bulunur. Ticari balıkçılığı vardır.

SANDWORM [kumkurdu] Denizde yaşayan çokkıllılar’a (Polychaeta) verilen bir diğer isim. 

SANDY RAY [kumvatozu balığı] ® Leucoraja circularis.

SANITARY FISH [temizlikçi balık] Bitkisel büyümeyi sınırlaması için akvakültür havuzlarına aşılanan otobur (herbivor) balık.

SAPRO- (prefix) [sapro-] Çürük, çürümüş.

SAPROBIC [saprob] Organik malzemenin fazla, oksijenin az olduğu ortamla ilgili. 

SAPROPEL [sapropel] 1- Derin suda oksijensiz koşullarda oluşan çökelti katmanı.

SAPROPEL [sapropel] 2- Göl tabanındaki yapışkan, kokan çürümüş malzeme. 

SAPROPHAGY [saprofaj] Ölü ya da çürümekte olan malzemeyle beslenme.

SAPROPHYSTES [saprofitler] Çürüyen ya da çürümekte olan dokular üzerinde ya da onlarla beslenerek yaşayan mantarlar ve bazı bakteriler gibi canlılar. 

SAPROPHYTE [çürükçül, saprofit] Ölü ya da çürümüş organik malzemeyle beslenen.

SAPROZOIC [çürükçül, saprozoik] Ölmüş, kokuşmuş malzemeyle beslenen organizma.  ® Scavenger (çürükcül).

SAPROZOIC NUTRITION [çürükçül beslenme, saprozoik beslenme] Çözünmüş organik malzemeden yararlanma ya da beslenmedir.

SARCOPHAGI