P [son güncelleme 14 Mart
2008]
P1
(abbrev.) [P1] Göğüs
yüzgeci.
P2 (abbrev.) [P2] Karın yüzgeci.
PACIFIC
OCEAN [Büyük Okyanus, Pasifik
Okyanusu] Kıyı denizleri dahil Amerika, Asya ve
Avusturalya kıtaları arasındaki okyanus. Dünyada bilinen en derin
çukurlar bu denizde ölçülmüştür. Kuriller Çukuru-
PACK
ICE (OPEN ICE, BROKEN ICE, LOOSE ICE, LOOSE PACK ICE, OPEN
PACK ICE, SLACK ICE) [gezgin buzlu] Su yüzeyinin
%50-80’inin yüzen ve bir araya yığılmış buzla
kaplanmış olması.
PADDLEFISH FAMILY [çokdişli mersinbaliğigiller] ® Polyodontidae.
PADEYE [mapa] ® Eyebolt.
PAEDOMORPHOSIS [pedomorfoz] Evrilme sürecinde genç ya da
kurtçuk (larva) özelliklerin
PAEDOPHAGE (PAEDOPHORE) [pedofaj] Kurtçuk (larva) ile beslenen. ® Larvivore (larvivor).
PAEDOPHORE [pedofaj] ® Paedophage.
PAGELLUS ACARNE (AXILLARY SEABREAM) [kırma
mercan, kırmamercan balığı, yabani mercan] Tabanyüzücü (bentopelajik) ve okyanusgöçerdir (okyanodromdur).
PAGELLUS BOGARAVEO (BLACKSPOT SEABREAM) [mercan, mandagözmercan balığı,
mandagöz mercan] Tabanyüzücü (bentopelajik) olup
PAGELLUS ERYTHRINUS (COMMON PANDORA) [mercan, kırma, mercan
balığı, kırma mercan] Tabanyüzücü (bentopelajik) olup
PAGRUS AURIGA (REDBANDED SEABREAM) [çizgili mercan] Okyanusgöçer
(okyanodrom) ve tabanyüzücüdür (bentopelajiktir).
PAGRUS CAERULEOSTICTUS (BLUESPOTTED SEABREAM) [trança, yalancı trança, antenli mercan] Okyanusgöçer (okyanodrom) ve tabanyüzücüdür
(bentopelajiktir). Acısuya girer ve
PAGRUS PAGRUS
(COMMON SEABREAM) [mercan, mercan fangri, sinagrit, trança
balığı, fangri, mercan balığı] Okyanusgöçerdir (okyanodromdur). 0-
PAH
(abbrev.) [Polisiklik Aromatik Hidrkarbonlar] ® Polycyclic Aromatic Hydrocarbons.
PAINTED COMBER [deniz hani, taş hani
balığı, yazılı hani, yazılıhani
balığı, çizgili hani balığı, hani, hanoz, Ali
bereket] ® Serranus scriba.
PAINTED
EEL [mırmır
balığı, mırmır yılanbalığı] ® Echelus
myrus.
PAINTED GOBY [beneklihurmakayası balığı,
kayabalığı, küçükkaya balığı] ® Pomatoschistus pictus.
PAIR TRAWLING (TWO BOAT TRAWLING) [çift trol] Aynı, taban ya da ortasu trol
ağını çeken iki tekne. Ağ her bir teknenin tek
başına çekebileceğinden büyük olup çekim sonunda ya bir ya da
diğer tekneye aktarılarak güverteye alınır. Ağın
ağzı teknelerin yanlara kayarak sürüklemeleriyle yatayda
açılılır, kapı kullanılmaz.
PAIRED APPENDAGE [çift ek] Çift yüzgeç.
PAIRED
FIN [çift
yüzgeç] Göğüs ve
karın yüzgeçleri.
PALAEMON SERRATUS (COMMON
PRAWN) [küçük karides, teke] Yüzen
kabuklulardan olup rengi pembemsidir. Kırmızı benek ve çizgileri vardır. Gözleri
arasında dikkati çeken, yukarı kıvrık uzantısı
(rostrum) vardır. İlk beş bölmede (segment) kenarlardan
yassı, yüzme ayakçıkları bulunur. Göğüsteki (toraks) ilk üç
uzantı beslenme amaçlı değişime
uğramıştır. Kayalık kıyılarda
barınır.
PALAEOCENE [paleosen] Tersiyer dönemde jeolojik çağ. 65-54 Milyon yıl
öncesi dönem.
PALAEOICHTHYOLOGIST [paleoihtiyolog] Fosil balıkları
inceleyen bilim insanı.
PALAEOZOIC [paleozoik] ® Paleozoic.
PALATE [damak, palat] Ağız tavanı.
PALEAONISCOID SCALE [paleoniskoit pul] ® Ganoit scale (ganoit
pul).
PALEOCENE [paleyosen] Jeolojik
çağ. 65-55 milyon yıl öncesinde kuşlar ve ilkel memelilerin
ortaya çıktığı dönem.
PALEOCLIMATOLOGY [paleoklimatoloji] Jeolojik süreçlerdeki
(geçmiş) iklimsel-liğin incelenmesi.
PALEOECOLOGY [paleoekoloji] Soyu
tükenmiş canlıların günümüzde yaşayanlarla ilişkisini
ve evrim sırasındaki fiziksel koşulları inceleyen bilim
dalı.
PALEONTOLOGY
[paleontoloji] Yerküredeki eski yaşam ya da eski yaşamdan
kalanları (fosilleri) inceleyen bilim.
PALEOZOIC
(PALAEOZOIC) [paleozoik] Kambriyen, Ordovisyen, Silur, Devon, Karbonifer ve
Permiyen dönemlerini içine alan jeolojik dönem. 570-245
Milyon yıl öncesi dönem.
PALINURUS (ROCK LOBSTER, SPINY LOBSTER, LANGUSTE) [böcek, langust] Palunuridae ailesinden eti yenen kabuklu. İstakoza benzer.
Kollarında kıskaç yoktur. Türkiye’de Karadeniz hariç diğer
denizlerde 50-
PALUDARIUM
[paludaryum] Kuru karasal kısmı ile suyu olan akvaryum.
PAN- (prefix)
[pan] Her, hepsi, tüm.
Pankromatik (panchromatic)-Her renkten ışığa tepki veren.
PAN [pan] Doldurma,
sığ havuz ya da göl.
PAN
FISH [tava
balığı] Pazarda
satılmayan, oltayla avlanan herhangi bir yemeklik küçük balık.
PANCREAS
DISEASE [pankreas
hastalığı]
Denizel evredeki alabalıkgillerde pankreasın bozulmasına
(yozlaşmasına) ve bu yolla yüksek ölümlere neden olan viral
hastalık.
PANDORINA [Pandorina] Onaltı
hücreden oluşan kamçılı canlı.
PANEL [panel] Birleştirilmiş
ağ parçalarından (pafta) oluşan ağ.
PANMICTIC
POPULATION [panmiktik
populasyon] Tüm
bireylerin çiftleşmeye eşit hazırlıklı olduğu
populasyon.
PAN-SIZE
FISH [tava
boyu balık] Bütün olarak
kızartılabilecek herhangi bir balık.
PANTURICHTHYS FOWLERI [?] Tabansaldır (demersaldir)
ve 25-60 metrelerde rastlanır. Tür hakkında mevcut bilgi azdır.
PAPILLA
[papilla] Meme ucu gibi küçük etsi kabarcık.
PARA- (prefix) [para-] Yanında, yan tarafında. Paranükleus
(paranucleus)-Çekirdeğin yanındaki küçük çekirdek.
PARABLENNIUS GATTORUGINE (TOMPOT BLENNY) [bantlıhorozbina balığı, horozbina] Tabansaldır
(demersaldir) ve göçmez. 3-
PARABLENNIUS INCOGNITUS (?)
[horozbina] Tabansaldır (demersaldir). Boyu TL=6.5 cm olabilir.
Kayalık kıyıda, sığ suda bulunur. Etotoburdur
(omnivordur). Yumurtaları tabansal (demersal) olup
yapışkandır.
PARABLENNIUS ROUXI (?)
[horozbina] Tabansaldır (demersaldir). Boyu TL=8 cm olabilir.
Sığ sularda bulunur. Işıklı kayalıklar va kaba
çakıllı yerlerde rastlanır. Erkekleri dar yarık ve
çukurlarda durur. Bulunduğu yerden çıkar ve geri girer. Dikey yüzer.
Düşmanlarını ağzını açarak, yanını
göstererek ve çarparak korkutur. Dişi erkeğin bulunduğu kovuğa
yumurta bırakır. Yumurtaları erkek korur. Yumurtaları
tabansal (demersal) olup yapışkandır.
PARABLENNIUS SANGUINOLENTUS (RUSTY BLENNY) [horozbina]
Tabansaldır demersaldir). Göç etmez. Boyu TL=20 cm
olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Yosunla
(algle) kaplı ışıklı kayalıklarda bulunur.
Yumurtalar tabansal (demersal) olup yapışkandır.
PARABLENNIUS TENTACULARIS (TENTACLED BLENNY) [kahküllühorozbina balığı,
horozbina] Tabansal (demersal) olup 3-15 metrelerde
rastlanır. Boyu TL=15 cm olabilir. Balıkçılığı
yoktur. Kumlu zeminde bulunur. Yarıklarda saklanır. Yumurtaları tabansal (demersal) olup
yapışkandır.
PARABLENNIUS ZVONIMIRI (?) [horozbina]Tabansaldır
(demersaldir).
PARALIPOPHRYS TRIGLOIDES (?) [horozbina] Tabansaldır (demersaldir). Kayalık
kıyıda bulunur. Su dışında kayaların üstünde
durabilir. Su dışında durduğunda hava solur. Gece aktiftir.
Boyu TL=13 cm olabilir. Yumurtaları tabansal (demersal) olup
yapışkandır.
PARALLEL EVOLUTION [koşut evrim, parallel evrim] Benzer
akraba formların birbirinden ayrı gelişmesi.
PARALLEL PONDS [koşut havuzlar, parallel havuzlar] Bağımsız
(bireysel) su giriş ve çıkışı olan akvakültür
havuzları seti.
PARAMECIUM [Paramecium] Terliksi hayvan.
PARAMETER [parametre] Türkçe karşılığı
değişken ya da değiştirge’dir. Daha çok değişken
olarak anlaşılmakta ve kullanılmaktadır. Bir stok ya da
populasyonun bazı özelliklerini tanımlayan bir ölçüm değerini,
bir sabiti, gerçek bir sayıyı belirtmek için
kullanılabildiği gibi sanal (imaginary) olarakta
kullanılabilmektedir.
PARAMORPH [paramorf] Bir türün çevresel etkiler nedeniyle
değişiklik gösteren ancak kalıtsal yapısı
değişmeyen grubu.
PARAPATRIC [parapatrik] Komşu fakat kesişmeyen
dağılımlar.
PARAPODIUM [parapodyum] Çokkıllı halkalı solucanlarda yürüme
görevi yapan ve halkaların dış yanında yer alan tüpsü
uzantı.
PARAROSTRUM [pararostrum] Otolitin ön
ucu.
PARASITE [asalak, konuk, parazit] Konağa (bitki ve hayvan) zarar vererek yaşayan
canlı. ® Hyperparasite (üstasalak). ® Facultative parasite (seçenekli
asalak). ® Obligate parasite (zorunlu
asalak).
PARASITIC MALE [asalak erkek, parazit erkek] Dişi üzerinde yaşayan,
gonadları hariç yozlaşmış tamamlayıcı erkek.
Örnek; Bazı Ceratioidei.
PARASITIC SPAWNING [asalakcıl yumurtlama] Parazitçe yumurtlama. Baskın erkek ile dişi yumurtlarken
baskın olmayan erkeğin yumurtaları döllemesi.
PARASITISM [asalaklık, parazitizm] Parazitçilik. Bir türün yararına
diğerinin zararına olan ilişki (+ -). Örnek; Mantar
bulaşması, balık ve insanlardaki iplik kurtları (Nematoda),
balık solungaçlarındaki bazı kabuklu türleri (Crustacea,
Copepoda) ve birçokları bilinen asalak (parazit) örneklerindendir.
PARASITOLOGY [aslak
bilimi, parazitoloji].
PARCELLING [badarna etmek] Halatın koruyucu
malzemeyle sarılması.
PARENT POPULATION [ana-baba
populasyonu] Araştırma ve çözümleme için başlangıç
ya da çıkış populasyonu olarak değerlendirilen herhangi bir
populasyon.
PARENTAL BIOMASS [ana-baba
biyokitlesi] Kısaca yumurtlayan populasyonunun
ağırlığıdır. Bir türün erin yani cinsi
olgunluğa ulaşmış bireylerinin
ağırlığıdır.
PAREXOCOETUS MENTO (AFRICAN SAILFIN FLYINGFISH) [uçankefal
balığı, uçan balık] Yüzücü
(pelajik), okyanusgöçerdir (okyanodromdur). 0-
PAROPHIDION VASSALI (?) [sarıkayış
balığı] Işınlıyüzgeçlilerden
(Actinopterygii) olup Ophidiidae
ailesine ait boyu TL=30 cm kadar olabilen denizde tabansal (demersal) bir
türdür. Balıkçılığı yoktur. Sahanlık
alanının derin kesimlerinde rastlanır. Doğu Atlas Okyanusu
ve Akdeniz’de yaşar.
PARR (SAMLET, SKEGGER) [parmakboy] Denize göç öncesindeki genç som balığı ya
da alabalık.
PARR MARK [par imi, par lekesi, par işareti] Genç
alabalıkgil bireyinin vücudunun yan taraflarındaki koyu leke.
PARROT SEAPERCH [berber balığı, kırmızıberber
balığı] ® Callanthias ruber.
PARROTFISH [iskaroz, papağan
balığı] ® Sparisoma cretense.
PARROTFISHES [papağanbalığıgiller] ® Scaridae.
PART [kısım] Canlılarda bir organ ya da dış
özelliğin diğerlerinden ayrı değerlendirilebilen
parçası. Örnek; Kol, bacak, çene vb.
PARTHENOGENESIS [döllemsiz
çoğalma, döllemesiz çoğalma, partenogenez]
Döllenmemiş yumurtadan yeni kuşak verme şekli.
Döllenmememiş yumurtanın gelişmesiyle oluşan çoğalma
şekli. Dişinin (ananın) kopyası, klonu.
PARTIAL RECRUITMENT [kısmi içgöç, kısmi stok’a katılma] 1- Avlanan
stoka yeni yıllığın katılma derecesidir. Avlalanan
stoka katılanlardan iri olanlar av aracına yakalanırken büyük
çoğunluk ağ gözlerinden geçerek kurtulur. Hiç genç balık
avlanmıyorsa bunların kısmı içgöçü sıfırdır.
Bir yıllığın bireylerinin artan boyu ile artan avlanan
birey sayısı %50’ye ulaştı ise tam içgöç
sağlanmış demektir. Bu durumdaki kısmı içgöç
0.5’tir.
PARTIAL RECRUITMENT [kısmi içgöç, kısmi stok’a katılma] 2- Bir
yıllığın hangi ölçüde (derecede) avlanan stok’a
katılmasıdır. Bir yıllık genç ise bu
yıllığın içerisinden yalnız bazı hızlı
büyüyen bireyler avlanır. Böylece bu yıllık stoka tamamıyla
değil kısmen katılmış olur. ® Recruitment (içgöç, stok’a katılma).
PARTIAL SPAWNER [kısmi
yumurtlayıcı] Uzun bir dönemde (2-3 ay boyunca) yumurtlayan ve
gondlarında henüz atılmamış faklı gelişme
aşamasında yumurta ve atmık bulunan balıklara verilen ad.
PARTIALLY SPAWNED FISH (HALF SPENT FISH) [kısmi yumurtlamış]
Yumurtalığındaki yumurtaların bir kısmını
yumurtlamış balık.
PARTICLE [tanecik, parçacık, partikül].
PARTICLE SIZE [parçacık boyu] Uluslararası Wentworth-Udden ölçütlerine göre çökellerdeki
(sediman) tane boyu aralıkları şunlardır:
|
Boy aralığı |
Parçacık adı |
Boy aralığı |
Parçacık adı |
||
|
> |
|
[Kaya] |
1/16- |
Sand |
[Kum] |
|
64- |
Cobble |
[Kaba taş] |
1/256-1/16 mm |
Silt |
[Balçık] |
|
4- |
Pebble |
[Çakıl taşı] |
<1/256 |
[Kil] |
|
|
2- |
Gravel |
[İnce çakıl] |
|
|
|
PARTICLE TRAJECTORY MODEL [parçacık
izleme modeli] Atmosfer
taşınımı modellerinde parçacıkların gidiş
yollarını izlemede kullanılan model.
PARTICULATE FEEDING [parçacıkla beslenme] Yem olan zooplankton ya da
balığı tek tek avlayıp yeme.
PARTICULATE
MATTER [parçacık madde] Su ya da havada asılı
durabilen, görünmeyen parçacıklar.
PARTURITION [doğum] Doğum, doğurmak. Örnek; Erkek
deniz atı.
PASSAGE [geçit, pasaj] Göçmen balığın baraj, bent vb’ni
tali su yoluyla geçmesi.
PASSAGE FACILITIES (PASSWAY) [geçit araçları] Zarar görmeden balığın barajı
aşmasına olanak veren tali
ark, balık mediveni ya da asansörü vs.
PASSIVE FISHING [pasif
balıkçılık] Hareket
halinde olmayan av aracıyla (fanyalı, fanyasız ağlar)
yapılan avcılık.
PASSIVE GEAR [pasif araç] Suya bırakılan ve aktif
hareket ettirilmeyen av aracı.
PASSWAY [geçit araçları] ® Passage facilities.
PATELLA [patella]
1- Diz kapağı.
PATELLA [patella] 2-
Yassı koni biçimli kabuğu olan Patella,
Patelloidea üstailesi,
Patellidae ailesinde bir salyangoz cinsidir. Kayalık kıyı
kesiminde bulunur. Kayalar üzerindeki deniz yusunlarıyla (alglerle)
dişlidilini kullanakak ve zik-zak hareketleri yaparak beslenir. Bazı
türleri 0-
PATELLA [patella] 3-
Örümceklerde üstbacak ile altbacak (kalça) arasındaki parça.
PATH- (prefix)
[pat-] Istıraplı.
Hastalıklı. Örnek; Patolojik (pathological)-Hastalıklı.
PATH [hat]
Uzayda güncel ya da varsayımsal yol. Bir nesne ya
da ışığın geçtiği kısım.
PATHOGEN [hastalık
yapıcı, patojen] Hastalık oluşturan canlı organizma.
PATRIARCH/MATRIARCH
FAMILY [ataerkil/anaerkil aile] ® Male-with-harem
family (haremi olan erkek).