O [son güncelleme 14 Mart 2008]

OANNES [balık tanrısı] Sonradan balık tanrısı Dragon’a dönüşen Babil’in gündüz karada, gece suya dönmek zorunda olan balık adamı.

OBELIA (HYDROIDS) [?] Hydrozoa sınıfı, Hydroida takımı, Campanulariidae ailesinin bir cinsidir. Polip ve medüz evreleri vardır. Dünya denizlerinde koloni oluşturan yaygın bir canlıdır. 200 metreden daha derinde rastlanmaz. Koloniler sert malzemeye yapışıktır. Soğuk su canlısıdır. Kayalıklar arasında görece sakin fakat yeterince su değişimi olan, ışığı az kesimlerde bulunur. Eşeyli (cinsiyetli) ve eşeysiz (cinsiyetsiz) çoğalma evreleri vardır. Eşeysiz çoğalırken polip tomurcuklanarak medüz bireyler oluşturur. Medüz aşamasında eşeyli çoğalma gerçekleşir. Oluşan kurtçuk (planula evresindeki larva) uygun tabana yapışır ve yeni bir polip evresi başlar.

OBJECTIVE ANALYSIS [objektif analiz] Elde edilen gözlemlerin araştırmacının yorum ve değerlendirmelerine yer vermeyen bir yöntemle sayısal sonuç ya da şekiller olarak ortaya konulması.

OBLADA MELANURA (SADDLED SEABREAM) [melanurya balığı, melanurya, melanur] Tabanyüzücü (bentopelajik) ve okyanusgöçerdir (okyanodromdur). 30 m derinliğe kadar bulunur. Boyu TL=34 cm olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Taşlık zemin ve Zostera çayırları üstünde gruplar oluşturur ve yığılır. Etotoburdur (omnivordur).

OBLIGATE PARASITE [zorunlu asalak] Zorunlu parazit. Başka türlü yaşaması mümkün olmayan asalak.

OBLIGATORY [zorunlu] Sınırlanmış, mecburi. Örnek; Yalnız tatlısuda bulunabilen ve denize girme yeteneği olmayan balık.

OBP (abbrev.) [AB Ortak Balıkçılık Politikası (AB-OBP)] ® EU Common Fisheries Policy.

OBSERVER [gözlemci] Balıkçılık teknesinde hasad miktarının aşılmadığını ve konulan av düzeyi ile ıskarta ve markalı balıkları belirleyen resmi görevli bilim insanı.

OBTUSE BARRACUDA [iskarmoz balığı, iskarmoz] ® Sphyraena obtusata.

OCCIDENTALIS [batı] West.

OCCIPITAL CANAL (SUPRATEMPORAL CANAL) [baş kanalı, okupital kanal] ® Head canal.

OCEAN [okyanus] Kıtaları birbirinden ayıran büyük su kütlesi. Yerkürenin %71’i yani 361 milyon km2 ’yi kapsar. Büyük Okyanus 180 milyon km2; Atlas Okyanusu 106 milyon km2; Hint Okyanusu 75 milyon km2’dir.

OCEAN CURRENTS [okyanus akıntıları] Okyanuslardaki önemli akıntılar şunardır:

Atlantic Ocean [Atlas Okyanusu]

 

Angola Current [Angola Akıntısı]

Antilles Current [Antiller Akıntısı]

Benguela Current [Bengal Akıntısı]

Brazil Current [Brazilya Akıntısı]

Canary Current [Kanarya Akıntısı]

Cape Horn Current [Boynuz Burnu Akıntısı]

Caribbean Current [Karayip Akıntısı]

East Greenland Current [Doğu Grönland Akıntısı]

Falkland Current [Falkland Akıntısı]

Guinea Current [Gine Akıntısı]

Gulf Stream [Gulf Sıtrim]

Labrador Current [Labrador Akıntısı]

North Atlantic Current [Kuzey Atlas Okyanusu Akıntısı]

North Brazil Current [Kuzey Brezilya Akıntısı]

North Equatorial Current [Kuzey Ekvator Akıntısı]

Norwegian Current [Norveç Akıntısı]

Portugal Current [Portekiz Akıntısı]

South Atlantic Current [Güney Atlas Okyanusu Akıntısı]

South Equatorial Current [Güney Ekvator Akıntısı]

Spitzbergen Current [Spitzbergen Akıntısı]

West Greenland Current [Batı Grönland Akıntısı]

West Wind Drift [Batı Rüzgarları Akıntısı]

Pacific Ocean [Büyük Okyanus]

 

Alaska Current [Alaska Akıntısı]

Aleutian Current [Alotya Akıntısı]

California Current [Kaliforniya Akıntısı]

Cromwell Akıntısı [Kromvel Akıntısı] – derindeki akıntıdır.

East Australian Current [Doğu Avustralya Akıntısı]

Equatorial Counter Current [Ekvator Ters Akıntısı]

Humboldt Current=Peru Current [Humbolt Akıntısı=Peru Akıntısı]

Kamchatka Current [Kamçatka Akıntısı]

Kuroshio Current=Japan Current [Kuroşio Akıntısı]

Mindanao Current [Mindano Akıntısı]

North Equatorial Current [Kuzey Ekvator Akıntısı]

North Pacific Current=North Pacific Drift [Kuzey Büyük Okyanus Akıntısı]

Oyashio Current=Oya Current [Oya-şio Akıntısı]

South Equatorial Current [Güney Ekvator Akıntısı]

West Wind Drift [Batı Rüzgarları Akıntısı]

Indian Ocean

[Hint Okyanusu]

Agulhas Current [Agulhas Akıntısı]

East Madagascar Current [Doğu Madagaskar Akıntısı]

Equatorial Counter Current [Ekvator Ters Akıntısı]

Indonesian Through-flow [Endonezya Akıntısı]

Leeuwin Current [Leuvin Akıntısı]

Madagascar Current [Madagaskar Akıntısı]

Mozambique Current [Mozambik Akıntısı]

Somali Current [Somali Akıntısı]

South Australian Counter Current [Güney Avustralya Ters Akıntısı]

South Equatorial Current [Güney Ekvator Akıntısı]

Southwest &Norteast Monsoon Drift=Indian Monsoon Current [Güneybatı ve Kuzeydoğu Muson Akıntısı=Hindistan Muson Akıntısı]

West Australian Current [Batı Avustralya Akıntısı]

West Wind Drift [Batı Rüzgarları Akıntısı]

Southern Ocean [Güney Kutup Denizi]

Antarctic Circumpolar Current [Güney Kutbu Dolaykutupsal Akıntısı]

Weddel Gyre [Veddel Akıntısı (Döngüsü)]

Arctic Ocean [Kuzey Buz Denizi]

East Greenland Current [Doğu Grönland Akıntısı]

Norwegian Current [Norveç Akıntısı]

OCEAN DEEPS [okyanus derinlikleri] 6.000-10.000 metrelerdeki derinlikler. 

OCEAN DUMPING [denize atIk dökme] Atık ve artık malzemenin bertaraf edilmesi için denize dökülmesi.

OCEAN RANCHING [okyanus çiflikçiliği] Denizde ticari balık semirtme ve yetiştiriciliği. Genellikle erinleşmemiş bireyler büyüyüp hasat boyuna ulaşmaları için doğal ortama salıverilir.

OCEAN SUNFISH [ay balığı, pervane, pervane balığı] ® Mola mola.

OCEAN SUNFISHES [aybalığıgiller] ® Molidae.

OCEANARIUM [oseanaryum] Büyük deniz suyu akvaryumu. 

OCEANIC [okyanussal] Kıta sahanlığının ötesi. 

OCEANIC PUFFER [mavi balon balığı, mavibalon balığı, balon balığı] ® Lagocephalus lagocephalus lagocephalus.

OCEANIC SPECIES [okyanussal tür] Kıta sahanlığı ötesinde dağılım gösteren ve avlanan tür.

OCEANIC TRENCHES [derin çukurlar] Okyanuslarda bugüne değin belirlenebilen en derin çukur Mariana Çukuru olup derinliği 11.033 m’dir. Diğer derin çukurlar şunlardır: Kuriller Çukuru-10.377 m; Filipinler Çukuru-10.504 m; Tonga Çukuru-10.790 m. Atlas Okyanusu’nun en derin yeri Porto Riko çukurudur (8.605 m). Kuzey Kutup Denizi’ndeki derin kısım 4000-4500 m olan Fridtjof Nansen basenidir. Hint Okyanusu’nun en derin yeri Java Çukuru olup derinliğinin 7.450 m olduğu tahmin edilmektedir. Güney Okyanusu ya da Güney Kutbu Okyanusu sığ sahanlıklı olup genellikle 4000-5000 m derindir.

OCEANIC TWO-WING FLYINGFISH [uçan balık] ® Exocoetus obtusirostris.

OCEANIC ZONE [okyanus kuşağı] 200 metreden derin okyanus. 

OCEANODROMOUS [okyanusgöçer, okyanodrom] Okyanuslarda göçmen balıkları belirtir. 

OCEANODROMOUS FISH [okyanusgöçer balıklar, okyanodrom balıklar] Deniz ve okyanuslarda gerçek göçmen balıklar. Örnek; Clupea (ringa), Conger (mığrı), Thunnus (orkinoz) ve Engraulis (hamsi).

OCEANOGRAPHY [oseanografi] Okyanus ve deniz sularının kimyasal ve fiziksel yönden incelenmesi, dalga dinamiği ve akıntılar, sudaki bitkisel ve hayvansal canlıların biyolojisi, taban yapısı ile sedimanları araştıran çok disiplinli bilim kolu. Osenaografi terimi çoğu kez (yanlış bir şekilde) oşinografi olarak da yazılıp söylen-mektedir.

OCELLUS [benek] 1- Göze benzeyen vücut lekesi. Vatozgiller’deki (Rajidae) benekler.

OCELLUS [göz lekesi] 2- ® Eye-spot.

OCTO- (prefix) [okto-] Sekiz. Örnek; Oktopoda (octopoda) - Sekizbacaklı(lar).

OCTOPUS (DEVILFISH) [ahtapot] Ahtapot cinsi. ® Octopus vulgaris.

OCTOPUS [ahtapot] Sekiz kollu kafadanbacaklı yumuşakça cinsi.

OCTOPUS VULGARIS (DEVILFISH) [ahtapot] Yırtıcı ve üzerinde yapışkan diskler bulunan sekiz adet güçlü kolları olan bir kafadanbacaklı yumuşakçadır. Denizlerin değişik kesimlerinde yaşar. Vücudu yumuşaktır. İç iskeleti yoktur. Ömürü görece kısadır (1-2 yıl). Yüzeyden 150 m derinliğe kadar sahanlık alanında yayılır. Çift eşeylidir (cinsiyetlidir). Erkek ya aşar ya da dişiye yakın durur ve hectocotylus’u manto boşluğuna sokar ve atmık kesesini bırakır. Birkaç saat çiftleşebilirler. Aynı çiftler hem kendi aralarında hem de diğer erkek ve dişi bireylerle bir hafta süreyle çiftleşebilirler. Dişi sakin bir yerde döllenmiş yumurtayı yapıştırarak bırakır. Yumurtaların etrafına taş, kabuk vb yerleştirerek korumaya alır.  Bir dişi 200.000-ve daha fazla yumurta bırakır. Yumurtlama dönemi ve sonrasındaki bakım sürecinde dişi genellikle beslenmez ve yumurtaları temiz tutar. Dişi, yumurtalar açıldıktan kısa bir süre sonra, erkek ise çiftleşmeden bir kaç ay sonra ölür. Üç kalbi vardır. İkisi kanı solungaçlara pompalarken üçüncüsü vücuda pompalar. Kanda bakırca zengin hemosiyanür bulunur. Akıllı hayvan olup kısa ve uzun hafızayla öğrenebilir. Mevsimsel dikey göç eder yani kıyıya yaklaşır ya da uzaklaşır. Tek yaşar ve bulunduğu alanı korur. Gece aktif hayvan olup daha çok midye ve salyangozla beslenir. Kulaç atarak ya da suyu fışkırtarak hareket eder. Ticari balıkçılığı önemlidir. Stokları aşırı sömürülmüştür.

OCTOPUSES [kafadanbacaklılar] ® Cephalopoda.

OCULAR [oküler] 1- Göz ve göz çukuruna ait.

OCULAR [oküler] 2- Mikroskopta gözle bakılan mercek ksımı.

OCULUS (EYE) [göz].

ODOBENIDAE [morsgiller] Memeliler (Mammalia) sınıfı, Etyiyenler (Carnivora) takımının bir ailesidir. Genel özellikler için ® Odobenus rosmarus.

ODOBENUS ROSMARUS (WALRUS) [mors] İri deniz memelilerinden olup ağırlığı 400-1.700 kg arasında değişebilir. Boyu 7 m olabilir. Uzun dişleri 1 metre boya ulaşabilir fakat genellikle 50 cm civarındadır. Dişlerini buz kırmada, savaşırken ve sudan çıkarken kanca olarak kullanır. 30 cm boya ulaşan sakalları vardır ve her yıl yenilenir. Derisi kısa tüylüdür. Gırtlaklarında 50 litre kapasiteli iki hava kesesi vardır. Bu keseler yardımıyla suda dik durumda uyuyabilir. Kutup bölgesinde yaşar. Mevsimsel göç yapar. Bu göç 3.000 km kadar olabilir. Yengeçler, derisidikenliler, midye vb ile beslenir. Bazen balık ve diğer memelilerin yavrularını da yer. Ocak-Şubat aylarında su altında çiftleşir. 8-10 yıl arasında cinsi olgunluğa ulaşır. Memeliler içerisinde hem vücut oranları hemde mutlak olarak erkek morslar 63 cm boyunda baculum’a (penis kemiğine) sahiptirler. Gebelik süresi 10-11 aydır. Doğan yavru 63 kg ve 1 m boyunda olabilir. Emzirme süresi 2 yıl kadardır. Doğada ömürleri 40 yıla ulaşabilir. Eti, derisi ve dişleri için avlanır. Koruma altına alınmış morsların avcılığı günümüzde yasaktır. Fakat kaçak avcılığı vardır.

ODONTASPIDIDAE (CARCHARIIDAE, SAND SHARKS) [harhariyasgiller] Kıkırdaklılar (Chondrichthyes) sınıfı Lamniformes takımı Odontaspididae ailesini kapsar. Bu aile bazen Carchariidae adıyla da anılmaktadır. Carcharias ve Odontaspis adında iki cinsi vardır. Ortaboy solungaç yarıkları çifttir. Gözler küçüktür. Dişler 3 sıradır. Neredeyse bütün denizlerde bulunurlar. 3-6 m boya ulaşabilirler. İkinci sırt yüzgeçleri büyüktür. Canlı doğurucudurlar. Güçlü olan yavrular doğumdan önce ana karnında zayıf kardeşlerini yerler. Gebelik 9-12 ay sürer.

ODONTASPIS FEROX (SMALLTOOTH SAND TIGER) [pamuk balığı] TL=367 cm, ağırlığı 289 kg olabilen derintabansal (batidemersal) balık olup 10-530 metreler arasında rastlanır. Ticari balıkçılığı yapılmaktadır. Eti insanlarca tüketilmektedir.

ODONTOCETI (TOOTHED WHALES) [dişlibalinalar] Memeliler (Mammalia) sınıfı, Balinalar (Cetacea) takımının alt takımıdır. Adından da anlaşılacağı gibi önemli özellikleri koni şeklinde dişlerinin olmasıdır. Hızlı yüzücüdürler. Sosyal hayvanlar olup gruplar halinde gezer ve avlanırlar. Öğrenme yetenekleri yüksektir. Bu takım Platanistoidea (ırmakyunusları) ve Delphinoidea (yunusbalıkları) süperailelerinde yaklaşık 73 türü barındırır.

ODONTOID [dişimsi] Üstünde diken bulunan bir tip yassı balık pulu. Örnek; Elasmobranchii (keski-solungaçlılar).

OE [balık tanrısı] ® Oannes.

OEDALECHILUS LABEO (BOXLIP MULLET) [dudaklıkefal] Denizde tabansaldır (demersaldir). Tatlı ve acısuya girmez ancak delta evsel atık suların deşarj alanlarına yaklaşır. Yumurtlamayla çoğalır (ovipardır) . Boyu TL=25 cm olabilir. Kıyıya yakın durur.

OEDEMA (EDEMA) [ödem] Vücudun herhagi bir kısmının normal olmayan şekilde serumsu su toplaması ve şişme. Vücutta normal olmayan farklı sıvıların bağ doku ve lifler arasında birikmesiyle oluşan ciddi şişlikler.  

OESOPHAGUS [yemek borusu, özofagus] Yutak ile mide arasında tüp şeklindeki vücut parçası.

OFF [alarga] ® Keep klear. ® Keep away.

OFFPRINT [ayrı baskı] Bir dergide yayınlanan bilimsel çalışmanın ayrı (kopyasının) baskısı.

OFFSHORE [açıkta] Ülkenin hükümranlık alanı içerisinde fakat kıyıdan uzakta.

OFFSHORE FISHERY [açık deniz balıkçılığı] 1- Kıyıdan uzakta bir günden daha fazla kalınarak yapılan balıkçılık. Bu terim aynı zamanda uzak mesafe balıkçılığı ile eş anlamlı olarakta kullanılmaktadır. ® Far distant fisheries.

OFFSHORE FISHERY [açıkta balıkçılık] 2- Kıyısal suların ötesinde görece büyük teknelerle yapılan balıkçılık.

OFFSHORE WATER(S) [açık su(lar) ] Kıyıdan uzaktaki su(lar).

OGIVE [ogiv] Kümülatif frekans dağılımı eğrisi.

OIL [yağ] Balıktan elde edilen yağ. Çoğunlukla ciğerden, yağlı balıkların vücudundan ya da balık artıklarından elde edilir ve yem katkısı, yemeklik yağ, sabun, boya vb’nin üretiminde kullanılır.

OIL GLOBULE [yağ damlacığı] Bazı balıkların yumurta sarısındaki küremsi yağ. Yağ damlalarının sayısı, yeri, rengi türlere göre değiştiğinden tanımlamada kullanıla-gelen yararlı özelliklerdendir. 

OIL POLLUTION [petrol kirliliği] Beklenmeyen gelişmeler sonucu (kaza vb) petrolün çıkarılması, taşınması ya da işlenmesinde büyük ölçüde dökülerek kıyı sularını ve bölgeyi kirletmesi. 

OIL SLICK [petrol sızıntısı] Deniz taşımacılığında gemilerin limanlarda yol açtığı görece küçük miktarlardaki petrolun su yüzeyinde yayılması.

OIL SPILL [petrol döküntüsü] Ham petrolun taşınması ya da deniz dibi sondaj platformlarındaki kazalar sonucu denize dökülen büyük miktarlarda ham petrolün meydana getirdiği tabaka.

OILFISH [Küveyt balığı, kalas balığı, yağlı balık] ® Ruvettus pretiosus.

OLD TANK SYNDROME [eski tank sendromu] Tankta organik maddelerin birikmesi sonucu pH değerinin (ani) düşmesi. Suyun değiştirilmesiyle giderilir. ® Yeni tank sendromu.

OLFACTORY [koklama, olfaktori] Burunla ya da koku almayla ilgili.

OLFACTORY CAVITY [koklama boşluğu] Balıklarda koklama gülünün yer aldığı boşluk.

OLFACTORY LAMELLA [koklama lameli] Koklama gülünü oluşturan lamel serisinden biri.

OLFACTORY NERVE [koklama siniri] Kokuyu beyne ileten sinir.

OLFACTORY ORGAN [koklama organı] Burun, koku alma organı.

OLIGO- (prefix) [oligo-] Az, biraz, küçük. Örnek; Oligotrof su (oligotrophic water) -Besin tuzlarınca fakir su.

OLIGOCENE [oligosen] 38-26 milyon yıl öncesi jeolojik çağ.

OLIGOCHAETA (EARTHWORMS) [solucanlar] Solucan ve benzerlerini (yer solucanı) kapsayan halkalısolucan sınıfıdır. Çoğu tatlısularda yaşar. Suda yaşayanların solungacı olabilir. 3.000’in üzerinde türü bilinmektedir. Çoğu erdişi (hermafrodit) olup eşeysel (cinsiyet) organlarının varlığıyla çokkıllılardan (Polychaeta) ayrılırlar. 

OLIGOHALINE [oligohalin] 1- Orta derecede tuzluluğa dayanıklı organizma. 

OLIGOHALINE [oligohalin] 2- Tuzluluğu 0.5-3.0 ppt arasında değişen denizsel tuzdan oluşma acısu.

OLIGOHALINE [oligohalin] 3- 17-30 ppt tuzluluğa sahip deniz suyu.

OLIGOMICTIC [oligomiktik] Oldukça dayanıklı tabakalaşması olan ve ender dönemlerde karışan göl.

OLIGOPHAGOUS [oligofajik] Sınırlı besin maddesi olan. Birkaç besin türünü tüketen.

OLIGOSALINE [oligosalin] 1- Acısuda yaşayabilen organizma.

OLIGOSALINE [oligosalin] 2- Tuzluluğu 0.5-5.0 ppt arasında değişen karasal tuzdan oluşma acısu.

OLIGOTHERMIC [oligotermik] Görece düşük sıcaklıklara dayanıklı.

OLIGOTROPHIC [oligotrofik] Besin tuzlarınca fakir, organik madde üretimi az ortam.

OLIGOTROPHIC LAKES [oligotrofik göller] Besin tuzlarınca fakir, duru ve soğuk sulu göller.

OLIGOTYPIC [oligotipik] Birkaç üyesi olan taksonomik birim.

OMEGA-3-FATTY ACID [omega-3 yağ asidi] Balıklarda bulunan uzun zincirli doymamış yağ asidi. Kalp-damar hastalıklarına yararlı olup kanser riskini azaltma etkisi vardır. Şeker ve artride de iyi geldiği belirtilmektedir.

OMNI- (prefix) [omni] Her, hepsi, evrensel. Örnek; Omnivor (omnivorous)-Etotobur. Bitki ve hayvan yiyen.

OMNIVORE (OMNIVOROUS) [etotobur, herşeycil, her şeyobur, omnivor] Bitkisel ve hayvansal besinlerden yararlanabilen hayvan(lar).

OMNIVOROUS [etotobur, herşeycil, her şeyobur, omnivor] ® Omnivore.

OMOPTERYGIUM (HOMOPTERYGIUM) [göğüs yüzgeci, homopterigium] ® Pectoral fin.

ONBOARD OBSERVER [gözlemci, güverte gözlemcisi] ® Observer.

ONCOGENIC [kanser yapıcı] ® Carcinogenic.

ON-DEMAND FEEDER (DEMAND FEEDER, PENDULUM FEEDER) [istemsel beslenme] Akvakültürde balıkların acıktıklarında bir manivelayı hareket etirerek yem almalarını sağlayan sistem.

ONE-HOST LIFE CYCLE [tekkonaklı] Gelişme evrelerini aynı konakta geçiren ve tamamlayan asalak.

ONGROWING [büyüyen] Akvakültürde balıkları pazar boyuna kadar semirtme.

ONOMATOGRAPHY [doğru yazım] Hayvan ve bitki isimlerinin doğru yazılması.

ONOMATOLOGY [onomatoloji] İsimbilim ve isimlerin sınıflandırılması.   

ONSHORE WATERS (NEARSHORE WATERS) [kıyısal sular, kıyı suları] ® Inshore waters. ® Nearshore waters.

ON-THE-FEED [yem üstünde] Yemlenen ya da yem arayan balık.

ONTO- (prefix) [onto-] Varlık anlamında.

ONTOGENESIS [bireyoluş, ontogenez] Bir canlının bireysel gelişme öyküsüdür. Bu bir biyolojik açılma, gelişme olayı olup canlının basitten karmaşığa doğru kademeli gelişmesini belirtmektedir.

ONTOGENY [ontogeni] Ceninden (embriyon) erin bireye gelişme.

ONTOLOGY [varlıkbilim, ontoloji] Var olma bilimi.

OO- (prefix) [oo-] Yumurta.

OOCYTE [oosit] Mayoz başladığında oogonyumlar oosit olur ve uzmanlaşmış gözeler (hücreler) oositi sarar. Oosit yumurtlanmak için olgunlaşmaya geçer.

OOGENESIS [oogenez] Yumurtaların oluşup gelişmesi.

OOGONIUM [oogonyum] Dişide yumurtaları meydana getiren göze (hücre).

OOLYSIS [ooliz] Döllenmemiş yumurtanın yozlaşarak bozunması.

OOSPORE [oospor] Su yosunu ve mantarların kalın duvarlı yumurta gözesi (hücresi).

OOZE [balçık] 1- Okyanus diplerinde foraminifer ve diatomlardan meydana gelmiş sulu çamur, balçık.

OOZE [balçık] 2- Suya doymuş çamur.

OP. CITA. (abrev.) [opere citato] Tekrar edilmek istenmeyen kaynağı belirten gönderme.

OPAQUE [opak] Işığın geçmesini engelleyen malzemeyi belirten terim. 

OPAQUE ZONE [opak kuşak] Otolitte diğerlerine göre daha az ışık geçiren büyüme halkası. Bu kuşak yansıyan ışıkta beyazımsı parlak fakat ince kesitten alttan ışık verilip üstten gözlendiğinde koyu renkli gözükür.

OPEN ACCESS FISHERY [erişime açık balıkçılık] Balıkçı sayısının sınırlanmadığı balıkçılık. Genellikle hobi balıkçılığı için kullanılır. Erişime açık balıkçılıkta stokların hızla aşırı sömürülmesi ya da aşırı sömürülmüş olması mümkündür.

OPEN ICE [gezgin buzlu]