N [son güncelleme 14 Mart
2008]
N (abbrev.) [N] Balık sayısı için kullanılan
kısaltma. Örnek; Nt = (t) anındaki balık
sayısı.
n.n. (abbrev.) [yeni isim] ®
Nomen novum.
n.nov. (abbrev.) [yeni isim] ® Nomen
novum.
n.v. (abbrev.) [non viso] ® non viso.
NADIR [nadir] Yeryüzü, ayak tarafı. Bir gözlemci eline bir çekül alıp
sarkıttığı zaman çekül yerin merkezine doğru yönelir.
Buna çekül doğrultusu denir. Çekül doğrultusu gökküreyi iki noktada
keser. Bunlardan birine başucu ya da zenit diğerine
ayakucu ya da nadir noktası denir.
NAFO (abrev.) [Kuzeybatı Atlas
Okyanusu Balıkçılık Örgütü]
NAKED [çıplak]
Pulu olmayan balık.
NANO [nano] 1- 10 üzeri eksi 9 (10-9)
NANO [nano] 2- Cüce.
NANOPLANKTON [nano-plankton] Planktonun boyları 5m-50m
arasında olan kısmı.
NANSEN [Fridtjof Nansen]
Norveçli kaşif, bilim
adamı ve diplomat olan Nansen Oslo’da doğdu ve Oslo
yakınında öldü (1861-1930). I. Dünya Savaşı
tutsaklarının değiş tokuşundaki
çalışmaları nedeniyle 1922’de Nobel ödülünü aldı. Kuzey
Kutbu’nun keşfinde bulundu ve ilk kez derin kutupsal basenin
varlığını gösterdi. Nansen zooloji profesörü ve okyanus
bilimciydi. Akışkanlar ve gözeler arası sinir ağları
çalışmalarıyla ünlendi. Ekman sarmalına katkıda
bulundu. Kendi adıyla anılan
deniz suyunu örnekleme kabını buldu. Bu kap Nansen
şişesi adıyla da anılmaktadır.
NANSEN BOTTLE [Nansen şişesi, Nansen
kabı] Deniz çalışmalarında istenilen
derinlikten su örneği almaya yarıyan alet.
NARIS (NARES, pul., NOSTRIL) [burun deliği] Kafada dışa açılan bir
çift burun deliği.
NARROW-BARRED
SPANISH MACKEREL [tombak balığı, ceylan
balığı] ® Scomberomorus commerson.
NARROW-SNOUTED PIPEFISH [deniz
iğnesi, deniziğnesi balığı, ince yüzgeçli iğne
balığı] ® Syngnathus
tenuirostris.
NASAL [burunsal]
Burunla ilgili.
NASAL BRIDGE [burunsal
köprü] Burun deliğinin ön ve arka kısmı
(giriş-çıkış delikleri) arasındaki doku.
NASAL FOSSA [burunsal
çukur] Burun deliklerinin açıldığı
yarık.
NATAL [doğumsal] Doğumla ilgili. Doğuş.
NATALITY [doğum
oranı] Populasyona ya da stoka üremeyle yeni
kuşakların eklenme hızı (oranı).
NATANT [yüzen]
Suda yüzen, gezgin.
NATIO [ırk] Alttür içerisinde yerel populasyon. Örnek; Salmo trutta natio lacustris.
NATIONAL FLAG (FLAG) [bandıra] Gemilerin hangi ülkeye ait olduğunu (milliyetini)
gösteren bayrak, sancak.
NATIVE [yerli] 1-
Eskiden beri, tarihsel olarak bir alanda (orada) bulunan.
NATIVE [yerli] 2- Doğal topluluğun üyesi
olan tür.
NATIVE FISHERY [yerli
balıkçılık] Balıkların yerli olan halk tarafından avlanması.
NATIVE STOCK [yerli stok] Doğuştan orada bulunan
stok. Yerli olmayan stoklarla karışmamış olup diğer
etkilerle de kalıtsal özelliği önemli ölçüde etkilenmemiş,
eskiden de bilinen dağılım alanında var olan stok.
NATURAL [doğal] Doğada bulunan ve doğada üretlen malzeme ile
insan etkisi olmadan oluşmayı içerir.
NATURAL FISH [doğal
balık] Doğada yumurtlanma sonucu oluşan balık. Kuluçkahane
ürünü olmayan balık.
NATURAL GROWTH INCREMENT [doğal büyüme
artışı]
Akvakültürde doğal besinle elde edilen büyüme.
NATURAL MORTALITY (NATURAL MORTALITY
RATE, INSTANTANEOUS RATE OF NATURAL MORTALITY, FORCE OF NATURAL MORTALITY (M)) [doğal ölüm] 1- Doğal nedenlerle ölüm. Balıkçılık hariç
diğer ölümler.
NATURAL MORTALITY (NATURAL
MORTALITY RATE, INSTANTANEOUS RATE OF NATURAL MORTALITY, FORCE OF NATURAL
MORTALITY (M)) [doğal ölüm] 2- Populasyon
ya da stoktan balıkçılık dışında kalan yenme,
yamyamlık, yaşlılık, hastalık, kirlilik vs.,
nedenlerle olan ölümler sonucu eksilenleri ölçme payıdır
(oranıdır). Doğal ve balıkçılıktan
kaynaklanan ölümleri gözeterek denge oluşturmak ve bu yolla etkin
balıkçılığa ulaşmak zordur. Doğal ölümler ya
anlık ya da yıllık temelde verilebilmektedir. Bir yılda
ölenlerin yüzdesi yıllık doğal ölüm payıdır.
Anlık ölüm payı ise herhangi bir anda ölenlerin yüzdesidir.
Doğal ölüm oranı genç bireylerde çok yüksektir. Bunların %99’u
ilk birkaç ay içinde ölür. Stoka katılmış, içgöçü
tamamlamış bireylerde doğal ölümler az çok durağandır.
Tabansal (demersal) balıklarında bu oran kabaca %20, yüzücü (pelajik)
balıklarda ise daha yüksektir. Genelde stoka yeni (ilk) katılan
bireylerin %45’i dört ay içerisinde ölürken %1’i 22 yıldan fazla
yaşar. ® Mortality (ölüm). ® Fishing mortality (balıkçılık ölümü).
® Total mortality (toplam ölüm).
NATURAL REPRODUCTION [doğal üreme] İnsan etkisi olmayan üreme.
NATURAL SELECTION [doğal ayıklanma] Canlıların var olmak için verdikleri mücadelede
ayıklanma yoluyla seçilmesi.
NATURE [doğa] İnsanın ürettikleri hariç tüm canlı ve
cansız varlıklar dahil fiziki dünya malzemesi.
NAUCRATES DUCTOR (PILOTFISH) [maltapalamudu, klavuz balığı] Mercan
resifleriyle ilişkilidir. 0-
NAUPLIUS [nauplius]
Kabukluların (Crustacea) ilk kurtçuk (larva) evresi.
NAUTICAL MILE (nm, SEA MILE) [deniz mili] 1852 metrelik
mesafe. Bu denizcilikte 1 dakikalık yaya eşittir.
NAUTILUS (?) [notilus] Yumuşakçalar (Mollusca) kabilesi,
kafadanbacaklılar (Cephalopoda) sınıfı, Nautiloidea
altsınıfı, Nautilida takımı, Nautilina alttakımının Nautilidae ailesinin 9 türü
kapsayan bir cinsidir. Nautilidae eski bir aile olup günümüzde yaşayan
fosil olarak da anılmaktadır. Kafadanbacaklıların
özelliklerini taşır ancak dokunaçları 19 adet kadar olup
diğerlerinden daha fazladır. İki çift solungaç ve üstünde 9
diş bulunan dişlidili (radulası) vardır. Aile bireylerinin
en küçük türü
NAYLON BALIĞI [redcoat] ® Sargocentron
rubrum.
NEAR WATER TRAWLER [yakınsu trolü] Üç-beş gün ve en çok 10 güne
kadar sefer yapan trol teknesi.
NEARSHORE WATERS (INSHORE
WATERS, ONSHORE WATERS) [kıyi suları]
Kıyıya
yakın sığ sular.
NECROPHAGOUS [leşcil, nekrofaj] Kadavra, leş yiyici.
NECROPHAGY [leşcil,
nekrofaji] Kadavrayla, leşle beslenme.
NECROPSY [nekropsi]
Ölüm nedenini bulmak için ölmüş birey üzerinde yapılan inceleme.
Örnek; Yunus ya da fok balığının ölüm nedeninin kadavra
incelemesiyle belirlenmesi.
NEKTON [nekton]
Aktif yüzen ve yer değiştiren görece büyük organizmalar. Örnek;
Balıklar.
NEMATOCYST [yakıcı kapsül, nematosist] Knidlilerde (Cnidaria) uzmanlaşmış yakıcı göze (hücre) içerisinde ucu
çengelli, ipliğiyle zıpkın gibi atılan ve içerisinde
uyuşturucu, yakıcı kısaca ısırıcı
(kimyasal) bulunan bir cins avlanma ve korunma aracı.
NEO- (prefix) [neo-] Yeni.
NEOGENE [neojen]
Otlar çağı olarak anılan 23-2 milyon yıl öncesi dönem.
NEOGOBIUS EURYCEPHALUS (MUSHROOM GOBY) [sarı
kayabalığı, kocabaş kayabalığı,
kayabalığı]
Tabansaldir (demrsaldir). Acısuya girer. Boyu TL=20 cm olabilir. Nadiren
tatlısuya girer.
NEOGOBIUS FLUVIATILIS
FLUVIATILIS (MONKEY GOBY) [tatlısukaya balığı, kum kayabalığı,
siyah kayabalığı, tatlısukayası balığı,
kayabalığı]
Tabansalyüzücüdür (bentopelajiktir). Tatlısu ve acısuda bulunur. Boyu
TL=20 cm kadar olabilir. Ticari balıkçılığı
önemsizdir.
NEOGOBIUS GYMNOTRACHELUS (RACER GOBY) [sarıkaya balığı,
kayabalığı] Tabansalyüzücüdür (bentopelajiktir).
Tatlısu ve acısuda bulunur. Boyu TL=16 cm kadar olabilir. Kumlu ve
çamurlu zeminde rastlanır.
NEOGOBIUS KESSLERI (BIGHEAD GOBY) [kaya balığı,
kalınbaşlı kayabalığı] Tabansalyüzücüdür (bentopelajiktir). Tatlısu ve
acısuda bulunur. Boyu TL=22 cm kadar olabilir. Ticari balıkçılığı vardır.
NEOGOBIUS MELANOSTOMUS
(ROUND GOBY) [kumkaya
balığı, kum balığı, kumkayası
balığı, benekli kaya balığı,
kayabalığı]
Tabansaldır (demersaldir). Tatlı ve acısuya girer. Boyu TL=25 cm
kadar olabilir. 4 yıl yaşayabilir. 0-
NEOGOBIUS PLATYROSTRIS (FLATSNOUT GOBY) [sarı
kayabalığı, yassıbaşkaya balığı,
kayabalığı]
Tabansaldır (demersaldir). Acısuya girer. Boyu TL=22-
NEOGOBIUS RATAN RATAN (RATAN GOBY)
[kayabalığı] Tabansaldır (demersaldir).
Acısuya girer. Boyu TL=20 cm olabilir. Yakın kıyıda
taş ve çakıl üstünde bulunur.
NEOGOBIUS SYRMAN (SYRMAN GOBY)
[kaya balığı] Tabansaldır (demersaldir). Acısuya girer. Boyu
TL=24 cm olabilir. Kumlu, çamurlu tabanda rastlanır. Bazen tatlısuya
girer. 1-2 yılda cinsi olgunluğa ulaşır.
NEOLITHIC AGE [neolitik çağ] 10 bin yıl öncesinden başlayan
çağ. Cilalıtaş devri.
NEPHELOMETER [nefelometre]
Ortamda dağılmış askı maddeleri
(bulanıklığı) birden çok açıdan ölçen optik
tabanlı alet.
NEPHRIDIUM [nefridyum]
Omurgasız hayvanlardaki ilkel böbrek.
NEPTUNE [Neptun] Poseydon eşdeğeri Roma deniz
tanrısı.
NEREID
[yassı
denizkurdu] ® Nereis diversicolor.
NEREIS (NEREID)
[yassı
denizkurdu] ® Nereis diversicolor.
NEREIS DIVERSICOLOR (NEREID) [yassı denizkurdu] Sığ, kumlu, çamurlu, mil bulunan tabanda
yaygındır. Ençok
NERITIC [neritik] Kıta sahanlığı
üzerindeki sığ suyla ilgili.
NERITIC REGION [neritik
bölge] Kıta sahanlığındaki su kütlesi.
Kıyı ile ilişkili bölge.
NERITOPELAGIC [neritopelejik]
Kıta sahanlığı üzerindeki sığ sularda
bulunan.
NEROPHIS LUMBRICIFORMIS (WORM PIPEFISH) [kuyruksuzdeniziğnesi
balığı] Tabansaldır
(demersaldir). Boyu TL=15 cm, dişiler
NEROPHIS MACULATUS (?) [kuyruksuzdeniziğnesi
balığı, deniz iğnesi] Tabansaldır (demersaldir). Boyu TL=30 cm
olabilir. Kıyısal ve Canlodoğurucudur (ovovivipardır). Yumurtaları
erkek kuyruğu altındaki kesede taşır.
NEROPHIS OPHIDION
(STRAIGHTNOSE PIPEFISH) [kuyruksuzdeniziğnesi
balığı, deniziğnesi]
Tabansaldır (demersaldir). Acısuya girer. Boyu TL=29 cm dişi
NERVE [sinir]
Algılama ve tepkime olaylarını ileten ipliksi
yapı(lar).
NET [ağ] 1- ® Retia.
NET [ağ] 2- Gözler halinde örülmüş bir cins örgü, file.
NET DEPTH [ağ
derinliği] Mantar yakadan kurşun yakaya göz sayısı
olarak verilen mesafe.
NET DRUM [ağ tamburu] Sürütme ağlarının
sarıldığı geniş yapılı tambur. ® Net reel
(ağ makarası). ® Net winch (ağ
vinci).
NET HAULER [ağ
çekici] Durağan ağların tekneye
alınmasında kullanılan makara.
NET MENDING [ağ tamiri] Ağın yırtılan, kopan
kısımlarının elle örülerek tamamlanması.
NET NEEDLE [iğne] ® Mending needle.
NET PRODUCTION (TOTAL
PRODUCTION) [net üretim] 1-
Belirli bir sürede stokta artan toplam vücut kütlesi.
NET PRODUCTION [net üretim, toplam üretim] 2- Brüt
üretim eksi solunum. ® Total production.
NET REEL [ağ makarası] Balıkçı teknelerinde
ağ ve ağa ait donanımın sarıldığı
tambur. ® Ağ tamburu.
NET ROLLER [ağ tamburu] ® Net drum.
NET ROOM [ağ
odası] Ağların ayrıldığı, tamir
edildiği ve saklandığı özel donanımlı oda.
NET SONDE [ağ
iskandili] Ağın mantar yakasına
bağlanmış ya kablo ile ya da yine akustik yöntemle sinyalleri
teknedeki yankı iskandiline gönderen ve ağın bulunduğu
derinlik, sıcaklık ve baktığı alandaki balık
bolluğunu gösteren bir cins yankı iskandili.
NET SOUNDER [ağ iskandili] ® Net sonde.
NET WEIGHT [net ağırlık] Balığın kendi
ağırlığı. Ağırlık eksi dara.
NET WINCH [ağ vinci] Görece büyük balıkçı
gemilerinde sürütme ağlarının sarıldığı
vinç.
NEUROMAST [nöromast]
Genellikle balıkların yanal çizgisi ve bunu uluşturan tüp
sisteminde cupula denilen jölemsi bir madde içerisinde yer alan titreşim
ve hareketleri algılayan tüylü hücre grupları.
NEURON [nöron] Çekirdekli bir gövdeyle protoplazma uzantıları
(dentritler) ile silindir eksenden (akson) oluşan sinir hücresi.
NEUROTOXIN [nörotoksin] Sinir sistemini etkileyen kimyasal (ağılı
- zehirli madde).
NEUSTON [nöston] Su
yüzeyi tabakasında (ilk 20-25 cm’lerde) bulunan yüzer-gezer organizmalar.
NEUSTON-CATAMARAN [nöston
kızağı] Nöston organizmalarını toplamaya
yarayan ve gemiden çekilen ağlı yüzer kızak.
NEUTRAL [nötr] H+ ve OH- iyon
konsantrasyonlarının birbirine eşit olması hali.
NEUTRALISM [tarafsızlık, nötralizm] 1- Her iki
organizmanın birbirinden etkilenmemesi (0 0).
NEUTRALISM [tarafsızlık,
nötralizm] 2- İki
türün birbirini etkilemediği ilişki (0 0). Örnek; Lactobacillus ve
Streptococcus bakterilerinin yoğurt başlatıcılar olarak
ilişkileri tarafsızlık örneğidir. Bu bakterilerin birlikte
ya da ayrı ayrı kültürlerindeki sayıları yani populasyon
büyüklükleri değişmemektedir.
NEUTRALIZATION [nötürleştirme] Baz ve asit etkisini giderme.
NEW GENERATION [yeni kuşak, yeni
nesil] Yumurtlama
sürecinden sonra oluşan yeni döl.
NEW TANK SYNDROME [yeni tank sendromu] Yeni yapılmış
akvaryumlarda ilk bir ayda nitrat giderici bakterilerin azlığı
nedeniyle amonyak ve nitrit düzeyi tehlikeli olacak boyutta artabilir. ® Old tank syndrome (eski tank sendromu).
NEWEL (BITT, BOLLARD) [baba]
Halatları volta etmeye ya da kasalarını geçirmeye yarayan, dik
duran, silindirik olup güverte ya da rıhtımdaki sağlam
yapıya verilen ad.
NEZUMIA AEQUALIS (COMMON ATLANTIC GRENADIER) [fare balığı] Göçmen
olmayan tabanyüzücüdür (bentopelajiktir). Boyu TL=36 cm olabilir. 200-
NEZUMIA SCLERORHYNCHUS (ROUGHTIP GRENADIER) [fare balığı] Göçmen
olmayan tabanyüzücüdür (bentopelajiktir). Boyu TL=36 cm olabilir. 130-
NICHE [niş] 1- Bir türün işgal ettiği çevresel yer, alan.
Küçük yaşamalan. ®
Ecological (ekolojik niş).
NICHE [niş] 2- Çekmecenin dibi. Canlının
yaşamını sürdürebildiği en küçük ortam.
NICHE [niş] 3-
Canlının yaşamını nasıl kazandığı
yani yaptığı iştir.
NICHE OVERLAP [niş
örtüşümü] İki türün kaynak ihtiyaçlarının üst üste
gelmesi, büyük ölçüde kesişmesi.
NIGHTCRAWLER [yersolucanı] ® Earthworm.
NILE SOFT-SHELLED TURTLE [Nil yumuşak kabuklu kaplumbağası] ® Tryonix triunguis.
NITRATE [nitrat] Sularda
besin tuzu (gübre) olarak bilinir (-NO3).
NITRATE POISONING [nitrat ağilanması, nitrat zehirlenmesi] Nitrat
zehirlenmesi. Nitrat balıklar için amonyaktan
az ağılıdır (zehirlidir). Fakat yüksek
konsantrasyonları tehlikelidir. 50 mg/l balıkların
dayanabilecekleri en yüksek değerdir. Bu nedenle akvaryumda nitrat
düzeyinin 25 mg/l’den az olmasına dikkat edilmelidir. Suyun nitrat
düzeyinin yüksek olması akvaryumda artan alg büyümesinden
anlaşılabilir. Aşırı nitrat + amonyak
varlığında, basitçe akvaryum suyu değiştirilir.
NITRIFICATION [nitratlama, nitrifikasyon] Amonyum’un nitrit ve nitrat
bakterileri tarafından nitrit ve nitrat’a yükseltilmesi işlemi.
NITROGEN [azot]
Renksiz, kokusuz gaz.
NITROGEN CYCLE [azot döngüsü] Azot suda çözünmüş nitrat, nitrit ve amonyak bileşeni olarak
bitkisel planktonlar (fitoplankton) tarafından emilir, organik azota dönüştürülür. Azot içerikli bitkileri hayvansal planktonlar
(zooplanktonlar) yer. Bunlar ya ölüp çürür, ya da daha üst basamakta yer alan
tüketiciler tarafından yenir ve parçalanır.
Açığa
çıkan
katı ve çözünmüş organik azotlu maddeler, oksijenli ve oksijensiz
ortam bakterilerince ayrıştırılır ve yeniden suya inorganik
azot bileşikleri olarak karışır ve fotosentezde
kullanılır.
NITROGEN NARCOSIS [azot
vurgunu, azot narkozu, azot baygınlığı, vurgun] 1- Balığın derinden
hızla yüzeye çıkartılması kanda çözünmüş gazların
azalan basınç sonucu genişlemesine, kabarcık oluşturarak
damar tıkanıklığına, inme ve hatta ölüme neden
olabilir. Bu durum insanlar için de geçerlidir.
NITROGEN NARCOSIS [azot
vurgunu, azot narkozu, azot baygınlığı, vurgun] 2- Balinalar kısa ya da uzun süreli
ve türe bağlı olarak çok derine (
nm (abbrev.) [nm] ®
Nautical mile (deniz mili,
NO TAKE RESERVE [deniz
koruma alanı] ®
Marine protected area.
NO TAKE ZONE [deniz koruma alanı] ® Marine protected area.
NOAA (abbrev.) [Ulusal Okyanus ve
Atmosfer Yönetimi] National Oceanic and Atmospheric Administration.
NOCTILUCA (?) [noktiluka] Dinoflagellatlara
ait birgözeli (birhücreli) algdir. Milyonlarcası sürüler halinde yüzer ve
denizin kızarık gözükmesine neden olur. Yassı ve yuvarlak
görünümlüdür. Tek ya da bazen daha çok kamçısı ile pervanemsi hareket
eder. Gaz biriktirerek çökmesini ve istediği derinlikte
kalmasını sağlar. Noctiluca dışbeslektir
(hetretroftur). Boyu
NOCTURNAL [nokturnal] Gece aktif. Geceyle ilgili. Bir gece süren.
NOM. ABORT. (abbrev.) [düşük isim] ®
Nomen abortivum.
NOM. ALT. (abbrev.) [seçenekli
isim] ® Nomen
alternativum.
NOM. AMBIG. (abbrev.) [şüpheli isim] ® Nomen ambiguum.
NOM. COLLEC. (abbrev.) [ortak isim] ® Nomen collectivum.
NOM. CONF. (abbrev.)