N [son güncelleme 10 Temmuz
2008]
N (abbrev.) [N] Balık sayısı için kullanılan
kısaltma. Örnek; Nt = (t) anındaki balık
sayısı.
N.N. (n.n.) (abbrev.) [yeni
isim] ® Nomen novum.
N.NOV. (n.nov.) (abbrev.) [yeni isim] ® Nomen
novum.
N.V. (n.v.) (abbrev.) [non viso] ® non viso.
NADIR [nadir] Yeryüzü, ayak tarafı. Bir gözlemci eline bir çekül
alıp sarkıttığı zaman çekül yerin merkezine doğru yönelir. Buna
çekül doğrultusu denir. Çekül doğrultusu gökküreyi iki noktada keser.
Bunlardan birine başucu ya da zenit diğerine ayakucu ya da nadir
noktası denir.
NAFO (abrev.) [Kuzeybatı Atlas
Okyanusu Balıkçılık Örgütü]
NAKED [çıplak]
Pulu olmayan balık.
NANO [nano] 1- 10 üzeri eksi 9 (10-9)
NANO [nano] 2-
Cüce.
NANOPLANKTON [nano-plankton] Planktonun boyları 5m-50m
arasında olan kısmı.
NANSEN [Fridtjof Nansen]
Norveçli kaşif, bilim
adamı ve diplomat olan Nansen Oslo’da doğdu ve Oslo
yakınında öldü (1861-1930). I. Dünya Savaşı
tutsaklarının değiş tokuşundaki
çalışmaları nedeniyle 1922’de Nobel ödülünü aldı. Kuzey
Kutbu’nun keşfinde bulundu ve ilk kez derin kutupsal basenin
varlığını gösterdi. Nansen zooloji profesörü ve okyanus
bilimciydi. Akışkanlar ve gözeler arası sinir ağları
çalışmalarıyla ünlendi. Ekman sarmalına katkıda bulundu.
Kendi adıyla anılan deniz
suyunu örnekleme kabını buldu. Bu kap Nansen şişesi
adıyla da anılmaktadır.
NANSEN BOTTLE
[Nansen şişesi, Nansen kabı] Deniz çalışmalarında
istenilen derinlikten su örneği almaya yarıyan alet.
NARIS (NARES, pul., NOSTRIL) [burun deliği] Kafada dışa açılan bir
çift burun deliği.
NARROW-BARRED
SPANISH MACKEREL [tombak balığı, ceylan
balığı] ® Scomberomorus commerson.
NARROW-SNOUTED PIPEFISH [deniz iğnesi, deniziğnesi balığı, ince yüzgeçli
iğne balığı] ® Syngnathus
tenuirostris.
NASAL [burunsal]
Burunla ilgili.
NASAL BRIDGE [burunsal köprü] Burun deliğinin ön ve arka kısmı
(giriş-çıkış delikleri) arasındaki doku.
NASAL FOSSA [burunsal
çukur] Burun deliklerinin açıldığı
yarık.
NATAL [doğumsal]
Doğumla ilgili. Doğuş.
NATALITY [doğum
oranı] Populasyona ya da stoka üremeyle yeni
kuşakların eklenme hızı (oranı).
NATANT [yüzen]
Suda yüzen, gezgin.
NATIO [ırk] Alttür içerisinde yerel
populasyon. Örnek; Salmo trutta natio lacustris.
NATIONAL FLAG (FLAG) [bandıra] Gemilerin hangi ülkeye ait olduğunu
(milliyetini) gösteren bayrak, sancak.
NATIVE [yerli] 1-
Eskiden beri, tarihsel olarak bir alanda (orada) bulunan.
NATIVE [yerli] 2-
Doğal topluluğun üyesi olan tür.
NATIVE FISHERY [yerli balıkçılık] Balıkların yerli olan
halk tarafından avlanması.
NATIVE STOCK [yerli stok] Doğuştan orada bulunan stok. Yerli olmayan
stoklarla karışmamış olup diğer etkilerle de
kalıtsal özelliği önemli ölçüde etkilenmemiş, eskiden de bilinen
dağılım alanında var olan stok.
NATURAL [doğal] Doğada bulunan ve doğada üretlen malzeme ile
insan etkisi olmadan oluşmayı içerir.
NATURAL FISH [doğal balık] Doğada yumurtlanma sonucu
oluşan balık. Kuluçkahane ürünü olmayan balık.
NATURAL GROWTH INCREMENT [doğal büyüme artışı] Akvakültürde doğal besinle
elde edilen büyüme.
NATURAL MORTALITY (NATURAL MORTALITY
RATE, INSTANTANEOUS RATE OF NATURAL MORTALITY, FORCE OF NATURAL MORTALITY (M)) [doğal ölüm] 1- Doğal nedenlerle ölüm. Balıkçılık hariç
diğer ölümler.
NATURAL MORTALITY (NATURAL MORTALITY RATE, INSTANTANEOUS RATE OF NATURAL
MORTALITY, FORCE OF NATURAL MORTALITY (M)) [doğal ölüm] 2- Populasyon
ya da stoktan balıkçılık dışında kalan yenme,
yamyamlık, yaşlılık, hastalık, kirlilik vs.,
nedenlerle olan ölümler sonucu eksilenleri ölçme payıdır
(oranıdır). Doğal ve balıkçılıktan
kaynaklanan ölümleri gözeterek denge oluşturmak ve bu yolla etkin
balıkçılığa ulaşmak zordur. Doğal ölümler ya
anlık ya da yıllık temelde verilebilmektedir. Bir yılda
ölenlerin yüzdesi yıllık doğal ölüm payıdır.
Anlık ölüm payı ise herhangi bir anda ölenlerin yüzdesidir.
Doğal ölüm oranı genç bireylerde çok yüksektir. Bunların %99’u
ilk birkaç ay içinde ölür. Stoka katılmış, içgöçü
tamamlamış bireylerde doğal ölümler az çok durağandır.
Tabansal (demersal) balıklarda bu oran kabaca %20, yüzücü (pelajik) balıklarda
ise daha yüksektir. Genelde stoka yeni (ilk) katılan bireylerin %45’i dört
ay içerisinde ölürken %1’i 22 yıldan fazla yaşar. ® Mortality (ölüm). ® Fishing mortality (balıkçılık ölümü).
® Total mortality (toplam ölüm).
NATURAL REPRODUCTION [doğal üreme] İnsan etkisi olmayan üreme.
NATURAL SELECTION [doğal ayıklanma] Canlıların var olmak için verdikleri mücadelede
ayıklanma yoluyla seçilmesi.
NATURE [doğa] İnsanın ürettikleri
hariç tüm canlı ve cansız varlıklar dahil fiziki dünya
malzemesi.
NAUCRATES DUCTOR (PILOTFISH) [maltapalamudu, klavuz balığı] Mercan
resifleriyle ilişkilidir. 0-
NAUPLIUS [nauplius] Kabukluların (Crustacea) ilk kurtçuk
(larva) evresi.
NAUTICAL MILE
(nm, SEA MILE) [deniz mili] 1852 metrelik
mesafe. Bu denizcilikte 1 dakikalık yaya eşittir.
NAUTILUS (?) [notilus] Yumuşakçalar (Mollusca) kabilesi,
kafadanbacaklılar (Cephalopoda) sınıfı, Nautiloidea
altsınıfı, Nautilida takımı, Nautilina alttakımının Nautilidae ailesinin 9 türü
kapsayan bir cinsidir. Nautilidae eski bir aile olup günümüzde yaşayan
fosil olarak da anılmaktadır. Kafadanbacaklıların
özelliklerini taşır ancak dokunaçları 19 adet kadar olup
diğerlerinden daha fazladır. İki çift solungaç ve üstünde 9
diş bulunan dişlidili (radulası) vardır. Aile bireylerinin
en küçük türü
NEAR WATER TRAWLER [yakınsu trolü] Üç-beş
gün ve en çok 10 güne kadar sefer yapan trol teknesi.
NEARSHORE WATERS (INSHORE WATERS,
ONSHORE WATERS) [kıyi suları]
Kıyıya
yakın sığ sular.
NECROPHAGOUS
[leşcil, nekrofaj] Kadavra,
leş yiyici.
NECROPHAGY [leşcil,
nekrofaji] Kadavrayla, leşle beslenme.
NECROPSY [nekropsi]
Ölüm nedenini bulmak için ölmüş birey üzerinde yapılan inceleme.
Örnek; yunus ya da fok balığının ölüm nedeninin kadavra
incelemesiyle belirlenmesi.
NEKTON [nekton]
Aktif yüzen ve yer değiştiren görece büyük organizmalar. Örnek; balıklar.
NEMATOCYST [yakıcı kapsül, nematosist] Knidlilerde (Cnidaria) uzmanlaşmış yakıcı göze (hücre) içerisinde ucu çengelli,
ipliğiyle zıpkın gibi atılan ve içerisinde uyuşturucu,
yakıcı kısaca ısırıcı (kimyasal) bulunan bir
cins avlanma ve korunma aracı.
NEO- (prefix) [neo-] Yeni.
NEOGENE [neojen]
Otlar çağı olarak anılan 23-2 milyon yıl öncesi dönem.
NEOGOBIUS EURYCEPHALUS (MUSHROOM GOBY) [sarı
kayabalığı, kocabaş kayabalığı,
kayabalığı]
Tabansaldir (demrsaldir). Acısuya girer. Boyu TL=20 cm olabilir. Nadiren
tatlısuya girer.
NEOGOBIUS FLUVIATILIS FLUVIATILIS (MONKEY GOBY) [tatlısukaya balığı, kum
kayabalığı, siyah kayabalığı,
tatlısukayası balığı, kayabalığı]
Tabansalyüzücüdür (bentopelajiktir). Tatlısu ve acısuda bulunur. Boyu
TL=20 cm kadar olabilir. Ticari balıkçılığı
önemsizdir.
NEOGOBIUS GYMNOTRACHELUS (RACER GOBY) [sarıkaya balığı, kayabalığı] Tabansalyüzücüdür (bentopelajiktir). Tatlısu ve
acısuda bulunur. Boyu TL=16 cm kadar olabilir. Kumlu ve çamurlu zeminde
rastlanır.
NEOGOBIUS KESSLERI (BIGHEAD GOBY) [kaya balığı,
kalınbaşlı kayabalığı] Tabansalyüzücüdür (bentopelajiktir). Tatlısu ve
acısuda bulunur. Boyu TL=22 cm kadar olabilir. Ticari balıkçılığı vardır.
NEOGOBIUS MELANOSTOMUS
(ROUND GOBY) [kumkaya
balığı, kum balığı, kumkayası
balığı, benekli kaya balığı,
kayabalığı]
Tabansaldır (demersaldir). Tatlı ve acısuya girer. Boyu TL=25 cm
kadar olabilir. 4 yıl yaşayabilir. 0-
NEOGOBIUS PLATYROSTRIS (FLATSNOUT GOBY) [sarı
kayabalığı, yassıbaşkaya balığı,
kayabalığı]
Tabansaldır (demersaldir). Acısuya girer. Boyu TL=22-
NEOGOBIUS RATAN RATAN (RATAN GOBY)
[kayabalığı] Tabansaldır (demersaldir).
Acısuya girer. Boyu TL=20 cm olabilir. Yakın kıyıda
taş ve çakıl üstünde bulunur.
NEOGOBIUS SYRMAN (SYRMAN GOBY)
[kaya balığı] Tabansaldır (demersaldir). Acısuya girer. Boyu
TL=24 cm olabilir. Kumlu, çamurlu tabanda rastlanır. Bazen tatlısuya
girer. 1-2 yılda cinsi olgunluğa ulaşır.
NEOLITHIC AGE
[neolitik çağ] 10 bin
yıl öncesinden başlayan çağ. Cilalıtaş devri.
NEPHELOMETER [nefelometre] Ortamda dağılmış askı
maddeleri (bulanıklığı) birden çok açıdan ölçen optik
tabanlı alet.
NEPHRIDIUM [nefridyum]
Omurgasız hayvanlardaki ilkel böbrek.
NEPTUNE [Neptun] Poseydon eşdeğeri Roma deniz
tanrısı.
NEREID [yassı denizkurdu] ® Nereis diversicolor.
NEREIS (NEREID)
[yassı
denizkurdu] ® Nereis diversicolor.
NEREIS DIVERSICOLOR (NEREID) [yassı denizkurdu] Sığ, kumlu, çamurlu, mil bulunan tabanda
yaygındır. Ençok
NERITIC [neritik]
Kıta sahanlığı üzerindeki
sığ suyla ilgili.
NERITIC REGION [neritik bölge] Kıta sahanlığındaki su
kütlesi. Kıyı ile ilişkili bölge.
NERITOPELAGIC [neritopelejik] Kıta sahanlığı üzerindeki
sığ sularda bulunan.
NEROPHIS LUMBRICIFORMIS (WORM PIPEFISH) [kuyruksuzdeniziğnesi
balığı] Tabansaldır
(demersaldir). Boyu TL=15 cm, dişiler
NEROPHIS MACULATUS (?) [kuyruksuzdeniziğnesi
balığı, deniz iğnesi] Tabansaldır (demersaldir). Boyu TL=30 cm olabilir.
Kıyısal ve Canlodoğurucudur (ovovivipardır). Yumurtaları erkek kuyruğu
altındaki kesede taşır.
NEROPHIS OPHIDION (STRAIGHTNOSE PIPEFISH) [kuyruksuzdeniziğnesi
balığı, deniziğnesi]
Tabansaldır (demersaldir). Acısuya girer. Boyu TL=29 cm dişi
NERVE [sinir]
Algılama ve tepkime olaylarını ileten ipliksi
yapı(lar).
NET [ağ] 1- ® Retia.
NET [ağ] 2- Gözler halinde örülmüş bir cins örgü, file.
NET DEPTH [ağ
derinliği] Mantar yakadan kurşun yakaya göz sayısı
olarak verilen mesafe.
NET DRUM [ağ tamburu] Sürütme ağlarının
sarıldığı geniş yapılı tambur. ® Net reel
(ağ makarası). ® Net winch (ağ
vinci).
NET HAULER [ağ
çekici] Durağan ağların tekneye
alınmasında kullanılan makara.
NET MENDING
[ağ tamiri]
Ağın yırtılan, kopan kısımlarının elle
örülerek tamamlanması.
NET NEEDLE [iğne] ® Mending needle.
NET PRODUCTION (TOTAL PRODUCTION) [net üretim] 1- Belirli bir sürede stokta artan
toplam vücut kütlesi.
NET PRODUCTION [net üretim, toplam
üretim] 2- Brüt üretim eksi solunum. ® Total production.
NET REEL [ağ makarası] Balıkçı teknelerinde
ağ ve ağa ait donanımın sarıldığı
tambur. ® Ağ tamburu.
NET ROLLER
[ağ tamburu] ® Net drum.
NET ROOM [ağ
odası] Ağların ayrıldığı, tamir
edildiği ve saklandığı özel donanımlı oda.
NET SONDE [ağ
iskandili] Ağın mantar yakasına
bağlanmış ya kablo ile ya da yine akustik yöntemle sinyalleri
teknedeki yankı iskandiline gönderen ve ağın bulunduğu
derinlik, sıcaklık ve baktığı alandaki balık
bolluğunu gösteren bir cins yankı iskandili.
NET SOUNDER
[ağ iskandili] ® Net sonde.
NET WEIGHT [net ağırlık] Balığın kendi
ağırlığı. Ağırlık eksi dara.
NET WINCH [ağ vinci] Görece büyük balıkçı
gemilerinde sürütme ağlarının sarıldığı
vinç.
NEUROMAST [nöromast]
Genellikle balıkların yanal çizgisi ve bunu uluşturan tüp
sisteminde cupula denilen jölemsi bir madde içerisinde yer alan titreşim
ve hareketleri algılayan tüylü hücre grupları.
NEURON [nöron]
Çekirdekli bir gövdeyle protoplazma uzantıları (dentritler) ile
silindir eksenden (akson) oluşan sinir hücresi.
NEUROTOXIN [nörotoksin] Sinir sistemini etkileyen kimyasal (ağılı
- zehirli madde).
NEUSTON [nöston] Su
yüzeyi tabakasında (ilk 20-25 cm’lerde) bulunan yüzer-gezer organizmalar.
NEUSTON-CATAMARAN [nöston kızağı] Nöston organizmalarını
toplamaya yarayan ve gemiden çekilen ağlı yüzer kızak.
NEUTRAL [nötr] H+
ve OH- iyon konsantrasyonlarının birbirine eşit
olması hali.
NEUTRALISM [tarafsızlık,
nötralizm] 1- Her iki organizmanın
birbirinden etkilenmemesi (0 0).
NEUTRALISM [tarafsızlık, nötralizm] 2- İki türün birbirini etkilemediği
ilişki (0 0). Örnek; Lactobacillus ve Streptococcus bakterilerinin
yoğurt başlatıcılar olarak ilişkileri
tarafsızlık örneğidir. Bu bakterilerin birlikte ya da ayrı
ayrı kültürlerindeki sayıları yani populasyon büyüklükleri
değişmemektedir.
NEUTRALIZATION [nötürleştirme] Baz ve asit etkisini giderme.
NEW GENERATION [yeni kuşak, yeni nesil] Yumurtlama sürecinden sonra oluşan yeni döl.
NEW TANK SYNDROME [yeni tank sendromu] Yeni yapılmış
akvaryumlarda ilk bir ayda nitrat giderici bakterilerin azlığı
nedeniyle amonyak ve nitrit düzeyi tehlikeli olacak boyutta artabilir. ® Old tank syndrome (eski tank sendromu).
NEWEL (BITT, BOLLARD) [baba]
Halatları volta etmeye ya da kasalarını geçirmeye yarayan, dik
duran, silindirik olup güverte ya da rıhtımdaki sağlam
yapıya verilen ad.
NEZUMIA AEQUALIS (COMMON ATLANTIC GRENADIER) [fare balığı] Göçmen olmayan
tabanyüzücüdür (bentopelajiktir). Boyu TL=36 cm olabilir. 200-
NEZUMIA SCLERORHYNCHUS (ROUGHTIP
GRENADIER) [fare balığı] Göçmen
olmayan tabanyüzücüdür (bentopelajiktir). Boyu TL=36 cm olabilir. 130-
NICHE [niş]
1- Bir
türün işgal ettiği çevresel yer, alan. Küçük yaşamalan. ® Ecological (ekolojik niş).
NICHE [niş] 2- Çekmecenin dibi. Canlının
yaşamını sürdürebildiği en küçük ortam.
NICHE [niş] 3- Canlının yaşamını nasıl
kazandığı yani yaptığı iştir.
NICHE OVERLAP [niş örtüşümü] İki türün kaynak
ihtiyaçlarının üst üste gelmesi, büyük ölçüde kesişmesi.
NIGHTCRAWLER [yersolucanı] ® Earthworm.
NILE SOFT-SHELLED TURTLE [Nil yumuşak kabuklu kaplumbağası] ® Tryonix triunguis.
NITRATE [nitrat] Sularda
besin tuzu (gübre) olarak bilinir (-NO3).
NITRATE POISONING [nitrat
ağilanması, nitrat zehirlenmesi] Nitrat
zehirlenmesi. Nitrat balıklar için
amonyaktan az ağılıdır (zehirlidir). Fakat yüksek
konsantrasyonları tehlikelidir. 50 mg/l balıkların
dayanabilecekleri en yüksek değerdir. Bu nedenle akvaryumda nitrat
düzeyinin 25 mg/l’den az olmasına dikkat edilmelidir. Suyun nitrat
düzeyinin yüksek olması akvaryumda artan alg büyümesinden
anlaşılabilir. Aşırı nitrat + amonyak
varlığında, basitçe akvaryum suyu değiştirilir.
NITRIFICATION [nitratlama, nitrifikasyon] Amonyum’un nitrit ve nitrat
bakterileri tarafından nitrit ve nitrat’a yükseltilmesi işlemi.
NITROGEN [azot]
Renksiz, kokusuz gaz.
NITROGEN CYCLE [azot döngüsü] Azot suda çözünmüş nitrat, nitrit ve amonyak bileşeni olarak
bitkisel planktonlar (fitoplankton) tarafından emilir, organik azota dönüştürülür. Azot içerikli bitkileri hayvansal planktonlar
(zooplanktonlar) yer. Bunlar ya ölüp çürür, ya da daha üst basamakta yer alan
tüketiciler tarafından yenir ve parçalanır.
Açığa
çıkan
katı ve çözünmüş organik azotlu maddeler, oksijenli ve oksijensiz
ortam bakterilerince ayrıştırılır ve yeniden suya
inorganik azot bileşikleri olarak karışır ve fotosentezde
kullanılır.
NITROGEN NARCOSIS [azot vurgunu, azot
narkozu, azot baygınlığı, vurgun]
1- Balığın
derinden hızla yüzeye çıkartılması kanda çözünmüş
gazların azalan basınç sonucu genişlemesine, kabarcık
oluşturarak damar tıkanıklığına, inme ve hatta
ölüme neden olabilir. Bu durum insanlar için de geçerlidir.
NITROGEN NARCOSIS [azot vurgunu, azot
narkozu, azot baygınlığı, vurgun]
2- Balinalar
kısa ya da uzun süreli ve türe bağlı olarak çok derine (
nm (abbrev.) [nm] ®
Nautical mile (deniz mili,
NO TAKE RESERVE [deniz koruma alanı] ®
Marine protected area.
NO TAKE ZONE [deniz koruma alanı] ® Marine protected area.
NOAA (abbrev.) [Ulusal Okyanus ve
Atmosfer Yönetimi] National Oceanic and Atmospheric Administration.
NOCTILUCA (?) [noktiluka] Dinoflagellatlara
ait birgözeli (birhücreli) algdir. Milyonlarcası sürüler halinde yüzer ve
denizin kızarık gözükmesine neden olur. Yassı ve yuvarlak
görünümlüdür. Tek ya da bazen daha çok kamçısı ile pervanemsi hareket
eder. Gaz biriktirerek çökmesini ve istediği derinlikte
kalmasını sağlar. Noctiluca dışbeslektir
(hetretroftur). Boyu
NOCTURNAL [nokturnal] Gece aktif. Geceyle ilgili. Bir gece süren.
NOM. ABORT. (nom. abort.) (abbrev.) [düşük isim] ®
Nomen abortivum.
NOM. ALT. (nom. alt.) (abbrev.) [seçenekli isim] ® Nomen alternativum.
NOM. AMBIG. (nom. ambig.) (abbrev.) [şüpheli isim] ® Nomen ambiguum.
NOM. COLLEC.
(nom. collec.) (abbrev.) [ortak
isim] ® Nomen
collectivum.
NOM. CONF. (nom. conf.) (abbrev.) [şaşırtan
isim] ® Nomen confusum.
NOM. CONFUS. (nom. confus.) (abbrev.) [şaşırtan isim] ® Nomen confusum.
NOM. CONSERV. (nom. conserv.) (abbrev.) [korunan isim] ® Nomen
conservandum.
NOM. CORREC. (nom. correc.) (abbrev.) [düzeltilmiş isim] ® Nomen
correctum.
NOM. DUB. (nom. dub.) (abbrev.) [kuşkulu
isim] ®
Nomen dubium.
NOM. HYBR. (nom. hybr.) (abbrev.) [kırma
isim] ® Nomen hybridem.
NOM. ILLEG. (nom. illeg.) (abbrev.) [yasadışı isim] ® Nomen illegitimum.
NOM. ILLEGIT. (nom. illegit.) (abbrev.)
[yasadışı isim] ® Nomen illegitimum.
NOM. IMPERF. (nom. imperf.) (abbrev.) [eksik isim] ® Nomen imperfectum.
NOM. INQ. (nom. inq.) (abbrev.) [sorgulama ismi] ® Nomen
inquirendum.
NOM. INVAL. (nom. inval.) (abbrev.) [geçersiz isim] ® Nomen invalidum.
NOM. INVIOL. (nom. inviol.) (abbrev.) [eksiksiz
isim] ® Nomen
inviolatum.
NOM. LEGIT. (nom. legit.) (abbrev.) [yasal isim] ® Nomen
legitimatum.
NOM. MONSTR. (nom. monstr.) (abbrev.) [ucube isim] ®
Nomen monstrositatum.
NOM. NEGAT. (nom. negat.) (abbrev.) [reddi isim] ® Nomen negatum.
NOM. NEGLEC. (nom. neglec.) (abbrev.) [ihmali isim] ® Nomen
neglectum.
NOM. NON RITE PUBLIC. (nom. non rite
public.) (abbrev.) [töredışı
isim] ® Nomen non rite
publicatum.
NOM. NOV. (nom. nov.) (abbrev.) [yeni isim] ® Nomen
novum.
NOM. NUD. (nom. nud.) (abbrev.) [çıplak isim] ® Nomen nudum.
NOM. NULL. (nom. null.) (abbrev.) [sıfır
isim] ® Nomen nullum.
NOM. OBLIT. (nom. oblit.) (abbrev.) [unutulan
isim] ® Nomen oblitum.
NOM. PERFEC. (nom. perfec.) (abbrev.) [kusursuz isim] ®
Nomen perfectum.
NOM. PRAEOCC. (nom. praeocc.) (abbrev.) [kullanılan isim] ®
Nomen praeoccupatum.
NOM. PROT. (nom. prot.) (abbrev.) [himaye isim] ®
Nomen protectum.
NOM. PROVIS. (nom. provis.) (abbrev.)
[geçici isim] ® Nomen provisorium.
NOM. REJIC. (nom. rejic.) (abbrev.) [dışlanmış isim] ®
Nomen rejiciendum.
NOM.
REVIV. (nom. revıv.) (abbrev.) [canlandırılan isim] ® Nomen revivisco.
NOM.
REVIV. (nom. revıv.) (abbrev.) [canlandırılan isim] ® Nomen revivisco.
NOM.
SUBTIT. (nom. subtit.) (abbrev.) [ikame isim] ® Nomen substitutum.
NOM. SUPERFL. (nom. superfl.) (abbrev.) [gereksiz isim] ® Nomen superfluum.
NOM. TRANS. (nom. superfl.) (abbrev.) [aktarma isim] ® Nomen
translatum.
NOM. TRIV. (nom. triv.) (abbrev.)
[lakap] ®
Nomen triviale.
NOM. VETI. (nom. veti.) (abbrev.) [yasak isim] ®
Nomen vetitum.
NOMAD [göçebe] Belirli
bir yeri olmayan ve geniş alanlarda hareket
NOMEN
ABORTIVUM (NOM. ABORT., nom. abort.) [düşük isim] Yayınlandığı
tarihte uluslararası zoolojik isimlendirme kuralları geçerli
olmasına karşın bu kurallara aykırı isim.
NOMEN
ALTERNATIVUM (NOM. ALT., nom. alt.) [seçenekli isim] Aynı
tür ya da grup için iki isimin birlikte yayınlanması halinde
seçenekli ad.
NOMEN
AMBIGUUM (NOM. AMBIG., nom. ambig.) [şüpheli
isim] Farklı
araştırıcılarca uzun süre kullanılmış olup
yerleşmiş (ve karışıklık ve
şaşkınlık yaratan) isim.
NOMEN COLLECTIVUM
(NOM. COLLEC., nom.
collec.) [ortak isim]
Henüz bilinenler içerisinden hangi gruba ait olduğu bilinmeyen,
belirlenmemiş gruba verilen ad.
NOMEN CONFUSUM (NOM. CONF., nom. confus.) [şaşırtan isim] Birden çok türe ait elemanlara dayanan ve aralarında
ayırımın mümkün olmadığı
şaşırtıcı, kafa karıştırıcı
olanlara verilen ad.
NOMEN CONSERVANDUM
(NOM. CONSERV., nom. conserv.) [korunan isim] Uluslararası zooloji isimlendirme komisyonunca
önceki kurallara uymasa bile (saklanmasına devam ettiği)
kullanımında sakınca görmediği ad.
NOMEN
CORRECTUM (NOM. CORREC., nom. correc.) [düzeltilmiş
isim] Sonradan tamamlanmış
ya da düzeltilmiş, bulunduğu grup değiştirilmiş isim.
NOMEN
DUBIUM (NOM. DUB., nom. dub.) [kuşkulu isim] Bilinen taksonomik gruplara uygulanması kesin
olmayan isim. İsim belki örnek olmadığı ya da yeterli
tanımlanmadığı için de kuşkulu olabilir.
NOMEN HYBRIDEM (NOM. HYBR., nom. hybr.) [kırma isim] Farklı
dillerin birleştirilmesiyle oluşturulmuş isim.
NOMEN ILLEGITIMUM
(NOM. ILLEG., nom. illegit.) [yasadişi isim] Geçerli ve yayınlanmış fakat daha önce
tanımlandığı için kural gereği red edilen isim.
NOMEN IMPERFECTUM (NOM. IMPERF., nom. imperf.) [eksik isim] Kurallara uygun bir isim olmakla birlikte bazı (tırnak, bölme
vb işaretler şeklinde) bozuklukları olan ya da daha yüksek
sınıflandırmada yer alan ismin yanlışlıkla
kullanıldığı ve düzeltme gerektiren isim.
NOMEN
INQUIRENDUM (NOM. INQ., nom. inq.) [sorgulama ismi] Henüz
sorgulanması ve üzerinde araştırılması gereken isim.
NOMEN
INVALIDUM (NOM. INVAL., nom. inval.) [geçersiz isim] Geçerli koşullarda
yayınlan-mamış, ulaşılamayan isim.
NOMEN
INVIOLATUM (NOM. INVIOL., nom. inviol.) [eksiksiz isim] Orijinal yayınlandığı şekliyle
kalmış ve değişikliğe gerek olmayan ve
değişikliğe uğramamış isim.
NOMEN
LEGITIMATUM (NOM. LEGIT., nom. legit.) [yasal
isim] Kurallara uygun
yayınlanmış isim.
NOMEN
MONSTROSITATUM (NOM. MONSTR., nom. monstr.) [ucube isim] Fiziksel
bozukluğu olan birey kullanılarak oluşturulmuş bilimsel ad.
NOMEN
NEGATUM (NOM. NEGAT., nom. negat.)
[reddi isim] Orijinal yazılışı
yanlış olup red edilen isim.
NOMEN
NEGLECTUM (NOM. NEGLEC., nom. neglec.) [ihmali
isim] Geçerli şekilde
yayınlanmış fakat bir şekilde dikkate
alınmamış isim.
NOMEN NON RITE PUBLICATUM (NOM. NON
RITE PUBLIC., nom. non rite public.) [töredişi isim] Kurallara
uygun, bilinen geleneğe uygun yayınlanmamış isim.
NOMEN NOVUM (N.N., NOM. NOV., n.n., nom. nov.) [yeni isim] Bu yeni bir tür ya da yeni bir cins anlamına gelmez. Eski bir
ismin yerine geçmesi için önerilen isimdir.
NOMEN
NUDUM (NOM. NUD., nom. nud.)
[çıplak isim] 1931’den önce yayınlanmış ise,
tanımlanması olmayan tür, cins vs. 1930’dan sonra
yayınlanmış ise özellikleri verilmemiş tür, cins vs.’nin
belirtilmesi için kullanılır.
NOMEN
NULLUM (NOM. NULL., nom. null.) [sıfır isim] Orijinali
belirlenemeyen, değişikliğe uğramış ve
yanlış yazılan geçersiz isim.
NOMEN
OBLITUM (NOM. OBLIT., nom. oblit.) [unutulan
isim] Kullanılmayan ve zoolojik
isimlendirme kurallarınca red edilen isim.
NOMEN
PERFECTUM (NOM. PERFEC., nom. perfec.) [kusursuz isim] Kurallara uygun yayınlanmış ve düzeltilmesi gerekmeyen
isim. Yalnız sonekinde değişiklik olabilir
NOMEN
PRAEOCCUPATUM (NOM. PRAEOCC., nom. praeocc.) [kullanılan isim] Daha önce başka tür ya da gruba verilmiş ve
kullanılmakta olan isim.
NOMEN
PROTECTUM (NOM. PROT., nom. prot.) [himaye isim] Kullanılmayan önceki isim yerine kullanım önceliği
tanınan isim.
NOMEN PROVISORIUM
(NOM. PROVIS., nom. provis.) [geçici isim] Gelecekte
kullanılmak üzere önerilen geçici isim.
NOMEN
REJICIENDUM (NOM. REJIC., nom. rejic.) [dışlanmış
isim] Geçerli isim
dışında kalan kabul edilmeyen dışlanmış
herhangi bir isim.
NOMEN REVIVISCO (NOM. REVIV., nom. reviv.) [canlandırılan isim] Eski bir ismin yeniden yaşatılması.
NOMEN
SUBSTITUTUM (NOM. SUBTIT., nom. subtit.)
[ikame isim] Eski ya da yeni mevcut ismin, ya da geçersiz ismin
yerine önerilen isim.
NOMEN
SUPERFLUUM (NOM. SUPERFL., nom. superfl.)
[gereksiz isim] Bir
taksonomik birime yanlış isim uygulanması anlamını
taşır.
NOMEN
TRANSLATUM (NOM.
TRANS., nom. trans.) [aktarma isim] Bir
taksonomik birimden diğerine aktarılan ad.
NOMEN TRIVIALE (NOM. TRIV. nom. triv., TRIVIAL NAME, ORDINARY NAME, COMMON NAME) [lakap] Yaygın bilinen ad. Örnek; i)
Linne ya da bir başkası tarafından verilmiş ad. ii) Ülkede
yaygın kullanılan ad.
NOMEN VETITUM (NOM. VETI., nom. veti.) [yasak isim] Bir cinsi, cins ve alt cins şeklinde
ayırmayan, yayınlanmış olmakla birlikte
NOMENCLATOR [nomenklator] İsimlendiren, bilimsel isim
veren.
NOMENCLATURE [nomenklatür] Bilimsel isimlendirme sistemi ve bu isimlerin
kullanılması.
NOMINAL CATCH [itibari av] Karaya
çıkarılan av miktarlarının toplamıdır. Bir
diğer anlatımla yıllık istatistiklerde yer alan avdır.
Bu av, analiz öncesi kayda geçirilmeyen ya da ıskarta avın
katılmadığı toplam avdır. Örneğin, ülkemizde
bazen olduğu gibi kayda geçirilmeden, balık unu yağı
fabrikalarına giden kısım itibari av içinde yer almaz. Demek ki
hangi amaçla olursa olsun (değersiz olup ıskartaya ayrılan,
laboratuvar analizi için saklanıp kayda geçirilmeyen ya da vergiden
sakınmak ve sair nedenlerle) kayıt altına alınmayan av
değerlerini ihtiva etmeyen itibari av gerçekten avlanan ve karaya
çıkarılan avdan az olabilir ve azdır.
NOMINAL EFFORT [itibari çaba] Özünde
standartlaştırılmamış çaba yani harcanan güçtür. Av aracındaki teknolojik
değişiklikler avlanabilirliği dolayısıyla çabayı
etkiler ve yanlış çaba/av eğilimi sonuçlarına götürür.
NOMINAL TAXON [itibari takson] Taksonomik birim tip’e göre
tanımlamayı belirtir. Tipcinsin ailedeki durumla, tiptürün cinsteki
durumla, tipbireyin türlerdeki durumla tanımlanması.
NON AL. (non al.) (abbrev.) [non
aliorum] ® Non aliorum.
NON
ALIORUM (NON AL.) [hayır]
Ait olmayan.
NON VISO [non viso] Görülmemiş.
NON-ALLOCATED SPECIES [tahsis edilmemiş
tür] Toplam avlanabilir miktarı belirlenmemiş
balık türü. Buna avlanması yasak türler dahil edilmez.
NON-BIODEGRADABLE [biyobozunmayan] Bakterilerin biyolojik olarak
ayrıştıra-madığı (parçalayamadığı)
organik madde(ler).
NON-CONSUMPTIVE WATER USE [tüketmeden su kullanma] Suyu azaltmayan kullanım
şekli. Örnek; balıkçılık.
NON-CONTRACTING PARTY [imzalamayan taraf] Uluslararası bir
balıkçılık anlaş-masını imzalamayan ve
anlaşma koşullarına uyması gerekmeyen ülke.
NON-ESTABLISHED [yerleşmemiş] Dışarıdan
getirilmiş olup yumurtlamayan balık.
NON-HARVESTABLE [hasat edilemez] Balık stoku ya da bu stokun bir
kısmının mesleki balıkçılarca kullanılamamasıdır.
NON-NATIVE [aşılanan] Bilerek ya da kazaen bir türün,
kişi ya da kuruluşlarca doğal yayılım alanı
dışındaki ortama bırakılması ve
yumurtlaması.
NON-REPORTING CATCH [bildirilmeyen av] İlgili
merciye bildirilmeyen av yüzdesi, miktarı. Örnek; avlanmış olup
deney yapana iletilmeyen markalı balıklar.
NON-SELECTIVE FEEDING [tercihsiz beslenme] Besin maddesinin ne olduğunu
dikkate almayan beslenme.
NON-TARGET SPECIES [hedefdışı tür] Avlanması için av
aracının özel olarak hazırlanmadığı fakat
avlanması halinde dikkate değer ekonomik girdi sağlaya-bilecek,
istenen balık tür(leri).
NORTH [yıldız] Kuzey.
NORTH-EAST [poyraz] Kuzeydoğu için kullanılan rüzgar yönü terimi.
NORTHERN [kuzey,
kuzeyli] ® Boreal.
NORTHERN
BLUEFIN TUNA [ton, orkinoz, ton balığı] ® Thunnus thynnus.
NORTHERN PIKE
[turna balığı] ® Esox lucius.
NORTH-NORTHEAST [yıldız-poyraz] Kuzey-kuzeydoğu.
NORTH-NORTHWEST [yıldız-karayel] Kuzey-kuzeybatı.
NORTH-WEST [karayel] Kuzeybatı.
NOSE VELOCITY [burun hızı] Balığın önünde ölçülen
su hızı.
NOSTRIL
[burun deliği] ® Naris.
NOTCH [çentik]
Genellikle balığın kuyruğunu iki kısma ayıran
girinti.
NOTE [not]
Kısa bilimsel yayın.
NOXIOUS [zararlı] Bir ya da diğer şekilde zararlı,
olumsuz etkilere sahip olan.
NTZ (kısaltma) [no take
zone] ® Marine protected area (deniz koruma alanı).
NUCHAL THORN [ense dikeni] Vatozgiller’in (Rajidae) ensesindeki kuvvetli
diken.
NUCLEUS [çekirdek]
1- Çekirdek.
Göze (hücre) çekirdeği.
NUCLEUS [çekirdek] 2- Balık pulunun ya da otolitinin mekez
kısmı.
NUDIBRANCHS
[arttansolungaçlılar] ®
Ophistobranchia.
NUMBER OF EGGS [yumurta sayısı, döl verimi]
Dişinin ürettiği olgun yumurta sayısıdır. ® Fecundity (doğurganlık).
NUMBER-AT-AGE [yaştaki balık sayısı] Belirli bir
yılda stoktaki her yaş sınıfında bulunan balık
sayısı.
NUMBNESS (TORPEDO) [uyuşturan].
NURSEHOUND [kedi
balığı, bozlekelikedi balığı] ® Scyliorhinus stellaris.
NURSERY GROUND [bakım-yeri] Balıkların yumurtlayabileceği ve
yeni kuşağın büyüyebileceği, gelişmesine uygun yer.
NURSERY POND
[bakım-havuzu] Akvakültürde kuluçkahene ile büyüme havuzu
arasındaki ara semirtme - büyütme havuzu.
NUTRIENT
BUDGET [besin bütçesi] Belli bir alandaki (örneğin Marmara
Denizi’ndeki) besin tuzlarının miktarlarının (girdi ve
çıktısının) tahmini.
NUTRIENT(S) [besin tuzu, besin tuzları, nütrient(ler)] Besleyici madde(ler). Bitkilerin
besin kaynağını oluşturan gübreseller.
NUTRITIONAL REQUIREMENT [beslenme ihtiyacı] Balığın
gelişmesi, büyümesi ve üremesi için gerekli olan organik maddeler ile
mineraller.
NYCTIPELAGIC [geceyüzücü,
gecepelajik, niktipelajik] Gecepelajik. Gece su yüzeyine göç
eden organizmalar.