G [son güncelleme
09 Temmuz 2008]
G (abbrev.) [G] Anlık büyüme oranı. Ağırlık
artışı ölçüsü. Örnek; belirli, genellikle bir yıllık
sürede, bir yıllığın, son ağırlığı
ile başlangıçtaki ağırlığının
doğal (n tabanına göre) logaritmalarının oranıdır.
G=[ln(Wt)-ln(W0)]/(t1-t0). Burada;
W0=Başlangıç ağırlığı; Wt=t
Anındaki ağırlık; t1=Zaman sürecinin sonu; t0=Zaman
sürecinin başlangıcı; (t1-t0)=Geçen süre.
G.S.I. (abbrev.) [gastro somatik gösterge, gastro somatik
indeks] ® Gastrosomatic index.
GADELLA [?] ® Gadella maraldi.
GADELLA MARALDI (GADELLA) [?] Taban üstünde askıda yani
tabanyüzücü (bentopelajik) olup 150-
GADICULUS ARGENTEUS
ARGENTEUS (SILVERY COD) [pamukçuk
balığı] Yüzücüdür (pelajiktir). Göçmen değildir. Boyu TL=15 cm ve 3
yaşında olabilir. 100-
GADIDAE (?) [mezgitgiller] Işınlıyüzgeçliler
(Actinopterygii) sınıfı, mezgitler (Gadiformes)
takımının bir ailesidir. Aile 14 cinsi kapsar. Son
zamanlarda sistematiğine ekleme ve çıkarma
yapılmıştır. Deniz balıkları içerisinde ekonomik
önemi yüksek türleri barındırır. Daha çok soğuk sularda
yaşarlar. Taban ve tabana yakın yaşayan balıklar olup
sakallarıyla besin maddelerini seçerler. Yumurtaları yüzücüdür
(pelajiktir). Kurtçuk (larva) ve genç balık evrelerinde yüzücü (pelajik)
yaşarlar ve daha sonra derine tabana inerler. Yumurta sayısı
yüksek olan bu balıklar kuzey denizlerinde kış sonuna doğru
yumurta bırakırlar. Kuzey yarımkürede 60 kadar türü
yaşamaktadır. Bazı önemli türleri şunlardır: Gadus morhua, Gadus ogac, Melanogrammus
aeglifinus, Merlangius merlangus,
Micromesistus poutassou, Pollachius virens.
GADIFORMES (COD LIKES) [dikensizler] Işınlıyüzgeçliler
(Actinopterygii) sınıfı, morinamsıların (Gadiformes) bir diğer adıyla
Anacanthini
takımındaki balıkları kapsar. Bu takım 11 aileyi
içermektedir. Aile bireylerinin yüzgeç ışınları
yumuşak balıklar olup ekonomik önemleri yüksektir. Yüzme keselerinin
basınç kanalı yoktur. ® Anacanthini.
GADUS MORHUA (COD, ATLANTIC
COD) [morina] Mezgitgiller (Gadidae)
ailesinden kuzey Atlas Okyanusu ve yan denizlerinde yaşayan Türkçe’de
morina olarak tanınan, beyaz löp etli balık türüdür.
Yumurtalarından yalancı havyar yapılır. Boyu
GAGE [ölçek] ® Gauge.
GAIDROPSARUS MEDITERRANEUS (SHORE
ROCKLING) [gelincik balığı]
Tabansal
(demersal), okyanusgöçerdir (okyanodromdur). Boyu TL=50 cm olabilir. 450 m’ye
kadar rastlanır. Genellikle sığ sularda ve
kayalıkların üstünde
GAIDROPSARUS VULGARIS (THREE-BEARDED ROCKLING) [gelincik
balığı] Tabansal (demersal) olup göçmen değildir. Boyu TL=60 cm olabilir.
20-
GALAPAGOS ISLANDS [Galapagos
Adaları]
Büyük Okyanus’ta güney Amerika’da Ekvator’un batısında yer alır.
13 büyük ve 47 küçük takımadadan oluşur. Adalar kıyıdan bir
hayli açıkta yer almaktadır. En ünlü hayvanları dev
kaplumbağalardır. Darwin’in ünlü doğal ayıklama
kuramını bu adalardaki gözlemleri sonrası geliştirdiği
bilinmektedir. 1959’da Ekvator’un ilk ulusal parkı ve 1978’de de UNESCO
tarafından dünya mirası olarak ilan edilmiştir. Kurulan Darwin
Vakfı’nın görevi adalardaki doğal yaşamın
korumasını sağlamaktır. Eskiden korsan
sığınağı ve üssü olan bu adaların yüzölçümü 7.882
km2’dir. Uzunluğu 430 km’dir.
GALE WARNING [fırtına ihbarı] Deniz ve karalar için
rahatsızlık verebilecek, tehlike seviyesindeki hava durumunun
(şiddeti ve hareket yönününün) önceden duyurulması.
GALEIDAE (CARCHARIIDAE, SAND SHARKS) [harhariyasgiller] ® Odontaspididae.
GALEOPHOBIA [galeofobi] Köpek balığından
korkma. Köpek balığı fobisi. Fobinin oluşmasında
balığı güvenli bir ortamda (akvaryumda) görmek bile yeterlidir ® Selachophobia (selahofobi).
GALEORHINUS GALEUS (TOPE SHARK) [camgöz
balığı] Taban üstünde asılı yani tabanyüzücü (bentopelajik), okyanusgöçerdir (okyanodromdur). Boyu TL=195
cm ve ağırlığı
GALEUS MELASTOMUS (BLACKMOUTH CATSHARK) [lekelikedi balığı, lekeli
kedi balığı, lekeli kedibalığı, kedi] Balıkçılıktaki
önemi azdır. 55-1200 m’ler arasında rastlanan bir derin deniz
balığıdır. TL=90 cm, ağırlığı
GALICIAN CRAYFISH [kerevit, tatlısu
istakozu, kerevit, göl istakozu] ® Astacus leptodactylus.
GALL BLADDER [öd kesesi,
safra kesesi] Karaciğerle
ilişkili olup sindirim için kullanılan ödün içinde bulunduğu
kese.
GALVANIZED STEEL WIRE [galvanizli
tel]
Balıkçı gemilerinde kullanılan çelik tellerin deniz suyuna
karşı (oksitlenmeye karşı)
dayanıklılığını artırmak için üstü çinko ile
kaplanmış olanı.
GALVANOTAXIS [galvanotaksi] Elektrikle avcılıkta
balığın anoda doğru yüzmesi. ® Electrotaxi (elektrotaksi).
GAMA [Vasco da Gama] ® Vasco da Gama.
GAMBUSIA AFFINIS (MOSQUITOFISH) [?] Doğal ortamda
sivrisinekle mücadelede kullanılır. Akvaryumlarda beslenir. Boyu TL=4
cm (erkek) ve TL=7 cm (dişi) olabilir ve en çok 3 yıl yaşar.
Tabanyüzücü (bentopelajik) ırmakgöçerdir (potamadromdur). Ticari
balıkçılığı önemsizdir. Dünyada birçok ülke ve suya
taşınmıştır. Durgun ve yavaş akan suyu sever.
Havuz ve göllerde ve acısuda bulunur. Canlı doğurucudur
(vivipardır).
GAMBUSIA HOLBROOKI (EASTERN
MOSQUITOFISH) [?] İngilizce’de
doğu sivrisinekbalığı adıyla anılan bu tür birçok
suya sivrisinek mücadelesi amacıyla aşılanmıştır.
Ancak ya hiç ya da ender olumlu etkisi görülmüştür.
Aşılandığı suda doğal yapıyı
etkilediği konusunda endişe duyulmaktadır. Erkeğinin boyu
TL=3.5 cm ve dişisi TL=8 cm kadar olabilir. Tabanyüzücü (bentopelajik)
ırmakgöçerdir (potamadromdur). Acısuya
girer. Akvaryumda tutulur ve ticareti yapılır.
GAMETE [gamet] Cinsel göze (hücre).
Erkek ya da dişi üreme gözesi (hücresi).
GAMETIC MIGRATION [üreme göçü, göçü] ® Spawning
migration (yumurtlama
göçü).
GAMETOGENESIS [gamotogenez] Erkek ve dişi
gözelerin (hücrelerin) gelişmesi. Ovogenez dişi gözelerin ve
spermatogenez erkek gözelerin gelişmesidir.
GANG
WAY [lumbara
ağızı] Gemilere girip çıkmada kullanılan bordoda
açılmış dörtgen kapak.
GANGAVA [gangava] ® Kankava.
GANGLION [düğüm, ganglion].
Sinir düğümü.
GANOID SCALE (sing. SQUAMA GANOIDEA, pl. SQUAMAE
GANOIDEAE) [ganoit pul] Örtüşen (üst üste binen) ya da örtüşmeyen
pullar. Çoğunlukla paralel kenara benzerler. Paleoniskoit ve lepisosteit
olmak üzere iki tipi bulunur. Paleoniskoit ganoit pullar Polypteridae;
lepisosteit ganoit pullar ise Lepisosteidae ailelerinde bulunur.
GAPE-AND-SUCK FEEDING [açma-emme
beslenmesi] Balıklarda
beslenme meka-nizmasıdır. Balık avlayacağı,
ağzına almak istediği besinin yakınında
ağzını hızla açar. Bu yolla ağız içinde negatif
basınç oluşur ve besin ya da av balığın
ağzına emilerek girmiş olur.
GARFISHES [kemikliturnabalığıgiller] ® Lepisosteidae.
GARPIKE [zargana
balığı] 1- Belone belone euxini ® (syn.) Belone belone.
GARPIKE [zargana
balığı] 2- Belone belone gracilis ® (syn.) Belone belone.
GARPIKE [zargana] 3- ® Belone belone.
GARPIKES [kemikliturnabalığıgiller] ® Lepisosteidae.
GARRICK [ışık balığı] ® Cyclothone braueri.
GARS [kemikliturnabalığıgiller] ® Lepisosteidae.
GARTH [bent] Balık saklamak için akarsu önüne kurulmuş
set, baraj vb.
GAS [gaz] Belirli bir hacmi ve şekli olmayan.
GAS BLADDER [gaz kesesi] ® Swim bladder (yüzme kesesi).
GAS BUBBLE DISEASE (DECOMPRESSION
SICKNESS) [gaz kabarcığı hastalığı] Suda aşırı
doymuş (süper satüre olmuş) (>%115-%125) gazın balık
vücuduna girmesiyle oluşan gaz kabarcığı
hastalığıdır. Hastalık gaz geçirgenliği yüksek
olan solungaç, göz, deri ve yumurta sarısı kesesinde görülür. Aşırı
gaz doymuşluğundan çok küçük balıklar daha çok ve tehlike
düzeyinde etkilenirler. Küçük balıkların etkilenme düzeyi %103 ve
biraz altında gerçekleşir. Hastalığa yakalanan
balıklar sırtüstü ya da başaşağı yüzer. Fabrika
soğutma suyunun değiş tokuşculardan geçerken birden
ısındığı durumda sıkca görülmektedir. Bu
hastalığa hava embolizmi (air embolism) ya da hava
kabarcığı hastalığı’da denmektedir.
GAS CHROMATOGRAPH
(GC) [gaz kromatografisi] Gazların ve uçucu
sıvıların oranlarının
belirlenmesinde kullanılan cihaz.
GAS GLAND [gaz bezesi] Gaz salgılama
bezesi. Gaz kesesine kandaki gazı aktaran kese.
GAS SUPERSATURATION [aşırı
gaz doygunluğu] Hareketli sularda çözünmüş gazların aşırı
fazla oluşu. Balıklar için (hava kabarcığı
hastalığı benzeri) ölümcüldür.
GASKET [salmastra]
Halat tellerinden saç örgüsü örülmüş halat.
GASPARD GUSTAVE DE CORIOLIS [Gaspard
Gustave de Coriolis] Fransız mühendis ve matematikçi (1792-1843). 1808’de École
Polytechnique girmiş ve mezun olmuştur. Değişik yerlerde
çalıştıktan sonra 1829’da École Centrale des Artes et
Manufactures’da profesör olmuştur. Mühendislik matematiğiyle
ilgilenen Coriolis özellikle sürtünme, hidrolik ve makinelerin yetenekleri
konularında çalışmıştır. İş ve kinetik
enerji terimlerini ortaya atmıştır. Coriolis, anılan
terimler nedeniyle değilde daha çok hareket halindeki rüzgar ya da suyun
dünyanın dönmesi nedeniyle yönünü değiştirmesi şeklinde
tanımlanabilecek Corilois kuvveti nedeniyle tanınmaktadır.
GASTER [mide] Sindirim organı.
GASTEROSTEIDAE (STICKLEBACKS, TUBESNOUTS) [dikenlibalıkgiller] Actinopterygii- ışınlıyüzgeçliler
sınıfı, Gasterosteiformes takımının
bir ailesidir. Apeltes, Culaea, Gasterosteus, Pungitius, Spinachia cinslerini barındırır. Toplam
16 türü bilinmek-tedir. Pulları yoktur, vücut yüzeyleri
kaygandır.
GASTEROSTEUS ACULEATUS ACULEATUS (THREE-SPINED
STICKLEBACK) [üç iğneli dikenli balığı, adi dikenli
balığı, üç-dikenli balık, dikence balığı] Taban üstünde askıda yani tabanyüzücü
(bentopelajik) yukarıgöçer (anadrom) balıktır. Boyu TL=11 cm
olabilir. 0-
GASTRIC ARTERY [mide atardamarı] Balıkların
sırt atardamarından (aortundan) karına, mideye ulaşan
atardamar.
GASTRIC VEIN [mide toplaradamarı] Mide ve karındaki
kanı toplayarak karaciğere ileten toplardamar.
GASTRO- (GASTR-) (prefix) [gastro-] Karın, mideyle
ilgili. Örnek; karındanbacaklılar- Gastropoda.
GASTROLITH [midetaşı,
gastrolit] Besinin
öğütülmesinde kullanılmak üzere bilinçli yutulmuş taş.
GASTROPODA (SNAILS) [karındanbacaklılar, karındanayaklılar, salyangozlar]
Yumuşakçalar
(Mollusca) takımının bir sınıfıdır.
Eogastropoda ve Orthogastropoda alt sınıflarına
ayrılır. Yumuşakçaların günümüzde yaşayan tahmini
60-75 bin türü ile en geniş grubunu oluşturur. Gelişmelerinde
giderek genişleyen sarmal (helozonik) vücut oluştururlar. Belirgin
bir kafaları, duyarga ve gözleri vardır. Çoğu kabukludur.
Türlerinin 2/3’ü denizde yaşar. Denizde yaşayanlar otobur (herbivor),
çürükçül (skavenjer) ve etoburdur (karnivor). Suda yaşayanlar solungaçla
solurlar. Karadakilerde akciğer bulunur. Bilimsel
sınıflandırmaları sürekli yenilenmektedir. Kullanılan
sınıflandırmalar ise yazarlara göre değişebilmektedir.
Geleneksel sınıflandırmada karındanbacaklılar 4
altsınıfa ayrılmıştır. Bunlar solungaçları
kalbin önünde olan Prosobranchia, solungaçları kabin sağ
arkasında olan Opisthobranchia, kabuksuz olan Gymnomorpha ve
akciğerli olan Pulmonata’dır.
GASTROSOMATIC INDEX [gastro somatik indeks,
gastro somatik gösterge] Balığın iç organlarının
ağırlığı x 100/Balığın
ağırlığı. Ağırlıklar gram.
GASTRULA [gastrula] Çokgözelilerde (çokhücrelilerde)
döllenmiş yumurtanın gelişme evrelerinden üçüncüsü. Morula,
blastula, gastrula. Embriyonun çift katmanlı halidir. Dış
tabakadaki gözeler (hücreler) ektoderme ve iç tabakadaki gözeler (hücreler) ise
mesoderm ve endoderme dönüşürler.
GAUGE (GAGE) [ölçek] Herhangi bir ölçü aletinin
genel adı.
GC (abbrev.) [gaz kromatografisi] ® Gas Chromatograph.
GEAR [donatı] 1- Balıkçılıkta kullanılan ekipman.
Örnek, solungaç ağı, olta, çapari, büyük çapari, mızrak,
gırgır, ortasu ve dip trolü, tuzaklar vb. Gemi, tekne, bot, sandal
değil.
GEAR [donatı] 2- Gemilerde kullanılan
urgan, halat, kerye, makara vb malzeme.
GEAR CONFLICT [araç çatışması] Av alanında av
araçlarının birbirine etki etmesi. Trollerin sabit ağlara
takılarak parçalaması.
GEAR RESTRICTION [araç
sınırlaması] Bir av aracının miktar ve tipinin belirli bir
dönem kullanılmasının kanunen yasaklanması.
GEF (abbrev.) [Küresel Çevre Fonu] Global
Environmental Facility. Birleşmiş
Milletler ve Dünya Bankası Küresel Çevre Fonu.
GEL [jel] Pelte kıvamında madde. Jöle.
GELDİAY [Remzi Geldiay] Prof. Dr. Remzi Geldiay
(1919-1989). Ege Üniversitesi-Fen Fakültesi Hidrobiyoloji Enstitüsü kurucu
öğretim üyelerindendir. Curt Kosswig’in öğrencisidir. İngilizce
ve Fransızca bilen Geldiay Türkiye’de deniz biyolojisinin gelişmesine
önemli katkılar sağlamış bir bilim adamıdır.
GEN. (abbrev.) [cins, gen.] ® Genus.
GEN. ET SP. NOV. (gen. et sp. nov.) (abbrev.) [yeni cins ve tür] ® Genus et species nova.
GEN. NOV. (gen. nov.) (abbrev) [yeni cins] ® Genus novum.
GEN. REV. (gen. rev.) (abbrev.) [iade cins adı] ® Genus revivisco.
GENDER LIMIT [cinsiyet sınırlaması] Cinsiyetine göre
balıkçılıkta korunan balık. Genellikle yumurtlama
dönemindeki dişi.
GENECOLOGY [genekoloji] Bitki
populasyonlarının kalıtsal bileşenleri ve yaşamalan
ilişkilerini ele alan ekoloji. ® Autecology (autekoloji). ® Ecology (ekoloji). ® Synecology (sinekoloji). ® Demecology (demekoloji).
GENERA [cinsler] Cins’in çoğulu. ® Genus.
GENERAL CHARACTERISTIC OF TURKISH
FISHERY [Türkiye
balıkçılığının genel özelliği] Türkiye
Avrupa
Birliği üyesi olmadığından balıkçılık
düzenlemeleri de henüz Ortak Balıkçılık Politikası
çerçevesinde ele alınma-maktadır. Avrupa Birliği üyeleri,
genellikle kıyıdan 12 deniz mili açığa kadar uzanan kesimi,
‘Münhasır Balıkçılık Kuşağı’ (Exclusive
Fishing Zone - EFZ) olarak kullanmaktadırlar. Türkiye uluslararası
Münhasır Ekonomik Kuşak sözleşmesini Ege Denizi’nin özel konumu
nedeniyle imzalamamıştır. Bu çerçevede AB’ce kabul edilmiş
olan 12 millik ‘Münhasır Ekonomik Kuşak’ uygulaması da
tartışmalı olup Türkiye açısından
sonuçlanmamıştır.
Bunların ötesinde kıyısal sınır
dışında kalan alanlarda diğer AB üyesi ülkeler
balıkçılık faaliyetinde bulunabilmektedirler. AB üyesi olmayan
ülkeler ancak antlaşmalar çerçevesinde bu alanlardan yararlanabilirler. Bu
bağlamda kıyısal alan dışında kalan birçok kesim,
eğer önemli yumurtlama ve büyüme alanları iseler,
balıkçılık faaliyetine ayrıca kapatılabilmektedir.
Türkiye, Karadeniz’deki Münhasır Ekonomik Kuşak hariç henüz
hükümranlık alanı dışında (uzak mesafede) önemli
sayılabilecek bir balıkçılık faaliyeti göstermemektedir. Bu
yönüyle zamanla kullanılan teknelerin boyutları artmış olsa
bile Türkiye balıkçılığının genel özelliği
kıyısal olmasıdır.
GENERAL HARDNESS (GH) [genel sertlik] Genel, toplam sürekli su
sertliği. Ca, Mg ve diğer iyonların yığını
(konsantrasyonu) ölçüsüdür ve 1 derece 17.9 mg/l’ye eşittir.
GENERATION [kuşak, döl,
jenerasyon]
Kuşak, nesil. Balıkçılık biyolojisinde ana-babaların ortalama
yaşı.
GENERITYPE [generitip] ® Genotype.
GENEROTYPE (TYPE-SPECIES) [tiptür, generotip] Cinsi belirleyen tipik
tür. Aynı kalıtsal özelliğe sahip birey ya da bireyler. Bir cins
(genus) altında birçok tür yer alabilir ama taksonomide cins bir tiptür ile
betimlenir.
GENETIC [kalıtımbilim, kalıtsal, genetik].
GENETIC DRIFT [kalıtsal sürüklenme] Küçük izole populasyonda
kalıtsal birim malzemenin değişmeye (mutasyona) ve seçilmeye yol
açmadan rastgele değişmesi.
GENETIC POLLUTION [kalıtsal
kirlilik, genetik kirlilik] Balık çiftliklerinden kaçan
balıkların doğadaki yabani olanlarla çiftleşmesi sonucu
daha dayanıksız kalıtsal malzemeyi yabani stoklara
aşılaması.
GENITALIUM [gonopodyum] ® Gonopodium.
GENOM [genom] 1- Atmık ve yumurtada bulunan
kromozomların hepsi.
GENOM [genom] 2- Canlıların sahip
olduğu genlerin tümü. Haploid genom ve diploid genom olarak ayırt
edilebilirler. Diploid genom döllenmede erkek ve dişiden gelen haplid
genomların birleşmesinden oluşur.
GENOM [genome] 3- Gözenin (hücrenin) düzgün
işlemesi için gerekli olan minimum kromozomlar seti.
GENOTYPE (GENERITYPE)
[genotip] 1- Genetik özellik.
GENOTYPE [genotip] 2-
Canlının kalıtsal yapısı.
GENOTYPE [genotip] 3- Dişi ve erkekten gelen genomların
(kromozomların) birleşmesi yani diploid 2N kromozom
sayısına eşit kalıtsal yapı.
GENUS (pl. GENERA) [cins(ler)] 1- Türün üstünde, (alt) ailenin altında yer alan
canlılar grubu. Örnek; Bothus, Solea, Trachurus, Zeus.
GENUS (pl. GENERA) [cins] 2- Canlıların
sınıflandırılmasında birbirine çok benzeyen türler
topluluğunu barındıran grup.
GENUS ET SPECIES NOVA (GEN.
ET SP. NOV.,
gen. et sp. nov.) [yeni cins ve tür] Yeni bulunan cins ya da türü
belirtme ve önermede kullanılan terim.
GENUS NOVUM (GEN. NOV., gen. nov.) [yeni cins] Yeni tanımlanan türü
belirtme ve önermede kullanılan terim.
GENUS REVIVISCO (GEN. REV., gen. rev.) [iade cins adı] Yeniden
gözden geçirilen ve eski haline iade edilen cins adı.
GEO- [yer, jeo-] Örnek;
jeoloji (geology)-yerbilim.
GEOCHEMISTRY [jeokimya] Yerkürenin kimyasal yönden incelenmesi.
GEODESY [arzbilim, jeodezi]
Yerbilimin
(jeolojinin), yerküredeki şekillerin kesin coğrafik
konumlarını yani yeryüzünün biçim ve
büyüklüğünü
belirleyen bilim dalı. Buna yeryüzü bilimi ya da
arzbilim de denilmektedir. Öz olarak arazi ölçme bilgisi denilebilir.
GEOECOTYPE [jeoekotip] Yerekotip. Sınırlı,
yerel bir yaşamalana doğal seçilmeyle uyum sağlamış
populasyon. Taksonomiyle ilgisi yoktur.
GEOGRAPHIC INFORMATION SYSTEM (GIS)
[coğrafi bilgi sistemi]
Yerel ya
da bölgesel çalışmalarda sonuç ya da planların görsel olarak
sunulabildiği bilgisayar temelli grafik programlar.
GEOGRAPHICAL SPECIATION [coğrafi evrilme] Coğrafi uzaklık,
ayrılık (yalıtılmışlık, izolasyon) süreci
sonucu evrilme.
GEOLOGIC MAP [jeolojik harita] Karasal oluşumları (fay
hatları vb’ni) diğer fiziksel özellikler ve
dağılımlarıyla gösteren harita.
GEOLOGICAL OCEANOGRAPHY [jeolojik oseanografi] Deniz ve okyanusları
jeolojik yönden inceleyen dal.
GEOMAGNETISM [jeomanyetizma] Yer manyetizması.
GEOMORPHOLOGY [yerbiçimbilim, jeomorfoloji] Jeomorfoloji. Yerküredeki engebeleri ve aşınım
olaylarını inceleyen bilim.
GEOPHAGY [jeofaj] Yer (toprak) yiyen.
GEOPHYSICS [jeofizik] Yerkürenin fiziksel
olaylarını ve bileşenlerini inceleyen bilim
dalı.
GEOSPHERE
[yerküre, jeosfer] Yeryüzünün katı ve
cansız bölümü. Yerkürenin
atmosfer (havaküre), hidrosferden (suküre) ayrılan katı
kısmı ya da bu üç tabakanın bileşimi.
GEOSTROPHIC
CURRENT [jeostrofik
akıntı] Dünyanın ekseni etrafında dönmesi (Corilois
etkisi) ile buna dik yerçekiminin dengelenmesiyle yön değiştiren
yatay okyanus
akıntısıdır. Bu akıntılar
eşbasınçlara (isobarlara) paralel yönde
olup yüksek basınç merkezlerinde saat
yönünde ve alçak basınç
merkezlerinde ise saat yönünün tersi yönündedir. Güney yarımkürede
ise verilen yönlerin tersi geçerlidir.
GFCM (abbrev.) [Akdeniz
Balıkçılık Genel Konseyi] General Fisheries Council of the Mediterrranean.
FAO’nun Akdeniz’deki koludur.
GH (abbrev.) [genel sertlik] ® General
hardness.
GHOST CARP [hayalet sazan] Beyaz görünüşlü sazan
balığı (Cyprinus carpio).
GHOST FISHING [hayalet
avcılık] Iskartaya ayrılarak atılmış ya da kazaen
kaybedilmiş bir ağın avı.
GHOST NET [hayalet ağ] Kötü hava ya da ihmal nedeniyle
yitirilmiş pasif balıkçılık ağı. ® Drift net (sürüklenme
ağı).
GIANT GOBY [yuvarlak kayabalığı, kocabaşkaya,
kovit balığı, kayabalığı] ® Gobius cobitis.
GIBBOSUS [gibbous] Kambur,
eğik.
GIBRALTAR [Cebelitarık Boğazı] Afrika
ve Avrupa kıtalarını ayıran ve Akdeniz ile Atlas
Okyanusu’nu birleştiren genişliği
GILL [solungaç] 1- Balıkların
çiftli solunum organı. Kafanın arka tarafında solungaç yayı
üzerinde ipliksi uzantılarla kaplıdır. Kandaki gazların
çevredeki su arasındaki değiş tokuşunu sağlar.
GILL [solungaç]
2- Suda yaşayan hayvanların solunum organı.
GILL ARCH [solungaç yayı] Solungaçların
kıkırdağımsı iskelet desteği. Üzerinde ipliksi
uzantılar ile tırmıksı çıkıntılar bulunur. Bu
çıkıntılar lemikli balıklarda (Teleostei) çoğunlukla 4
fakat daha çok da olabilir. Örnek; Cyclostomata’da 16 adet.
GILL CAVITY [solungaç boşluğu] Solungaçların
bulunduğu alan.
GILL CHAMBER [solungaç odacığı] Kafanın her iki
tarafında ve arka kısmında solungaç kapağı ve
zarıyla örtülü kısım.
GILL CHAMBER BROODER [solungaç
odacığında kuluçkalayan] Yumurtalarını solungaç
boşluğunda kuluçkalandıran balık.
GILL CLAMP [solungaç markası] Solungaç kapağına
sıkıştırılarak takılan atkı tipi,
kıskaçlı işaret. ® Carlin tag (Carlin markası) ® Lea tag (Lea markası). ® Petersen tag (Petersen markası). ® Pop-up tag
(pop-ap marka).
® Hot branding (sıcak-dövme marka). ® Cold
branding (soğuk-dövme marka). ® Spaghaetti tag (spagetti markası). ® Visible implant
tag (görünür ekme marka). ® Visible implant
elastomer tag (görünür elastik ekme marka).
GILL COVER [solungaç kapağı, kapak, operkulum] Kafanın her iki
tarafında solungaçları örten vücut kısmı ve parçaları.
GILL FILAMENT [solungaç ipliği] Solungaç yayı
üzerinde sıralanmış yumuşak, kırmızı
ipliklerdir. Gaz değiş tokuşunu sağlarlar.
GILL NET [solungaç
ağı] Üstteki
mantar yaka ve alttaki kurşun yaka ile bir perde gibi kıyıya
çaprazi olarak çeşitli derinliğe yerleştirilen bu av
aracında ağ göz genişliği avlanan balık boyunu
belirler. Avlama prensibi balıkların hareket halindeyken ağa
çarparak kafalarının solungaç yarığına kadar
ağın gözüne geçip balığın kurtula-mamasına
dayanmaktadır.
GILL NET SELECTION [solungaç
ağında seçme] Belirli göz genişliğine sahip bir solungaç
ağıyla avlanan bir türe ait balıkların o bölgedeki
aynı türden olan balıkların boy dağılımına
oranı (Solungaç ağındaki balıkların boy
dağılımı/Bölgedeki balıkların boy
dağılımı) olup bir çan eğrisi şeklindenir. ® Selection (seçme). ® Trawl net
selection (trol
ağında seçme). ®
Knife-edge-selection (bıçak ağzı
seçme).
GILL OPENING [solungaç açıklığı] Solungaç odacığına
giden, dıştan açıklık. Keski solungaçlılarda
(Elasmobranchii) kafanın her iki tarafında 5-7 solungaç
açıklığı vardır ki buna solungaç yarığı
denmektedir. Solungaç açıklığı solunurken alınan suyun
solungaçlardan geçerek tahliyesini sağlamaktadır.
GILL POUCH [solungaç kesesi] Petromyzontiformes’de
solungaçların bulunduğu ağız boşluğu ve
dışarıyla ilintili torba, kese.
GILL RAKER [solungaç dikenleri] Solungaç yayı üzerinde yer
alan tırmığımsı, dikensi çıkıntılar.
Besin maddelerinin tutulmasını sağlar. Solungaç dikenlerinin
sayılmasında birinci yayın ön yüzündeki gelişmemiş
olanlar dahil bütün dikenler sayılır.
GILL SLIT [solungaç yarığı] Keski solungaçlılarda
(Elasmobranchii) kafanın her iki tarafında olup sayısı 5-7
arasında değişen solungaç açıklığına verilen
ad. ® Gill opening (solungaç açıklığı).
GILL TEETH (PHARYNGEAL
TEETH) [solungaç dişleri] Balıklarda
gırtlakla ilişkili kemik üzerindeki dişler.
GILLED AND GUTTED WEIGHT [solungaçsız ve
içorgansız ağırlık] Solungaçları ile mide ve
bağırsağı çıkartılmış balık
ağırlığı. Bu işlem kuzeyli ülkelerde
çoğunlukla denizde yapılır ve çıkartılan malzeme geçmişte
denize atılırdı. Günümüzde bunların azalan girdi nedeniyle
balık yemi endüstrisinde kullanılması sonucu artık
saklandığı ve atılmadığı bilinmektedir.
GILL-HELIX [solungaç burgusu] Yutağın (farinks) önünde
ileri çıkmış tırmıksı yapılar. Bunlardan
biri yutak, diğeri solungaç kapağı tarafına olan boşluğu
iki kısma ayırır. Küçük besin maddeleri (plankton) ileri
çıkmış bu tırmıksılar tarafından tutulur.
Sümüğümsü malzemeyle (mukus) birleştirilerek yutağın
arkasına, yemek borusuna iletilir. Örnek; ringagiller (Clupeidae),
hamsigiller (Engraulidae).
GILSON STROP (PULLEY) [makara] Çift ya da tek dilli olup
içerisinden halat geçirilerek bağımsız tek ya da çift olarak
kullanılabilen araç.
GILTHEAD SEABREAM [çipura, çupra, alyanak, alyanak balığı] ® Sparus aurata.
GIN POLE [palanga direği, bumba,
bum] ® Boom.
GIRDIE [tel
makarası] ® Warp drum.
GIRTH [kalınlık] 1- Yüzgeçleri hariç balığın en kalın yerindeki
vücud çevresi.
GIRTH [vücut çevresi] 2- Birinci sırt yüzgecinin önünden alınan vücüt çevresi,
kısaca kalınlıktır.
GIS (abbrev.) [coğrafi bilgi sistemi] ® Geographic
Information System.
GIVE SLACK [boş vermek] Gerilmiş halatı
gevşetmek (kaçırmak, salmak).
GIANT GOBY [kocabaşkaya] ® Gobius cobitis.
GIMP [kaytan] İki
ağı birleştiren örgü ipten bağ.
GLACIAL LAKE [buzul gölü] Özellikle Pleistocen’de buz
örtüsünün erimesiyle oluşan göl.
GLACIAL RELICT [buzul çağdan kalma] Kuzey yarımkürenin
buzlarla kaplı olduğu ve balığın
bulunmadığı buzul dönemindeki olaylarda tecrit edilmiş
(ayrılmış).
GLACIALIS (GLACIOUS, ICY) [buzumsu].
GLACIER [buzul] Üst üste yağan
karların basıncı nedeniyle önce eriyen ve sonra donan suyun büyük
buz kütlesi oluşturması.
GLACIER LANTERNFISH [ışıldak
balığı] ® Benthosema glaciale.
GLACIOUS (ICY) [buzumsu].
GLAND [bez] Kullanılması ve/ya da vücut
dışına atılması için salgı üreten organ, doku.
GLANDULA RECTALIS (RECTAL GLAND) [dışkılık
bezi, anüs bezi, makat bezi] Önceleri sindirimle ilgili olduğu sanılan fakat
sonraları yoğun NaCl’in (tuzun) dışarı
atılmasında kullanılan makata yakın salgı bezi.
GLASS EEL [glas aal] Yaklaşık 5-
GLASSHEAD GRENADIER [zarkafa
balığı] ® Hymenocephalus italicus.
GLAZING [sırlama] Çözülmüş
balığın kurumadan korunması için soğuk suya
batırılması ya da üstüne soğuk su serpilerek yüzeyde
koruyucu ince buz tabakasının oluşturulması.
GLOBAL POSITIONING SYSTEM (GPS)
[küresel yer bulma sistemi] Deniz aracının bulunduğu yeri
uydular yardımı ile derece dakika cinsinden veren alet.
GLOMERULUS [glomerulus] Azotlu
atıkları kandan atan ve Bowman kapsülü içerisinde yer alan böbrek
tüpçükleri ağı (kapilar sistemi).
GLOSSA (TONGUE) [dil].
GLYCERINE (GLYCEROL)
[gliserin] Yaş tayinlerinde pürüzlü otolit yüzeyinin mikroskopta bir düzlem
halinde görünmesini sağlamak için kullanılan koyu kıvamlı
renksiz, üç hidroksilli alkol (CH2OH-CHOH-CH2OH).
GLYCEROL [gliserol] ® Glycerine.
GMT (abbrev.) [Greenwich saati] ® Greenwich Mean
Time.
GNATHOPHIS MYSTAX (THINLIP
CONGER) [mıgrı] Tabansaldır (demersaldir). 8-
GNATHOSTOMATA (JAWED VERTEBRATES) [çeneliağızlılar] Omurgalılar
(Vertebrata) altkabilesine dahildir. Placodermi, Chondrichthyes, Acanthodii,
Osteichthyes sınıflarına ayrılır. Önemli özellikleri
adlarından da anlaşılabileceği gibi çenedir. Diğer
özellikleri ise miyelin örtü, nöronlar ile bağışıklık
sistemidir.
GOATFISHES [barbunyagiller] ® Mullidae.
GOBIES [kayabalığıgiller]
® Gobiidae.
GOBIIDAE (GOBIES, TRUE
GOBIES) [kayabalığıgiller] Işınlıyüzgeçliler
(Actinopterygii) sınıfı, levreksiler (Perciformes)
takımının, Gobioidei alttakımının bir ailesidir.
Aile 212 cinste 1875 türü kapsamaktadır. Bu haliyle
kayabalığıgiller deniz balıkları içerisinde tür
sayısı en yüksek ailedir. Son yıllara her yıl
yaklaşık 10 yeni tür tanımlanarak bu aileye
katılmakatdır. Tatlısu, acısu ve denizde
bulunan bu türler daha çok tropik sularda yaygındır. Türler
taşınma yoluyla da dünya sularına yayılmaktadır.
Karadeniz ve Hazar Denizi’nin yerlisi olan Neogobius
melanostomus kuzey Amerika göllerine 1990’da taşınmış
ve yayılmıştır. Sibirya’dan okyanusların
GOBIUS AURATUS (GOLDEN GOBY) [sarıkaya
balığı] Tabansal (demersal) olup 5-
GOBIUS BUCCHICHI (BUCCHİCH'S
GOBY) [çizgilikaya, lekelikayabalığı, kaya
balığı, küçük kayabalığı] Tabansaldır (demersaldir).
Boyu TL=10 cm olabilir. Yakın kıyıda rastlanır. Deniz
şakayıklarının dokunaçları arasına
sığınır.
GOBIUS COBITIS (GIANT GOBY) [yuvarlak
kayabalığı, kocabaşkaya, kovit balığı,
kayabalığı] Tabansal (demersal) okyanusgöçerdir (okyanodromdur).
Acısuya girer.
GOBIUS CRUENTATUS (RED-MOUTHED GOBY) [tekirkaya balığı, tekir
kayası, tekirkayası balığı, kırmızı
dudaklı kayabalığı] Tabansal (demersal) ve okyanus-göçerdir
(okyanodromdur). 15-
GOBIUS GENIPORUS (SLENDER GOBY) [kayabalığı] Tabansaldır
(demersaldir). Boyu TL=16 cm olabilir. Yakın kıyısal kesimde
deniz çayırlarının yakınındaki kumlu ve çamurlu
zeminde bulunur.
GOBIUS NIGER (BLACK
GOBY) [kömürcükaya balığı, kömürcin kayası,
kömürcükayası balığı, kömürcü kayabalığı] Tabansaldır
(demersaldir) ve acısuya girer. Boyu TL=18 cm ve 4 yaşında
olabilir. 1-
GOBIUS PAGANELLUS (ROCK
GOBY) [hortumkaya
balığı, hortumkayası balığı, hortum
kayası, kayabalığı] Tabansal (demersal) okyanusgöçerdir
(okyanodromdur). Tatlısu ve acısuya girer. 3-
GOBIUS VITTATUS (STRIPED GOBY) [çizgili kayabalığı] Tabansaldır
(demersaldir). 15-85 metreler arasında rastlanır. Boyu TL=6.5 cm
olabilir. Ender avlanır.
GOBIUSCULUS FLAVESCENS (TWO-SPOTTED
GOBY) [beneklikaya balığı] Tabansal (demersal), göçmen olmayan,
acısuya giren ve boyu TL=6 cm olan bir balıktır.
Balıkçılığı yoktur. Yumurtaları
yapışkan olup armut şeklindedir.
GOITER [guatr] Beslenmeyle ilgili olup
iyot eksikliğinin neden olduğu balık hastalığı.
GOLD DUST DISEASE [altın
tozu hastalığı] Balık derisine altın sarısı-esmer
tozlu görüntü veren dinoflagellatların neden olduğu
bulaşıcı hastalık.
GOLDBAND GOATFISH [Nil barbunyası, paşabarbunyası
balığı, paşa barbunyası, paşa barbunu] ® Upeneus moluccensis.
GOLDBAND GOATFISH [Nil
barbunyası, paşa barbunu, paşa barbunyası,
paşabarbunyası balığı] ® Upeneus moluccensis.
GOLDEN CAVIAR [altın havyar] Altmış
yaşın üstündeki Acipenser gueldenstaedtii’den alınan kremsi, tadı hafif ve
kolay algılanmayan havyar. Bu havyara elmas (=almas) havyarı
da denmektedir.
GOLDEN GOBY [sarıkaya
balığı] ® Gobius auratus.
GOLDEN GREY MULLET [altınbaşkefal balığı, sarı yanak
kefal, altın renkli kefal, singil, kefal] ® Liza aurata.
GOLDEN HORN [Haliç] İngilizcedeki kelime
anlamı altınboynuz olan İstanbul Boğazı’nın
Marmara ağzında yer alan ve karaya doğru giren suyu.
GOLDFISH [havuzbalığı,
goldfiş] Sazangillerden bir akvaryum
ve süs balığı. ® Carassius
auratus.
GOLDSINNY-WRASSE [taraklı guban
balığı, taraklıçırçır balığı,
çırçır balığı, ot balığı] ® Ctenolabrus rupestris.
GOLGI APPARATUS (GOLGI BODY) [golgi cihazı] Göze (hücre)
plazmasında, çekirdeğin yakınında bulunan ince ve uzunca
teneciklere verilen ad.
GOLGI BODY [golgi cihazı] ® Golgi apparatus.
GONAD [gonad] Yumurtalık (ovaryum) ve erbezi (testis).
Cinsiyet organları.
GONAD MATURATION STAGE [gonad olgunlaşma
evresi] Gonad
gelişmesinin derecesi. Dörtlü, beşli sekizli olgunlaşma evreleri
kullanılabilmektedir.
GONADO-SOMATIC INDEX (GONOSOMATIC
INDEX, GSI) [gonado-somatik
indeks, gonado-somatik gösterge (GSI)] Gonad
ağırlığının vücut
ağırlığına oranıdır. GSI = Gonad
ağırlığı /Vücut ağırlığı x
100 şeklinde hesaplanır. Balıkların yumurtlama mevsiminin
(zamanının) belirlenmesinde kullanılır. Gonado somatik
indekse bazen gonado somatik gösterge de denmektedir.
GONADO-SOMATIC RATIO (GSR) [gonado-somatik oran] ® Gonado somatic index (gonado-somatik gösterge).
GONANGIUM [gonangiyum] Polip kolonilerinde üremeyle
ilgili tomurcukların bulunduğu kesecik.
GONICHTHYS COCCOI (?) [?] TL=6.5 cm olabilir.
Okyanusgöçerdir (okyanodromdur). Taban üstünde 0-
GONOPODIUM (GENITALIUM)
[gonopodyum] Erkek bireylerin anal yüzgecinin önünde
değişikliğe uğramış ve dişiye atmık
aktarma işlevi gören ışın.
GONOSOMATIC INDEX [gonado-somatik indeks, gonado-somatik gösterge (GSI)] ® Gonado-Somatic
Index (gonado-somatik
gösterge).
GOOD LUCK [rastgele, rasgele] Balıkçıya iyi dilek sözü. Zorluk
çıkmasın, işlerin düzgün gelişsin anlamında
kullanılmaktadır.
GOOSEFISHES [fenerbalığıgiller] ® Lophiidae.
GOUANIA WILDENOWI (BLUNT-SNOUTED CLINGFISH) [ördek balığı] Tabansal (demersal) olup
boyu TL=5 cm’dir. Sığ sularda bulunur.
GPS (abbrev.) [Küresel yer bulma sistemi] ® Global
Positioning System.
GRAB [kumkapar] Deniz tabanından örnek almada
kullanılan, serbest mola edilirken ağzı açık inen, tabana
çarptığında ya da viraya başlandığında
kapanarak zemini içine alan örnekleme aletlerine verilen genel ad. ® van Veen grab (kumkapar).
GRACILIS (GRACILE) [narin].
GRADIENT [eğim] Bir nehrin dikeydeki
düşüş oranı (m/km).
GRADING [sınıflama] 1- Elek ya da ağ benzeri aygıtla balıkları
boylarına göre ayırma.
GRADING [sınıflama] 2- Elle, balıkları boy, kalite, sınıf ve
türler olarak ayırmak.
GRADING [tesviye] 3- Yüzeyi düzeltmek,
görünüşü iyileştirmek.
GRADUATE SCHOOLS OF MARINE SCIENCES [yüksek lisans
okulları]
® Institutes of marine sciences (deniz bilimleri enstitüleri).
GRAHAM'S GREAT LAW OF FISHING [balıkçılığın
büyük yasası] Aslında, ‘Graham’in balıkçılığın büyük
yasası’ olarak bilinir. Buna göre düzenlenme yapıl-mayan
(sınırlanmayan) balıkçılık
kazançsızlaşır (all fisheries that are unregulated become
unprofitable).
GRAIN ALCOHOL (ETHANOL)
[etanol] ® Ethyl alcohol (etil alkol).
GRAM [gram] CGS sisteminde ağırlık birimi.
Kilogram’ın binde biri.
GRANDIS (GRANDEUR) [görkemli].
GRAPPLING GEAR [yaralayıcı araç] ® Wounding gear.
GRAPPLING HOOK [kanca] Çengel. Ucu sivri ve
kıvrık demirden yapılmış, bir ağaç kola
bağlı olup denizdeki malzemyi alma, kurtarma, güverteye çekme
işlerinde kullanılan araç.
GRASS GOBY [sazkaya balığı, yeşil kaya, liman kaya, yosun
kaya balığı, sazkaya, sazkayası balığı] ® Zosterisessor
ophiocephalus.
GRASSBED [çayır] Deniz ve talısu bitkilerinin
yayıldığı alan. ® Sea grass (deniz çayırı). ® Eelgrass (deniz çayırı). ® Seagrass (deniz çayırı).
GRAVEL (PEA
GRAVEL) [ince
çakıl] 1- Bezelye boyutlarındaki
çakıl. Buna ince çakıl da denmektedir. İzmarit –
istrongiloz balığıgiller (Centrarchidae) bu tür tabanı
(zemini) yumurtalama alanı olarak beğenirler.
GRAVEL [çakıl] 2- Yuvarlak, küçük, çapları 2-
GRAVEL PERMEABILITY [çakıl
geçirgenliği] Çakıllar arasında suyun geçtiği boşluklar. Kuluçka
evresindeki balık yumurtalarına yeterince oksijenin
ulaşması yönünden önemlidir.
GRAZER [otlayıcı] Bitkiyle beslenen balık ve
diğer canlılar.
GRAZING [otlama] Bitkiyle beslenmek. Bitkisel plankton ile beslenen
hayvansal plankton.
GREASE (LUBRICANT) [gres
yağı] Makine
yağı. Balıkçılıkta çelik trol tellerinin
korunmasında sıkça kullanılır.
GREAT BARRIER REEF [Büyük Bariyer Resifi] Avusturalya’da
GREAT LINE [büyük çapari] Üzerine 12 bin oltanın
bağlandığı boyu
GREAT SANDEEL [büyük kum yılan balığı,
kum balığı] ® Hyperoplus lanceolatus.
GREAT
WHALES [çatalkuyruklubalinagiller]
® Balaneopteridae.
GREAT WHITE SHARK [canavar
balığı, karkarias, canavar, harharias balığı,
büyük beyaz köpek balığı] ® Carcharodon carcharias.
GREATER AMBERJACK [avcı, avcı balığı, sarıkuyruk,
sarıkuyruk balığı] ® Seriola dumerili.
GREATER FORKBEARD [eşek
balığı, çatalsakal gelincik, gelincik balığı] ® Phycis blennoides.
GREATER PIPEFISH [deniziğnesi
balığı] ® Syngnathus
acus.
GREATER WEEVER [trakonya, trakonya balığı, trakunya,
deniz akrebi, çarpan balığı, ejderha balığı] ® Trachinus draco.
GREEN ALGAE [yeşil
suyosunları] Klorofilli su yosunları sınıfı olup çoğu
tatlısuda bulunur. Bir kısmı ise denizlerin üst kesimlerinde
görece kıyıya yakın yaşarlar. Dört takıma
ayrılır: i) Volvocales; ii) Protoccales; iii) Siphonales; iv)
Siphonoclodales; v) Ulotricales.
GREEN EGGS [yeşil yumurtalar] Yeni sağılmış
ya da yeni döllenmiş yumurta.
GREEN SEA TURTLE [yeşil kaplumbağa, çorba
kaplumbağası] ® Chelonia mydas.
GREEN SEA TURTLE [yeşil kaplumbağa] ® Chelonia mydas.
GREEN WATER [yeşil su] İçerisinde bitkisel
planktonların bol bulunduğu verimli su.
GREEN WRASSE [Karadeniz guban, çil balığı,
yeşillapin balığı, lapina, lapin, ot balığı]
® Labrus viridis.
GREENWICH MEAN TIME (GMT)
[Greenwich saati] Greenwich’ten geçen sıfır boylama göre günün
saati.
GREGORIAN CALENDAR [Gregor Takvimi] 15 Ekim 1582’de 10 gün
atılarak gün değişiminin 21 Marta denk getirildiği takvim.
Bu takvimi ingiltere 1752’de Rusya 20.yy’da kabul etmişlerdir. Bugün dünyada
genellikle bu takvim kullanılmaktadır.
GRENADIERS [uzunkuyruklubalıkgiller] ® Macruridae.
GREY CATARACT [gri katarakt] Havuz
balığının göz merceğinin birinde görülen
beyazımsı durum.
GREY GURNARD [benekli
kırlangıç balığı, beneklikırlangıç,
kırlangıç balığı] ® Eutrigla gurnardus.
GREY TRIGGERFISH [çotira
balığı, çütra balığı, çotra
balığı, çütre balığı, domuz
balığı] ® Balistes capriscus.
GREY WRASSE [çilçırçır
balığı, çırçır balığı, ot
balığı] ® Symphodus
cinereus.
GRILSE [ilk dönen] Daha deniz elbisesini
değiştirmemiş erken olgunlaşmış ve
ırmağa ya girmek üzere ya da kısa bir süre önce yumurtlamak için
girmiş ırmakgöçer (potamadromous) balık.
GRISEUS (GREY)
[boz, gri] Kül rengi.
GROSS CATCH [gerçek av] ® Real catch.
GROSS WEIGHT (GW)
[brüt ağırlık] Nesnenin brüt
ağırlığı.
GROUND BASKET [sepet] ® Basket.
GROUND CABLE [halat] ® Sweep line.
GROUND FISHING [taban balıkçılığı] Yem
kullanarak tabanda ya da tabana yakın kesimde yapılan
avcılık.
GROUND NET [taban
ağı] Tabanda
kullanılan her türlü balık ağı.
GROUNDFISH (BOTTOM FISH) [taban
balığı] Taban üstünde ya da tabana yakın
yaşayan ve genellikle ticari önemi olan balık.
GROUNDROPE [kurşun yaka] ® Lead line.
GROUNDWATER [yeraltı suyu] Yer yüzeyi altındaki su.
GROUP [grup] Birlikte olan birçok organizma ve nesneler için
kullnılır.
GROWING POND (REARING
POND) [büyüme havuzu] Yapay havuz. Doğaya salın-madan önce
erinleşmemiş balıkların saklandığı havuz.
GROWING SEASON [büyüme sezonu] Yıl içerisinde balıkların
büyüdüğü dönem. Soğuk iklim bölgeleinde yaz aylarında, tropik
kuşakta ise bütün yıl boyunca büyüme olur.
GROW-OUT [pazar boyu] Balık
besiciliği/yetiştiriciliğinde satma–pazarlama boyuna
ulaşmış balık.
GROWTH [büyüme] Ağırlık,
boy ya da sayıca artıştır.
GROWTH CONSTANTS [büyüme
sabitleri]
Balıklara uygulanan v. Bertalanffy büyüme denklemindeki K, L∞,
t0 balık yaşamı boyunca durağan ve
değişmez kabul edilir.
GROWTH CURVE [büyüme
eğrisi] Büyümenin
zamana göre grafiğidir.
GROWTH HORMONE [büyüme hormonu] Büyümeyi, enerji
değişimi ve canlıdaki kimyasal olayları düzenleyen peptit.
GROWTH MARK [büyüme halkası, büyüme
markası] ® Growth ring.
GROWTH MODEL [büyüme modeli] Balığın
(canlıların) büyüklüğünün matematiksel olarak farklı
yaşlar için ifade edilmesidir. Örnek; von Bertalanffy’nin büyüme modeli.
GROWTH OVERFISHING [büyüme aşırı avcılığı] 1- Toplam ölümlerle ağırlık
kaybının, büyümeyle kazanılan ağırlıktan fazla
olması. İçgöçer başına düşen üründe
balıkçılık oranının büyük olması hali.
GROWTH OVERFISHING [büyüme
aşrı avcılığı] 2- Stoka katılan birey
başına düşen ürün (=içgöçer başına düşen ürün)
eğrisindeki balıkçılık payında kayıplar,
büyü-meyle artıştan fazla ise büyümede aşırı
avcılık söz konusu olur. Bu da basitçe Fmax olup genç
balığın daha büyüme potansiyelini gerçekleştirmeden
avlanmasıdır. Burada, avlanan balıkların çoğunun
küçük, yani ağ göz genişliğinin çok küçük ve harcanan
çabanın ise çok büyük olması büyüme aşırı avcılığına
yol açar. Eğer balıklar daha büyük olduklarında
avlansalardı, balıkçılıkta, ağırlık olarak
daha fazla ürün elde edilebilirdi. Aşırı
balıkçılık baskısının kaldırılması
halinde ilgili türün ömrü sürecinde stok kendisini toparlayabilir. ® Recruitment
overfishing (içgöç
aşırı avcılığı). ® Economic
overfishing (ekonomik
aşırı avcılığı).
GROWTH PATTERN [büyüme şekli] Balığın
yaşamındaki bir zaman sürecinde göreceli artmadır. Kalkerli
yapılardaki bu görece artışlar yaş tayinlerinde
kullanılmakta ve incelenmektedir.
GROWTH PERIOD [büyüme periyodu] Büyümenin olduğu herhangi bir
zaman süreci.
GROWTH PHASES [büyüme
evreleri] 1- Bir populasyon ya da stok
miktarının zamana göre değiştiği aşamalar. i- Alışma evresi (lag phase);
organizmanın ortama alıştığı, büyümenin çok az
olduğu süreç. ii- Logaritmik artma evresi (log growth phase);
hızlı büyüme (artış) süreci. iii- Gecikme evresi (delay
phase); büyümenin yavaşladığı süreç. iv- Durağan evre
(stationary phase); birey sayısının değişmediği
süreç. v- Logaritmik azalma evresi (log extinction phase); birey
sayılarının hızla azaldığı süreç. vi- Bu süreci
ya da evreyi (v) logaritmik olmayan gecikmeli azalma izleyebilir.
GROWTH PHASES [büyüme evreleri] 2- Erken gelişme dönemlerinde organiz-maların geçtikleri
farklı büyüme süreçleri. Bu süreçlerde organizmaların şekil ve
fizyolojilerinde ani değişiklikler olur. Aşırı
değişme durumu metamorfoz olarak tanımlanır.
GROWTH RATE [büyüme
hızı (oranı)] 1- Bir yıl ya da
mevsimde balığın ağırlık
artışının başlangıç
ağırlığına oranıdır. Ortalama
ağırlığın yaşa göre bir fonksiyonu olarak
çoğunlukla v. Bertalanffy eğrisinde K olarak ölçülür; W = Wmax
(1-exp (- K yaş)). Balıklar sürekli büyürler fakat
yaşlandıkça büyümeleri giderek yavaşlar.
Balıkçılık idaresinde balıkların hızlı
büyüdükleri verimli dönemde büyümelerine izin verilir ve ne genç ne de
yaşlı olan (orta yaşlı) bireylerin verdiği (iyi)
ürünün elde edilmesi amaçlanır.
GROWTH RATE [büyüme hızı (oranı)] 2- Belirli bir sürede bir populasyonun ne kadar
büyüdüğüne ait değerdir. Bu içsel büyüme hızı
çoğunlukla büyüme modellerinde tahmin edilir ve sürdürülebilir hasat
düzeyinin belirlenmesi için önemlidir.
GROWTH RATE [büyüme hızı
(oranı)]
3-Büyümenin birim zamanda
değişmesi (ağırlıkça dw/dt, boyca dl/dt, sayıca
dN/dt). w=ağırlık, l= boy, N=sayı, t=birim zaman.
GROWTH RING [büyüme
halkası] Balığın
sert aksamında ağaç halkaları gibi birikerek oluşan ve
balığın yaş tayininde kullanılan halka.
Balıkların hızlı büyüme döneminde daha çok CaCO3 ve
yavaş büyüme döneminde daha az CaCO3’ı sert
aksamlarında biriktirmeleriyle oluşan ve yaz ve kış
halkaları olarak da adlandırılan büyümeye ait işaretler.
GROWTH ZONE [büyüme kuşağı, büyüme
halkası] ® Growth ring.
GSI (abbrev.) [gonado-somatik indeks] ® Gonado-Somatic
Index.
GSR (abbrev.) [gonado-somatik oran] ® Gonado-Somatic
Ratio.
GUIDE [yönlendirici,
yol gösterici, klavuz] 1- Oltacıları en
uygun av alanına götüren meslek erbabı kişi.
GUIDE [yönlendirici] 2- Balıkları bir yere yönelterek avlamak ya da
tehlikeden uzaklaştırmak için kullanılan ışık,
hava kabarcığı, ses, elektrik, çit, perde vb, gibi her türlü
vasıtadır.
GULF [körfez] ® Bay.
GULF STREAM [Gulf Stream] Dünyada bilinen büyük
nehirlerin toplamından daha büyük deniz akıntısı olup 80-
GULPER SHARK [köpekbalığı] ® Centrophorus granulosus.
GUNNELS [tereyağıbalığıgiller]
® Pholidae (Pholididae).
GUPPY (MOLLY, PLATY) [gupigiller] 1- ® Poeciliidae.
GUPPY [gupi]
2- ® Poecilia reticulata (syn. Lebistes reticulatus)
GUPPY (MOLLY, PLATY) [lebistesgiller] 3- ® Poeciliidae.
GUPPY EXPERIMENT [gupi deneyi,
guppy debeyi]
İki bilim adamı (Silliman ve Gutsel) guppy
balığını Poecilia reticulata (sin: Lebistes reticulatus)
4 ayrı su tankında 174 hafta boyunca laboratuvarda tutarak
balıkçılığın stok üzerindeki etkisini
incelemişlerdir. Bu süre 58 guppy kuşağına denktir. Deney
süresince sıcaklık ve besin miktarı sabit tutulmuştur.
Olası yamyamlık, yeni kuşaklara yeni alanlar açılarak
önlenmiş ve stok biyokitlesi her hafta yapılan tartımlarla
belirlenmiştir. 40. haftadan sonra tanklardan ikisine 3’er haftalık
aralıklarla balıkçılık uygulanmış ve mesleki
balıkçılıkta olduğu gibi genç balıkları koruyan
göz genişliği kullanılmıştır.
Balıkçılık şiddeti %10, %25, % 50 ve %75 olarak
artırılarak uygulanmıştır.
Avcılığın uygulanmadığı tanktaki stok 60.
haftaya (20 kuşağa denk) artmış ve bundan sonra denge
durumuna ulaşmıştır. Avlanan tanklardaki stok %75’lik
avcılıkta 7 kuşağa denk düşen 21 hafta sonra tamamen
çokmüştür. Bu deney aşırı balık avcılığının
stokları çökerteceğine verilen önemli örneklerdendir.
GURDY [vinç,
ırgat] ® Winch.
GURNARDS [kırlangıçbalığıgiller] ® Triglidae.
GUT [karın] Sindirimle ilgili olan vücut
kısmı.
GUT CAVITY [karın boşluğu] ® Coelom (sölom).
GUTTED [içorgansız] Balığın sindirimle
ilgili kısmının vücuttan çıkartılması.
Solungaçlı ya da solungaçsız olabilir.
GUTTED WEIGHT [içorgansız ağırlık]
Sindirimle
ilgili (mide ve barsak vs) kısımları denizdeyken
çıkartılmış balık ağırlığı.
Balığın toplam ağırlığının
bulunması için bir çevirme faktörü kullanılır.
GW (abbrev.) [brüt
ağırlık] ® Gross Weight.
GYMNAMMODYTES CICERELUS (MEDITERRANEAN SAND EEL) [kum balığı] Tabansaldır
(demersaldir). Boyu TL=17 cm olabilir. Balıkçılığı
vardır. Kaba kumlu çakıllı tabanda bulunur.
GYMNO- (prefix) [çıplak, gimno-].
GYMNOTHORAX UNICOLOR (BROWN
MORAY) [kahverengi müren] Tabansaldır (demersaldir). 0-20 metreler
arasında rastlanır. Boyu TL=100 cm olabilir.
Balıkçılığı önemsizdir. Kaba çakıllı,
kayalık kıyı kesiminde bulunur. Oyuk, kovuk ve mağaralara
girer. Tehlikesizdir.
GYMNURA ALTAVELA (SPINY BUTTERFLY RAY) [iğnelivatoz, kazıkkuyruk
balığı] Tabansaldır (demersaldir).
Acısuya girer. 5-
GYN [gyn] Dişi,
dişi özellik. Örnek; jinandromorf (gynandromorph) erkek ve dişi
özellikleri taşıyan.
GYNANDROMORPHY (ERGATOMORPH)
[karmaeşeyli, araeşeyli, jinandromorf] Erkek ve dişi özelliklerini
birlikte taşıyan. Her iki eşeye ait özellikleri vücudunda
taşıyan. Erkek ve dişi özellikleri ve organlarını
taşıyan ve doğumunda erkek ya da dişi olduğu kesin
belirlenemeyen birey.
GYNOGENESIS [ginogenez] İstikrarlı bir
şekilde dişi kuşak oluşmasıdır. Burda diploid ya
da triploid yumurtalar çift eşeyli (cinsiyetli) bireylerin
atmığı ile uyarılır. Babadan gelen kromozomlar
embriyon oluşumunda herhangi bir rol almaz. Yavrular yapı ve kromozom
sayısı bakımından ananın tekrarıdır. Bu
şekildeki üremede dişi bireyler oluşur. Örnek: Poeciliidae
ailesinde Poecilia (Mollienisia)
GYPSUM [alçıtaşı] Sulu (hidratlı) kalsiyum
sulfat (CaSO4-2(H2O).
GYRE [döngü, dönen, deveran] Okyanus ve deniz
akıntısının dairesel hareketi. Kuzey yarımkürede saat
yönünde, güney yarımkürede saat yönünün tersine hareket.