G [son güncelleme
13 Mart 2008]
G (abbrev.) [G] Anlık büyüme oranı. Ağırlık
artışı ölçüsü. Örnek; Belirli, genellikle bir yıllık
sürede, bir yıllığın, son ağırlığı
ile başlangıçtaki ağırlığının doğal
(n tabanına göre) logaritmalarının oranıdır. G=[ln(Wt)-ln(W0)]/(t1-t0).
Burada; W0=Başlangıç ağırlığı; Wt=t
Anındaki ağırlık; t1=Zaman sürecinin sonu; t0=Zaman
sürecinin başlangıcı; (t1-t0)=Geçen süre.
G.S.I. (abbrev.) [gastro somatik
gösterge, gastro somatik indeks] ® Gastrosomatic
index.
GADELLA [?] ® Gadella maraldi.
GADELLA
MARALDI (GADELLA)
[?] Taban
üstünde askıda yani tabanyüzücü (bentopelajik) olup 150-
GADICULUS
ARGENTEUS ARGENTEUS (SILVERY COD) [pamukçuk
balığı] Yüzücüdür (pelajiktir). Göçmen değildir. Boyu TL=15 cm ve 3
yaşında olabilir. 100-
GADIDAE (?) [mezgitgiller] Işınlıyüzgeçliler
(Actinopterygii) sınıfı, mezgitler (Gadiformes)
takımının bir ailesidir. Aile 14 cinsi kapsar. Son
zamanlarda sistematiğine ekleme ve çıkarma
yapılmıştır. Deniz balıkları içerisinde ekonomik
önemi yüksek türleri barındırır. Daha çok soğuk sularda
yaşarlar. Taban ve tabana yakın yaşayan balıklar olup
sakallarıyla besin maddelerini seçerler. Yumurtaları yüzücüdür
(pelajiktir). Kurtçuk (larva) ve genç balık evrelerinde yüzücü (pelajik)
yaşarlar ve daha sonra derine tabana inerler. Yumurta sayısı
yüksek olan bu balıklar kuzey denizlerinde kış sonuna doğru
yumurta bırakırlar. Kuzey yarımkürede 60 kadar türü
yaşamaktadır. Bazı önemli türleri şunlardır: Gadus morhua, Gadus ogac, Melanogrammus
aeglifinus, Merlangius merlangus,
Micromesistus poutassou, Pollachius virens.
GADIFORMES (COD
LIKES) [dikensizler]
Işınlıyüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı,
morinamsıların (Gadiformes)
bir diğer adıyla Anacanthini
takımındaki balıkları kapsar. Bu takım 11 aileyi
içermektedir. Aile bireylerinin yüzgeç ışınları
yumuşak balıklar olup ekonomik önemleri yüksektir. Yüzme keselerinin
basınç kanalı yoktur. ® Anacanthini.
GADUS MORHUA (COD,
ATLANTIC COD) [morina] Mezgitgiller (Gadidae)
ailesinden kuzey Atlas Okyanusu ve yan denizlerinde yaşayan Türkçe’de
morina olarak tanınan, beyaz löp etli balık türüdür.
Yumurtalarından yalancı havyar yapılır. Boyu
GAGE [ölçek] ® Gauge.
GAIDROPSARUS
MEDITERRANEUS (SHORE ROCKLING) [gelincik balığı] Tabansal (demersal),
okyanusgöçerdir (okyanodromdur). Boyu TL=50 cm olabilir. 450 m’ye kadar
rastlanır. Genellikle sığ sularda ve kayalıkların
üstünde
GAIDROPSARUS
VULGARIS (THREE-BEARDED
ROCKLING) [gelincik balığı] Tabansal (demersal) olup göçmen
değildir. Boyu TL=60 cm olabilir. 20-
GALAPAGOS ISLANDS [Galapagos Adaları] Büyük Okyanus’ta güney Amerika’da
Ekvator’un batısında yer alır. 13 büyük ve 47 küçük
takımadadan oluşur. Adalar kıyıdan bir hayli açıkta
yer almaktadır. En ünlü hayvanları dev kaplumbağalardır.
Darwin’in ünlü doğal ayıklama kuramını bu adalardaki
gözlemleri sonrası geliştirdiği bilinmektedir. 1959’da
Ekvator’un ilk ulusal parkı ve 1978’de de UNESCO tarafından dünya
mirası olarak ilan edilmiştir. Kurulan Darwin Vakfı’nın
görevi adalardaki doğal yaşamın korumasını
sağlamaktır. Eskiden korsan sığınağı ve üssü
olan bu adaların yüzölçümü 7,882 km2’dir. Uzunluğu 430
km’dir.
GALE WARNING [fırtına
ihbarı] Deniz
ve karalar için rahatsızlık verebilecek, tehlike seviyesindeki hava
durumunun (şiddeti ve hareket yönününün) önceden duyurulması.
GALEIDAE (CARCHARIIDAE, SAND SHARKS) [harhariyasgiller] ® Odontaspididae.
GALEOPHOBIA [galeofobi] Köpek
balığından korkma. Köpek balığı fobisi. Fobinin
oluşmasında balığı güvenli bir ortamda (akvaryumda)
görmek bile yeterlidir ® Selachophobia (selahofobi).
GALEORHINUS
GALEUS (TOPE SHARK) [camgöz
balığı] Taban üstünde asılı yani tabanyüzücü (bentopelajik), okyanusgöçerdir (okyanodromdur). Boyu TL=195
cm ve ağırlığı
GALEUS
MELASTOMUS (BLACKMOUTH CATSHARK) [lekelikedi balığı, lekeli
kedi balığı, lekeli kedibalığı, kedi] Balıkçılıktaki
önemi azdır. 55-1200 m’ler arasında rastlanan bir derin deniz
balığıdır. TL=90 cm, ağırlığı
GALICIAN CRAYFISH [kerevit, tatlısu
istakozu, kerevit, göl istakozu] ® Astacus leptodactylus.
GALL BLADDER [öd kesesi, safra
kesesi] Karaciğerle
ilişkili olup sindirim için kullanılan ödün içinde bulunduğu
kese.
GALVANIZED STEEL WIRE [galvanizli
tel] Balıkçı
gemilerinde kullanılan çelik tellerin deniz suyuna karşı
(oksitlenmeye karşı) dayanıklılığını
artırmak için üstü çinko ile kaplanmış olanı.
GALVANOTAXIS [galvanotaksi] Elektrikle
avcılıkta balığın anoda doğru yüzmesi. ® Electrotaxi (elektrotaksi).
GAMA [Vasco da Gama] ® Vasco da Gama.
GAMBUSIA
AFFINIS (MOSQUITOFISH) [?] Doğal ortamda
sivrisinekle mücadelede kullanılır. Akvaryumlarda beslenir. Boyu TL=4
cm (erkek) ve TL=7 cm (dişi) olabilir ve en çok 3 yıl yaşar.
Tabanyüzücü (bentopelajik) ırmakgöçerdir (potamadromdur). Ticari
balıkçılığı önemsizdir. Dünyada birçok ülke ve suya
taşınmıştır. Durgun ve yavaş akan suyu sever.
Havuz ve göllerde ve acısuda bulunur. Canlı doğurucudur (vivipardır).
GAMBUSIA HOLBROOKI (EASTERN MOSQUITOFISH) [?]
İngilizce’de doğu
sivrisinekbalığı adıyla anılan bu tür birçok suya
sivrisinek mücadelesi amacıyla aşılanmıştır.
Ancak ya hiç ya da ender olumlu etkisi görülmüştür.
Aşılandığı suda doğal yapıyı
etkilediği konusunda endişe duyulmaktadır. Erkeğinin boyu
TL=3.5 cm ve dişisi TL=8 cm kadar olabilir. Tabanyüzücü (bentopelajik)
ırmakgöçerdir (potamadromdur). Acısuya
girer. Akvaryumda tutulur ve ticareti yapılır.
GAMETE [gamet] Cinsel göze (hücre).
Erkek ya da dişi üreme gözesi (hücresi).
GAMETIC MIGRATION [üreme göçü, göçü] ® Spawning
migration (yumurtlama
göçü).
GAMETOGENESIS [gamotogenez] Erkek ve dişi
gözelerin (hücrelerin) gelişmesi. Ovogenez dişi gözelerin ve
spermatogenez erkek gözelerin gelişmesidir.
GANG WAY [lumbara ağızı] Gemilere girip
çıkmada kullanılan bordoda açılmış dörtgen kapak.
GANGAVA [gangava]
® Kankava.
GANGLION [düğüm,
ganglion]. Sinir düğümü.
GANOID SCALE (SQUAMA GANOIDEA (sing.),
SQUAMAE GANOIDEAE (pl.)) [ganoit pul] Örtüşen (üst üste
binen) ya da örtüşmeyen pullar. Çoğunlukla paralel kenara benzerler.
Paleoniskoit ve lepisosteit olmak üzere iki tipi bulunur. Paleoniskoit ganoit
pullar Polypteridae; lepisosteit ganoit pullar ise Lepisosteidae ailelerinde
bulunur.
GAPE-AND-SUCK FEEDING [açma-emme beslenmesi] Balıklarda beslenme
meka-nizmasıdır. Balık avlayacağı, ağzına
almak istediği besinin yakınında ağzını
hızla açar. Bu yolla ağız içinde negatif basınç oluşur
ve besin ya da av balığın ağzına emilerek girmiş
olur.
GARFISHES
[kemikliturnabalığıgiller]
® Lepisosteidae.
GARPIKE [zargana
balığı] 1- Belone belone euxini ® (syn.) Belone belone.
GARPIKE [zargana
balığı] 2- Belone belone gracilis ® (syn.) Belone belone.
GARPIKE [zargana] 3- ® Belone belone.
GARPIKES [kemikliturnabalığıgiller] ® Lepisosteidae.
GARRICK [ışık
balığı] ® Cyclothone braueri.
GARS
[kemikliturnabalığıgiller]
® Lepisosteidae.
GARTH [bent] Balık saklamak için
akarsu önüne kurulmuş set, baraj vb.
GAS [gaz] Belirli bir hacmi ve şekli
olmayan.
GAS BLADDER [gaz kesesi] ® Swim bladder (yüzme kesesi).
GAS BUBBLE DISEASE (DECOMPRESSION SICKNESS) [gaz
kabarcığı hastalığı] Suda aşırı
doymuş (süper satüre olmuş) (>%115-%125) gazın balık
vücuduna girmesiyle oluşan gaz kabarcığı
hastalığıdır. Hastalık gaz geçirgenliği yüksek
olan solungaç, göz, deri ve yumurta sarısı kesesinde görülür. Aşırı
gaz doymuşluğundan çok küçük balıklar daha çok ve tehlike
düzeyinde etkilenirler. Küçük balıkların etkilenme düzeyi %103 ve
biraz altında gerçekleşir. Hastalığa yakalanan
balıklar sırtüstü ya da başaşağı yüzer. Fabrika
soğutma suyunun değiş tokuşculardan geçerken birden
ısındığı durumda sıkca görülmektedir. Bu
hastalığa hava embolizmi (air embolism) ya da hava
kabarcığı hastalığı’da denmektedir.
GAS
CHROMATOGRAPH (GC) [gaz kromatografisi] Gazların ve uçucu
sıvıların oranlarının
belirlenmesinde kullanılan cihaz.
GAS GLAND [gaz bezesi] Gaz salgılama
bezesi. Gaz kesesine kandaki gazı aktaran kese.
GAS SUPERSATURATION [aşırı
gaz doygunluğu] Hareketli sularda çözünmüş gazların aşırı
fazla oluşu. Balıklar için (hava kabarcığı
hastalığı benzeri) ölümcüldür.
GASKET [salmastra] Halat tellerinden saç
örgüsü örülmüş halat.
GASPARD GUSTAVE DE CORIOLIS [Gaspard
Gustave de Coriolis] Fransız mühendis ve matematikçi (1792-1843). 1808’de École
Polytechnique girmiş ve mezun olmuştur. Değişik yerlerde
çalıştıktan sonra 1829’da École Centrale des Artes et
Manufactures’da profesör olmuştur. Mühendislik matematiğiyle
ilgilenen Coriolis özellikle sürtünme, hidrolik ve makinelerin yetenekleri
konularında çalışmıştır. İş ve kinetik
enerji terimlerini ortaya atmıştır. Coriolis, anılan terimler
nedeniyle değilde daha çok hareket halindeki rüzgar ya da suyun dünyanın
dönmesi nedeniyle yönünü değiştirmesi şeklinde
tanımlanabilecek Corilois kuvveti nedeniyle tanınmaktadır.
GASTER [mide] Sindirim organı.
GASTEROSTEIDAE (STICKLEBACKS,
TUBESNOUTS) [dikenlibalıkgiller]
Actinopterygii- ışınlıyüzgeçliler
sınıfı, Gasterosteiformes takımının
bir ailesidir. Apeltes, Culaea, Gasterosteus, Pungitius, Spinachia cinslerini barındırır. Toplam
16 türü bilinmek-tedir. Pulları yoktur, vücut yüzeyleri
kaygandır.
GASTEROSTEUS
ACULEATUS ACULEATUS (THREE-SPINED
STICKLEBACK) [üç iğneli dikenli balığı, adi dikenli
balığı, üç-dikenli balık, dikence balığı] Taban üstünde askıda yani tabanyüzücü
(bentopelajik) yukarıgöçer (anadrom) balıktır. Boyu TL=11 cm
olabilir. 0-
GASTRIC ARTERY [mide
atardamarı] Balıkların
sırt atardamarından (aortundan) karına, mideye ulaşan
atardamar.
GASTRIC VEIN [mide
toplaradamarı] Mide ve karındaki kanı toplayarak karaciğere ileten
toplardamar.
GASTRO- (GASTR-) (prefix) [gastro-] Karın, mideyle
ilgili. Örnek; Karındanbacaklılar- Gastropoda.
GASTROLITH [midetaşı,
gastrolit] Besinin
öğütülmesinde kullanılmak üzere bilinçli yutulmuş taş.
GASTROPODA (SNAILS) [karındanbacaklılar, karındanayaklılar, salyangozlar]
Yumuşakçalar
(Mollusca) takımının bir sınıfıdır.
Eogastropoda ve Orthogastropoda alt sınıflarına
ayrılır. Yumuşakçaların günümüzde yaşayan tahmini
60-75 bin türü ile en geniş grubunu oluşturur. Gelişmelerinde
giderek genişleyen sarmal (helozonik) vücut oluştururlar. Belirgin
bir kafaları, duyarga ve gözleri vardır. Çoğu kabukludur.
Türlerinin 2/3’ü denizde yaşar. Denizde yaşayanlar otobur (herbivor),
çürükçül (skavenjer) ve etoburdur (karnivor). Suda yaşayanlar solungaçla
solurlar. Karadakilerde akciğer bulunur. Bilimsel
sınıflandırmaları sürekli yenilenmektedir. Kullanılan
sınıflandırmalar ise yazarlara göre değişebilmektedir.
Geleneksel sınıflandırmada karındanbacaklılar 4
altsınıfa ayrılmıştır. Bunlar solungaçları
kalbin önünde olan Prosobranchia, solungaçları kabin sağ
arkasında olan Opisthobranchia, kabuksuz olan Gymnomorpha ve
akciğerli olan Pulmonata’dır.
GASTROSOMATIC INDEX [gastro somatik indeks] Balığın iç
organlarının ağırlığı x
100/Balığın ağırlığı.
Ağırlıklar gram.
GASTRULA [gastrula] Çokgözelilerde
(çokhücrelilerde) döllenmiş yumurtanın gelişme evrelerinden
üçüncüsü. Morula, blastula, gastrula. Embriyonun çift katmanlı halidir.
Dış tabakadaki hücreler ektoderme ve iç tabakadaki hücreler ise
mesoderm ve endoderme dönüşürler.
GAUGE (GAGE) [ölçek] Herhangi bir ölçü aletinin
genel adı.
GC (abbrev.) [gaz kromatografisi] ® Gas Chromatograph.
GEAR [donatı] 1- Balıkçılıkta kullanılan ekipman.
Örnek, solungaç ağı, olta, çapari, büyük çapari, mızrak,
gırgır, ortasu ve dip trolü, tuzaklar vb. Gemi, tekne, bot, sandal
değil.
GEAR [donatı] 2- Gemilerde kullanılan urgan, halat, kerye, makara vb
malzeme.
GEAR CONFLICT [araç
çatışması] Av alanında av araçlarının birbirine etki
etmesi. Trollerin sabit ağlara takılarak parçalaması.
GEAR RESTRICTION [araç sınırlaması] Bir av aracının
miktar ve tipinin belirli bir dönem kullanılmasının kanunen
yasaklanması.
GEF (abbrev.) [Küresel Çevre Fonu] Global
Environmental Facility. Birleşmiş
Milletler ve Dünya Bankası Küresel Çevre Fonu.
GEL [jel] Pelte kıvamında madde. Jöle.
GELDİAY [Remzi Geldiay]
Prof. Dr.
Remzi Geldiay (1919-1989). Ege Üniversitesi-Fen Fakültesi Hidrobiyoloji
Enstitüsü kurucu öğretim üyelerindendir. Curt Kosswig’in
öğrencisidir. İngilizce ve Fransızca bilen Geldiay Türkiye’de
deniz biyolojisinin gelişmesine önemli katkılar
sağlamış bir bilim adamıdır.
GEN. (abbrev.) [cins, gen.] ® Genus.
GEN. ET SP.
NOV. (abbrev.) [yeni cins ve tür] ® Genus et species nova.
GEN.
NOV.
(abbrev) [yeni cins] ® Genus novum.
GEN.
REV. (abbrev.) [iade cins adı] ® Genus revivisco.
GENDER LIMIT [cinsiyet
sınırlaması] Cinsiyetine göre balıkçılıkta korunan
balık. Genellikle yumurtlama dönemindeki dişi.
GENECOLOGY [genekoloji] Bitki
populasyonlarının kalıtsal bileşenleri ve yaşamalan
ilişkilerini ele alan ekoloji. ® Autecology (autekoloji). ® Ecology (ekoloji). ® Synecology (sinekoloji). ® Demecology (demekoloji).
GENERA [cinsler] Cins’in çoğulu. ® Genus.
GENERAL CHARACTERISTIC
OF TURKISH FISHERY [Türkiye
balıkçılığının genel özelliği] Türkiye
Avrupa
Birliği üyesi olmadığından balıkçılık
düzenlemeleri de henüz Ortak Balıkçılık Politikası
çerçevesinde ele alınmamaktadır. Avrupa Birliği üyeleri,
genellikle kıyıdan 12 deniz mili açığa kadar uzanan kesimi,
‘Münhasır Balıkçılık Kuşağı’ (Exclusive
Fishing Zone - EFZ) olarak kullanmaktadırlar. Türkiye uluslararası
Münhasır Ekonomik Kuşak sözleşmesine Ege Denizi’nin özel konumu
nedeniyle imzalamamıştır. Bu çerçevede AB’ce
GENERAL HARDNESS (GH) [genel sertlik]
Genel, toplam
sürekli su sertliği. Ca, Mg ve diğer iyonların
yığını (konsantrasyonu) ölçüsüdür ve 1 derece 17.9 mg/l’ye
eşittir.
GENERATION [kuşak, döl,
jenerasyon]
Kuşak, nesil. Balıkçılık biyolojisinde ana-babaların
ortalama yaşı.
GENERITYPE [generitip] ® Genotype.
GENEROTYPE (TYPE-SPECIES) [tiptür, generotip] Cinsi belirleyen tipik
tür. Aynı kalıtsal özelliğe sahip birey ya da bireyler. Bir cins
(genus) altında birçok tür yer alabilir ama taksonomide cins bir tiptür
ile betimlenir.
GENETIC [kalıtımbilim,
kalıtsal, genetik].
GENETIC DRIFT [kalıtsal
sürüklenme]
Küçük izole populasyonda kalıtsal birim malzemenin değişmeye
(mutasyona) ve seçilmeye yol açmadan rastgele değişmesi.
GENETIC POLLUTION [kalıtsal
kirlilik, genetik kirlilik] Balık çiftliklerinden kaçan
balıkların doğadaki yabani olanlarla çiftleşmesi sonucu
daha dayanıksız kalıtsal malzemeyi yabani stoklara
aşılaması.
GENITALIUM [gonopodyum] ® Gonopodium.
GENOM [genom] 1- Atmık ve yumurtada bulunan
kromozomların hepsi.
GENOM [genom] 2- Canlıların sahip
olduğu genlerin tümü. Haploid genom ve diploid genom olarak ayırt
edilebilirler. Diploid genom döllenmede erkek ve dişiden gelen haplid
genomların birleşmesinden oluşur.
GENOM [genome] 3- Gözenin (hücrenin) düzgün
işlemesi için gerekli olan minimum kromozomlar seti.
GENOTYPE (GENERITYPE) [genotip] 1- Genetik özellik.
GENOTYPE [genotip] 2- Canlının kalıtsal yapısı.
GENOTYPE [genotip] 3- Dişi ve erkekten gelen genomların
(kromozomların) birleşmesi yani diploid 2N kromozom
sayısına eşit kalıtsal yapı.
GENUS (pl. GENERA) [cins(ler)] 1- Türün üstünde, (alt) ailenin altında yer alan
canlılar grubu. Örnek; Bothus, Solea, Trachurus, Zeus.
GENUS (pl. GENERA) [cins] 2- Canlıların
sınıflandırılmasında birbirine çok benzeyen türler
topluluğunu barındıran grup.
GENUS
ET SPECIES NOVA (GEN. ET SP. NOV.) [yeni cins ve tür] Yeni bulunan cins ya da türü belirtme ve önermede
kullanılan terim.
GENUS NOVUM (GEN. NOV.) [yeni cins] Yeni tanımlanan türü
belirtme ve önermede kullanılan terim.
GENUS REVIVISCO (GEN. REV.) [iade cins adı] Yeniden
gözden geçirilen ve eski haline iade edilen cins adı.
GEO- [yer, jeo-] Örnek;
Jeoloji (geology)-Yerbilim.
GEOCHEMISTRY [jeokimya] Yerkürenin kimyasal yönden incelenmesi.
GEODESY [arzbilim] Yeryüzü biçim ve
büyüklüğünü inceleme bilimi. Arazi ölçme bilgisi.
GEODESY [jeodezi] Yerbilimin (jeolojinin),
yerküredeki şekillerin kesin coğrafik konumlarını
belirleyen bilim dalı. Buna yeryüzü bilimi ya da
arzbilim de denilmektedir
GEOECOTYPE [jeoekotip] Yerekotip.
Sınırlı, yerel bir yaşamalana doğal seçilmeyle uyum
sağlamış populasyon. Taksonomiyle ilgisi yoktur.
GEOGRAPHIC INFORMATION SYSTEM (GIS)
[coğrafi bilgi sistemi]
Yerel ya
da bölgesel çalışmalarda sonuç ya da planların görsel olarak
sunulabildiği bilgisayar temelli grafik programlar.
GEOGRAPHICAL SPECIATION [coğrafi evrilme] Coğrafi uzaklık,
ayrılık (yalıtılmışlık, izolasyon) süreci
sonucu evrilme.
GEOLOGIC MAP [jeolojik harita] Karasal oluşumları (fay
hatları vb’ni) diğer fiziksel özellikler ve
dağılımlarıyla gösteren harita.
GEOLOGICAL OCEANOGRAPHY [jeolojik oseanografi] Deniz ve okyanusları
jeolojik yönden inceleyen dal.
GEOMAGNETISM [jeomanyetizma] Yer manyetizması.
GEOMORPHOLOGY [yerbiçimbilim, jeomorfoloji] Jeomorfoloji. Yerküredeki engebeleri ve aşınım
olaylarını inceleyen bilim.
GEOPHAGY [jeofaj] Yer (toprak) yiyen.
GEOPHYSICS [jeofizik] Yerkürenin fiziksel
olaylarını ve bileşenlerini inceleyen bilim
dalı.
GEOSPHERE [yerküre, jeosfer] Yeryüzünün katı ve
cansız bölümü. Yerkürenin
atmosfer (havaküre), hidrosferden (suküre) ayrılan katı
kısmı ya da bu üç tabakanın bileşimi.
GEOSTROPHIC
CURRENT [jeostrofik akıntı] Dünyanın ekseni
etrafında dönmesi (Corilois etkisi) ile buna dik yerçekiminin
dengelenmesiyle yön değiştiren yatay
okyanus akıntısıdır.
Bu akıntılar eşbasınçlara (isobarlara) paralel yönde
olup yüksek basınç merkezlerinde saat
yönünde ve alçak basınç
merkezlerinde ise saat yönünün tersi yönündedir. Güney yarımkürede
ise verilen yönlerin tersi geçerlidir.
GFCM (abbrev.) [Akdeniz Balıkçılık Genel
Konseyi]
General Fisheries Council of the Mediterrranean. FAO’nun Akdeniz’deki koludur.
GH (abbrev.) [genel sertlik]
® General hardness.
GHOST CARP [hayalet sazan]
Beyaz
görünüşlü sazan balığı (Cyprinus carpio).
GHOST FISHING [hayalet
avcılık] Iskartaya ayrılarak atılmış ya da kazaen
kaybedilmiş bir ağın avı.
GHOST NET [hayalet ağ] Kötü hava ya da ihmal
nedeniyle yitirilmiş pasif balıkçılık ağı. ® Drift net (sürüklenme
ağı).
GIANT GOBY [yuvarlak
kayabalığı, kocabaşkaya, kovit balığı,
kayabalığı] ® Gobius cobitis.
GIBBOSUS [gibbous]
Kambur, eğik.
GIBRALTAR [Cebelitarık Boğazı] Afrika
ve Avrupa kıtalarını ayıran ve Akdeniz ile Atlas
Okyanusu’nu birleştiren genişliği
GILL [solungaç] 1- Balıkların çiftli solunum organı.
Kafanın arka tarafında solungaç yayı üzerinde ipliksi uzantılarla
kaplıdır. Kandaki gazların çevredeki su arasındaki
değiş tokuşunu sağlar.
GILL [solungaç]
2- Suda yaşayan hayvanların solunum organı.
GILL ARCH [solungaç yayı] Solungaçların
kıkırdağımsı iskelet desteği. Üzerinde ipliksi
uzantılar ile tırmıksı çıkıntılar bulunur. Bu
çıkıntılar lemikli balıklarda (Teleostei) çoğunlukla 4
fakat daha çok da olabilir. Örnek; Cyclostomata’da 16 adet.
GILL CAVITY [solungaç
boşluğu] Solungaçların bulunduğu alan.
GILL CHAMBER [solungaç
odacığı] Kafanın her iki tarafında ve arka
kısmında solungaç kapağı ve zarıyla örtülü
kısım.
GILL CHAMBER BROODER [solungaç odacığında
kuluçkalayan] Yumurtalarını
solungaç boşluğunda kuluçkalandıran balık.
GILL CLAMP [solungaç markası] Solungaç
kapağına sıkıştırılarak takılan
atkı tipi, kıskaçlı işaret. ® Carlin tag (Carlin markası) ® Lea tag (Lea markası). ® Petersen tag (Petersen markası). ® Pop-up tag
(pop-ap marka).
® Hot branding (sıcak-dövme marka). ® Cold
branding (soğuk-dövme marka). ® Spaghaetti tag (spagetti markası). ® Visible implant
tag (görünür ekme marka). ® Visible implant
elastomer tag (görünür elastik ekme marka).
GILL COVER [solungaç
kapağı, kapak, operkulum] Kafanın her iki tarafında solungaçları
örten vücut kısmı ve parçaları.
GILL FILAMENT [solungaç
ipliği]
Solungaç yayı üzerinde sıralanmış yumuşak,
kırmızı ipliklerdir. Gaz değiş tokuşunu
sağlarlar.
GILL NET [solungaç ağı]
Üstteki
mantar yaka ve alttaki kurşun yaka ile bir perde gibi kıyıya
çaprazi olarak çeşitli derinliğe yerleştirilen bu av
aracında ağ göz genişliği avlanan balık boyunu
belirler. Avlama prensibi balıkların hareket halindeyken ağa
çarparak kafalarının solungaç yarığına kadar
ağın gözüne geçip balığın kurtula-mamasına
dayanmaktadır.
GILL NET SELECTION [solungaç ağında seçme] Belirli göz genişliğine sahip bir solungaç ağıyla avlanan bir türe ait balıkların o bölgedeki aynı türden olan balıkların boy dağılımına oranı (Solungaç ağındaki balıkların boy dağılımı/Bölgedeki balıkların boy dağılımı) olup bir çan eğrisi şeklindenir. ® Selection (seçme).