D [son güncelleme 12 Mart 2008]
D1 (abbrev.) [birinci sırt yüzgeci (ışınları)] First
dorsal fin (rays).
D2 (abbrev.) [ikinci sırt yüzgeci
(ışınları)] Second dorsal fin (rays).
D3 (abbrev.) [üçüncü sırt yüzgeci
(ışınları)] Third dorsal fin (rays).
DACTYLOPTERUS VOLITANS (FLYING GURNARD) [uçan balık,
uçankırlangıç balığı, uçan balığı] Daha
çok denizde bulunur fakat acısuya da girer. Boyu TL=90 cm ve
ağırlığı
DACTYLUS (FINGER) [parmak].
DAGON [Dagon, Filistin balık tanrısı]
Üstü insan altı balık olan eski Filistin tanrısı. Babil
ve Asur oymalarında da görülmektedir.
DAHN [şamandıra]
Sabit bir ağın yerini belirlemek için kullanılan küçük,
bayraklı su yüzeyindeki işaret.
DAILY GROWTH INCREMENT [günlük halka] ® Daily ring.
DAILY LIMIT [günlük sınır] Oltacının bir günde
avlayıp tüketebileceği balık sayısı.
DAILY LIMIT-0 [günlük sıfır sınır] Balıkların
korunması amacıyla oltacının avladığı halde
tüketmesi yasaklanmış ve avlanan balığın
salıverilmesi gerektiği durum.
DAILY RATION [günlük rasyon] Bir günde tüketilen besin maddesi
miktarı.
DAILY RING (DAILY GROWTH
INCREMENT) [günlük halka] Otolit’te bir gün içerisinde
otolin ve aragonit’ten oluşan günlük büyüme halkası.
DALATIAS LICHA (KITEFIN SHARK) [küt burunlu
köpekbalığı] Tabansal (tabansal) olup 37-
DALIANE [germe]
Karadeniz’de sürü oluşturan göçmen balıklarının
avlanmasında kullanılan dalyanlarda kıyı ile ağ
arasına gerilen perde. Balık girişinin gözlenmesi gereken bu yöntemde, direk
üstündeki bekçi sürü girdikten sonra ağzı (dalyan ağzını)
kapatır.
DALOPHIS IMBERBIS (ARMLESS SNAKE EEL) [yılankurdu
balığı, yılanbalığı] Tabansaldır (demersaldır) ve 20-
DAM [baraj]
Su akışını kontrol için oluşturulmuş,
arkasında su tutan engel.
DAMSELFISH [papaz
balığı, rahip balığı] ® Chromis chromis.
DAN LENO ARM [kelebek]
® Butterfly.
DAN LENO BOBBIN [bobin, Dan Leno bobini] ®
Bobbin.
DAN LENO BRACKET [kelebek] ® Butterfly.
DAN
LENO SPREADER [kelebek] ® Butterfly.
DAN LENO TRIANGLE [Dan
Leno üçgeni] Bobin gibi işlevi olan demir üçgen.
DANCE [dans]
Üreme davranışı çerçevesinde balık çiftinin (dişi ve
erkeğin) yapmış olduğu hareketlere verilen genel ad.
DANIO RERIO – syn. BRACHYDANIO RERIO (ZEBRAFISH, ZEBRA DANIO) [?] Sazangiller’den (Cyprinidae) olup tropik sularda
tabanyüzücü (bentopelajik) bir türdür. Omurgalıların biyolojisinin
(fizyoloji, genetik, gelişme biyolojisi, nöroloji ve
hastalıklarının) incelenmesinde kullanılan küçük boylu
(<
DANISH POND [Danimarka havuzu] Toprak havuz adıyla da anılan ya
kazılarak çukur açılmak suretiyle ya da bentlenerek oluşturulan,
boyu eninin 10 katı olan akvakültür havuzu.
DANISH SEINE (DANISH SEINE TRAWL,
DANISH TRAWL) [Danimarka gırgırı] Çapa ile sabitlenmiş bir
şamandıraya bağlı, koni şeklinde bir ağ olup çok
uzun kollara (yakalara) sahiptir ve 2 km2’lik bir alanda
sürüklenerek oluşturulan toz bulutunu (bulanık su perdesini)
geçemeyen balıkların sonuçta torbada toplanmasını
sağlar.
DANISH SEINE TRAWL [Danimarka gırgırı]® Danish seine.
DANISH TRAWL [Danimarka gırgırı] ® Danish seine.
DANLENO [maça] Trol ağı
kanatlarının bağlandığı genellikle silindirik
ağaçtan ya da demirden yapılmış dikme.
DAPHNIA (WATER
FLEA) [su piresi, dafniya] 1- Akvaryum balığı yemi
olarak kullanılan canlı. Eklembacaklılar (Arthropoda) kabilesi, kabuklular (Crustacea)
altkabilesi, solungaç-ayaklı anlamında (Branchiopoda)
sınıfı, Cladocera (su pireleri) takımı su piresigiller
(Daphniidae) ailesinin bir cinsidir. 30’un üstünde türü vardır. Boyu 0.2-
DAPHNIA [Daphnia] 2- Nehir tanrısı Peneus’un kızı.
DARK MEAT (DARK MUSCLE) [koyu
et] Derinin hemen altında, balığın her
iki tarafında görünen, koyu, yağca diğer kısımlara
göre daha zengin kas kısmı.
DARK MUSCLE [koyu et] ® Dark meat.
DARK ZONE [koyu halka] Otolit kesitinde yansıyan
ışıkta koyu görünen, yavaş büyüme dönemine ait olup daha
çok organik madde (otolin) içeren halka.
DARTING SPEED (BURST
SPEED) [ani hız] Balığın kısa süre (5-10 saniye)
koruyabileceği en yüksek hız. Balıklar bu hızı
genellikle avlanırken ya da yırtıcıdan kaçarken
kullanırlar.
DARWIN [Darwin,
Darvin] Charles Robert Darwin
(1809-1882). Bilinen en önemli tek doğa bilimcidir. Alfred Russel Wallace
ile birlikte ve ondan bağımsız olarak evrilmenin kademeli
değişme ve doğal seçilme prensiplerini geliştirmiştir.
1825’te tıp öğrenimine başlamış fakat 1827’de
bırakmıştır. Babasının zoruyla Cambridge’de
teoloji (ilahiyat) tahsilini tamamlamış ise de biyolojiye çok
düşkündür. Yaptığı planın aksine aldığı
teklif üzerine HMS Beagle gemisiyle 5 yıllık Güney Amerika gezisine
katılmıştır. Görevi Güney Amerika
kıyılarının haritasını çıkartmaktır. Bu
seyahatte Kapverde, Falkland, Güney Amerika kıyıları, Galapagos
Adaları ve Avusturalya’ya giden Darwin topladığı birçok
örnekle İngiltereye dönmüştür. Örnekleri inceleyen Darwin fosil
olanlar ile yaşayanlar arasında dikkate değer benzerliklerin
olduğunu görmüştür. Yine Galapagos Adaları’nda adalara özgü
kaplumbağa ve kuş türlerinin birbirlerine benzemelerine rağmen
kolay ayırt edilebilir özelliklerinin olduğunu görmüştür.
Katıldığı seyahatte toplanan örneklerin değerlendirmesini
hazırlarken (1839-1843) bir yandan da evrime ilişkin görüşlerini
geliştirmekte ve yazmaktaydı (1842-1844). 1855’te Alfred Russel
Wallace’ın „On the law wich has regulated the introduction of new
species“ ile yer ve zamanda türlerin sürekliliği
çalışmaları Darwin’in dikkatini çekti. Wallace’ın bir
diğer müsveddesinde (On the tendency of varieties to depart
indefinitely from the original type)
yer verdiği „struggle for existence“ görüşü Darwin’i
kendi kuramını 1859’da açıklamaya ve yayınlamaya yöneltmiştir.
Linné Kıraliyet Derneğinde „On the tendency of species to
form varieties; and on the perpetuation of varieties and species by natural
means of selection” isimli çalışması
okunmuştur. Darwin’in evrilmeye ilişkin kuramı yavaş
ve kendiliğinden olan ard arda değiştirme dizisi (seçilerek
evrilme) şeklinde özetlenebilir.
DASYATIDAE (STINGRAYS) [dikenli-uyuşturanbalığıgiller]
Chondrichthyes - Kıkır-daklılar
sınıfı, kedibalığımsılar (Rajiformes)
takımının bir ailesidir. Dasyatis (40 tür), Himantura (26 tür), Pastinachus (2 tür),
Pteroplatytrygon (1 tür), Taeniura (3 tür), Urogymnus
(2 tür) olmak üzere 6 cins ve 72 türü kapsamaktadır. Deniz
canlılarıdırlar fakat Asya, Afrika ve Amerika’da tatlısu
formları da vardır. Kanat şeklini almış geniş
göğüs yüzgeçleriyle uçar gibi hareket ederler. Kuyruk-larında
testeremsi keskin ağı (zehir) taşıyan dikenleri
vardır. Tehlikeden normalde uzaklaşır ve saldırgan
davranmazlar fakat bir yırtıcının tehdidi halinde
kuyruklarını dikleştirip sallayak savunmaya geçerler. Canlı
doğrucudurlar (ovovivipar) ve 5-10 yavru verirler. Gözler üstte
ağız alttadır. Yumuşakça ve kabuklularla beslenirler.
Etleri yenilebilir.
DASYATIS CENTROURA (ROUGHTAIL
STINGRAY) [iğnelivatoz, deniz kedisi, rina
balığı] Tabansaldır (demersaldir). Acısuya
girer. Balıkçılığı önemsizdir. Disk
genişliği
DASYATIS PASTINACA (COMMON STINGRAY) [denizkedisi, kazık kuyruklu balığı, dikenli
uyuşturan balığı, iğnelivatoz, rina] Tabansaldır
(demersaldir). Acısuya girer. 5-
DASYATIS TORTONESEI (TORTONESE'S STINGRAY) [iğneli vatoz, rina] Tabansal (demersal) olup
DATA [veri(ler)] Ölçüm ya da gözlem sonucunda elde edilen gerçekler,
ölçüm değerleri.
DATA BASE [veri
tabanı] Analizlerde kullanılan birbiriyle uyumlu veriler. Örnek
balık boyu ve ağırlığı verileri.
DATA DEFICIENT [eksik veri] IUCN ölçütleri çerçevesinde soyu tehdit altında olan
türün, populasyonun durumunun doğrudan ya da dolaylı kestiriminde
kullanıla-bilecek verilerin olmaması durumudur. Bu eksiklik türün
biyolojisinin bilinmemesi değil türün bolluk ve
dağılımının bilinmemesiyle ilgilidir.
DATA LOGGER [veri
yazıcı] Verileri yazan.
DATA SET [veri
seti] Belirli ve özel bir konu hakkındaki veri ve bunun belgelenmesidir.
Örnek, tekne türüne (gırgır) göre yıllık av
miktarı.
DATALESS MANAGEMENT [verisiz
yönetim] Veri bulunmadığı durumda, mevcut bilgiler
çerçevesinde balıkçılığın idaresi.
DATE OF COLLECTION [örnekleme tarihi] Saha örneğinin
alındığı günün takvimdeki yeri (tarih).
DAVIT [matafora] Filikların asıldığı ters L ( é)
şeklindeki dikmeler.
DAY BOAT [günübirlik] Bir günlük sefer yapan balıkçı teknesi.
DAY LENGHT [gün uzunluğu, günboyu] Günün ışıklı olan
kısmının uzunluğu (24 saatin ışıklı
olan kısmı olup gün doğumu - gün batımı
arasıdır).
DAY-DEGREE [günderece] Balık
yetiştiriciliğinde gelişmenin derecesini belirtmek için o
günlerdeki sıcaklığı dikkate alan birim. Örneğin,
birbirini izleyen üç günde günlük ortalama sıcaklıklar 9, 10 ve 11
dB (abbrev.) [desibel] ® Decibel.
DDT
(abbrev.) [diklorodifeniltrikloretan] ® Dichloro-Diphenyl-Trichloroethane (DDT).
DEAD LAKE [yaşlıgöl] Yaşlanmış olup sucul
bitkilerle kaplanmak üzere olan karayla çevrili su kütlesi.
DEAD LIGHTS [körkapak] Lumbozun içerdeki (kamaradaki) demir
kapağı.
DEAD SEA [Lut Gölü] Arapça’da Bahri Lut (Lut Gölü) ya da El Bahr El-Mayyet
(Ölü Deniz) İbranice’de Yam ha-Maleh (Tuz Gölü) adının
verildiği ve bugün Ürdün ve İsrail arasındaki sınırda
yer alan bu göl çok yüksek tuzluluğu (300-400 ppt) ve deniz seviyesinin
DEAD SPOT [ölünokta]
Akvakültürde deveranın (su karışımının) çok az
olup oksijensizliğin geliştiği yer, alan.
DEAD WATER [ölüsu] Hareket etmeyen su kütlesi.
DEAD WEIGHT TON (DWT) [detveyt] Ton
olarak kaldırma ya da taşıma ağırlığı.
DEADLIGHT
[lumbuz, lomboz] ®
Porthole.
DEATH
RATE [ölüm oranı] Belirli bir sürede (ay, yıl) populasyondan
ya da stoktan eksilen orandır. ® Mortality rate (ölüm oranı).
DEBRIS [yıkıntı] 1- Malzemenin parçalanması sonucu
oluşan parçalar.
DEBRIS [yıkıntı]
2- Parçalanan
ya da dağılan organik maddenin kalıntıları, doku ve
hücreler.
DEC- (prefix) [dek-, dec-] On (10), onuncu. Örnek;
Dekapoda (Decapoda)-onayaklılar.
DECA- (prefix)
[deka- deca-] On (10). Örnek; Dekpoda
(decapoda)-Onayaklılar.
DECABRANCHIA [dekabranş, on uzantılı] On uzantılı, on kollu. Sekizi kısa 2’si uzun kolu-bacağı
(uzantısı) olan mürekkep balıkları.
DECADE [onluk devre] On
yıllık süreçler, dönemler için kullanılan anlatım.
DECALCIFICATION [kalkersizleşme] Kemiklerden kalsiyum’un (Ca)
soğurulması, emilmesidir. Bu, kemiği kırılgan yapar.
Tamponlanmamış formalin zamanla asit özellik geliştirir ve
saklanmakta olan balıkların kemiklerinden Ca’u çeker.
DECAPOD [onayaklı, dekapod].
DECAPODA (LOBSTERS, CRAYFISH, CRABS, SHRIMPS, PRAWNS) [onayaklılar]
Kabuklular (Crustacea) altkabilesi, Malacostraca sınıfı,
Eucarida üsttakımında bir takımdır. Dendrobranchiata
ve Pleocyemata alttakımlarını ve birçok süperaileyi içerir.
Birbirine benzeyen yengeçler, istakozlar, deniz tekeleri, karidesler,
kerevitler gibi birçok grubu içine alır. Adlarının ima
ettiği gibi bu kabukluların 10 ayağı vardır. Öndeki 3
çift ağız parçalarını (maxilliped) oluşturur.
Kalanlara göğüs ayağı anlamında periopod denir. Birçok
onayaklıda ise bir çift ayak kıskaça dönüşmüştür.
DECIBEL
(dB) [desibel]
İki ses yoğunluğunın
karşılaştırılmasında kullanılan logaritmik
birim.
DECIDUOUS SCALE [dökülen pul] Gevşek bağlı, kolay
kopabilen balık pulu.
DECISION RULE [kontrol kuralı] ® Control rule.
DECK [güverte] Gemide ambar ve kamara üstüne verilen
ad.
DECK CLEAT (BELAYING CLEAT) [koç boynuzu] Halat volta etmek için
kullanılan iki kulaklı bağlama düzeni.
DECK OFFICER [güverte zabiti] Güvertedeki iş ve işleyişten
sorumlu gemi adamı.
DECKBEAM (BEAM) [kemere] Güvertenin döşenebilmesi için posta uçlarını
birleştiren omurgaya dik bağlantılar.
DECK-MAN [miço, muço] Tayfa yamağı.
DECLINE [azalma]
Birey sayılarında ya da dağılım alanında nedeni
bilinmeyen ya da kontrol edilemeyen küçülme. Doğal nedenlerle olan artma
ve azalmalar ile planlanan balıkçılık buna dahil değildir.
DECOMPRESSION SICKNESS [gaz kabarcığı
hastalığı] ® Gas bubble disease.
DECURVED [aşağı kıvrık] Yanal
çizginin aşağı doğru kıvrıklığı. Bazı
sazangil balıklarda görülmektedir.
DEDUCTION [tümdengelim, dedüksiyon].
DEEP SCATTERING LAYER (DSL) [derin saçılma tabakası] Tabanla yüzey arasında
ortalarda bir yerde yankı iskandilinde tabana bezer yankı veren
tabaka. Bu tabaka gece yükselmekte gündüz derine inmekte olup gaz kesesi olan
canlıların birikme alanıdır.
DEEP SCATTERING LAYER [derin saçılma tabakası] ® False bottom (Yalancı taban).
DEEP SEA [derin
deniz] Deniz ve okyanusların 200 m’den derin
kısmı.
DEEP WATER [derin su] Dalgaların tabandan etkilenmediği, yüzey dalga
boyunun 1.5 katı olan derinlikteki su.
DEEP-SEA FISH [derindeniz balığı] Bin metreden daha derinde
yaşayan balık(lar).
DEEPWATER SPECIES [derinsu türü] 400 m’den daha derinde bulunan balık(lar).
DEFENCE [savunma] Koruma ve korunmaya ilişkin işlevsel
karmaşıklık olup bireysel ya da sosyal bağın
bulunduğu grubun yabancı tür ya da düşmana karşı
savunulmasıdır. Savunma birçok şekilde olur. i) Dar anlamda
koruma salgısı salgılamak, ses çıkartmak ya da
düşmanla çatışmak. ii) Saldırı. Düşmana olan
eşik mesafenin aşılması durumunda çatışmak. iii)
Savuşmak. Düşmanın hedefi olmadan önce saklanmak, geri çekilmek.
Bunun etken ve edilgen şekilleri vardır. iv) Kaçmak. v) Saldırıyı
önlemek. Bununda birçok şekli vardır. Korkutucu renk, yan gösterme ve
tehdit örnek olarak verilebilir. vi) Yöneltme. Örneğin mükkep salarak
saklanma yoluyla hedef olmaktan sıyrılmak.
DEGREE [derece]
1- Dairenin
1/360’da bir parçası ya da 60 dakika.
DEGREE [derece] 2- 60 deniz mili.
DEGREE [derece] 3-
Sıcaklık birimi (
DEGREES OF WATER
HARDNESS [su sertlik derecesi] Sudaki iyon miktarını gösteren
birim. Kademeli olarak en sert su birimi olan 30’a kadar gider. Derecelendirme faklı
ülkelerde farklı tanımlanmıştır.
|
1 Alman derecesi =
17.9 ppm CaO. 1 Amerikan derecesi = 17.1
ppm CaCO3. 1 Fransız derecesi =
10.0 ppm CaCO3. 1 İngiliz derecesi =
14.3 ppm CaCO3. |
DEIONISER [deiyonizör]
İyon değiş-tokuşcuyla suyu filtreleyen aygıt.
DELAGIC TRAWL [delajik trol] Demersal (tabansal) ve pelajik (deniz(de)
kelimelerinin parçaları kullanılarak üretilmiş olan bu kavram,
takım değiştirmeden hem taban hemde yüzücü (pelajik)
balıkların avcılığında kullanılan
kombinasyon trol ağını belirtmektedir.
DELPHINAPTERUS LEUCAS (WHITE WHALE,
BELUGA WHALE) [akbalina, beyaz balina,
deniz kanaryası] Kuzey kutbunda yaşayan dişli küçük yunus
balığı. Sırt yüzgeci yoktur. Göğüs yüzgeçleri
kısadır. Boyu TL=5 m ağırlığı 1.5 ton
olabilir. Birçok sesi taklid edebilir ve bir adı da deniz
kanaryasıdır.
DELPHINIDAE (DOLPHINS) [yunusbalığıgiller] Yunuslar adlarında
balık kelimesi geçmekte ise de öncelikle balık değildirler. Bu
memeli hayvanlardan (Mammalia) balinalar (Cetacea) takımı, dişli
balinala (Odontoceti) alttakımının Delphinidae (Okyanus yunusları)
ailesi ile Phocoenidae (gerçek yunuslar) ailelerinin genel adıdır. Yunusbalığıgillerin
boy ve ağırlıkları
DELPHINIDAE (DOLPHINS) [yunusbaliğigiller] Yunuslar adlarında balık
kelimesi geçmekte ise de öncelikle balık değildirler. Bu memeli
hayvanlardan (Mammalia) balinalar (Cetacea) takımı, dişli
balinala (Odontoceti) alttakımının Delphinidae (Okyanus
yunusları) ailesi ile Phocoenidae (gerçek yunuslar) ailelerinin genel
adıdır.
DELTA [delta] Nehirlerin getirdiği askı
maddelerin birikmesiyle nehir ağızlarında oluşan genellikle
üçgen şeklinde, üstüste biriken çökel tabakası.
DELTENTOSTEUS QUADRIMACULATUS (FOUR-SPOTTED
GOBY) [benekli kaya balığı, dört
benekli kayabalığı] Tabansal
(demersal) olup göçmen değildir. TL=8 cm olabilir. Kumlu,
çamurlu tabanda daha çok
DEMAND FEEDER [istemsel beslenme] ® On-demand feeder.
DEME [halk] Bir
populasyonun coğrafi sınırlama nedeniyle aynı türden olan
diğer populasyonlarla çiftleşme eğilimi olması. Taksonomik
konumları aynı olmasına rağmen yapısal özellikleri ve
yaşam şekilleri bakımından biraz
farklılaşmış topluluk.
DEMECOLOGY [demekoloji] Populasyon ekolojisi. Bir
türü ya da topluluğu ele alan ekolojiden alt ayırımı
zordur. ® Autecology (autekoloji). ® Ecology (ekoloji). ® Synecology (sinekoloji).
® Genecology (genekoloji).
DEMERSAL [tabansal, demersal] Tabanda ya da tabana yakın
yaşayan balıklar.