V [son güncelleme 02 Temmuz 2008]

V (kısaltma) [V] Karın yüzgeci. ® P2.

VADAL [vadal] Kıyıya yakın yüzen. 

VADE-MECUM [vade mecum] Benimle gidiyor (vade=gidiyor, mecum =benimle). Bir bilim dalında temel bilgileri içeren cep kitabı.

VAGN WALFRID EKMAN [Vagn Walfrid Ekman] İsveçli okyanus bilimci (1874-1954). Stokholm’de doğmuştur. Fridtjof Nansen’in yanında Kuzey Kutbu keşif gezisine katılmıştır. Nansen buzdağlarının rüzgarın estiği yönde değilde 200-400 sapmayla ilerlediklerini görerek henüz fizik öğrencisi olan Ekman’dan bu durumu araştırmasını ister. Ekman 1902’de Ekman sarmalı kuramını yayınlar. Ekman kuramın yanında uygulamaya da önem vermiş ve kendi adıyla anılan akıntı ölçer ile su şişesini de geliştirmiştir.

VAHŞİ YAŞAM [wildlife] Doğal ortamlarında yaşayanlar. ® Yaban. 

VAKUM [vacuum] Havasız boşluk.

VALİKÜLTÜR [valliculture] İtalya’da mevsimsel göçe dayalı olup bir bentle denizden ayrılmış acısuda balık kültürü. 

VAN GÖLÜ [Lake Van] Bir görüşe göre dünyadaki ilkel okyanusların kısmı özelliklerini taşıyan Van Gölü aynı zamanda dünyanın en büyük sodalı gölüdür (S%o19 ve pH=9.8). Çok uç bir ekosistemi oluşturur. Gölde 103 bitkisel ve 36 hayvansal plankton ile inci kefali (Chalcalburnus tarichi) adı verilen bir tür balık yaşamaktadır. Yüzölçümü 3700 km2’dir. Denizden 1645 m yüksekteki bu gölün su seviyesi zamanla değişmekle birlikte ortalama derinliği 171 m ve en derin yeri ise 451 m’dir. Su hacmi 736.22 km3’tür. Gölün su düzeyi 1990’lı yıllarda 3 metre yükselmiş ve geniş zirai alanları kaplamıştır. Burdur Gölü gibi Van Gölü de dışarıya su vermez. Göl, göl suyuna girmeyi seven (göl ve il adıyla anılan) kedisiyle de ünlüdür. Gölde yalnız kedi değil aynı zamanda boyu 15 metre kadar olan İngiltere’deki Loch Ness benzeri bir canavarın da yüzmekte olduğu rivayeti basında yer almıştır. ® Burdur Gölü.

VAN VEN GRAB [van Veen grab] ® Kumkapar.

VAN’T HOFF KURALI [Van’t Hoff’s rule] 100C sıcaklık artışı kimyasal ve fiziko-kimyasal reaksiyonları iki, üç ya da daha çok hızlandırır.

VANTUZ [adhesive disc] 1- ® Yapışkan disk.

VANTUZ [sucker] 2- Çekmen.

VANTUZ BALIĞI [common remora] 1- ® Remora remora.

VANTUZ BALIĞI [live sharksucker] 2- ® Echeneis naucrates.

VANTUZ BALIĞI [whalesucker] 3- ® Remora australis.

VARDİYA [watch] Günlük görev dönemi. Nöbet.

VARGEL [cableway] Vinç tellerinin tambura düzgün sarılmasını sağlayan düzenek.

VARLIKBİLİM [ontology] Var olma bilimi.

VARSAM BALIĞI [lesser weever] ® Echiichthys vipera.

VARSAYIM [hypothesis] ® Önerme.

VARYANS [variance] Standart sapmanın karesi. 

VARYETE [variety] Ait olduğu türün görev ve yapısal özelliklerinden çok az farklılık gösteren canlı. Şüpheli ve çapraşık taksonomik bir terim olup alt türden daha küçük basamak olarak kabul edilmektedir.

VAS DEFERENS [vas deferens] ® Atmık kanalı.

VASCO DA GAMA [Vasco da Gama] Ümit Burnu’nu aşan ilk denizci ve kaşif (1460-1524). Portekiz’de doğdu. Babası da kâşifti ve Hindistan’a denizden ulaşmak istiyordu. Bunu gerçekleştiremeden öldü. Oğul Gama doğuya hareket etti (1497). Ümit Burnu’nu aşarak Afrika’yı dolaştı ve sonuçta Kalkuta’ya ulaştı (1498). Aynı yıl Hindistan’dan ayrıldı ve Portekiz’e döndü (1499) ve bir kahraman olarak karşılandı.

VATOZ [bottlenosed skate] 1- ® Rostroraja alba.

VATOZ [cuckoo ray] 2- ® Leucoraja naevus.

VATOZ [rough ray] 3- ® Raja radula.

VATOZ [speckled ray] 4- ® Raja polystigma.

VATOZ [spotted ray] 5- ® Raja montagui.

VATOZ [starry ray] 6- ® Raja asterias.

VATOZ [thornback ray] 7- ® Raja clavata.

VATOZ [undulate ray] 8- ® Raja undulate.

VATOZ BALIĞI [rough ray] 1- ® Raja radula.

VATOZ BALIĞI [thornback ray] 2- ® Raja clavata.

VATOZ BALIĞI [undulate ray] 3- ® Raja undulate.

VE DİĞ. (ve diğ.) (kısaltma) [et al.] ve diğerleri. İkiden çok yazarın (araştırıcının) katkısının bulunduğu bilimsel yayınlarda fikir sahibini belirtirken daha çok kişinin katkısının olduğunu göstermek için kullanılan kısaltma.

VEJAKVARİYEN [vegequarian] Balık yiyen vejetaryan.

VEKTÖR [vector] Yön ve büyüklüğe sahip bir çizgi ile sayısal bir değerin anlatımı.

VELİGER [veliger] Bazı yumuşakçaların yüzer kurtçuğuna (larvasına) verilen ad.

VENTER [eel-buck] ® Pinter.

VENTRAL [ventral] Karın, karına ait.

VENTRAL ADİPOZ YÜZGEÇ [ventral adipose fin] ® Karın yağ yüzgeci.

VERİ [data] Her türlü ölçüm değeri. ® Veriler.

VERİ SETİ [data set] Belirli ve özel bir konu hakkındaki veri ve bunun belgelenmesidir. Örnek; tekne türüne (gırgır) göre yıllık av miktarı.

VERİ TABANI [data base] Analizlerde kullanılan birbiriyle uyumlu veriler. Örnek; balık boyu ve ağırlığı verileri.

VERİ YAZICI [data logger] Verileri yazan.

VERİLER [data] Ölçüm ya da gözlem sonucunda elde edilen gerçekler, ölçüm değerleri. 

VERİMLİ [fertile] 1- Yeni döl verme yeteneğinde olan.

VERİMLİ [fertile] 2- Üretimi geliştirme yeteneğinde olan. Besin tuzlarınca zengin  su ya da humusu bol toprak.

VERİMSİZ [sterile] 1- Üreme yeteneği olmayan.

VERİMSİZ [sterile] 2- Besin tuzlarınca fakir su ya da humusu olmayan toprak.

VERİSİZ YÖNETİM [dataless management] Veri bulunmadığı durumda, mevcut bilgiler çerçevesinde balıkçılığın idaresi.

VERMES [vermes] Hayvanlar aleminde yapay bölüm. Asalak (parazit) kurtlar, nemertenler (Nemertini) ve halkalıkurtlar (Annelida) vb gruplar.

VERMİFORM [vermiform] Solucan şekilli, kurt şekilli. 

VERMİVOR [vermivore] Kurt ya da kurt benzeri hayvanları yiyen.

VERRUKOZ [verrucose] Derisi yumrularla, siğille kaplı. 

VERTEBRATA [vertebrates] ® Omurgalılar.

VESTİBÜL [vestibule] Diğer boşluklara açılan kanal, kamara. Örnek; iç kulaktaki utriculus, sacculus ve lagena.

VHF (kısaltma) [Very High Frequencies] 30-300 MHz arasında yer alan radyoelektrik dalga.

VHS (kısaltma) [Viral Haemorrhagic Septicaemia] ® Viral hemorrajik septisemi.

VİBRİYO [Vibrio] 1- Gram-negatif bir bakteri cinsidir. Çoğunlukla tuzlu suda bulunur. Bilinçli ya da seçmeli olarak oksijensiz olabilir. Tek kamçısı ile hareket edebilir.

VİBRİYO [vibriosis] 2- Vibrio spp.,nin neden olduğu akut bakteriyel hastalıktır.

VICTOR HENSEN [Christian Andreas Victor Hensen] Alman hayvanbilimci ve fizyolog, Schleswig, 1835 - Kiel, 1935. İlk kez plankton terimini kullanmış ve kendi adıyla anılan plankton ağını geliştirmiştir. Bir anlamda biyolojik okyanus biliminin temelini atmıştır. Prusya Okyanus Araştırmaları Komisyonunun kurulmasını sağlamıştır. Fizyolog olarak anatomi ve embriyoloji alanında çalışmıştır. Onuruna bir araştırma gemisine adı verilmiştir (RV Victor Hensen).

VİLLİFORM DİŞLER [villiform teeth] Yama şeklinde ya da bant halinde yerleşmiş ince uzun dişler. 

VİLLOZA [villosa] Kısa saç ya da parmak benzeri oluşumlar. 

VİNÇ [gurdy, winch] Elle ya da motorla hareket ettirilen ve ağır malzeme alma, kaldırma ve boşaltma ile balık ağını güverteye çekmeye yarayan makine, alet. ® Irgat.

VINCIGUERRIA ATTENUATA (IŞILDAK BALIĞI) [?] Yüzücüdür (pelajiktir). 100-600 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=4.5 cm olabilir. Gündüz 250-600 ve gece 100-500 m derinliklerde bulunur. Genç ve erin bireyler kısa mesafeli dikey göç yaparlar.

VİRA [heave] 1- Irgat, vinç vb’nin sarma, kaldırma yönünde kullanılması için verilen komut (vira!, vira böyle!).

VİRA [houling] 2- Kendine, içeriye, yukarıya doğru çekme ve hareket ettirme eylem ve emri.

VİRAL HEMORRAJİK SEPTİSEMİ [Viral Haemorrhagic Septicaemia (VHS)] Kültürdeki alabalıkgillerde görülen akut ve kronik hastalıktır. Belirtileri; iştahsızlık, sürüden ayrılma, renkte koyuluk, kanama, gözlerin pörtlekleşmesi (exophthalmia). Hastalık sıcaklık değişmesiyle ilgili olup sıcaklığın 80C’nin altına inmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bu hastalığa ‘Egtved hastalığı’ da denmektedir.

VİROLOJİ [virology] Virüsleri inceleyen bakteriyoloji bilim dalı.

VİRTÜEL [virtual] Sanal, gücül.

VİRTÜEL POPÜLASYON ANALİZİ [Virtual Population Analysis (VPA)] ® Sanal popülasyon çözümlemesi. ® Tertip çözümlemesi.

VITA [life] Yaşam.

VİTAMİN [vitamin] Hayvanlar tarafından üretilemeyen ve dışarıdan hazır ve üretilmiş olanın alınması gereken biyo-katalizatör görevini yapan organik maddeler (moleküller). Farklı maddeler bugün vitamin olarak algılanmaktadır. Bunlar;

 Vitamin A

Retinol, Beta-carotene

 Vitamin D

Cholecalciferol, Calciferol

 Vitamin E

Tocopherol

 Vitamin K

Menadione, Prothromin factor, Naphthoquinone

 Vitamin B1

Thiamine, Aneurine (1912’de bulunan ilk vitamin)

 Vitamin B2, G

Riboflavin, Lactoflavin

 Vitamin B3

Nicotinamide, Niacin

 Vitamin B5

Pantotheric acid

 Vitamin B6

Pyridoxine, Pyridoxal

 Vitamin B7, H, I

Biotin

 Vitamin B8, B9, M

Folic acid, Folate

 Vitamin B10, R

p-aminobenzoic acid, PABA

 Vitamin C

Ascorbic acid, hygnose

 Vitamin B12

Cobalamine, Dibencozide

 Vitamin B15

Pangamic acid, Dimethylglycine

 Vitamin B17

Amygdalin

 Vitamin P

Bioflavonoids, Citrus factor - teknik adlarıyla

VİTELLÜS (BESİN KESESİ) [vitellus] Yumurtada zar ve çekirdek dışında kalan malzemenin hepsi.

VİVİPAR [vivipar, vivipary, viviparous] Doğurucu, doğurgan, canlı doğuran. Ceninin (embryonun) gelişmesi ve beslenmesi anne karnında olur. Cenin eşle (plasentayla) rahime bağlıdır. Doğumla birlikte bu bağ kopar.

VİYA [steady] Teknenin istenen yöne döndükten sonra o yönde seyrine devam etmesi için kullanılan komut (viya böyle!).

VİZYON [vision] ® Öngörü.

VMS (kısaltma) [Vessel Monitoring System] ® Gemi izleme sistemi.

VOC (kısaltma) [Volatile Organic Compounds] Uçucu organik bileşikler.

VOLİ BALIKÇILIĞI [drive-in fishery] Aslında başka türlü balık avcılığı yapılamayan kayalık ve resif alanlarında balıkları ses çıkartarak korkutmak suretiyle ağa yakalanmasını temel alan bir balıkçılık şeklidir. Voli’de tekne tabanına tokmak benzeri malzemeyle vurmak suretiyle tok bir ses çıkartıl-maktadır.

VOLTA [round turn] Halatın sabitlemesi için bir yere sarılması.

VOLVOCIDAE [Volvocidae] Kamçılı birgözeli (birhücreli) hayvanlar ailesi.

VOLVOX [rotating] 1- Dönen (etrafında).

VOLVOX [Volvox] 2- Küre şeklinde, içi oyuk, çift kamçılı gözelerden (hücrelerden) oluşan yeşil suyosunu.  

VOMER [vomer] Damağın orta kısmındaki çoğunlukla dişli ya da çift dişli kısım.  

von BAYER HUNİSİ [von Bayer trough] Balık yumurtalarının sayımında kullanılan 30 cm’lik huni. 

-VOR (sonek) [-vorous] X’i yiyen.

VORTEKS [vortex] ® Girdap.

VORTİSİTE [vorticity] Kendi ya da ekseni etrafında dönme ölçüsü.

VP (kısaltma) [Virtual Population] Sanal popülasyon.

VPA (kısaltma) [Virtual Population Analysis] ® Sanal popülasyon çözümlemesi.

VS. (vs.) (kısaltma) [et cetera, etc.] ve saire. 

VÜCUT ÇEVRESİ [girth] Birinci sırt yüzgecinin önünden alınan vücut çevresi, kısaca kalınlıktır.

VÜCUT DERİNLİĞİ [body depth] Birinci sırt yüzgecinin önünden karına (karın yüzgecinin önüne) indirilen hattın uzunluğudur.

VÜCUT UZANTISI [appendage] Vücuttan uzanan dikkate değer her türlü uzantı.

VÜCUT YÜKSEKLİĞİ [body depth] ® Vücut derinliği.

VURGUN [nitrogen narcosis] 1- ® Azot vurgunu.

VURGUN [nitrogen narcosis] 2- Balinalar kısa ya da uzun süreli ve türe bağlı olarak çok derine (2000 m) daldıkları halde basıncı ve bunun etkisi ile kana karışan azotu dengelerler ve insanlar gibi vurgun yemezler. Balınalarda yüzeyde solunurken hava ile alınan ve kana geçen azot ve su altındayken kullanılan oksijen sonucu oluşan CO2 kandan akciğere geçer ve burada depolanır. Böylece balinanın hem CO2 dayanıklılığı artar hem de kanda azot kabarcıklarının oluşması önlenir. ® Retia. ® Harika ağ.