T [son güncelleme 2 Temmuz 2008]

T (t) (kısaltma) [metric ton] Ton, 1000 kg.

TABAKA [stratum, çoğ., strata] Özellikleri benzer kabul edilen katman, derinlik kesimi vs. ® Katman.

TABAKA AKIM [laminar flow] Katman akım da denmektedir. Komşu katmanlara (tabakalara) karışmadan bir hat üzerindeki su ve parçacık hareketi.

TABAKALANDIRILMAMIŞ ÖRNEKLEME [unstratified sampling] Belirli bir derinlik aralığı –tabaka gözetilmeden ilgi alanından örnek alınması. ® Örnekleme.

TABAKALANDIRILMIŞ ÖRNEKLEME [stratified sampling] Belirli derinlik aralıkları dikkate alınarak yapılan örnekleme şekli. Örnek; 0-25 m ile 25-50 m ya da 50-100 metre gibi derinlik tabakalarından örnek alınması. ® Örnekleme.

TABAKALAŞMA [stratification] Su kolonunun sıcaklığı iki farklı katmana ayrılması. 

TABAN AĞI [ground net] Tabanda kullanılan her türlü balık ağı.

TABAN BALIĞI [groundfish, bottom fish] Taban üstünde ya da tabana yakın yaşayan ve genellikle ticari önemi olan balık.

TABAN BALIKÇILIĞI [ground fishing] Yem kullanarak tabanda ya da tabana yakın kesimde yapılan avcılık.

TABAN SEÇİCİ [substratum chooser] Yumurtasını taban malzemesine bırakan balıklarda, erkek dişiyi cezp etmeden önce yumurtlama yerini (tabanı) temizler. 

TABANCIL [benthivore] ® Tabanobur.

TABANOBUR [benthivore] Tabanda yaşayan (dolaşan) canlılarla beslenen.

TABANSAL (DEMERSAL) [demersal] Tabanda ya da tabana yakın yaşayan balıklar.

TABANSAL BALIKÇILIK (DEMERSAL BALIKÇILIK) [demersal fishery] Taban ve tabana yakın yaşayan türlerin avcılığı.

TABANYÜZÜCÜ (BENTOPELAJİK) [benthopelagic] Tabana yakın duran ve beslenen fakat aynı şekilde ortasu ile yüzeye yakın sularda da zaman zaman bulunup ve beslenen balıkları belirtmede kullanılan terim.

TABUR [cohort] ® Tertip.

TAC (kısaltma) [Total Allowable Catch] ® Toplam izin verilebilir av.

TACC (kısaltma) [Total Allowable Commercial Catch] Toplam izin verilebilir ticari av. ® Toplam izin verilebilir av. 

TACİZEN YUMURTLAYICI [chase spawner] Yumurtlama esnasında erkek bireyin dişiyi takip ve taciz ettiği yumurtlama davranışı. Örnek; Carassius auratus.

TAENIURA GRABATA (TIRPANA BALIĞI, YUVARLAK RİNA) [round stingray] Tabansaldır (demersaldır). 10-300 m derinliklerde yayılır. Boyu TL=2.5 m ve ağırlığı 84 kg olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Kıyıya yakın kumlu, kayalık-kumlu tabanda bulunur. Canlı doğurucudur (ovovivipardır). Kendisini gömer.

TAHSİS EDİLMEMİŞ TÜR [non-allocated species] Toplam avlanabilir miktarı belirlenmemiş balık türü. Buna avlanması yasak türler dahil edilmez.

TAHTA BALIĞI [Atlantic tripletail] 1- ® Lobotes surinamensis.

TAHTA BALIĞI [white seabream] 2- ® Diplodus sargus.

TAKA [?] ® Balıkçı tekneleri.

TAKIM [order, ordo] 1- Canlıların sınıflandırılmasında ailenin üstünde, sınıfın altında yer alan birbirlerine benzeyen canlılardan oluşturulan gruba verilen ad.

TAKIM [troop] 2- Avlanma birliği kurmuş köpek balığı topluluğu. 

TAKLİT [mimicry] 1- Biri tehlikeli diğeri tehlikesiz iki türün görünüşünün birbirine benzemesi. Tehlikesiz tür, tehlikeli türü yemede kötü tecrübe edinmiş yırtıcıdan bu yolla korunmaktadır. Buna Batesian taklit denmektedir.

TAKLİT [mimicry] 2- Birbirinin benzeri iki türün de tadı kötüdür. Bunlardan birini yemede kötü tecrübe edinmiş yırtıcı diğerinden de sakınmaktadır. Buna Müllerian taklit denmektedir.

TAKLİT [mimicry] 3- Kendi türünden bireyleri taklit etmek.

-TAKSİ (sonek) [-taxis] Yönlendirilmiş tepki. 

TAKSİT’E ÇIKMAK [instalment fishery] Belirli bir sürede kabzımala olan borcun kısmen kapatılması için bir günden uzun süreli yapılan balıkçılık faaliyetidir.

TAKSON [taxon] Yaşayan organizmaların sınıflandırılmasında kullanılan herhangi bir sistematik birim. Aile (familya), cins ya da tür ile gösterilen sistematik birim. 

TAKSONOMİ [taxonomy] Organizmaların tanımlanması, adlandırılması, sınıflandırılması ile bunlarla ilgili kural ve prensiplerin oluşturulmasıyla ilgilenen biyoloji bilim dalı.

TAKSONOMİK GRUP [taxonomic group] Alt birimler ve bireyleri dahil herhangi bir takson.

TAKSONOMİK İSİM [taxonomic name] Bilimsel isim. 

TALASOFOBİ [thalassophobia] Deniz korkusu.

TALASSİK [thalassic] Denizle ilgili.

TALASSO- (önek) [thalasso-] Deniz ve acısuyla ilgili. 

TALASSOPLANKTON [thalassoplankton] Deniz planktonu. 

TALLOFİTA [Thallophyta] Kök, gövde ve yaprak vb olmayan çiçeksiz bitkiler.

TAM BOY [length-over-all] 1- Geminin baş ve kıçında uç noktalar arasında ölçülen uzunluğu.

TAM BOY [total length] 2- Balığın burun ucundan kuyruk yüzgecinin uç noktasına olan uzunluğu. ® Standard boy. ® Çatal boy. 

TAM KAPALI SİSTEM [closed containment system] Karada ya da denizde kurulmuş balık artığı ve kaçağının olamayacağı, oluşan atıkların işlenerek arındırıldığı özelde balık ve genelde sucul canlı kültürü.

TAMBESİN [complete diet] Akvakültürde balığın gereksindiği bütün besleyicileri içeren yem.

TAMBUR [winch barrel] Balıkçı teknelerinde genellikle telin ve ağın sarıldığı makaramsı yapı. Trollerde iki tambur bulunur ki bunlar hem birlikte hem de birbirinden bağımsız kullanılabilirler.

TAMBUR BALIĞI [boarfish] ® Capros aper.

TAM-YENİLENME [complete regeneration] ® Yenilenme.

TANIMLAMA [identification] Daha önce oluşturulmuş bilimsel sınıflandırma ölçütlerini kullanarak bir balığın yerini (tür düzeyine kadar) belirlemek. 

TANIMLAMA ANAHTARI [identification key] Bir balığın bilimsel adını bulmada kullanılan seçenekli özellikler listesi.

TARAFSIZLIK [neutralism] İki türün birbirini etkilemediği ilişki (0 0). Örnek; Lactobacillus ve Streptococcus bakterilerinin yoğurt başlatıcılar olarak ilişkileri tarafsızlık örneğidir. Bu bakterilerin birlikte ya da ayrı ayrı kültürlerindeki sayıları yani popülasyon büyüklükleri değişmemektedir.

TARAKGİLLER [Pectinidae, Pecten, scallops] Yumuşakçalar (Mollusca) kabilesi, çiftkabuklu (Bivalvia) sınıfı, istitiridyemsiler (Ostreoida) takımında yer alan Pectinidae ailesi bireylerini kapsar. Ailede 39 cins yer almaktadır. Büyük merkezi çekme kasları vardır. Aktif yüzücü ve göçmendirler. Yüzme, kabukların açılıp kapanmasıyla gerçekleşir. Daha çok yırtıcılardan korunmak için sıçrama şeklinde kullanılır. Erdişidirler (hermafrodittirler) ancak eşeylerini (cinsiyetlerini) değiştirme yetenekleri de vardır. Yumurtalar kırmızıdır. Kurtçuk (larva) belirli bir süre sonra uygun yere yerleşir. 18 yıl kadar yaşaya-bilirler. Etleri genelde tereyağında sote ya da kızartılarak yenir. Tabandan, ya ağlı kızakla ya da dalgıç marifetiyle elde edilirler.

TARAKLI GUBAN BALIĞI  [goldsinny-wrasse] ® Ctenolabrus rupestris.

TARAKLIÇIRÇIR BALIĞI  [goldsinny-wrasse] ® Ctenolabrus rupestris.

TARAKLILAR [Ctenophora, comb jellies] Tentaculata ve Nuda olmak üzere iki sınıfa ayrılır ve toplam 100 kadar türü kapsar. Tentaculata Cydippida, Platyctenida,  Ganeshida, Thalassocalycida, Lobata, Cestida olmak üzere 6 takıma ayrılır. Nuda’da ise yalnız Beroida takımı vardır. Sınıflandırılmalarında sorunlar henüz giderilmiş sayılmaz. İngilizce isim medüzsüleri (jölelileri) anımsatmakta ise de taraklılar medüzsü değildirler. Vücutları ışınsal (radial) simetrik olup genellikle renksizdirler. Renk ortak yaşadıkları yosunlardan (alglerden) kaynaklanmaktadır. Statosistler denge organıdır. Çoğu türde karşılıklı uzayabilen dokunaçlar bulunur. Dokunaçların kenarlarında colloblast denilen gözeler (hücreler) bulunur. Bunlara besin maddesi değdiğinde bu göze (hücre) patlayarak açılır ve yapışkan iplikçikler çıkar. Taraklılar, kopan kısımlarını, umulmayacak oranda yenileyebilirler. Suyun hareketiyle hareket ederler. Kısa mesafeyi ise yüzebilirler. Yırtıcıdırlar. Plankton, kurtçuk (larva), solucanlar, kabuklular ve hatta bazen küçük balıkla beslenirler. Yaklaşık 35 türü tabanda yaşar. Erseliktirler (hermafrodittirler) ve çoğunluğu eşeyli (cinsi) çoğalırlar. İstilacı türlerdir. Türkiye sularında en son bilinen istilacı tür ise Mnemiopsis leidyi olup Karadeniz’e Atlas Okyanusu’ndan taşınmıştır. Bir diğeri Mnemiopsis ile beslenen ve Karadeniz’e geçen Beroe ovata’dır.

TARAKSI [pectinate] Tarağa benzeyen.

TARAKSI PUL (KTENOİD PUL) [pectinate scale, ctenoid scale, squama ctenoidea, squamae ctenoideae (çoğ.)] Teleostei’de görünen ve kuyruk tarafına doğru olan kısmı küçük dikenli olan pul. Balık kuyruktan baş tarafa doğru sıvazlandığında yüzey pürüzlü ve sert hissedilir. Örnek; ringagiller (Clupeidae).

TARAMA [tarama] 1- Türkiye’de çoğunlukla sazanın (Cyprinus carpio) yumurtalarının tuz, ekmek kırıntısı, beyaz peynir, zeytin yağı ve limon suyu ile karıştırılmasıyla yapılan salata. 

TARAMA [dredging] 2- Sığlaşan liman ağzı ya da limanın derinleştirilmesi işi ve işlemi.

TARANAN ALAN [swept area, area swept] Sürütme ağının taradığı alan = ağız açıklığı (m) x çekme mesafesi (m) ise ve bu alanda yapılan 1’er saatlik çekimlerde ortalama C kg balık avlanmış ise bunun çalışılan toplam alana yansıtılması ile geniş alandaki balık biyokitlesi tahmininin elde edildiği, bütün hakkında bilgi veren bir stok tespiti yöntemi ve modelidir. Modelde kullanılacak veriler alan özellikleri ve derinlik dağılımı dikkate alınarak ya alt alanlara ayrılmamış (unstratified) yada alt alanlara ayrılmış (stratified) olarak toplanır. Alt alansız biyokitle tahmini için B=A/(a.q).yort. formülü ve alt alanlı bitokitle tahmininde ise B=å(Ai/(ai. qi)).yort. formülü kullanılır. Burada A=Avcılığın yapıldığı büyük alan, a=troll ağı ile taranan alan, q=ağın ilgi türü avlama katsayısı, yort=ortalama av, i= i. alt alanlardaki veriler ve n=ağ çekim sayısıdır.

TAŞ BALIĞI [white grouper] ® Epinephelus aeneus.

TAŞ HANİ BALIĞI [painted comber] ® Serranus scriba.

TAŞ HANİSİ [dusky grouper] ® Epinephelus marginatus.

TAŞEMEN [lamprey] Baş, gövde ve kuyruktan oluşan yılan balığı tipli 1 m boya ulaşabilen, pulsuz, kıkırdak iskeletli, çenesiz sucul canlı. Örnek; Lampetra mariae, Petromyzon marinus.

TAŞEMENGİLLER [Petromyzontidae, lampreys] Yuvarlakağızlılar (eskiden Cyclostomata, günümüzde Cephalaspidomorphi) sınıfına giren Petromyzonti-formes takımından bir aile. Bu aile Geotriinae, Mordaciinae, Petromyzontinae alt-ailelerini barındırır. Aile bireylerinin yanlarda 7’şer solungaç deliği vardır. Göğüs ve karın yüzgeçleri yoktur. Sularımızda Lampetra mariae bulunmak-tadır. Denizde yaşar tatlısuda ürer. Beslenirken bir canlıya yapışarak kan emer. Yapısallıkları (vücut şekilleri) ve fizyolojilerinin farklılığı nedeniyle zoolojide balık olarak kabul edilmezler. Taşemengiller tatlısuda kendisini gömen kurtçuk (larva) olarak yaşamaya başlarlar. Kurtçuk (larva) evresi 5-7 yıl sürebilir. Bu süre sonunda değişikliğe uğrayarak erin şekle geçerler. Bu geçiş sırasında iç organlar yeniden şekillenir. Bir kısım taşemen tatlısuda kalır. Tatlısuda kalanlar genellikle küçüktür. Denize göçenler geri döndük-lerinde uygun bir yuvaya yumurtlar ve ölürler. İnsanlar taşemengilleri tüketmektedirler. Etleri balıktan çok kırmızı et lezzetindedir.

TAŞHANİSİ [blacktip grouper] 1- ® Epinephelus fasciatus.

TAŞHANİSİ [Malabar grouper] 2- ® Epinephelus malabaricus.

TAŞHANİSİ [mottled grouper] 3- ® Mycteroperca rubra.

TAŞIMA KAPASİTESİ [carrying capacity] 1- Bir ekosistemin doğal özellikleri fazlaca bozulmadan meydana gelen değişiklikleri taşıyabilme (kabul edebilme, kaldırma) konusundaki yeteneği.

TAŞIMA KAPASİTESİ [carrying capacity] 2- Çevrenin bir tür ya da tip’in biyokitlesi ya da sayısını uzun süre sürdürebilme yeteneği. Terim aynı zamanda bir çevrenin insan eliyle oluşturulan ya da doğal olarak oluşan kaynağını kendi yetisi ile uzun süre sürdürmesi ile işletilme düzeyi için de kullanılmaktadır.

TAŞINABİLİR ÇÖKELTME AĞI [portable lift-net] Elle kullanılabilir boyuttaki çökeltme ağı.

TAŞLIK [pharyngeal mill] Gırtlakta öğütücü dişlerin yer aldığı ve sert besin maddelerinin ezildiği kısım.  Örnek; Sparidae.

TAŞMIŞ [spillover] 1- Deniz koruma alanından avcılığın yapıldığı alana hareket eden erin balık.

TAŞMIŞ [spillover] 2- Deniz koruma alanından alan dışında kalan çevreye yayılmış balık kurtçukları (larvaları).

TATLISU [fresh water] 1- Binde 0.5’den (0.5 ppt) daha az tuzlu olan sular. 

TATLISU [freshwater] 2- Tuzsuz göletler, göller, pınarlar, dereler, çaylar, ırmaklar.

TATLISU İSTAKOZU [Galician crayfish, broad-fingered crayfish] Kerevit ya da göl istakozu da denir. ® Astacus leptodactylus.

TATLISU LEVREĞİ [zander] ® Sander lucioperca.

TATLISUKAYA BALIĞI [monkey goby] ® Neogobius fluviatilis fluviatilis.

TATLISUKAYASI BALIĞI [monkey goby] ® Neogobius fluviatilis fluviatilis.

TAVA BALIĞI [pan fish] Pazarda satılmayan, oltayla avlanan herhangi bir yemeklik küçük balık.

TAVA BOYU BALIK [pan-size fish] Bütün olarak kızartılabilecek herhangi bir balık.

TAVŞAN BALIĞI  [marbled spinefoot] 1- ® Siganus luridus.

TAVŞAN BALIĞI  [marbled spinefoot] 2- ® Siganus rivulatus.

TAVŞAN BALIĞI [rabbit fish] 3- ® Chimaera monstrosa.

TAVŞANBALIĞIGİLLER [Siganidae, rabbitfishes] Actinopterygii - ışınlı-yüzgeçliler sınıfı, levreksiler (Perciformes) takımının bir ailesidir. Bir cinsi olan Siganus’ta 28 tür yer almaktadır. Aile bireylerinden iki tür doğu Akdeniz’e Kızıldeniz üzerinden yerleşmiş olup ilk kez 1964’te Filistin kıyılarında görülmüştür. Bu türler Siganus luridus ve Siganus rivulatus’tur. Renklidirler. Sırt ve dışkıl (anüs) yüzgeçlerinde ağı (zehir) taşıyan ışın vardır. Sokulma halinde şiddetli ağrı verir. Otoburdurlar (herbivordurlar). Bazı türleri sürü oluşturur.

TAVUK BALIĞI [poor cod] ® Trisopterus minutus.

TAYFA [sailor, crew, seaman] Gemide sefere katılan işçi.

TAZE DONMUŞ [fresh frozen] İç organları alınarak temizlenmiş balığın aniden (şok) dondurulmuş ve paketlenmiş şekline verilen ad.

TAZE YEMDEN KESME [weaning] Akvakültürde kurtçuk (larva) aşamasın-daki balıkların taze yemden yapay yeme geçirilmesi.  

TB (kısaltma) [TB] ® Balık veremi.

tc (kısaltma) [age at first capture] ® İlk avlanma yaşı.

TDS (kısaltma) [Total Dissolved Solids] ® Toplam çözünmüş katı(lar).

TED (kısaltma) [Turtle Excluder Device] ® Kaplumbağayı dışlayan alet.

TEHDİT ALTINDAKİ TÜRLER [threatened species] Doğadaki soyunun tehlikeye girmesi muhtemel türler.

TEHLİKEDEKİ STOK(LAR) [at-risk fish stock(s)] Miktarının giderek azaldığı tespit edilen ve özel düzenleyici önlem gerektiren balık stok ya da stokları.

TEHLİKEDEKİ TÜRLER [endangered species] 1- Soyu tükenme tehlikesi altındaki türler.

TEHLİKEDEKİ TÜRLER [endangered species] 2- IUCN’nin verdiği tanım gereği ister ulusal düzeyde doğadaki kökünün kurutulması ister uluslararası düzeyde doğadaki soyunun yakın gelecekte kaybolma (yok olma) tehlikesinde olan türler.

TEHLİKELİ MADDELER [hazardous substances] İnsan sağlığı ve çevre için tehlikeli olan, hastalık ya da ölüme yol açabilen maddeler.

TEK KULLANMALIK [disposable] Yalnız bir kez kullanıldıktan sonra atılan malzeme.

TEK TÜRLÜ MODEL [single species model] Ekosistemdeki diğer türlerle etkileşimi dikkate almayan model.  

TEKCİNSLİ [monogeneric] Yalnız tek cinsin bulunduğu taksonomik birim.

TEKDÖNÜŞSEL BALIK [monocyclic fish] Yaşamının son evresinde yumurtlayan balık. Örnek; Anguilla (yılan balığı).

TEKE [common prawn] ® Palaemon serratus.

TEKEŞLİLİK [monogamy] Bir erkek ile bir dişinin yalnız kendi aralarında çiftleşmesi.

TEKHÜCRELİLER [unicellular animals] ® Birgözeliler.

TEKHÜCRELİLER [unicellular animals] Birhücreliler. ® Birgözeliler.

TEKİR [striped red mullet] ® Mullus surmuletus.

TEKİR BALIĞI [striped red mullet] ® Mullus surmuletus.

TEKİR BARBUNYA [striped red mullet] ® Mullus surmuletus.

TEKİR KAYASI [red-mouthed goby] ® Gobius cruentatus.

TEKİRKAYA BALIĞI [red-mouthed goby] ® Gobius cruentatus.

TEKİRKAYASI BALIĞI [red-mouthed goby] ® Gobius cruentatus.

TEKKABUKLU [univalve] ® Birkabuklu.

TEKKONAKLI [one-host life cycle] Gelişme evrelerini aynı konakta geçiren ve tamamlayan asalak.

TEK-KULLANIM SİSTEMİ [flow-through system] Akvakültürde suyun sistemden bir kez geçerek kullanılmış olması. Kullanılan bu su daha sonra arıtmadan geçirilerek ortama verilebilir.

TEKNE [vessel] ® Gemi.

TEKNOLOJİK İLERLEME [technological creep] Balıkçılıkta avcılık etkinliğinin teknolojik yenilikler (daha sağlam iplik, balık bulucular vb) nedeniyle sürekli artması.  

TEKOMUZLULAR [Haplomi, Esociformes] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Protacanthopterygii üsttakımı, Esociformes takımındaki Esocidae ve Umbridae ailelerini kapsar. Takım her ailede 5 türden toplam 10 türü barındırır.

TEKTONİK [tectonic] 1- Yerkürenin büyük, geniş yapısal özelliklerinin incelenmesi.

TEKTONİK [tectonic] 2- Yerküre yüzeyinin şekil değiştirmesine yol açan yerkabuğu hareketleri ve kuvvetlerini inceleyen jeoloji dalı.

TEKTÜR KÜLTÜRÜ [monospecies culture] Akvakültürde yalnız bir türün besiciliği ve yetiştiriciliği.

TEKTÜRLÜ [monospecific] Yalnız bir tür ihtiva eden cins.

TEKYÜZGEÇLİDİL BALIĞI [whiskered sole] ® Monochirus hispidus.

TEL [warp] ® Çelik tel.

TEL MAKARASI [girdie, warp drum, winch barrel] Balıkçı gemilerinde çelik telin sarıldığı vinç makarası. ® Tambur.