S [son güncelleme 01 Temmuz 2008]

S (kısaltma) [survival rate] ® Yaşama oranı. 

SAÇ GÖZE  [hair cell] Mekanik algılayıcı kılları olan göze (hücre). Titreşim ve basınç kılların sinir hücrelerine elektrik sinyali göndermelerine neden olur. Kılların bir yönde eğilmesi elektrik boşalmasına neden olurken aksi yöne eğilme verilen elektrik uyarısının azalmasına neden olur. Saç göze bu şekilde uyarı yönünü belirler. Saç gözeleri (hücreleri) içkulakta ve balıkların yanal çizgisinde bulunur.

SAÇ HÜCRE [hair cell] ® Saç göze.

SAÇAKYÜZGEÇLİLER [Crossopterygii, lobe-finned fish] Sarcopterygii sınıfı altında yer alan akciğerli balıklar (Dipnoi), kolakant (Coelacanth) ile dörtayak (Tetrapod) canlıları kapsar. Kemikli balıklar olup karasal omurgalıların ataları olarak kabul edilmektedirler. Türlerinin hemen hepsi taşlaşmıştır (fosildir). Devon çağından bu yana yaşayanları vardır. Bilinen en yaygın örneği Latimeria chalumnae’dir. Yüzgeçleri yuvarlak ve çifttir. Sınıflandırmaları kesin değildir. Nisan 2006’da gazetelerde de yer alan ve yeni bulunan Tiktaalik roseae‘de bu grupta yer almaktadır.

SACCULUS [sacculus] Balıkların kulak kapsülünde, utrikulus ve lagena arasında yer alan, genelde en büyük iç kulak odacığıdır. Bu odacıkta sagitta adı verilen, genellikle en büyük otolit yer almaktadır. ® Sagitta.

SAÇILMA [scattering] Gelen ya da giden enerji, parçacık ses ve benzerindeki değişme.

SAFRA [ballast] 1- Gemilerin su hattına kadar batırılması ve dengesinin sağlanması için dip kısma (sintineye) konan ağırlık.

SAFRA [weight] 2- ® Kurşun yaka.

SAFRA [weight] 3- Oltaya takılan kurşun.

SAFRA [weight] 4- Yelkenlilerin altına konulan kama şeklinde olup sabit ya da katlanabilir salma.

SAFRA KESESİ [gall bladder] ® Öd kesesi.

SAFRA SARNICI [ballast tank] Sintinede safra suyunun alındığı sarnıçlar.

SAĞA DEVİRLİ PERVANE [right hand propeller] Kıçtan başa doğru bakıldığında sancağa (sağa) doğru dönen pervane. Tek pervaneli teknelerde pervane hep sancağa (sağa), çift pervanelilerde ise sancaktaki yine sancağa (sağa), iskeledeki iskele yönüne (sola) döner.

SAĞANAK [shower] Yere düşen katı ya da sıvı haldeki yağış. 

SAĞIM [stripping, hand stripping] ® Sağmak.  

SAGİTTA [sagitta] Balıkların kulak kapsülünde yer alan altı otolitten biridir. Sazangiller (Cyprinidae) ve yayınbalığıgiller (Siluridae) hariç en büyük otolittir. Sacculus içinde bulunur. Yaş tayinleri ve eski kalıntılar ile mide muhtevasında balık türü tayininde kullanılmaktadır.

SAĞLAY [validation] Bir değer, bulgu ya da ölçümün doğru olup olmadığının kontrolü. Örnek; yaş tayinlerinde yorumlanan halkaların belirlenen yıllara ait olup olmadığının doğrulanması.

SAĞLIKLI STOK [healthy stock] Üretim düzeyi yaşamalanıyla uyumlu olup hayatta kalması değişiklikler çerçevesinde devam eden stok.

SAĞMA [strip, stripping, hand stripping] ® Sağmak. 

SAĞMAK [strip, stripping, hand stripping] Yetiştiricilik amacıyla ve yapay döl almak için olgunlaşmış (kızgın) balığın karnının hafifçe sıvazlanmasıyla yumurta ve atmığın boşaltılması. 

SAHA ARAŞTIRMASI [field research] Balıkların doğal ortamlarında incelenmesi.

SAHA ÇALIŞMASI [field work] Balıkların doğal yaşam alanlarında avlanması ya da örneklenmesi.

SAHANLIK [shelf] Kıta sahanlığını kısaca belirtmede kullanılan ad.

SAHANLIK ALANI [shelf area] Denizde 0-200 m derinlik kesimi. ® Kıta sahanlığı.

SAHANLIK FAUNASI [shelf fauna] Kıta sahanlığında (0-200 metrelerde) yaşayan hayvansal organizmaların bütünü.  

SAHANLIK RESİFİ [shelf reef] Kıta sahanlığı üzerinde oluşan resif. 

SAHANLIK SINIRI [shelf break] Kıta sahanlığı ve kıta yamacının birleştiği yer. Genellikle 200 m civarındaki derinlik.

SAHİL GÜVENLİK BOTU [fishery protection vessel] Balık avı ve aracını (ağ) kontrol eden ve ulusal düzenlemenin uygulanmasını sağlayan devriye botu, teknesi.

SAHİL HATTI UZUNLUĞU [length of shoreline] Sahil konturunun uzunluğu. 

SAHTE HALKA [false annulus] ® Yalancı halka.

SAHTE TABAN [false bottom] ® Yalancı taban.

SAHTE YUMURTA [false egg] ® Yalancı yumurta.

SAKİN EKVATOR KUŞAĞI [doldrum] Kuzey yarımkürede kuzeydoğulu, güney yarımkürede güneydoğulu (İngilizcede trade winds-ticaret rüzgarları, Türkçede Fransızca’dan aktarma olup alize adıyla anılan) hafif rüzgârların estiği, sakin ekvator kuşağı.

SAKKULUS [sacculus] ® Sacculus.

SAKLANAN [ammodytes].

SAKS ORGANI [organ of sachs] Vücudun arka kısmındaki elektrik organı. Örnek; Electrophorus. 

SAL BALIKÇILIĞI [raft fishing] Açık suda orkinosların birikmesi için oluşturulan gölgelik (sal) kullanılarak avlanması.

SALAMURA BALIK [salted fish] Tuzlu suda koruma ve saklanmaya alınmış balık.

SALARIA BASILISCA (HOROZBİNA) [zebra blenny] Tabansal (demersal) olup 2-15 metrelerde rastlanır. Boyu TL=18 cm olabilir. Deniz çayırları arasında bulunur. Birkaç dişinin yumurtasını erkek bekler. Yumurtaları yapışkan ve tabansaldır (demersaldır).

SALARIA PAVO (İBİKLİHOROZBİNA BALIĞI) [peacock blenny] Tabansaldır (demersaldır). Acı ve tatlısuya girer. Boyu TL=13 cm olabilir. Balıkçılığı kişisel tüketim düzeyindedir. Sığ suda kayalıklar ve deniz çayırları arasında bulunur. Yumurtaları yapışkan ve tabansaldır (demersaldır).

SALDIRGANLIK [aggression] 1- Kendi bölgesini, yavrusunu korumak için başkasına zarar vermek ya da zarar vermeye yönelmek. Yırtıcı (predator) davranışı saldırganlık değildir.

SALDIRGANLIK [aggressivity] 2- Saldırı ve çatışmaya hazır ya da eğilimli olmak.

SALGI [secretion] Göze (hücre) ya da bezin dışına atılan madde, sıvı.

SALGIN [epidemic] Popülasyon içerisinde hızla yayılan hastalık.

SALGIN HASTALIK [epidemic] Genellikle aynı anda toplumdaki bireylerin çoğunda görülen, geniş dağılımlı yaygın ortak hastalık. 

SALGIN YUMURTLAMA [epidemic spawning] Bir popülasyonun yumurta ve atmığı aynı anda suya bırakmasıdır. Bu yolla döllenme şansı artırılmakta olup genellikle yumuşakçalardan yassısolungaçlılarda (Lamellibranchiata) görül-mektedir.

SALİNİTE [salinity] Tuzluluk. Deniz suyunun 1 kg’ında çözünmüş halde bulunan iyonların gram cinsinden ağırlığıdır.

SALİNOMETRE [salinometer] Elektrik iletkenliğini kullanarak suların tuzluluğunu ölçmede kullanılan alet.

SALIVERME [release] Avdan sonra balığın suya geri bırakılmasıdır ve çoğunlukla sportif balıkçılıkta en az zarar vermek şeklinde uygulanır. 

SALIVERME UYARACISI [releasing stimulus] Balığın yumurta bırakmasına yol açan uyarıcı. 

SALIVERMEK [backing down] Koruma altında olup (deniz memelisi, deniz kaplumbağası vb gibi) kazaen avlanan canlıları denize salmak (serbest) bırakmak.

SALMA [drop keel] Salma omurga’da denmektedir. Teknelerin altına dengeleyici olarak konulan ek.

SALMASTRA [?] 1- Makine ve boru bağlantı yerlerinde sızdırmazlığı sağlamak için lifli malzemeden yapılmış urgan conta.

SALMASTRA [gasket] 2- Halat tellerinden saç örgüsü örülmüş halat.

SALMO LABRAX (DENİZALASI BALIĞI, ALABALIK, DENİZ ALASI) [Black Sea salmon] Karadeniz alabalığı Salmo trutta labrax bilimsel adıyla da tanınmaktadır. Doğu Karadeniz’de yukarıgöçer (anadrom) balık olup Çıldır gölünde de bulunur. Boyu TL=110 cm olabilir. Deniz, acısu ve tatlısuda yaşar. Nisan-Mayıs aylarında ırmak ve derelere girer.

SALMO SALAR (SOM BALIĞI) [Atlantic salmon] Karadeniz’de yetiştiriciliğinin denendiği yıllardan sonra dilimize somon adıyla da giren Atlas Okyanusu’nda yaşayan alabalıkgil bir türdür. Boyu TL=150 cm ve ağırlığı 47 kg kadar olabilir. Bilinen en yaşlı birey 13 yıllıktır. Tabanyüzücü (bentopelajik) ve yukarıgöçerdir (anadromdur). Deniz, acısu ve tatlısuya girer. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği çok önemlidir. Genç bireyler tatlısuda 1-6 yıl kaldıktan sonra denize göçerler. Denizde 1-4 yıl geçirirler. Eşeysel (cinsi) olgunluğa ulaşanlar doğdukları tatlısuda yumurtladıktan sonra yeniden denize dönerler. Ancak bunların büyük çoğunluğu yumurtlama sonrasında ölür. Tatlısudaki büyüme yavaştır. Denizde hızlı büyürler.

SALMO TRUTTA ABANTICUS (GÖL ALABALIĞI) [?] Abant gölünde ilk kez 1954’te tanımlanmış olup küçük boylu, en çok 58 cm’ye ulaşan bir alabalıkgildir. Yeni bir tür olduğundan şüphe edenler vardır.  

SALMO TRUTTA CASPIUS [sea trout] Yazında Salmo caspius bilimsel adı da kullanılmaktadır. Hazar Denizi kökenli olup Aras nehrinde yaşadığı belirtil-mektedir. Avrupa kaynakları bunun yeni bir tür olmadığını ileri sürmektedir. ® Salmo trutta trutta.

SALMO TRUTTA MACROSTIGMA (DAĞ ALABALIĞI, BÜYÜK LEKELİ ALABALIK) [?] Sapanca, Uludağ yöresinde yaşayan alabalık türüdür. En çok TL=60 cm olabilir. Tabanyüzücü (bentopelajik) olup yukarıgöçerdir (anadromdur).

SALMO TRUTTA TRUTTA (DENİZ ALASI, DENİZALASI BALIĞI) [sea trout] Yüzücü (pelajik) yukarıgöçerdir (anadromdur). Tatlı ve acısuda bulunur. Boyu TL=150-155 cm civarında olabilir. Ağırlığı 50 kg kadar olup 38 yıl yaşayabilir. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği yapılmaktadır. İlk 1-5 yılı tatlısuda ve 6 ay ile 5 yılını tuzlusuda geçirir. 3-4 yılda eşeysel (cinsi) olgunluğa ulaşır. Her dişi yaklaşık 10 bin yumurta üretir. Tatlısuda normalde birden çok kez yumurta bırakır. Soyu tehlikedeki türler listesinde az tehlikede sınıfında yer alır.

SALMONIDAE [salmons] ® Alabalıkgiller.

SALPA [salema] ® Sarpa salpa.

SALPALAR [Thaliacea] Gömlekliler (Urochordata) altkabilesinin bir sınıfıdır. Pyrosomida, Salpida ve Doliolida olmak üzere üç takımı kapsar. Deniz hayvanları olup bütün yaşamlarını su kolonunda askıda geçirirler. Koloni oluşturan Pyrosomida 1 m boya ulaşabilir. Diğerleri tek yaşar. Salpların hepsi suyu filtreleyek beslenir. Vücutları fıçı şeklindedir.

SALYAFORA [?] 1- Gemi zincirini ırgata vurmak ya da ayırmak için zincirlikten gerektiği kadar zincir çıkarmak.

SALYAFORA [?] 2- Gemiyi bağlamak için kıyıya halat vermek üzere güverteye zik-zaklı yayılan ince halat (el incesi). 

SALYANGOZ [snail] Sarmal kabuklu karındanbacaklı yumuşakça.

SALYANGOZLAR [Gastropoda, snails] ® Karındanbacaklılar.

SANAL POPÜLASYON [virtual population] Yararlanılan (kullanılmakta olan) stok. Belirli bir anda (zamanda) yaşayan ve ileride avlanacak balıkların sayısı.

SANAL POPÜLASYON ANALİZİ [virtual population analysis] ® Sanal popülasyon çözümlemesi.

SANAL POPÜLASYON ÇÖZÜMLEMESİ [virtual population analysis (VPA)] Geçmiş stok büyüklüğü ve balıkçılık ölüm payını yaş ya da boy verilerini kullanarak hesaplama düzeni (algoritması). Bunun için avlanan balık miktarının tam olarak bilindiği var sayılarak stoktaki en yaşlı balıkların (en yaşlı yaş grubundaki) ölüm oranı ve sayılarından hareket edilmek suretiyle yukarıdan -en yaşlıdan en gencine doğru kayıpların eklenmesi suretiyle denizde olması gereken balık sayılarının tahmin edilmesidir. Bu hesaplama düzenine tertip (cohort) çözümlesi de denmektedir. ® Tertip çözümlemesi.

SANCAK [flag] 1- Bayrak ya da flama.

SANCAK [starboard] 2- Yüz, başa doğru çevrildiğinde deniz aracının sağ tarafı.

SANCAK ALABANDA [to put hard over] Dümenin sonuna kadar sancak tarafına doğru basılması için verilen komut.

SANDER LUCIOPERCA (TATLISU LEVREĞİ, AKBALIK, UZUNLEVREK, SUDAK BALIĞI) [zander] Yüzücü (pelajik) olup ırmakgöçerdir (potamadromdur). Tatlısuda bulunur, acısuya girer. Boyu TL=130 cm ve ağırlığı 20 kg olabilir. 2-30 metre derinliklerde rastlanır. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği yapılmak-tadır. Soğuk suyu sever. Farklı mevsimlerde farklı yaşamalanlarda bulunur. Kışın derine, çukurlara iner. İlkbaharla birlikte ırmaklarda yukarı doğru göçer. Yumurtlamadan sonra erinler akıntıyla birlikte göllere döner. Yumurtlama dişilerin ölüm oranlarını etkiler. Sarı renkli yumurtalar taş, çakıl, bitki gibi hareketsiz nesnelere yapışık bulunur. Eti suludur, sevilen bir olta balığıdır.  Gizil (potansiyel) derttir. Soyu tehlikedeki türler listesinde az riskli sınıfında yer alır.

SANDER MARINUS (DENİZAKBALIĞI, DENİZ AKBALIĞI) [estuarine perch] Tabanyüzücüdür (bentopelajiktir), acısuda bulunur, nadiren nehirlere girer. Soyunun durumu hakkında yeterli veri yoktur.

SANDER VOLGENSIS (BERŞ, SEKRET BALIĞI) [Volga pikeperch] Tabansal (demersal) olup acısuya girer. Nehirlerde bulunur. Ticari balıkçılığı vardır.

SANT- (önek) [cent-] Yüz, yüzüncü.  Örnek; santrimetre (centimeter) - 1/100 m.

SANTRİFÜJ [centrifuge] Askı malzemenin çökeltilmesinde merkezkaçtan yararlanılan, dönme hızı yüksek alet.

SAPAN [?] 1- Balıkçı teknelerinde çok dolu ağı güverteye almak için kullanılan halat sargı.

SAPAN [backstrop, backstrap, back board becket, board bridle, board leg, door legs, sling, door strop] 2- Trol kapısını ağa bağlanan zincirden ya da yine halattan yapılmış kısa (>) şeklinde terazi bağı.  

SAPAN BALIĞI [thintail thresher] ® Alopias vulpinus.

SAPAN BALIK [aberrant fish] Alışılmış, bilinen doğal tipinden renk, şekil ya da davranış olarak sapan (ayrılan) balık.

SAPLI GÖZ [stalked eye] Bir sap üzerinde olan göz. Örnek; kerevit (Astacus leptodactylus). 

SAPMA [deviation] Ölçüm değeri ile ortalama arasındaki farktır. Buna standart sapma da denilebilir.

SAPRO- (önek) [sapro-] Çürük, çürümüş.

SAPROB [saprobic] Organik malzemenin fazla, oksijenin az olduğu ortamla ilgili. 

SAPROFAJ [saprophagy] Ölü ya da çürümekte olan malzemeyle beslenme.

SAPROFİT [saprophyte] Çürükçül. Ölü ya da çürümüş organik malzemeyle beslenen.

SAPROFİTLER [saprophystes] Çürüyen ya da çürümekte olan dokular üzerinde ya da onlarla beslenerek yaşayan mantarlar ve bazı bakteriler gibi canlılar. 

SAPROPEL [sapropel] 1- Derin suda oksijensiz koşullarda oluşan çökelti katmanı.

SAPROPEL [sapropel] 2- Göl tabanındaki yapışkan, kokan çürümüş malzeme. 

SAPROZOİK [saprozoic] Çürükçül. Yaşamını yitirmiş, ölü organizmalarla beslenen.

SAPROZOİK BESLENME [saprozoic nutrition] Çözünmüş organik malzemeden yararlanma ya da beslenmedir.

SARDA SARDA (PALAMUT, TORİK, SİVRİ BALIĞI) [Atlantic bonito] Yüzücü (pelajik), okyanusgöçerdir (okyanodromdur). Acısuya girer. 80-200 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=100 cm ve ağırlığı 11 kg kadar olabilir. Balıkçılığı çok önemlidir. Kıyısal yüzey sularında sürü oluşturan türdür. Yamyamdır. Boy sınıflarına göre dilimizde kullanılan farklı adları şunlardır:

12-16 cm    Palamutvonozu   

16-22 cm    Kestanepalamudu

22-28 cm    Çingenepalamudu

28-35 cm    Palamut

35-40 cm    Zındandelen 

40-45 cm    Torik

45-55 cm    Sivri

55-65 cm    Altıparmak

     65 cm <  Piçuta

SARDALYA [cornish duck] 1- ® Sardina pilchardus.

SARDALYA [European pilchard] 2- ® Sardina pilchardus.

SARDALYA [Madeiran sardinella] 3- ® Sardinella maderensis.

SARDALYA [round sardinella] 4- ® Sardinella aurita.

SARDALYA BALIĞI [Black Sea sprat] 1- ® Clupeonella cultriventris.

SARDALYA BALIĞI [European pilchard] 2- ® Sardina pilchardus.

SARDINA PILCHARDUS (AKDENİZ SARDALYA BALIĞI, ATEŞ BALIĞI, SARDALYA BALIĞI, SARDALYA) [European pilchard] Avrupa kıyılarında yaşayan, sürü oluşturan, yüzücü (pelajik) ve okyanusgöçer (okyanodrom) bir balık türüdür. Acı ve tatlısuya girer. 10-100 m derinliklerde rastlanır. 15 yıl yaşayabilir. Boyu TL=25-30 cm civarında olabilir. Ticari balıkçılığı çok önemlidir. Kıyısaldır fakat açıkta 50-60 bin yumurta bırakır. Gece 25-55 ile gündüz 100 m derinlikte sürü oluşturur. Sürü gece yüzeye yaklaşır.

SARDINELLA AURITA (SARDALYA, KULAKLISARDALYA, SARDALYA, BÜYÜK SARDALYA) [round sardinella] Okyanusgöçerdir (okyanodromdur). Acısuya girer. 0-350 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=31 cm olabilir. 7 yıl yaşayabilir. Kıtasal sularda sürü oluşturur. Göçmendir. Gece yüzeye yükselir. Gençleri fitoplankton ile beslenir. Büyükleri zooplankton yer. Bazı bölgelerde tüm yıl boyunca yumurtalarsa da yılda belirgin artışların olduğu iki dönem olabilir. Ticari balıkçılığı çok önemlidir.

SARDINELLA MADERENSIS (SARDALYA, BENEKLİSARDALYA, TİRSİ) [Madeiran sardinella] Yüzücü (pelajik), okyanusgöçerdir (okyanodromdur).  0-80 m derinliklerde rastlanır. Acısuya girer. Boyu TL=40-42 cm civarında olabilir. Ticari balıkçılığı önemlidir. Kıyısal kesimde sürü oluşturur. Kısmen bitkisel plankton (fitoplankton) yer.

SARGASSO DENİZİ [Sargasso Sea] Bermuda ve Azor arasında kalan kuzey Atlas Okyanusu kesimine (200N ve 350N enlem ile 300W ve 700W boylam arasına) verilen addır. Yüzen Sargassum cinsi su yosununun çokça bulun-masından adını almıştır. Deniz ABD’nin doğusu ile Gulf Stream’in güneyine düşer. Suyu görece sıcak ve tuzlu olup birçok girdap barındırır. Besin tuzlarınca zengin suyla karışma olmadığı için biyolojik yönden fakirdir. Avrupa yılan balığının (Anguille anguilla) yumurtladığı alan olarak bilinir.

SARGOCENTRON RUBRUM (HİNDİSTAN BALIĞI, NAYLON BALIĞI) [redcoat] Denizel olup 1-85 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=32 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Hint Okyanusu kökenli olup Süveyş kanalının açılmasından sonra Akdeniz’e göçmüştür. Gruplar halinde rastlanır. Gündüz kayalıklar ve kovuklara saklanır. Ön solungaç kapağındaki dikeni ağı (zehir) taşır.

SARGOZ [white seabream] ® Diplodus sargus.

SARI AĞIZ BALIĞI [meagre] ® Argyrosomus regius.

SARI KAYABALIĞI [flatsnout goby] 1- ® Neogobius platyrostris.

SARI KAYABALIĞI [mushroom goby] 2- ® Neogobius eurycephalus.

SARI KAYABALIĞI [racer goby] 3- ® Neogobius gymnotrachelus.

SARI SU [yellow water] Hafif sarı ya da sarımsı su, organik madde bolluğunu ima eder. Akvaryumda oluşmuş organik maddelerce yüklenmiş sarımsı su karbon filtresi ile giderilir.