R [son güncelleme 27 Haziran 2008]

R/V (kısaltma) [Research Vessel] ® Araştırma gemisi.

RADANSA [thimble] Halatların uçlarına kasa yapmakta kullanılan damla biçimindeki oluklu metal.

RADAR (kısaltma) [RAdio Detection And Ranging] Radyo sinyallerinin yansımasına dayanan prensiple çalışan ve seyir halinde etrafta bulunan nesnelerin uzaklığı ve hareket yönü hakkında, görüş mesafesinin çok az olduğu koşullarda da bilgi veren alet. 

RADİOLA [radiola] Deniz kestanelerinin dikenleri.

RADIOLARIA [radiolarian(s)] ® Işınlılar.

RADULA [radula] ® Dişlidil.

RADYAL [radial] Işınsal. Merkezden ya da eksenden dışa doğru kaçan.

RADYAL FORMÜL [radial formula] Yüzgeç ışınlarının sayısı( veren formül).

RADYAL SİMETRİ [radial symmetry] ® Işınsal bakışım.

RADYASYON [radiation] Elektromanyetik dalgalar ile enerjinin taşınması, yayılmasıdır. Örnek; Güneş ışınları. 

RAF ÖMRÜ [shelf life] İşlenmiş balığın belirli koşullarda bozunmadan, insan sağlığını etkilemeden saklanabileceği süre.

RAFINESQUE [Rafinesque] Constantin Samuel Rafinesque-Schmaltz (1783-1840). Fransız ve Alman ana-babadan Galata-İstanbul’da doğmuştur. Gençliğini Marsilya’da (Fransa) geçirmiştir. Birçokları ona dahi derken diğerleri deli seviyesine kadar gitmektedirler. Zooloji, botanik, yumuşakçalar, meteoroloji, evrim, çevirmenlik, jeoloji, dilbilimi ve yazarlık gibi alanlarda başarılı bir kişiliktir. Amerika’ya göçmüş, sonra Sicilya’da yaşamış ve yeniden Amerika’ya giderken bütün kitaplığı ve koleksiyonunu batan gemiyle birlikte kaybetmiştir. 250 yeni bitki ve hayvan türünü isimlendirmiştir. Transylvania Üniversitesine Prof. olarak atanmışsa da sonra kovulmuştur. 

RAHİM [uterus] Döllenmiş yumurtanın geliştiği organ. Balıklarda gerçek rahim bulunmaz. Ancak bu terim yumurta kapsüllü Kıkırdaklılar (Chondrichthyes) için kullanılabilir. 

RAHİM SÜTÜ [uterine milk] Canlı doğuran bazı kemikli balıkların yumurtalıklarının (rahimlerinin) yavrularının soğurucu beslenmesi için ürettiği salgı.  

RAHİM YAMYAMLIĞI [uterine cannibalism] Bazı köpek balığı yavrularının ana karnında yumurta ve küçük kardeşlerini yemesi. 

RAHİP BALIĞI [damselfish] ® Chromis chromis.

RAJA ASTERIAS (YILDIZLI VATOZ, İĞNELİVATOZ, VATOZ) [starry ray] Tabansaldır (demersaldır). 345 m derinliğe kadar yayılır. Boyu TL=70 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Çiftleşme sonrası yumurtlayarak çoğalır (ovipardır). Kapsüllü yumurtaları kumlu zemine bırakır.

RAJA BRACHYURA (KÜTKUYRUKVATOZ BALIĞI) [blonde ray] Tabansal (demersal) olup 10-380 m derinlikler arasında rastlanır. Boyu TL=125 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Kumluk, taşlık tabanda bulunur. Çiftleşme sonrası yumurtlayarak çoğalır (ovipardır). Kapsüllü yumurtaları kumlu, çamurlu zemine bırakır. Bir dişi yılda 40-90 yumurta bırakır.

RAJA CLAVATA (VATOZ, DENİZTİLKİSİ, VATOZ BALIĞI, DİKENLİ VATOZ) [thornback ray] Tabansaldır (demersaldır). 20-575 m derinliklerde rastlanır. Daha çok 20-300 metrelerde bulunur. Boyu TL=120 cm ve ağırlığı 18 kg olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Kumlu-kayalıklı zemini seçer. Çiftleşme sonrası yumurtlayarak çoğalır (ovipardır). Bir dişi yılda 50-170 kapsüllü yumurtalarını kumlu zemine bırakır.

RAJA MIRALETUS (AYNALIVATOZ) [brown ray] Tabansaldır (demersaldır). Acısuya girer. 17-460 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=63 cm olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Yumuşak tabanda sahanlık kenarında bulunur. Çiftleşme sonrası yumurtlayarak çoğalır (ovipardır). Bir dişi yılda 40-72 kapsüllü yumurtalarını kumlu zemine bırakır. 

RAJA MONTAGUI (VATOZ) [spotted ray] Tabansal (demersal) olup 20-345 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=80 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Sahanlığın üst kesiminde 100 metrelerde bulunur. Çiftleşme sonrası yumurtlayarak çoğalır (ovipardır). Bir dişi yılda 24-60 kapsüllü yumurtalarını kumlu zemine bırakır. 

RAJA POLYSTIGMA (VATOZ) [speckled ray] Tabansal (demersal) olup 100-400 m derinliklerde yayılır. Boyu TL=60 cm olabilir. Yumuşak zeminde bulunur. Çiftleşme sonrası yumurtlayarak çoğalır (ovipardır). Bir dişi yılda 20-62 kapsüllü yumurtalarını kumlu zemine bırakır. 

RAJA RADULA (VATOZ, VATOZ BALIĞI) [rough ray] Tabansaldır (demersaldır). 300 m derinliğe kadar yayılır. Boyu TL=70 cm olabilir. Çiftleşme sonrası yumurtlayarak çoğalır (ovipardır). Bir dişi yılda 80-154  adet kapsüllü yumurtalarını kumlu zemine bırakır.  

RAJA UNDULATA (BOYALI VATOZ, VATOZ BALIĞI, VATOZ) [undulate ray] Tabansaldır (demersaldır). 50-200 m derinliklerde yayılır. Boyu 100 cm olabilir. Sahanlıktaki kumlu zeminde bulunur. Çiftleşme sonrası yumurt-layarak çoğalır (ovipardır). Kapsüllü yumurtaları kumlu zemine bırakır.  

RAJIDAE [rays, skates] ® Tırpanagiller.

RANZANIA LAEVIS (UZUNPERVANE BALIĞI, BÜYÜK PERVANE BALIĞI) [slender sunfish] Yüzücüdür (pelajiktir). Boyu 100 cm olabilir. Genellikle tek gezer. 

RAPANA [Rapa whelk, Asian rapa whelk, veined rapa whelk] ® Rapana venosa.

RAPANA VENOSA [Rapa whelk, Asian rapa whelk, veined rapa whelk] Yırtıcı karındanbacaklı yumuşakça olup Türkiye sularına taşınma yoluyla bulaşmıştır. Ticari avcılığı önemlidir. Türkiye’den Japonya’ya ihraç edilmektedir. Kendisini gömebileceği kumlu tabanı tercih eder. Geniş sıcaklık ve tuzluluk aralığına dayanıklıdır. İstilacıdır ve girdiği yerdeki yerel faunayı etkiler (bozar). Yüksek doğurganlığı, ve hızlı büyümesi kısa sürede baskın olmasını sağlar. Kurtçukları (larvaları) 14-80 gün planktonda kalabilir ki bu da akıntılarla dikkate değer mesafelere taşınmasını sağlar. Vücudunda nikel (Ni) ve kadmiyum (Cd) biriktirir ve bu metallerin birikmesinin izlenmesinde önemlidir. Uzak doğuda boyu 180 mm’ye kadar ulaşabilirken Karadeniz’de 120 mm boya ulaşabilir. Sığ sularda (10-15 m) sıkça rastlanır. Midye bankları için tehlikelidir.

RASGELE [good luck]  ® Rastgele.

RASPA [scraper] Kabaran boya ve pası kazımada kullanılan L şeklindeki çekiç ve yapılan iş.

RASTGELE [good luck] Balıkçıya iyi dilek sözü. Zorluk çıkmasın, işlerin düzgün gelişsin anlamında kullanılmaktadır.

RASTLANTISAL AV [accidental catch] ® Yan av. 

RASTRELLIGER KANAGURTA (HİNT USKUMRUSU) [Indian mackerel] Okyanusgöçerdir (okyanodromdur). 20-90 metrelerde rastlanır. Boyu TL=45 cm civarında olabilir. Ticari balıkçılığı önemlidir. Akdeniz’e Kızıldeniz’den göç etmiştir. Kıyısaldır, liman, koy ve denizkulaklarına girer. Planktonca zengin bulanık suyu sever. Sürü oluşturur.

RASYON [ration] Akvakültür işletmesinde verilen günlük yem miktarıdır.

RE- (önek) [re-] Tekrar. Örnek; rejenerasyon (regeneration)-yeniden oluşturma.

REDDİ İSİM [nomen negatum (nom. negat.)] Orijinal yazılışı yanlış olup red edilen isim.

REDOKS [redox] Yükseltgenler ile indirgenlerin gücü anlamındadır. Bu terim redüksiyon (reduction)-indirgeme  ve oksidasyon (oxidation) yükseltgemeden gelir.  

REDOKS POTANSİYELİ [redox potential] Suyun indirgenme-yükseltgenme yeteneği. Bir akvaryumun yaşamı ne kadar iyi desteklediğine ait göstergedir. 

RED-TİDE [red tide] ® Kızıl gelgit. 

REDÜKSİYON [reduction]  ® İndirgeme.

REFAKATÇİ DAVRANIŞ [accompany behaviour] Aynı türden bireylerle birliktelik oluşturmak için bir araya gelmek. Bazı araştırıcılar, balıklarda birlikte olma ve bulunma davranışının bir şekli olan sürü oluşturma davranışının, balıkların tatlısu kökenli olduklarına dayandırılmaktadırlar.

REFERANS İSTASYONU [reference station] 1- Standart kabul edilerek diğer istasyonlardaki ölçümlerle karşılaştırma yapmak amacıyla oluşturulmuş örnekleme, veri toplama yeri. 

REFERANS İSTASYONU [reference station] 2- Diğer istasyonlardaki değişikliklerin, farklılıkların bağımsız tahmini için oluşturulmuş veri toplama ve örnekleme yeri. 

REFÜJ [refuge] ® Sığınak.

REGALECUS GLESNE (KAYIŞ BALIĞI, ŞERİT, KURDELE BALIĞI, BÜYÜK KURDELA BALIĞI) [king of herrings] Yüzücü (pelajik) okyanusgöçerdir (okyanodrom-dur). 20-1.000 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=11 m ve ağırlığı 272 kg olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Derinlerde yaşar. Kurtçuklar (larvalar) yüzeye yakın durur. Bilinen en uzun boylu kemikli balıktır.

REGENARASYON [regeneration] ® Yenilenme.

REGRESYON [regretion] Bir ölçüm ya da olayın büyüklüğüne karşıt gelen diğer ölçü ya da olayın yaklaşık değerini (büyüklüğünü) bulmada kullanılan istatistiksel işlem. Birbirinin karşıtı veri setlerinin ortak noktalarının bulun-masında birkaç istatistiki yöntem kullanılmaktadır. Doğrusal regresyonda y=a+bx, üssi katsayılı modelde y=aebx kuvvet fonksiyonunda da y=axb denklemlerindeki a (kesişme noktası) ve b (eğim) değerleri bulunur ve denklem çözülür.

REHO- (önek) [rheo-] Akıntı, akan. 

REHOKİNEZ [rheokinesis] Su akıntısına göre hareket.  

REHORESEPTÖR [rheoreceptor] Akıntı algılayıcı. Örnek; balıklarda yanal çizgi. 

REHOTAKSİ [rheotaxis] ® Reotaksi.

REİS [skipper] Balıkçılık teknelerinde denizcilerin başı, ağ yapım ve kullanımına hakim ve genellikle tekneyi kullanan kişinin (kaptanın) ünvanıdır.

REJENERASYON [regeneration] ® Yenilenme.

REJİM [regime] Uygulanması, kullanılması kabul edilen ve üzerinde mutabık kalınan koşullar. Örnek; beslenme rejimi.

REJİM DEĞİŞİKLİĞİ [regime shift] Balıkların üretkenliğini (verimini) etkileyen çevresel koşulların orta ya da uzun süreçte değişmesi.

REMORA AUSTRALIS (YAPIŞKAN, YAPIŞAN BALIĞI VE VANTUZ BALIĞI) [whalesucker] Yüzücü (pelajik) okyanusgöçerdir (okyanodromdur). Boyu TL=76 cm olabilir. Kendisini büyük balıklara kafasının üstündeki vantuzla yapıştırır ve birlikte gezer.

REMORA REMORA (YAPIŞKAN, YAPIŞAN BALIĞI, KILAVUZ BALIĞI, VANTUZ BALIĞI) [common remora] Ticari balıkçılığı vardır. Boyu TL=84 cm olabilir. Genellikle köpek balıklarına ve diğer büyük balıklara ve kaplumbağalara hatta gemilere yapışır. Bu büyük canlıların asalaklarıyla (parazitleriyle) beslenir.

RENK GÖZESİ [chromatophore] Boya maddesince zengin göze(ler), hücre(ler). İçinde renk maddesi taşıyan göze (hücre). Örnek; deri ve yaprak gözeleri (hücreleri).

REO- (RHEO-) (önek) [reo-] Akan, yönelen. Örnek; reotaksi (rheotaxis)-akıntıya cezb olma.

REOTAKSİ [rheotaxis] Su akıntısının hayvanlarda yarattığı zorunlu yönelme. Akıntıya göre yönelim. Pozitif rehotaksi başın akıntıya karşı, negatif rehotaksi başın akıntı yönünde olması halidir.

REPRODÜKSİYON [reproduction] Çoğalma. ® Üreme.

RESESİF (RESSESİF) [ressesif] ® Çekilgen.

RESİF [reef] 1- İskelet kalkerinden oluşan ve balık ve diğer canlılara karmaşık, değişken yaşamalan sunan yapı.

RESİF [reef] 2- Yüzeye yakın duran kaya tepesi ya da kum. 

RESİF BAYIRI [fore reef, reef slope] Denize (açığa) doğru olan eğimli resif tarafı. 

RESİF BLOĞU [reef block] Genellikle fırtınanın resiften koparıp yerini değiştirdiği bağımsız büyük kaya. 

RESİF CEPHESİ [reef front, reef slope] Resifin, balık yaşamalanı çeşitliliğinin en yüksek olduğu deniz tarafındaki, yamacı. 

RESİF DORUĞU [reef crest] ® Resif tepesi.

RESİF KOMPLEKSİ [reef complex] Resifi oluşturan yapının tamamı. 

RESİF SİSTEMİ [reef system] Resifler kümesi. 

RESİF TABANI [reef base] Eğimle birleşik olup altında bulunan taban alanı. 

RESİF TEPESİ [reef crest] Resif düzlüğü sınırı kenarı. 

RESPİRASYON [respiration] ® Solunum.

RETİA [net] Balinaların oksijen depolama organı olup aynı zamanda vücut sıcaklığını dengeleme görevini de yapar. Kanın aşırı ısınmasını önlemek için kanı soğuttuğu gibi ses üretirken aşırı soğuyan organlara da ısı verir. Retia’da oksijen kullanılmaz. Ayrıca vücut sıcaklığının (370C) dışa karşı korunması için vücut türe göre değişen 5-10 cm kalınlığında yalıtım görevi yapan bir yağ tabakasıyla kaplıdır.

RETİNA [retina] Gözde ağ tabakanın adı. ® Ağ tabaka.

RETRO- (önek) [retro-] Geriye, geriye doğru, arkasında. Örnek; retrofarinks (retropharyngeal)-yutak arkasında.

REYNOLD SAYISI [Reynold’s number] Kıvamı h, yoğunluğu r olan bir akışkan yarıçapı a olan bir tüpten, n hızıyla akıyorsa bunun Reynold sayısı R=n.ar/h ‘dür. Akışkan hızı sürtünme tabakasında düşük ancak bundan uzaklaştıkça artar. Hızın artması katmanlı (laminar) akmayı bozar ve akıntı karışık düzensizleşik (turbulent) olur. Reynold sayısı kavram olarak basitçe şöyle açıklanabilir. Reynold sayısı, İçkuvvetler bölü kıvam kuvvetleri (akışkanlık) ile ilişkilidir (Rµİçkuvvetler/Kıvam). Örneğin okyanus suyunda bir balina ile bir bakteri hareket ediyor olsalar. Balina yüzmeyi bıraktığında ağır gövde suda bir müddet daha ilerler. Buna karşın bakteri yüzme hareketini bıraktığında anında durur. Burada kıvam (akışkanlık) her ikisi için aynı olduğuna göre balinanın Reynold sayısının yüksek, bakterinin Reynold sayısının çok küçük olduğu anlaşılır.  

REZERVUAR [reservoir] Sarnıç ya da su deposu. Yapay oluşturulmuş su depolama yerleri. 

RHINOBATOS CEMICULUS (iğnelikeler, kemane balığı) [blackchin guitarfish] Tabansaldır (demersaldır). Acısuya girer. 9-100 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=2.4 m ve ağırlığı 50 kg olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Kumlu, çamurlu zeminde, bazen kaya kenarında, bazen de kuma yarı gömülmüş halde bulunur. Canlı doğurucudur (ovovivipardır).

RHINOBATOS RHINOBATOS (İĞNELİKELER, UZUNKELER BALIĞI, KEMANE, KEMANE BALIĞI) [common guitarfish] Tabansaldır (demersaldır). Acısuya girer. 100 m derinliğe kadar rastlanır. Boyu TL=100 cm olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Genellikle derisi yüzülmüş halde et balığı adıyla pazarlanmaktadır. Kumlu, çamurlu zeminde, bazen kaya kenarında, bazen de kuma yarı gömülmüş halde bulunur. Yavaş yüzer. Canlı doğurucudur (ovovivipardır).

RHINOPTERA MARGINATA (FOLYA, MANDABAŞ, İĞNELİKELER BALIĞI, ÇİÇUNA, ÇUÇUNA) [Lusitanian cownose ray] Tabanyüzücüdür (bentopelajiktir). Kanat genişliği 2 m olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Sıkça yüzeyde gezen büyük gruplar oluşturur. İstiridye yataklarını harap eder. Canlı doğurucudur (ovovivipardır). Gebelik 1 yıl kadar sürer.

RHINOPTERIDAE [cownose ray] ® İnekburunlu vatozgiller.

RHIZOPODA [amoeboids] ® Kökayaklılar.

RHIZOSTOMA PULMO (DENİZ LAHANASI) [barrel jellyfish, shiff arms jellyfish] Gerçek medüzlerden olup şemsiye şeklinde, sap kısmı dallanmış ve kalınca, mavimsi yeşil renkte jöleli deniz canlısıdır. Çoğu denizde yayılmıştır. Şemsiye 50 cm çapa ulaşabilir. Nematosist taşır.  

RHODOPHYCEAE [Rhodophyceace] Kırmızı alg sınıfı.

RİBONÜKLEİK ASİT [ribonucleic acid] Uzun bir polimer olup daha çok sitoplazmada bulunur. DNA’dan kalıtsal bilgilerin sitoplazmaya aktarılması ile protein sentezinin gerçekleşmesinde önemli rol oynar.

RIHTIM [quay] Gemi ve teknelerin yanaştıkları yer.

RİNA [common stingray] 1- ® Dasyatis pastinaca.

RİNA [pelagic stingray] 2- ® Pteroplatytrygon violacea.

RİNA [Tortonese's stingray] 3- ® Dasyatis tortonesei.

RİNA BALIĞI [roughtail stingray] ® Dasyatis centroura.

RİNGA [herring] ® Clupea harengus.

RİNGA BALIĞI [Pontic shad] ® Alosa pontica.

RİNGA YABASI [herring rake] Bir sopa ucuna bağlanmış tarak gibi dişli av aracı.

RİZ- (RHİZ-) (prefix) [rhiz-] Kök. Örnek; Rizopoda (Rhizopoda) - kökayaklılar.

RİZOBENTOS [rhizobenthos] Kökleri tabanda olup su kolonuna yükselen canlı.  

RNA (kısaltma) [RNA] ® Ribonükleik asit.

RODA [rope coil, coil, fake] Açılmamış halde silindir şeklinde sarılı halat.

RODENSA [thimble] ® Radansa.

RÖLATIF FEKONDITE [relative fecundity] ® Göreceli doğurganlık.

ROMBİK PUL [rhombic scale] Elmas şekilli pul. 

ROMBİOD [rhomboid] Elmas şeklinde. 

ROMBOİD PUL [rhomboid scale] Üst üste binmeyen ya da kısmen binen paralelkenar biçimli, parlak pul.

ROMEN RAKAMLARI [Roman numerals] Sert ve yumuşak ışınların belirtilmesi ile bazı eski yayınların cilt, sayı ya da yılını belirtmede kullanılmış ve kullanılmaktadır. 

I         = 1

II        = 2

III       = 3

IV       = 4

V        = 5

VI       = 6

VII      = 7

VIII     = 8

IX       = 9

X        =10

XV      = 15

XX      = 20

XXV    = 25

XXX    = 30

XXXV  = 35

XL       = 40

XXXXV = 45

L        = 50

LX       = 60

LXX     = 70

LXXX  = 80

XC     = 90

C       = 100

D       = 500

M       = 1000

RÖNTGEN FİLMİ [radiograph] Balığın iç yapısı