P [son güncelleme 27 Haziran 2008]
P1
(kısaltma) [P1] Göğüs yüzgeci.
P2 (kısaltma) [P2] Karın yüzgeci.
PAÇOZ BALIĞI [flathead mullet] ® Mugil cephalus.
PAGELLUS ACARNE (KIRMA MERCAN,
KIRMAMERCAN BALIĞI, YABANİ MERCAN) [axillary seabream]
Tabanyüzücü (bentopelajik) ve okyanusgöçerdir (okyanodromdur).
PAGELLUS BOGARAVEO (MERCAN, MANDAGÖZMERCAN BALIĞI, MANDAGÖZ MERCAN) [blackspot seabream]
Tabanyüzücü (bentopelajik) olup
PAGELLUS ERYTHRINUS (MERCAN, KIRMA, MERCAN BALIĞI, KIRMA MERCAN) [common
pandora] Tabanyüzücü (bentopelajik) olup
PAGRUS AURIGA (ÇİZGİLİ
MERCAN) [redbanded
seabream] Okyanusgöçer (okyanodrom) ve tabanyüzücüdür (bentopelajiktir).
PAGRUS CAERULEOSTICTUS (TRANÇA, YALANCI TRANÇA,
ANTENLİ MERCAN) [bluespotted seabream]
Okyanusgöçer (okyanodrom) ve tabanyüzücüdür (bentopelajiktir). Acısuya
girer ve
PAGRUS PAGRUS (MERCAN, MERCAN
FANGRİ, SİNAGRİT, TRANÇA BALIĞI, FANGRİ, MERCAN
BALIĞI) [common seabream]
Okyanusgöçerdir (okyanod-romdur). 0-
PAH (kısaltma) [Polycyclic Aromatic Hydrocarbons] Polisiklik aromatik
hidrkarbonlar. Çevresel
kirleticiler olarak balık ürünlerinde bulunan az miktarlardaki
poliaromatik hidrokarbon. Yüksek değerler, petrol ve petrol ürünleri
kirliliğinden gelmektedir. Bazı PAH’lar kansorejendir.
Tütsülenmiş balıkta tütsülenmemiş olandan bir kaç kat (10 kat)
daha fazla olabilir.
PALA [wash, blade] Küreklerin enli ve yassı
kısmı.
PALAEMON
SERRATUS (KÜÇÜK KARİDES,
TEKE) [common prawn] Yüzen
kabuklulardan olup rengi pembemsidir. Kırmızı benek ve çizgileri
vardır. Gözleri arasında dikkati çeken, yukarı kıvrık
uzantısı (rostrum) vardır. İlk beş bölmede (segment)
kenarlardan yassı, yüzme ayakçıkları bulunur. Göğüsteki
(toraks) ilk üç uzantı beslenme amaçlı değişime uğramıştır.
Kayalık kıyılarda barınır.
PALAMAR [backstrop] 1- Kapı ile ağ arasındaki halat. Dip trolünde
bu bağlantı için kalın, çoğunlukla kurşunlu halat
kullanılırken orta su trolünde galvanizli çelik halat(lar)
kullanılmaktadır.
PALAMAR [warp, hawser] 2- Gemi ve tekneleri bağlamada kullanılan
kalın halat.
PALAMAR ŞAMANDIRASI [moorning buoy] Gemilerin limanda yer
işgal etmemek için baştan ve kıçtan
bağlandıkları şamandıra.
PALAMARCI [hawser] ® Çımacı.
PALAMUT [Atlantic bonito] 1-
® Sarda
sarda.
PALAMUT [skipjack
tuna] 2- ® Katsuwonus pelamis.
PALAMUTVONOZU [Atlantic bonito] ® Sarda sarda.
PALANGA [fish
tackle] 1- Torbadaki balıkların
boşaltılmasında kullanılan (tek ya da çift dilli) makaralı düzenek.
PALANGA [tackle, jigger] 2-
Ağır malzemeyi çift taraflı konulmuş (tek ya da çift dilli)
makaralarla kaldırmak için kullanılan düzenek.
PALANGA DİREĞİ [gin pole, stout pole] ® Bumba. ® Bum.
PALASKA BALIĞI [silver
scabbardfish] ® Lepidopus caudatus.
PALAT [palate] Ağız tavanı. Damak
PALEOEKOLOJİ [paleoecology] Soyu
tükenmiş canlıların günümüzde yaşayanlarla ilişkisini
ve evrim sırasındaki fiziksel koşulları inceleyen bilim
dalı.
PALEOİHTİYOLOG [palaeoichthyologist] Fosil balıkları inceleyen
bilim insanı.
PALEOKLİMATOLOJİ [paleoclimatology] Jeolojik süreçlerdeki (geçmiş)
iklimselliğin incelenmesi.
PALEONİSKOİT PUL [paleaoniscoid scale] ® Ganoit pul.
PALEONTOLOJİ [paleontology] Yerküredeki eski yaşam ya da eski
yaşamdan kalanları (fosilleri) inceleyen bilim.
PALEOSEN [Palaeocene]
Tersiyer dönemde jeolojik çağ. 65-54 milyon
yıl öncesi dönem.
PALEOZOİK [Paleozoic, Palaeozoic] Kambriyen, Ordovisyen, Silur,
Devon, Karbonifer ve Permiyen dönemlerini içine alan jeolojik dönem. 570-245 milyon yıl öncesi dönem.
PALEYOSEN [Paleocene] Jeolojik çağ. 65-55 milyon
yıl öncesinde kuşlar ve ilkel memelilerin ortaya
çıktığı dönem.
PALINURUS [rock lobster, spiny lobster, languste] ® Böcek.
PALUDARYUM [paludarium]
Kuru karasal kısmı ile suyu olan akvaryum.
PAMUK BALIĞI [blue shark] 1- ® Prionace glauca.
PAMUK BALIĞI [sand tiger shark] 2- ® Carcharias taurus.
PAMUK BALIĞI [smalltooth sand tiger] 3- ® Odontaspis ferox.
PAMUKÇUK BALIĞI [silvery cod] ® Gadiculus argenteus argenteus.
PAN [pan] 1- Doldurma, sığ havuz ya da
göl.
PAN- (önek)
[pan-] 2-
Her, hepsi, tüm. Pankromatik (panchromatic)-Her renkten
ışığa tepki veren.
PANDORİNA [Pandorina] Onaltı hücreden
oluşan kamçılı canlı.
PANEL [panel] Birleştirilmiş ağ
parçalarından (pafta) oluşan ağ.
PANKREAS HASTALIĞI [pancreas disease] Denizel evredeki
alabalıkgillerde pankreasın bozulmasına (yozlaşmasına)
ve bu yolla yüksek ölümlere neden olan viral hastalık.
PANMİKTİK POPÜLASYON [panmictic population] Tüm bireylerin çiftleşmeye
eşit hazırlıklı olduğu popülasyon.
PANTURICHTHYS FOWLERI (?) [?] Tabansaldır
(demersaldır) ve 25-60 metrelerde rastlanır.
Tür hakkında mevcut bilgi azdır.
PAP [pup] Fok bebeği, fok yavrusu. Köpek balığı yavrusu.
PAPAĞAN BALIĞI [parrotfish] 1- ® Sparisoma
cretense.
PAPAĞAN BALIĞI [pearly razorfish] 2- ® Xyrichtys
novacula.
PAPAĞANBALIĞIGİLLER [Scaridae, parrotfishes] Tropik bölgede ve mercan resiflerinde
yaşayan levreksiler (Perciformes) takımından bir deniz
balıkları ailesidir. Papağan balıkları 10 cins ve 80
türü kapsar. Papağan gagasına benzer ağız
yapılarıyla çoğunlukla yosunlarla (alglerle) beslenirler. Ancak
birçok diğer besini de alırlar. En küçükleri TL=1.5
cm ve en büyükleri TL=20 cm olabilir. En çok
PAPAZ BALIĞI [damselfish] ® Chromis chromis.
PAPİLLA [papilla] Meme ucu gibi küçük etsi kabarcık.
PAR [parr] ® Parmakboy.
PAR İMİ [parr mark] Genç alabalıkgil bireyinin vücudunun yan
taraflarındaki koyu leke.
PAR LEKESİ [parr mark] ® Par imi.
PARA- (önek)
[para-] Yanında, yan tarafında.
Paranükleus (paranucleus)-Çekirdeğin yanındaki küçük çekirdek.
PARABLENNIUS GATTORUGINE (BANTLIHOROZBİNA BALIĞI, HOROZBİNA) [tompot blenny] Tabansaldır (demersaldır) ve göçmez. 3-
PARABLENNIUS INCOGNITUS (HOROZBİNA) [?]Tabansaldır (demersaldır).
Boyu TL=6.5 cm olabilir. Kayalık
kıyıda, sığ suda bulunur. Etotoburdur (omnivordur).
Yumurtaları tabansal (demersal) olup yapışkandır.
PARABLENNIUS ROUXI (HOROZBİNA) [?] Tabansaldır (demersaldır).
Boyu TL=8 cm olabilir. Sığ sularda bulunur. Işıklı
kayalıklar ve kaba çakıllı yerlerde rastlanır. Erkekleri
dar yarık ve çukurlarda durur. Bulunduğu yerden çıkar ve geri
girer. Dikey yüzer. Düşmanlarını ağzını açarak,
yanını göstererek ve çarparak korkutur. Dişi erkeğin
bulunduğu kovuğa yumurta bırakır. Yumurtaları erkek
korur. Yumurtaları tabansal (demersal) olup yapışkandır.
PARABLENNIUS SANGUINOLENTUS (HOROZBİNA) [rusty blenny] Tabansaldır
(demersaldır). Göç etmez. Boyu TL=20 cm olabilir. Ticari
balıkçılığı önemsizdir. Yosunla (algle) kaplı
ışıklı kayalıklarda bulunur. Yumurtalar tabansal
(demersal) olup yapışkandır.
PARABLENNIUS TENTACULARIS (KAHKÜLLÜHOROZBİNA
BALIĞI, HOROZ-BİNA)
[tentacled blenny] Tabansal (demersal) olup 3-15
metrelerde rastlanır. Boyu TL=15 cm olabilir.
Balıkçılığı yoktur. Kumlu zeminde bulunur.
Yarıklarda saklanır. Yumurtaları tabansal (demersal)
olup yapışkandır.
PARABLENNIUS ZVONIMIRI (HOROZBİNA) [Zoanimir's blenny] Tabansaldır
(demersaldır).
PARAKETA [speed
log] ® Parakete.
PARAKETE [setline]
1- Çok
oltalı av aracı.
PARAKETE [speed log] 2- Gemi
ya da teknenin hızını ölçen alet.
PARALEL EVRİM [parallel evolution] ® Koşut evrim.
PARALEL HAVUZLAR [parallel ponds] ® Koşut havuzlar.
PARALIPOPHRYS TRIGLOIDES (HOROZBİNA) [?] Tabansaldır (demer-saldır). Kayalık
kıyıda bulunur. Su dışında kayaların üstünde
durabilir. Su dışında durduğunda hava solur. Gece aktiftir.
Boyu TL=13 cm olabilir. Yumurtaları tabansal (demersal) olup yapışkandır.
PARAMECIUM [Paramecium]
Terliksi hayvan.
PARAMESYUM [Paramecium] ® Paramecium.
PARAMETRE [parameter]
Türkçe karşılığı değişken ya da
değiştirge’dir. Daha çok değişken olarak
anlaşılmakta ve kullanılmaktadır. Bir stok ya da popülasyonun bazı özelliklerini tanımlayan bir
ölçüm değerini, bir sabiti, gerçek bir sayıyı belirtmek için
kullanılabildiği gibi sanal (imaginary) olarak ta
kullanılabilmektedir.
PARAMORF [paramorph] Bir
türün çevresel etkiler nedeniyle değişiklik gösteren ancak
kalıtsal yapısı değişmeyen grubu.
PARAPATRİK [parapatric] Komşu fakat kesişmeyen dağılımlar.
PARAPODYUM [parapodium] Çokkıllı halkalı
solucanlarda yürüme görevi yapan ve halkaların dış yanında
yer alan tüpsü uzantı.
PARAROSTRUM [pararostrum] Otolitin ön ucu.
PARAZİT ERKEK [parasitic male] ® Asalak erkek.
PARAZİTİZM [parasitism] ® Asalaklık.
PARAZİTOLOJİ [parasitology] Aslak bilimi.
PARÇACIK
BOYU [particle size] Uluslararası Wentworth-Udden ölçütlerine göre
çökellerdeki (sediman) tane boyu aralıkları şunlardır:
|
Boy aralığı |
Parçacık adı |
Boy aralığı |
Parçacık adı |
||
|
> |
[boulder] |
Kaya |
1/16- |
[sand] |
Kum |
|
64- |
[cobble] |
Kaba taş |
1/256-1/16 mm |
[silt] |
Balçık |
|
4- |
[pebble] |
Çakıl taşı |
<1/256 mm |
[clay] |
Kil |
|
2- |
[gravel] |
İnce çakıl |
|
|
|
PARÇACIK İZLEME MODELİ [particle trajectory
model] Atmosfer
taşınım modellerinde parçacıkların gidiş
yollarını izlemede kullanılan model.
PARÇACIK MADDE [particulate matter] Su
ya da havada asılı durabilen, görünmeyen parçacıklar.
PARÇACIKLA BESLENME [particulate feeding] Yem olan zooplankton ya da
balığı tek tek avlayıp yeme.
PAREXOCOETUS MENTO (UÇANKEFAL BALIĞI, UÇAN BALIK) [African sailfin
flyingfish] Yüzücü (pelajik), okyanusgöçerdir (okyanodromdur). 0-
PARLAMA [slick] Balık sürüsünün yüzeyin altında
beslendiğinin göstergesidir. Su yüzeyi yağlı,
dışkılı, balık artıklarını içeren
parıldayan bir filmle kaplanır. Örnek; beslenmekte olan lüfer
balığı (Pomatomus saltator).
PARMAKBOY
[fingerling] 1- Cinsi olgunluğa ulaşmamış, bir
yaşından küçük, kabaca bir parmak boyunda, ya da pazar boyuna
ulaşmamış herhangi bir balık.
PARMAKBOY [parr,
samlet, skegger] 2- Denize
göç öncesindeki genç som balığı ya da alabalık.
PARMAKBOY HAVUZU [fingerling pond] Birinci büyüme yılında,
semirtme havuzuna konulmuş balık yavruları.
PAROPHIDION VASSALI (SARIKAYIŞ
BALIĞI) [?] Işınlı-yüzgeçlilerden
(Actinopterygii) olup Ophidiidae
ailesine ait boyu TL=30 cm kadar olabilen denizde tabansal (demersal) bir
türdür. Balıkçılığı yoktur. Sahanlık
alanının derin kesimlerinde rastlanır. Doğu Atlas Okyanusu
ve Akdeniz’de yaşar.
PARTENOGENEZ [parthenogenesis] ® Döllemesiz
çoğalma. ® Döllemsiz çoğalma.
PARTİKÜL [particle] Tanecik.
PAS HASTALIĞI [rust disease] Deriye paslanmış görünümü veren
bulaşıcı balık hastalığı.
PASAJ [passage] ® Geçit.
PASİF ARAÇ [passive gear] Suya
bırakılan ve aktif hareket ettirilmeyen av aracı.
PASİF BALIKÇILIK [passive fishing] Hareket
halinde olmayan av aracıyla (fanyalı, fanyasız ağlar)
yapılan avcılık.
PASİFİK OKYANUSU [Pacific Ocean] ® Büyük Okyanus.
PASLANMA [corrosion] ® Aşınma.
PAŞA BARBUNU [goldband goatfish] ® Upeneus
moluccensis.
PAŞA BARBUNYASI [goldband goatfish] ® Upeneus
moluccensis.
PAŞABARBUNYASI BALIĞI [goldband goatfish] ® Upeneus
moluccensis.
PAT- (önek) [path-] Istıraplı. Hastalıklı.
Örnek; patolojik (pathological)-hastalıklı.
PATELLA [patella]
1- Diz
kapağı.
PATELLA [Patella] 2- Yassı koni biçimli kabuğu
olan Patella, Patelloidea üstailesi, Patellidae ailesinde bir salyangoz
cinsidir. Kayalık kıyı kesiminde bulunur. Kayalar üzerindeki
deniz yosunlarıyla (alglerle) dişli dilini kullanarak ve zik-zak
hareketleri yaparak beslenir. Bazı türleri 0-
PATELLA [patella] 3- Örümceklerde
üstbacak ile altbacak (kalça) arasındaki parça.
PATLAKGÖZ MERCAN [large-eye dentex] ® Dentex macrophthalmus.
PATOJEN [pathogen] Hastalık yapan.
PATRİARKAL [patriarchal] Ataerkil.
PAVURYA [e