M [son güncelleme 20 Haziran 2008]

 

M (kısaltma) [natural mortality, natural mortality rate, instantaneous rate of natural mortality, force of natural mortality] Doğal nedenlerle ölümler. Balıkçılık hariç diğer ölümler.

MACRORAMPHOSUS SCOLOPAX (TROMPET BALIĞI, BORU BALIĞI) [longspine snipefish] Tabansaldır (demersaldır) ve 25-600 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=20 cm olabilir. Balıkçılığı vardır. Toplu gezer. Erinler 50-350 metrelerde tabana yakın dururken gençler su kolonunda bulunur.

MACRURIDAE [grenadiers, rattails] ® Uzunkuyruklubalıkgiller.

MAÇA [danleno] Trol ağı kanatlarının bağlandığı genellikle silindirik ağaçtan ya da demirden yapılmış dikme.

MADRABAZ [buyer up] Yasak olmasına rağmen hal içerisinde ikinci, üçüncü el pazar oluşturan.

MADRAJ [madrague, pig catcher] Akdenizde orkinos avcılığında kullanılan bir cins tuzak.

MAĞARA BALIĞI [cave fish] Su kuyuları dahil yeraltı suyunda yaşayan balıklara verilen ad. Bunun gerçek bir mağara olması gerekmez.

MAHMUZLU CAMGÖZ [longnose spurdog] 1- ® Squalus blainville.

MAHMUZLU CAMGÖZ [piked dogfish] 2- ® Squalus acanthias.

MAHMUZLUCAMGÖZ [piked dogfish] ® Squalus acanthias.

MAHMUZLUKÖPEK BALIĞI [velvet belly lantern shark] ® Etmopterus spinax.

MAKARA [gilson strop, pulley] Çift ya da tek dilli olup içerisinden halat geçirilerek bağımsız tek ya da çift olarak kullanılabilen araç.

MAKAT BEZİ [glandula rectalis, rectal gland] ® Dışkılık bezi.

MAKİNE ZABİTİ [engine officer] İkinci çarkçı, makineden sorumlu mühendis.

MAKRO- (önek) [macro-] Büyük, geniş, iri. Örnek; makronukleus (macro-nucleus)-büyük çekirdek.

MAKROBENTOS [macro-benthos] Göz açıklığı 1 mm olan elekte kalan taban (bentik) organizmaları.

MAKROBESİNLER [macronutrients] Organizmaların görece büyük miktarlar halinde yararlandığı fosfor (P), azot (N), potasyum (K), kalsiyum (Ca), kükürt (S), ve magnezyum (Mg) gibi minerallerdir. ® Mikrobesinler.

MAKROFAJ [macrophagous] Büyük parça ya da organizma yiyebilen hayvan.

MAKROFİT [macrophyte] Suda yaşayan büyük bitkiler.

MAKROFİTALMİYA [macrophthalmia] 1- Asalak ya da fizyolojik düzensizlik nedeniyle şişmiş ya da genişlemiş durumdaki gözler.

MAKROFİTALMİYA [macrophthalmia] 2- Yılan balığının yumurtlama göçüne başlamak için derin deniz aşamasında gözlerinin büyümesi.

MAKROFİTOFAJ [macrophytophagy] Büyük bitkilerle beslenen.

MAKROGAMET [macrogamete] Yumurta. Atmıktan çok büyüktür.

MAKROİKLİM [macroclimate] Ana coğrafik bölgedeki iklim.

MAKROKLİMA [macroclimate] ® Makroiklim.

MAKROMOLEKÜL [macromolecule] Birçok kez yinelenen yapısal gruplardan oluşan molekül. Örnek; selüloz, glikoz.

MAKRONUKLEUS [macro nucleus] Bazı birgözelilerde (birhücrelilerde) bulunan küçük çekirdek karşıtı büyük çekirdek. Örnek; terliksi hayvan (Paramecium).

MAKRONUTRİENTS [macronutrients] ® Makrobesinler.

MAKROÖLÇEK [macroscale] Yatayda yaklaşık 200 km’lik bir uzalık içerisindeki durum için kullanılan bir terim. 

MAKROPLANKTON [macroplankton, macro-plankton] Yaklaşık 1 mm boyundaki (daha çok 0.5-5.0 cm arasında kalan büyüklük sınıfı plankton.

MAKROSENTRİK PUL [macrocentric scale, replacement scale, regenerated scale, latinucleate scale] Balığın kaybolmuş bir pulu yerine oluşmuş aynı büyüklükte fakat kıvrım ve halkaları olmayan pul.

MAKROSİT [macrocyte] Büyük alyuvar.

MAKSİLLA [maxilla] Üstçenenin bir kısmını oluşturan deriden oluşmuş kemikli kısım. Diş taşıyabilir.

MAKSİMUM BALIK BOYU (Lmax, Lmax) [maximum reported length] ® En büyük balık boyu.

MAKSİMUM BALIKÇILIK ÖLÜM EŞİĞİ [maximum fishing mortality threshold] ® En yüksek balıkçılık ölüm eşiği.

MAKSİMUM DENGE AVI [maximum equilibrium catch, maximum sustainable yield] ® Sürdürülebilir en yüksek ürün.

MAKSİMUM EKONOMİK İCRAAT [maximum economic performance] ® En yüksek ekonomik icraat.

MAKSİMUM GİZİL ÜRÜN [maximum potential yield] ® En yüksek gizil ürün.

MAKSİMUM POTANSİYEL ÜRÜN [maximum potential yield] ® En yüksek gizil ürün.

MAKSİMUM SABİT ÜRÜN [maximum constant yield] ® En yüksek sabit ürün.

MALACOCEPHALUS LAEVIS (?) [softhead grenadier] Göçmen değildir. Derintabansaldır (batidemersaldır). 200-1000 metrelerde rastlanır. Boyu TL=60 cm olabilir. Balıkçılığı önemsizdir. Kıta yamacında rastlanır. Balık unu ve yağı üretiminde kullanılır.

MALACOPTERYGII [soft-finned fish] ® Yumuşakyüzgeçliler.

MALAKOLOJİ [malacology] Yumuşakçaları (Mollusca) ele alan zooloji dalı. Yumuşakçalar bilimi.

MALAŞİT YEŞİLİ [malachite green] Boya ve mantar öldüren bir maddedir. Önceleri balık çiftliklerinde mantara karşı kullanılmaktaydı. Kansere neden olduğu belirlendikten sonra kullanımı yasaklanmıştır.

MALLEUS [malleus] Çekiç.

MALLEUS WEBERİ [malleus Weberi] Gaz kesesi olan balıklarda bir yandan keseyle diğer yandan içkulakla ilişkili olup çekiç görevi yaparak titreşimleri içkulağa aktaran yapı.

MALTAPALAMUDU [pilotfish] ® Naucrates doctor.

MAMMALIA [memeliler] Burada yalnız ® Balinalar.

MANDABAŞ [Lusitanian cownose ray] ® Rhinoptera marginata.

MANDAGÖZ MERCAN [blackspot seabream] ® Pagellus bogaraveo.

MANDAGÖZMERCAN BALIĞI [blackspot seabream] ® Pagellus bogaraveo.

MANDAGÖZSİNAGRİT BALIĞI [large-eye dentex] ® Dentex macrophthalmus.

MANDİBULA [mandibula] ® Altçene kemiği.

MANGA [mess] Gemi personelinin yemek yediği ve oturduğu yer.

MANGAN [manganese (Mn)] Canlıların az miktarda kullandığı bir ağır metal olup eksikliği büyümeyi, fazlaca alınması ise sinir sistemini etkiler. 

MANGANEZ [manganese] ® Mangan.

MANİVELA [handspike] Ağır malzemenin bir tarafını kaldırmak için kullanılan bir cins kama.

MANOMETRE [manometer] Akışkan basıncını ölçmede kullanılan alet. Basınçölçer.

MANSAP [river mouth] Irmağın denize döküldüğü yer. 

MANTA [devil fish] ® Mobula mobular.

MANTAR [cork] Çoğunlukla av araçları ya da av aracının bir kısmının yukarıya kaldırılması için kullanılan yüzdürücüleri (mantar, ağaç, plastik küre vb) ima etmek için kullanılmaktadır.

MANTAR HASTALIĞI [fungus disease] Balığı etkileyen herhangi bir mantarın bulaşması.

MANTAR YAKA [corkline, float line, top line, head line] Ağların üst kısmının yüzeye doğru çekilmesi ya da çuval tipli ağlarda ağın ağız kısmının dikey açılması için kullanılan ve üzerine yüzdürücülerin bağlanmış olduğu halatın bulunduğu üst kısım.

MANUBRİYUM [manubrium] Deniz analarının ucunda ağız bulunan boru organı.

MANYAT [?] 1- Üç çift kürekli balıkçı kayığı.

MANYAT [beach seine] 2- Iğrıp.

MAPA [eyebolt, padeye] Sabit halka. Ucunda halka olan cıvata.

MARGALEF TÜR ÇEŞİTLİLİĞİ GÖSTERGESİ [Margalef species diversity index] Shannon göstergesinin aynıdır. Burada; d = (M-1)/ lnN ‘dir ve M = Toplam tür sayısı ve N = Toplam birey sayısıdır. ® Shannon göstergesi. ® Topluluk çözümlemesi.

MARİKÜLTÜR [mariculture] Deniz canlılarının tankta, havuzda, kafeste, açıkta ağ ile çevrilmiş kesimlerde yumurtadan itibaren yetiştiriciliği ve besiciliği yani kısaca kültürüdür. Balıklar genellikle pazar boyuna kadar saklanırken marikültürden sayılan deniz kuluçkahanelerinden ise genç balık olarak salıverilirler.

MARİNA [marina] Genel anlamda küçük liman. Yatçılık ve yat turizmine hizmet veren görece küçük liman.

MARKA [mark] 1- Benzer özelliklere sahip bant, halka ya da kuşak olarak da adlandırılan balıkların sert aksamlardaki büyüme göstergesi.

MARKA [tag, mark] 2- Canlılara konulan ve çıplak gözle dışardan görünen işaret.

MARKA KAYBI [tag loss] Markalanan balıklardan markasını kayıp edenlerin oranı. Bu tür kayıpların önlenmesi için balığa çift marka, çift işaret takılır. 

MARKALAMA [tagging, marking] Canlılara marka takma işlemi. Balıklarda sıcak dövme, soğuk dövme, yüzgeç kesme ve delme teknikleri ile solungaç, spagetti, Petersen ve Carlin tipi markalar dış işaretleme için kullanılmaktadır. Dış markalardan başka iç marka da kullanılmaktadır. İç markalar manyetik (hamsi gibi küçük yüzücü balıklar için) olabilecekleri gibi kimyasal da (sert aksamlara yerleşen tetracyclin türevleri) olabilirler. ® Carlin markası. ® Lea markası. ® Petersen markası. ® Pop-up marka. ® Sıcak-dövme marka. ® Soğuk-dövme marka. ® Solungaç markası. ® Spagetti markası.

MARKALAMA ÖLÜMÜ [tagging mortality] Balığın avlanması, güverteye alınması, saklanıp markalanması ve salıverilmesi ile markanın balık vücudunda uzun süre kalmasının yarattığı gerginlik ve etki gibi nedenlerden balığın normal yaşam süresi daha kısa olabilir ve balık ölür ki bunların tümüne markalama ölümü denilmektedir.

MARKALAMA-TEKRAR YAKALAMA ÇALIŞMASI [mark-recapture study] Balığın avlanıp markalanmasından sonra salıverilmesi ve markalı balıkların daha sonra ticari balıkçılarca avlanması ve markalayan araştırıcıya bildirilmesiyle oluşturulan verilerin kullanılması sonucu tahmin edilen stok büyüklüğü, hareket ve göç, ölümler ve büyümeyi içine alan araştırmalardır.

MARKALI BALIK [marked fish, tagged fish] Üzerine işaret konulmuş, marka taşıyan balık.

MARKANIN GERİ DÖNMESİ [tag recovery, tag return] ® Markayı yeniden elde etme. 

MARKAYI YENİDEN ELDE ETME [tag recovery, tag return] Yeniden avlanan markalı balık sayısı ile deneyde markalanıp salınan toplam balık sayısının oranı. Genellikle yüzde olarak verilir.

MARLİN [Mediterranean spearfish] ® Tetrapturus belone.

MARMARA DENİZİ [Sea of Marmara] Türkiye boğazlar sistemini oluşturan İstanbul ve Çanakkale boğazları arasında kalan bir iç denizdir. Yüzey alanı 11.500 km2 kadardır. Görece derin bir denizdir. Yüzey sularının tuzluluğu (22 ppt) derin suya göre (38 ppt) daha azdır. Bir geçiş suyu niteliğini taşıyan bu denizin boyu 250 km ve genişliği 70 km kadardır. En derin yeri 1.390 m civarındadır. 25 m derinliklerde önemli bir tabakalaşma olan bu denizde seyir ve sefer trafiği yüksek olup gizil (potansiyel) tehdit ve tehlike oluştur-maktadır. Çevresindeki görece büyük yerleşim birimleri bir başka kirlenme tehdit ve ögesidir. Denizin geçiş suyu olması yalnız deniz trafiği ile sınırlı değildir. Birçok göçmen balık türü kuzey Ege ve Karadeniz arasında göçerken bu denizin kıyıları boyunca hareket eder. Bu yönüyle de balıkçılık açısından önemli bir sudur.

MARPOL (kısaltma) [International Convention for the Prevention of Pollution from Ships] ® Deniz Kirliliği Sözleşmesi.

MASTACEMBELIDAE [spiny eels] ® Geriçenelibalıkgiller.

MASTIGOFORA [mastigophora] ® Kamçılılar - Flagellata.

MAT [translucent] Yarısaydam nesneler için kullanılan sıfat. Balıkların sert aksamlarından yaş tayinlerinde büyüme halkalarının belirtilmesinde kullanılan terim.

MATAFORA [davit] Filikaların asıldığı ters L ( é) şeklindeki dikmeler.

MATERYAL [material] Araştırmalar için gerekli olan örneklenmiş malzeme (balık vb).

MATÜRASYON [maturation] ® Olgunlaşma.

MAUROLICUS MUELLERI (IŞIK BALIĞI, IŞILDAK BALIĞI) [pearlsides] Tabanyüzücüdür (batipelajiktir). 0-1524 metre derinliklerde rastlanır. Boyu TL=8 cm olabilir. Üç yıl yaşar. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Bir yıl sonra erinleşir. 200-500 yumurta üretir. Yumurtalar su yüzeyinde yüzer.

MAVİ BALİNA [blue whale] ® Balaenoptera musculus.

MAVİ BALON BALIĞI [oceanic puffer] ® Lagocephalus lagocephalus lagocephalus.

MAVİ KÖPEK BALIĞI [blue shark] ® Prionace glauca.

MAVİ MEZGİT [blue whiting] ® Micromesistius poutassou.

MAVİ MEZGİT BALIĞI [blue whiting] ® Micromesistius poutassou.

MAVİBALON BALIĞI [oceanic puffer] ® Lagocephalus lagocephalus lagocephalus.

MAVİKÖPEK BALIĞI [blue shark] ® Prionace glauca.

MAVİMEZGİT BALIĞI [blue whiting] ® Micromesistius poutassou.

MAVİMEZİT [blue whiting] ® Micromesistius poutassou.

MAVİRİNA BALIĞI [pelagic stingray] ® Pteroplatytrygon violacea.

MAVNA [barge] Şamandıraya bağlı büyük gemilerden kıyıya yük taşıyan tekne.

MAVRAKİ [thicklip grey mullet] ® Chelon labrosus.

MAVRİ BALIĞI [thicklip grey mullet] ® Chelon labrosus.

MAVRUŞKİL BALIĞI [brown meager] ® Sciaena umbra.

MAYNA [lower the x] Denizcilikte askıdaki bir şeyin aşağıya yavaşça indirilmesi için verilen emir.

MAZAK [streaked gurnard] ® Chelidonichthys lastoviza.

MAZAK BALIĞI [streaked gurnard] ® Chelidonichthys lastoviza.

Mb. (kısaltma) [Mb.] ® Milibar.

MEC (kısaltma) [Maximum Equilibrium Catch] ® Maksimum denge avı. ® Sürdürülebilir en yüksek ürün.

MED-CEZİR [high tide–low tide] ® Gelgit = gel-git. 

MEDÜZ [jellyfish, Medusae] ® Denizanası.

MEDÜZLER [jellyfishes, Medusae] ® Denizanaları.

MEDYAL [medial] Yanal’ın tersi. Dikey eksende vücudun ortası.

MEDYAN [median] Orta.

MEDYOLATERAL [mediolateral] Yan tarafın ortası.

MEGA- (önek) [mega-] Büyük. Örnek; megasefal (megacephalus)-büyük kafa(lı).

MEGAGAMET [megagamete, macrogamete] Büyük eşeysel hücre. Yumurta.

MEGAHERTZ [megahertz] Bir milyon Hz.

MEGALO-PLANKTON [megaloplankton] Plankton organizmalarının en büyükleri.

MEGAPLANKTON [mega-plankton] Boyları >5cm olan planktonlar.

MEI (kısaltma) [morphoedaphic index] Morfo edaptik indeks. ® Morfoedaptik gösterge.

MEIO- (önek) [meio] Daha az.

MEKANİK ALGILAYICI [mechano-receptor] Akıntıları ve kendi hareketini algılamayı sağlayan organ. Balıklarda bu yanal çizgi sistemidir.

MEKANİK BALIKÇILIK ÇABASI [mechanical fishing intensity] Balıkçılıkta harcanan güç. Belirli bir süre kullanılan farklı av araçlarının toplamı. İki ya da daha çok av aracıyla yapılan balıkçılığın toplam çabası araçlara ait çabaların basit toplamı olarak verilemez. Bunun için çabaların basit toplamının alınmasından önce standart seçilen bir av aracına göre düzenlenmeleri, ayarlanmaları gerekir.

MEKANO-RESEPTÖR [mechano-receptor] ® Mekanik algılayıcı.

MELAKOPİYA [shi drum] ® Umbrina cirrosa.

MELAN- (önek) [melan-] Siyah. Örnek; melanofor (melanophore), siyah boya gözesi.

MELANA [blotched picarel] ® Spicara maena.

MELANUR [saddled seabream] ® Oblada melanura.

MELANURYA [saddled seabream] ® Oblada melanura.

MELANURYA BALIĞI [saddled seabream] ® Oblada melanura.

MELEK BALIĞI [African threadfish]  ® Alectis alexandrinus.

MELEZ [hybrid] ® Kırma.

MELTEM [land-breeze] Yazın karadan denize esen rüzgar.

MENDEL [Mendel] Kalıtımın babası lakaplı Gregor Johann Mendel bugün Çekoslovakya’da kalan (Hyncice’de eski Heinzendorf’da) Almanca konuşulan bir ailenin çocuğu olarak doğdu (1822). Kronik böbrek hastalığından 1884’te Brno’da bugün (Çekoslovakya’da) öldü. Viyana’da okudu, bir manastıra papaz ve fizik öğretmeni olarak girdi. 1856-1863 yılları arasında 28.000 bezelye üretti ve denedi. Bu deneylerden Mendel’in kalıtım yasaları olarak bilinen sonuçlar elde edildi. Bulgularını 1866’da ‘Bitki Melezleri Üzerine Denemeler’ (Versuche über Pflanzenhybride) adlı çalışmasında yayınladı. Bu çalışma 1909’a kadar ilgi görmedi. Mendel yasaları; i) Başatlık ya da baskınlık; ii) Özelliklerin (karakterlerin) ayrılığı; iii) Melezin gametlerinde özelliklerin bağımsız ayrılığı şeklinde özetlenebilir.

MENDİREK [mole] Bir limanı oluşturan, ya da koruyan yapı. Balık barınma yeri olabilir.

MENEKŞE BALIĞI [blotched picarel] ® Spicara maena.

MENTAL [mental] 1- Çeneye ait. 

MENTAL [mental] 2- Akılsal, akla ait, zihinsel.

MENTAL SAKAL [mental barbel] ® Çene-sakalı.

MENTAL UZANTI [mental appendage] Altçenede dokunma duyu organı olarak kullanılan etsi çıkıntı, püskülümsü uzantı.

MERCAN [blackspot seabream] 1- ® Pagellus bogaraveo.

MERCAN [common pandora] 2- ® Pagellus erythrinus.

MERCAN [common seabream] 3- ® Pagrus pagrus.

MERCAN [Mediterranean red coral] 4- ® Corallium rubrum.

MERCAN [Mediterranean red coral] 5- Corallium rubrum’un iskeletinden yapılan boncuk gibi kullanılan renkli madde.

MERCAN BALIĞI [common pandora] 1- ® Pagellus erythrinus.

MERCAN BALIĞI [common seabream] 2- ® Pagrus pagrus.

MERCAN FANGRİ [common seabream] ® Pagrus pagrus.

MERCAN RESİFLERİ [coral reefs] Mercanlar denizlerde su yüzeyine kadar uzanan kayalar oluşturur. Kısaca resif ya da mercan resifi olarak adlandırılan bu kayasal yapılar Ekvator’un kuzey ve güneyinde kalan 300’ler arasında yayılırlar. Oksijence zengin, temiz suda 40 m derinliğe kadar bulunurlar. Dayanabildikleri en düşük sıcaklık 200C’dir. Bilinen en meşhur resif Avustralya’daki Great Barrier Reef’tir (Büyük Engel Resifi’dir).

MERCANLAR [corals] Knidliler (Cnidaria) kabilesinin Anthozoa sınıfından hayvanlar grubudur. Deniz şakayıkları, ve resif oluşturan mercanları içine alır. Mercanların medüz evresi yoktur. Yumurta ve atmıktan planula kurtçukları (larvaları) oluşur ki bu da sert malzemeye yapışır. Tomurcuklanmayla da çoğalabilirler. Denizşakayıkları nematosistleri kullanarak balık bile yakala-yabilirken resifcil mercanlar plankton avlar. Dinoflagelletlarla ortaklık (sembiyoz) oluşturur. Koloni kurar. Mercanlar  Alcyonaria ve Zoantharia altsınıflarına ayrılır.

MERCATOR [Mercator Gerhard Kremer] Bugünkü Belçika’da doğdu (1512) ve Duisburg-Almanya’da öldü (1594). Felsefe öğrenimi gördü sonra matematikçi oldu. Yer’in düzlem şeklinde gösterilmesini ve kendi adıyla anılan Mercator İzdüşümü’nü gerçekleştiren haritacı olarak tanındı.

MERCEK [lens] Balıklarda genellikle küre şeklinde olup kaslarla tutturulmuş saydam bir yapıdır. Nesnelerin görüntülerinin ağ tabaka (retina) üzerine düşürülmesi için balık merceği ileri geri hareket ettirir. Bazı durumlarda mercek yaş tayini için de kullanılmaktadır.  

MERDİVEN [ladder] ® Balık merdiveni.

MERİNA BALIĞI [Mediterranean moray] ® Muraena helena.

MERİSTEM [meristem] Sürgen doku.

MERİSTİK [meristic] Parçalara ayrılmış anlamında olup balıkların tekrarlanmış olan pul, iripul, omur, yüzgeç ışını, diken vb gibi sayılabilir yapılarını ve özelliklerini belirtir. Örnek; yanal çizgi boyunca pul sayısı.

MERKAPTANLAR [mercaptans] Kükürtlü, organik bileşikler.

MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ [central nervous system] Beyin ve omurilik.

MERLANGIUS MERLANGUS (BAKALYARO, BAKALYARO BALIĞI, MEZGİT) [whiting] Okyanusgöçer (okyanodrom) ve tabansal (demersal) yüzücüdür (pelajiktir). Boyu TL=70 cm ve ağırlığı 3 kg olabilir. 10-200 metre derinliklerde 20 yıldan çok yaşar. Balıkçılığı çok önemlidir. Sıkça 30-100 m derinliklerde çakıllı ve çamurlu zeminde bulunur. Birinci yılın sonunda açık denize göçer. Yumurta ve kurtçukları (larvaları) deniz analarıyla (medüzlerle) birlikte görülür. Genç bireylerde görülen küçük sakalcık erinleşmeyle birlikte kaybolur.

MERLANGIUS MERLANGUS EUXINUS (MEZGİT) [whiting] Karadeniz’deki Merlangius merlangus türüne verilen alt tür kimliğidir. Karadeniz’deki bireylerin boyu daha küçüktür. ® Merlangius merlangus.

MERLUCCIUS MERLUCCIUS (BARLAM, BERLAM BALIĞI, BAKALYARO) [European hake] Tabansaldır (demersaldır). 30-1.000 metrelerde yayılır. Genellikle 70-350 m derinliklerde gündüz tabana yakın gece yüzeye yakın bulunur. Boyu TL=140 cm, ağırlığı 15 kg olabilir. 20 yıl yaşar. Balıkçılığı çok önemlidir.

MEROMİKTİK [meromictic] Sürekli yoğunluğu farklı su tabakası olan göl. Su değişimi olmadığı için derin kesimlerinde oksijen ve balık bulunmaz.

MEROPELAJİK [meropelagic] Ancak belirli bir süre planktonda bulunan organizma. 

MEROPLANKTON [meroplankton, mero-plankton] Ancak belirli bir süre plankton içerisinde yer alan yumurta ve kurtçuklar (larvalar). Yaşam evrelerinin bir kısmını plankton olarak geçiren organizmalar.

MERSİN [starry sturgeon] ® Acipenser stellatus.

MERSİN BALIĞI [beluga] 1- ® Huso huso.

MERSİN BALIĞI [fringebarbel sturgeon] 2- ® Acipenser nudiventris.

MERSİN BALIĞI [Russian sturgeon] 3- ® Acipenser gueldenstaedti.

MERSİN BALIĞI [starry sturgeon] 4- ® Acipenser stellatus.

MERSİN BALIĞI [sturgeon] 5- ® Acipenser sturio.

MERSİN YAVRUSU [starry sturgeon] ® Acipenser stellatus.

MERSİN-BALIKLARI [Chondrostei, sturgeons] Actinopterygii - ışınlı-yüzgeçliler sınıfının altsınıfıdır. Acipenseriformes ve Polypteriformes takımlarını kapsar. Kısmen kemikleşme gösteren kıkırdaklı balıkları içerir. Vücutları ya çıplak ya da plakalarla örtülüdür. Kuyruk yüzgecinin üst kısmı (heteroserk) ile baş kısmı uzundur. Günümüzde iki aile ile temsil edilmektedirler (Mersin-balığıgiller, Acipenseridae ve çok dişli Mersin-balığıgiller Polyodontidae).

MERSİNMORİNASI [beluga] ® Huso huso.

MESAFE [distance] ® Uzaklık.

MESAFE FONKSİYONU [distance function] ® Uzaklık fonksiyonu.

MESENJER [messenger] Çelik tele bağlı bir örnekleme aracını (plankton ağı, Nansen kabı vb) kapatmak için tel üzerine gerektiğinde takılıp suya salınan ve istenen araca serbest düşerek ulaşması beklenen ağırlık.

META- (önek) [meta-] Arkasında, arasında, içinde vb.

METABOLİZMA [metabolism] Organik madde oluşumu ve bunun bozunma ve yıkımı olayları süresince oluşan enerjinin hücre ve organizma tarafından değişikliğe uğratılmasıdır (madde ve enerji değişimidir). Anabolizma ve katabolizma olmak üzere iki kısma ayrılır. Anabolizma yapma, yeni vücut oluşturmadır. Katabolizma ise oluşmuşun bozulması, ayrışmasıdır.

METAFAZ [metaphase] Mitoz bölünmede kalıtsal malzemenin (kromozom-ların) ekvator düzleminde dizilmesi.

METAGENEZ [metagenesis] Eşeysiz dölü, eşeyli dölün izlediği döl değişimi tipi.

META-LARVA [meta-larva] Vücut ortasında birincil ışınlar ve karın yüzgeci kaidesi ya da yüzgecinin belirginleştiği kurtçuk evresi.

METALİMNİYON [metalimnion] Göllerde sıcak üst ve soğuk alt kuşak arasında ani sıcaklık değişiminin (termoklin’in) olduğu kuşak.

METAMER [metamere] 1- Bir vücut bölümü, benzeyen parçalar.

METAMER [segment, metamer] 2- ® Bölüt.

METAMORFİZM [metamorphism] ® Başkalaşım.

METAMORFOZ [metamorphosis] 1- Başkalaşma. Aşırı değişme durumu. Bir hayvanın örneğin kurtçuk (larva) görünüşü ya da şeklinden ön erin şekline geçmesi.

METAMORFOZ [metamorphosis] 2- Kurtçuktan (larvadan) erin aşamasına geçerken vücudun temel değişikliğe uğraması. Örnek; yılanbalığıgiller (Anguillidae).

METAN [methane (CH4)] Bataklık gazı adı da verilen yüksek enerjiye sahip ve parlayıcı renksiz gaz.

METAPOPÜLASYON [metapopulation] Aynı türe ait bir popülasyonun, kısmen izole olmuş, döl verebilen parçalarının, o türün yok edildiği alanlara yeniden yerleşmeleri, yayılmaları.

METAZOA [metazoan] Çokgözeliler, çokhücreliler.

METEOROLOJİ [meteorology] Atmosferin kendisi ile atmosferdeki olayların yasalarını konu alan kısaca atmosferik olaylarla ilgilenen bilim dalı. 

METİLEN MAVİSİ [methylene blue] Kimyasal formülü C16H18N3ClS ve kimyasal adı “3,7-bis(Dimethylamino)-phenazathionium chloride” olan bu heterosiklik aromatik madde, baz özelliği nedeniyle birçok alanda kullanılmaktadır. Oda sıcaklığında kokusuz, koyu yeşil toz halindedir. Suda çözüldüğünde mavi renk alır. Kimyada indirgeme yükseltme (oksidasyon-redüksiyon) göstergesi olarak kullanılır. Biyolojide boya maddesi olarak kullanılmaktadır. Akvaryumcular ise mantar hastalıkları ile bazı birgözelilere (protozoa) karşı kullanmaktadırlar.

METRE [meter] MKS sisteminde kullanılan uzunluk ölçü birimi. 

METRİK TON [metric ton] 1000 kg.

MEVCUT STOK [standing stock] Stokun ağırlığı, biyokitle. Belirli bir zaman ve yerde bulunan örneğin yumurtlayan stok için de kullanılabilir. ® Biyokitle.

MEVCUT ÜRÜN [standing crop] Birim alan ve hacimdeki canlı malzemenin miktarı. ® Biyokitle.

MEVKİ [position] ® Yer.

MEVSİM [season] Belirli bir av aracıyla belirli balıkların yıl içerisinde avlandığı zaman dilimi. 

MEVSİMSEL BALIKÇILIK ÖLÜM ORANI [seasonal fishing mortality rate] Koşullu balıkçılık ölümü olup başlangıç stokunun bir kısmının bir yıl ya da mevsimde (diğer ölümler etkili olmamak kaydıyla) avlanmasıdır.  Buna yıllık ölüm oranı da denmektedir. 

MEVSİMSEL BÜYÜME ORANI [seasonal growth rate] Bir mevsimde ölenlerin sayısının başlangıç sayısına bölümüdür. 

MEVSİMSEL KAPAMA [seasonal closure] Balık avcılığının balıkçılığı düzenleyici önlemler çerçevesinde belirli bir yer ya da belirli bir zaman diliminde tamamen yasaklandığı dönem.

MEVSİMSEL TOPLAM ÖLÜM ORANI [seasonal total mortality rate] Balıkçılıktan gelen ölümler hariç bir mevsimde ölenlerin sayısının başlangıç sayısına bölümüdür. Buna ayrıca yıllık ölüm oranı, yıllık doğal ölüm oranı, koşullu doğal ölüm oranı ya da mevsimsel doğal ölüm oranı da denmektedir. ® Toplam ölüm oranı.

MEYO- (önek) [meio-] Daha küçük, … den az.

MEYOLESİTAL [meiolecithal] Yumurta sarısı küçük olan yumurtalar. 

MEZGİT [blue whiting] 1- ® Micromesistius poutassou.

MEZGİT [whiting] 2- ® Merlangius merlangus.

MEZGİTGİLLER [Gadidae, cod] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, mezgitler (Gadiformes) takımının bir ailesidir. Aile 14 cinsi kapsar. Son zamanlarda sistematiğine ekleme ve çıkarma yapılmıştır. Deniz balıkları içerisinde ekonomik önemi yüksek türleri barındırır. Daha çok soğuk sularda yaşarlar. Taban ve tabana yakın yaşayan balıklar olup sakallarıyla besin maddelerini seçerler. Yumurtaları yüzücüdür (pelajiktir). Kurtçuk (larva) ve genç balık evrelerinde yüzücü (pelajik) yaşarlar ve daha sonra derine tabana inerler. Yumurta sayısı yüksek olan bu balıklar kuzey denizlerinde kış sonuna doğru yumurta bırakırlar. Kuzey yarımkürede 60 kadar türü yaşamaktadır. Bazı önemli türleri şunlardır: Gadus morhua, Gadus ogac, Melanogrammus aeglifinus, Merlangius merlangus, Micromesistus poutassou, Pollachius virens.

MEZİT [blue whiting] ® Micromesistius poutassou.

MEZİT BALIĞI [blue whiting] ® Micromesistius poutassou.

MEZO- (önek) [meso-] Orta, arada. Örnek; mezoderm (mesoderm)-ortaderi.

MEZOBENTOZ [mesobenthos] ® Ortabentoz.

MEZOHALİN [mesohaline] ® Ortatuzlu.

MEZOLESİTAL [mesolecithal] ® Ortalesital.

MEZOPELAJİK (ORTAPELAJİK) [mesopelagic] ® Ortayüzücü.

MEZOPLANKTON [mesoplankton, meso-plankton] Planktonun boyları 1-5 mm arasında olan kısmı. ® Ortaplankton.

MEZOTROFİK [mesotrophic] Orta derecede birincil üretime sahip su, göl. Orta derecede gübre ihtiva eden su.

MEZOZOİK [Mesozoic] 245-265 milyon yıl öncesi jeolojik çağ (Jurasik, Trisik dönem).

MHz [kısaltma] [MHz] ® Megahertz.

MICROCHIRUS OCELLATUS (BENEKLİDİL BALIĞI, DİL BALIĞI) [foureyed sole] Tabansaldır (demersaldır). 30-300 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=20 cm olabilir. Balıkçılığı vardır. Kumlu, çamurlu zeminde bulunur.

MICROCHIRUS VARIEGATUS (LEKELİDİL BALIĞI, DİL BALIĞI) [thickback sole] Tabansaldır (demersaldır), 20-400 metre derinliklerde rastlanır. Boyu TL=40-42 cm kadar olabilir. 14 yıl yaşar. Balıkçılığı vardır. Kumlu zeminde bulunur.

MICROICHTHYS COCCOI (?) [?] Derinsu kardinalbalıkları (Epigonidae) ailesinden olup yüzücüdür (pelajiktir). 550 m derinliğe kadar inebilir. Balıkçılığı yoktur. Boyu TL=3 cm kadar olabilir.

MICROMESISTIUS POUTASSOU (MEZGİT, MEZİT, MEZİT BALIĞI, MAVİMEZİT, MAVİMEZGİT BALIĞI, DERİNSU MEZGİTİ, MAVİ MEZGİT) [blue whiting] Yüzücü (pelajik), okyanusgöçerdir (okyanodromdur). Boyu TL=50 cm ve ağırlığı 850 g kadar olabilir. 20 yıl yaşar. Balıkçılığı çok önemlidir. Kıta sahanlığı ve sahanlık yamacında fakat daha çok 300-400 m derinliklerde bulunur. 1000 m’ye kadar rastlanır. Günlük dikey göç eder. Gece yüzeye çıkar, gündüz derine iner.

MIGRI [bandtooth conger] 1- ® Ariosoma balearicum.

MIGRI [European conger] 2- ® Conger conger.

MIGRI [thinlip conger] 3- ® Gnathophis mystax.

MIĞRI-BALIĞI [European conger] ® Conger conger.

MIĞRI-BALIĞIGİLLER [Congridae, conger eels, marine eels] Ilık ve sıcak denizdeki kemikli balık ailesidir. Bireylerine 500 m derinliğe kadar rastlanır. Taşlık ve kayalıkların oyuklarında dururlar. Boyları 3 m ve 30 yıla kadar yaşayabilirler. Yılan vücutludurlar. Etçil (karnivor) olup her türlü besini alırlar. Etleri yenilebilir ve kıymetlidir. Uzak mesafe göçleri yoktur. Üremek için derine inerler. Yumurtaları tabansal (demersal) fakat kurtçukları (larvaları) yüzücüdür (pelajiktir). Sularımızda en çok mığrı balığına (Conger conger) rastlanmaktadır.

MIRLAN BALIĞI [brushteeth lizardfish] ® Saurida undaosquamis.

MIRMIR BALIĞI [painted eel] 1- ® Echelus myrus.

MIRMIR BALIĞI [striped seabream] 2- ® Lithognathus mormyrus.

MIRMIR YILANBALIĞI [painted eel] ® Echelus myrus.

MİÇO [deck-man] Tayfa yamağı.

MİDE [gaster] 1- Sindirim organı.

MİDE [stomach] 2- Yemek borusunu izleyen sindirim organı. 

MİDE ATARDAMARI [gastric artery] Balıkların sırt atardamarından (aortundan) karına, mideye ulaşan atardamar.

MİDE TOPLARDAMARI [gastric vein] Mide ve karındaki kanı toplayarak karaciğere ileten toplardamar.

MİDESİZ [agastric] Midesi olmayanlar. Bazı etobur Cyprinidae (sazangil) ailesi fertlerinin gerçek anlamda midesi yoktur.

MİDETAŞI [gastrolith] Besinin öğütülmesinde kullanılmak üzere bilinçli yutulmuş taş. 

MİDYE [mussel] 1- Çift kabuklu yumuşakça.

MİDYE [mussel] 2- Suda yaşayan yassısolungaçlı yumuşakçaların genel adıdır. Midye vücudunun gerisinde biri su girişi diğeri su çıkışına yarayan ve karın ve sırt sifonları adlarını alan iki delik bulunur. Su arkadan öne doğru üzerinde titrek tüyler bulunan solungaçlardan geçerek hareket eder. Su içerisindeki besin maddeleri ağız kısmından geçerken yakalanır. Ayrı eşeyli olup çoğalma yumurtayla olur. Midye bankında yumurta bırakma eşzamanlı (senkronize) gerçekleşir. Plankton patlaması ya da miktarının dikkate değer oranda artması yumurta ve atmığın midye bankındaki bütün olgun bireyler tarafından salınmasına yol açar. Bu yolla kalıtsal tek yönlülük önlenir. Sudaki malzemenin olduğu gibi filtrelenmesi nedeniyle suyu temizlerler. Sudaki kirleticilerin birikmesi çalışmaları ile kirliliğin izlenmesinde kullanılan önemli organizmalardır. Etleri lezzetlidir. Yetiştiriciliği yapılmaktadır.

MİDYE [Mytilus, mussel] 3- ® Mytilus galloprovincialis.

MİDYELER [Lamellibranchiata, Pelecypoda, Bivalvia, bivalve, mussels] Yassısolungaçlılar ya da basitçe midyeler birçok adla anılırlar. Yumuşakçalar (Mollusca) kabilesinin (Bivalvia) sınıfındaki canlıları kapsar. Bu sınıfta Protobranchia, Pteriomorphia, Paleoheterodonta, Trigoinoida, Unionoida (tatlısu), Heterodonta, Anomalosdesmata altsınıflarına ayrılır. Bireyleri iki parçalı ve az çok bakışımlı (simetrik) kabuktan oluşurlar. Toplam 30.000 türü kapsar. Solungaçlarını kullanarak suyu filtre ederek beslenirler. Dolaşım sistemleri açıktır. Bir kısmı kayalara tutunarak dururken diğerleri kendilerini çoğunlukla kumlu tabana gömer ve sifonlarını taban yüzeyi üstüne uzatarak beslenir. Kabuk şekilleri çok değişiktir. Yuvarlak, küremsi, yassı, uzunla-masına yassı formları vardır.

MİDYELİK [mussel farm] Midye üretilen yer. Midye tarlası.

MİKOLOJİ [mycology] Mantarbilim.

MİKRO- (önek) [micro-] Küçük, çok küçük. Örnek; mikronukleus (micronucleus)-küçük çekirdek.

MİKRO-ARTIŞ [microincrement] Otolitlerde 50 μm’dan daha küçük olup yaş tayinlerinde de kullanılan günlük ya da daha kısa süreçli büyüme.

MİKRO-BAĞLAYICILI YEM [microbound feed] Akvakültürde balık kurtçukları için formüle edilmiş küçük parçacıklı yem. Parçacıklar 50-700 μm büyüklüğünde olup karmaşık karbonhidrat ya da protein bağlayıcı katkılıdır.

MİKROBESİNLER [micronutrients] Organizmaların az miktarlarda gereksin-diği demir (Fe), mangan (Mn), bakır (Cu), çinko (Zn), bor (B), silisyum (Si) molibdan (Mo), klor (Cl), vanadyum (V), kobalt (Co) ve yalnız omurgalılar için önemli olan iyot (I) gibi elementlerdir. ® Makrobesinler.

MİKRO-BİLEŞEN [microconstituent] Kemiklerin element donanımı. 

MİKROBİYOLOJİ [microbiology] Bitkiler aleminden bakteriler, su yosunları, mantarlar ile hayvanlar aleminden bütün mikroskopik ve ultramikraoskopik organizmalarla uğraşan biyoloji kolu.

MİKROFAJ [microphage] 1- Mikropları yutabilen göze (hücre). Çok çekirdekli akyuvar.

MİKROFAJ [microphagous] 2- Küçük parçacıkları ya da küçük organizmaları (plankton) yiyen hayvan.

MİKROFASİYES [micro-facies] Mikroskopla görülebilen fasiyes. ® Fasiyes.

MİKROFAUNA [microfauna] Mikroskopla görülebilen küçük hayvanlar.

MİKROFİL [micropyle] Atmığın (sperm) girmesi için yumurta zarındaki çok küçük delik (açıklık).

MİKROFİTOFAJİ [microphytophagy] ® Fitoplanktofaj.

MİKROGAMET [microgamete] Atmık. Yumurtadan çok küçüktür. 

MİKROİKLİM [micro-climate, microclimate] Genelden ayrı olan atmosfer koşulları. Küçük, özel bir alandaki iklim. Yerel iklim koşulları. Çoğunlukla alışılmışın ötesinde (benzersiz) türler birlikteliğine sahiptir.

MİKRO-KAPSÜLLÜ YEM [micro-encapsulated diet, micro-encapsulated feed] Akvakültürde balık kurtçukları (larvaları) için formule edilmiş küçük parçacıklı olup bir zar ya da bağlayıcıyla muamele edilmiş yem.

MİKROKLİMA [micro-climate] ® Mikroiklim.

MİKROMETRE [micrometer] Küçük uzunlukları ölçmede kullanılan hassas alet.

MİKRON [micron] 1/1000 mm = m

MİKRONUTRİENTS [micronutrients] ® Mikrobesinler.

MİKROORGANİZMA(LAR) [microorganism(s)] Genellikle çok küçük olup mikroskopla görülebilen bitkisel ya da hayvansal organizmalara verilen genel ad.

MİKROPLANKTON [microplankton, micro-plankton] 1 mm’den küçük plankton. Plankton’un boyları 50 m ile 1 mm arasında olan kısmı.

MİKROPLAR [microbes] Hastalıklara da yol açan çok küçük (mikroskopla görülebilen) bitkiler ve hayvanlar. Bu sınıfa mikro-algler (ökaryot-eukaryotic) gözeler (hücreler), mantarlar, mayalar, protozoa, çekirdeği olmayan prokaryot (prokaryotic) gözeler (hücreler), virüsler ve prionlar (deli dana) girmektedir.

MİKROPSUZLAŞTIRMA [disinfection] İstenmeyen (hastalık yapıcı) organiz-malardan arındırma.

MİKRO-SATELİT [microsatellite] ® Mikro-uydu.

MİKROSKOP [microscope] Küçük nesnelerin uygun mercek sistemiyle büyüterek görünmesini sağlayan alet. Polarıcı, zıt fazlı, elektron, proton gibi birçok türü vardır. 

MİKROSPORANGİYUM [microsporangium] Bazı su yosunlarında çok küçük sporları (mikrosporları) oluşturan ve taşıyan organ.

MİKRO-TANECİKLİ YEM [microparticulate diet] Akvakültürde balık kurtçukları (larvaları) için hazırlanmış çok küçük taneciklerden oluşan yem.

MİKROTOM [microtome] Mikroskopta incelenecek nesnelerden, çok ince dilimler kesmede kullanılan alet.

MİKRO-UYDU [microsatellite] DNA’da tekrarlanan çok küçük bölümler.

MİKRO-YAPISAL BÜYÜME KESİNTİSİ [microstructural growth interruption] Otolitlerdeki kristal büyümesinin (aragonite) organik malzemeyle (otolin) kesilmesi.

MİKRO-YAŞAMALAN [microhabitat] Geniş yaşamalanın bir parçasıdır. Balıkların özel amaçla seçtikleri komşu küçük yaşamalanlardan fiziksel özellikler yönünden (akıntı, derinlik vs) farklı yaşamalan.

MİKSOPTERİGYUM [myxopterygium] Keski-solungaçlılar (Elasmobranchii) ve tümbaşlılar’da (Holocephali) bulunan çiftleşme organı.

MİKTİK [mictic] Rotatorlarda (Rotatoria) döllenebilen haploid yumurtalar olup döllenmediğinde partenogenezle erkek oluşturan yumurta. Döllendi-ğinde ise miktik yumurta bir kabuk oluşturur ve bundan ilkbaharda amiktik dişi gelişir.

MİKTİK YUMURTA [mictic egg] İnce kabuklu haploid yumurta. ® Miktik.

MİLAKOP [shi drum] ® Umbrina cirrosa.

MİLİ- (önek) [milli-] Bin (1000) anlamındadır. Ancak MKS sisteminde 1/10, 1/100, 1/1000 olarak da kullanılmaktadır.

MİLİBAR (Mb) [Milibar (Mb)] Basınç ölçü birimi (1/1000 bar). 

MİLİLİTRE (ml) [milliliter (ml)] 1/100 litre.

MİLİMETRE (mm) [millimeter (mm)] 1/1000 m

MİLİMETRİK KÂĞIT [millimeter paper] Üzerinde mm taksimatı olan ve daha çok bilgisayarların gelişmesi öncesinde şekil ve grafik çiziminde kullanılan kağıt.

min. (kısaltma) [min.] ® Minimum.

MİNAKOP [shi drum] ® Umbrina cirrosa.

MİNAMATA HASTALIĞI [Minamata disease] Besin ağında birikebilen ve zehirli bir cıva bileşeni olan metil-cıva (methyl-mercury) Minamata körfezinde çokça balık tüketen insanlarda görülmüştür.

MİNE [dentine] 1- Diş’in sert dış tabakası.

MİNE [dentine] 2- Kozmoid, ganoid ve plakoid pullardaki sert tırtıklar. 

MİNE BALIĞI [?] ® Callionymus maculatus.

MİNEKOP [shi drum] ® Umbrina cirrosa.

MİNİMUM [minimum] En küçük, en az.

MİNİMUM STOK BÜYÜKLÜĞÜ EŞİĞİ [minimum stock size threshold] En küçük stok büyüklüğü eşiği. Bu eşiğinin (BThreshold = BEşik) altındaki değerde stokun aşırı avlandığı dikkate alınır.

MİSİNA [fishing line] Yapay maddeden değişik kalınlıkta tek kat çekilmiş ip.

MİSYON [mission] ® Özgörev.

MİTOKONDRİYAL DNA [mitochondrial DNA] DNA’nın bir şekli olup balık tanımlama ve belirlemesinde kullanılmaktadır.

MİTOZ [mitosis] Gözenin (hücrenin) iki eşit parçaya bölünmesi.

MİYO [myo] Kas. Örnek; miyosit (myocite)-kasılabilir göze.

MİYOMER [myomere] Yanlarda W-şeklindeki tabakalı vücut kası. Kahverengi olanlara kızıl kas (musculus lateralis superficialis), beyaz olanlara (musculus lateralis profundus) denmektedir.

MİYOSEN [Miocene] Tersiyer içerisindeki jeolojik çağ. Otobur memelilerin ortaya çıktığı 26-5 milyon yıl öncesi dönem.

MİYRA- (önek) [myria-] Çok. Çok sayıda. Sayısız. Örnek; Myriapoda-Çok bacaklı eklembacaklı.

MKS (kısaltma) [Meter-Kilogram-Second] Metre-Kilogram-Saniye ölçü sistemi.

ml (kısaltma) [ml] ® Mililitre.

MLD (kıslatma) [Mixed Layer Depth, MLD] ® Karışma tabakası derinliği.

mm (kısaltma) [mm] ® Milimetre.

Mn (kısaltma) [manganese] ® Mangan. 

MOBİ DİK [Moby Dick] Amerikalı yazar Herman Melville’nin ‘The Whale’ adlı romanındaki bir olasılıkla romanın yazıldığı dönemden birkaç on yıl önce Şili’nin güneyinde Mocha adası yakınlarında gerçekten yaşamış olan albino ispermeçet balina olup yazar tarafından Mocha Dick yerine Moby Dick şeklinde kullanılmış olabilir. Mocha Dick ya da Moby Dick birçok kez balina avcılarından kurtulmuş sırtında zıpkınlar taşıyan bir balinadır. Roman Moby Dick’i kovalayan ve avlamak isteyen adam ile balinanın mücadelesini hikaye etmektedir.

MOBULA MOBULAR (KULAKLIFOLYA, ŞEYTAN BALIĞI, MANTA) [devil fish] Okyanusgöçer (okyanodrom), yüzücüdür (pelajiktir). Disk genişliği 5.2 m olabilir. Kıta sahanlığı üstünde bulunur. Canlı doğrucudur (ovovivipardır). Soyu tehdit ve tehlike altındaki türlerin hassas sınıfında yer almaktadır.

MOBULIDAE [manta ray] ® Kulaklıfolyabalığıgiller.

MOD [mode] En sık rastlanan değer. En yüksek frekans. Örnek; bir ağ atımında çıkan bir türe ait balık boylarının ölçülmesi sonucu oluşturulan boy dağılımı frekans dağılımında balık sayısının en fazla olduğu boy grubu.

MODEL [model] Doğanın gerçekten nasıl çalıştığının basitleştirilmiş kavranma fikri.

MOL [mole] 1- Bir kimyasal bileşenin molekül ağırlığının gram cinsinden verilmesi. Örnek; NaCl’ün molekül ağırlığı 58.433’tür. 1 mol NaCl = 58.443 gram.

MOL [mole] 2- Madde miktarını belirlemede kullanılan ölçüdür. 1 mol = 6.02x1023 atom, molekül, iyon vs’dir.

MOL SAYISI [mol number] Tartılan ağırlık bölü molekül ağırlığı.

MOLA [loose the x] Bağlı bulunan ya da sabit tutulan bir şeyin bırakılması için denizcilerin kullandığı emir.

MOLA MOLA (AY BALIĞI, PERVANE, PERVANE BALIĞI) [ocean sunfish] Yüzücü (pelajik) ve okyanusgöçerdir (okyanodromdur). 0-480 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=3.3 m ve ağırlığı 2.3 ton olabilir. Balıkçılığı önemsizdir. Su akıntısıyla kendisini taşınmaya bırakır. Bilinen en ağır kemikli balıktır. Yenmesinin ağılanma (zehirlenme) nedeniyle sakıncalı olduğu söylenir.

MOLAL KONSANTRASYON [molal concentration] Bir kg çözücüde çözülen mol sayısı.

MOLALİTE [molality] Çözülenin 1 kg çözeltideki sayısıdır.

MOLAR KONSANTRASYON [molar concentration] Konsantrasyon (1 litre çözeltideki maddenin mol sayısıdır). Mol sayısı = tartılan miktar bölü molekül ağırlığı. Konsantrasyon ise g-atom/dm3 ya da mol/dm3 ya da M şeklinde belirtilir.

MOLARIS [molar] Öğütücü.

MOLARİTE [molarity] Çözülenin 1 dm3 çözeltideki mol sayısıdır.

MOLEKÜLER SİSTEMATİK [molecular systematics] Moleküler biyolojik çeşitliliğin, taksonomik gruplar yönünden incelenmesi.

MOLIDAE [Molidae, molas, ocean sunfishes] ® Aybalığıgiller.

MOLLUSCA [mollusks, molluscs] ® Yumuşakçalar.

MOLLUSCOIDEA [?] ® Yumuşakçamsılar.

MOLLUSKA [Mollusca, molluscs] ® Yumuşakçalar.

MOLLUSKİVOR [molluscivore] Yumuşakça yiyen.

MOLVA MACROPHTHALMA (GELİNCİK, UZUNGELİNCİK BALIĞI) [Spanish ling] Tabansal (demersal) olup 30-754 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=108 cm olabilir. Balıkçılığı yoktur. Daha çok sahanlık yamacının üst kısmında bulunur. 

MOLVA MOLVA (GELİNCİK, UZUNGELİNCİK BALIĞI) [ling] Tabansal (demersal) okyanusgöçerdir (okyanodromdur). Boyu TL=200 cm ve ağırlığı 45 kg olabilir. 25 yıldan fazla yaşar. Balıkçılığı çok önemlidir. 100-1000 m derinliklerde rastlanır. Kayalık yerlerde daha çok 100-400 m derinliklerde bulunur.

MONANDRİK [monandric] Önce dişi sonra erkek olan çift cinsiyetlilerde erkek olanların cinsiyet değiştirmiş dişiler olması.

MONO- (önek) [mono-] Bir, tek. Monomoleküler (monomolecular)-Tek moleküllü.

MONOCANTHIDAE [filefishes] ® Dikenliçütregiller.

MONOCHIRUS HISPIDUS (TEKYÜZGEÇLİDİL BALIĞI, DİL BALIĞI, KÜÇÜKDİL BALIĞI) [whiskered sole] Tabansaldır (demersaldır). Boyu TL=25 cm civarında olabilir. 10-20 metre derinliklerde rastlanır. Balıkçılığı vardır. Kumlu, çamurlu tabanda bulunur.

MONOFAJ [monophagous, monophagy] Yalnız bir tek besin tüketen, yiyen. Tek tip besinle beslenme.

MONOFİLAMENT [monofilament] Balıkçılıkta kullanılan yapay (naylon, perlon vb), tekli, bükülmemiş ip.

MONOFİLETİK [monophyletic] Ortak atadan gelen bir grup bitki ve hayvanlar.

MONOFİYODONT [monophyodont] Yaşam süresince yalnız bir kez dişe sahip olma. ® Polifiyodont. ® Difiyodont.

MONOGAMİ [monogamy] ® Tekeşlilik.

MONOGENERİK [monogeneric] Tek cinsi olan aile. ® Tekcinsli.

MONOKÜLAR MİKROSKOP [monocular microscope] Tek göz merceği olan mikroskop.

MONOKÜLTÜR [monoculture] Tek bir tür’ün beslenmesi/yetiştirilmesi. Tek tür ile yapılan akvakültür.

MONOMİKTİK [monomictic] Yılda bir kez (genellikle sonbaharda) karışımı ya da su yenilemesi, deveranı olan göl.

MONOMİKTİK GÖL [monomyctic lake] Yılda yalnız bir kez karışan göl.

MORA MORO (?) [common mora] Derintabansal (batidemersal) yüzücüdür (pelajiktir). 450-2500 m derinliklerde rastlanır. Bazen 50 m’de de görülür. Balıkçılığı önemsizdir. Boyu TL=80 cm olabilir.  

MORF- (önek) [morph-] Şekil. Örnek; morfoloji (morphology)-şekilbilim.

MORFOEDAPTİK GÖSTERGE [morphoedaphic index] Göllerdeki toplam çözünmüş madde (mg/l) ve ortalama derinlikten (m) elde edilen gizil (potansiyel) balık verimliliği göstergesi.

MORFOLOJİ [morphology] ® Şekilbilim.

MORFOLOJİK [morphological] Şekilbilimsel.

MORFOMETRİK KARAKTER [morphometric character] ® Ölçülebilir özellik.

MORİNA [beluga] 1- ® Huso huso.

MORİNA [cod] 2- ® Gadus morhua.

MORÖTESİ [ultraviolet (UV)] Dalga boyu 4-400 nm olup gözle görülen ışığın dalga boyundan daha kısa dalgalı ışık.  

MORS [walrus] İri deniz memelisi. ® Odobenus rosmarus.

MORSGİLLER [Odobenidae] Memeliler (Mammalia) sınıfı, Etyiyenler (Carnivora) takımının bir ailesidir. Genel özellikler için ® Odobenus rosmarus.

MORTALİTE [mortality] ® Ölüm.

MORULA [morula] Küçük dut anlamındadır. Dut’a benzeyen cenin (embriyon) evresinin adıdır. Yani yumurta gelişmesindeki üç evreden (morula, blastula, gastrula) ilkidir.

MOZAİK DİŞLER [mosaic teeth, pavement teeth] Vatozgillerde ve bazı köpek balıklarında bulunan ve midye vb sert besini ezmeye yarayan bir seri yassı diş. Örnek; Hexanchus, Heterodontus, Mustelus.

MS-222 (kısaltma) [MS-222] Balıkların hareketliliğini azaltmak için kullanılan bayıltıcı kimyasal (tricaine-methanesulphonate). Kansorejen etkisi nedeniyle artık kullanılmamaktadır.

MSST (kısaltma) [Minimum Stock Size Threshold] ® Minimum stok büyüklüğü eşiği.

MSY (kısaltma) [Maximum Sustainable Yield] ® Sürdürülebilir en yüksek ürün.

MT (kısaltma) [metric ton] 1000 kg.

mt-DNA (kısaltma) [mitochondrial DNA] ® Mitokondriyal DNA.

MUÇO [deck-man] ® Miço.

MUD [mud] Çapı 0.063 mm’den (kumdan) küçük detritus malzemesi.

MUGIL CEPHALUS (HASKEFAL, KEFAL, PAÇOZ BALIĞI, TOPAN, TOPBAŞ, KOKLAN, AVRİTA BALIĞI, TOPAN KEFAL) [flathead mullet] Aşağıgöçer (katadrom) tabanyüzücü (bentopelajik) balıktır. Boyu TL=130 cm, ağırlığı 12 kg ve 16 yaşında olabilir. Balıkçılığı ve yetiştiriciliği çok önemlidir. 0-120 m derinliklerde rastlanır. Kıyısaldır, acısu ve tatlısuya girer. Kum ve çamur üzerinde genellikle sürü oluşturur. Yumurtlama denizde olur. 5-7 milyon yumurta bırakır.

MUGIL SOIUY (RUS KEFALİ, PELİNGAS) [so-iuy mullet] Tabansal (demersal) aşağıgöçerdir (katadromdur). Uzak doğu kökenli olup Azak Denizi’nde yetiştiriciliği yapılmıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra yetiştiricilik çiftlik-lerinden Karadeniz’e ve Ege Denizi’ne yayılmış ve önemli balıkçılık kaynağı olmuştur. Boyu TL=80 cm ve 5 kg ağırlıkta olabilmekle birlikte Karadeniz’de bilinen boyu 30 cm civarındadır. Sığ sularda bulunur.

MUGILIDAE [mullets] ® Kefalgiller.

MUKOZA [mucosa] Salgı üreten ve bunu salan doku.

MUKUS [mucus] Mukoza salgısı.

MULLIDAE [goatfishes, red mullets] ® Barbunyagiller.

MULLUS BARBATUS BARBATUS (KESERBAŞ BARBUNYA, BARBUNYA, BARBUN, BARBUNYA BALIĞI) [red mullet] Tabansaldır (demersaldır). 10-328 metre derinliklerde bulunur. Boyu TL=35-37 cm olabilir. Önemli balıkçılık kaynağıdır. Çakıllı, kumlu, çamurlu tabanda ve kıta sahanlığı üzerinde yayılır. Yumurtlama süresi ilkbahar ve yaz aylarında olup uzundur.

MULLUS BARBATUS PONTICUS (BARBUNYA) [?] Tabansaldır (demersaldır). Karadeniz’de 10-150 metre derinliklerde sahanlık üzerinde çakıllı, kumlu, çamurlu tabanda bulunur.

MULLUS SURMULETUS (TEKİR, TEKİR BARBUNYA, TEKİR BALIĞI) [striped red mullet] Tabansal (demersal) okyanusgöçerdir (okyanodromdur). 5-410 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=45-47 cm ve 1 kg kadar olabilir. Sert ve yumuşak tabanda, çoğunlukla 5-60 m ve 100 m derinliklerde bulunur. İlkbahar ve yaz aylarında yumurtalar. Yumurta ve kurtçukları (larvaları) yüzücüdür (pelajiktir). Balıkçılığı önemlidir. 10 yıl yaşayabilir. Akdeniz sular sisteminde sevilen balıktır.

MULTİ- (önek) [multi-] Çok. Örnek; multinükleer (multinuclear)-çok çekirdekli.

MURAD REİS [-] Turgut Reis’in öğrencisi olup sonra kaptanıderya olan Türk denizci. Ölümü 1603.

MURAENA HELENA (MERİNA BALIĞI, İZMİRNA, MUREN, MÜREN, MÜREN BALIĞI) [Mediterranean moray] Resiflerle birliktedir. Boyu TL=150 cm olabilir. Balıkçılığı önemsizdir. 15-50 m derinliklerde bulunur. Gece aktiftir. Bulunduğu alanı korur. Kovuklarda gizlenir. Rahatsız edilirse saldırır. Korkutucudur.

MUREX [Venus comb] ® Dikenli salyangoz.

MUSON [monsoon] Yaz ve kış aylarında birbirine ters esen devirli rüzgârlar. Kışın karadan denize esen kuru, yazın denizden karaya esen ve bol yağmur getiren rüzgâr.

MUSTELUS ASTERIAS (KÖPEKBALIĞI) [starry smooth-hound] Tabansaldır (demersaldır). 350m’ye kadar iner. Boyu TL=140 cm ve ağırlığı 5 kg kadar olabilir. Balıkçılığı vardır. Sahanlık üzerinde ve sığda görülebilir. Kumlu çakıllı kesimleri seçer. Canlı doğurucudur (ovovivipardır). 7-15 yavru verir. Yavruların doğum boyu 30 cm’dir.

MUSTELUS MUSTELUS (ÖZ KÖPEKBALIĞI, KÖPEK BALIĞI, ADİ KÖPEKBALIĞI) [smooth-hound] Tabansal (demersal) olup 5-625 m derinliklerde rastlanır. Balıkçılığı önemlidir. Boyu 2 m olabilir ve 24 yıldan fazla yaşayabilir. Daha çok sahanlık alanında ve 350 m derinliğe kadar bulunur. Canlı doğurucudur (vivipardır).

MUSTELUS PUNCTULATUS (BENEKLİ KÖPEKBALIĞI) [blackspotted smooth-hound]. Boyu TL=190 cm olabilir. Balıkçılığı vardır. Kıyısal, tabanda gezen balıktır.

MUTAGENLER [mutagens] Genleri (DNA’nın fiziksel yapısını, kalıtsal bilgiyi) kalıcı şekilde değiştiren etken ya da kimyasallar.

MUTANT [mutant] Ani değişiklik geçirmiş ya da ani değişiklik geçirme evresinde olan.

MUTASYON [mutation] 1- Bir kalıtsal özelliğin aniden yeni dölde değişmesi ile bu dölün yeni özelliği taşıyan döl vermesi.

MUTASYON [mutation] 2- Genin ya da kromozomun yapısındaki aktarılabilir (yeni kuşaklara geçen) kalıcı bozukluk ya da değişmeler.  

MUTLAK BESİN ÇEVİRME ORANI [absolute conversion rate of food] O besin miktarının o besinden kaynaklandığı düşünülen ek büyümeye bölün-mesiyle elde edilen göstergedir (indekstir).

MUTLAK BOLLUK [absolute abundance] Popülasyondaki (stoktaki) toplam birey sayısıdır.  Genellikle göreceli bolluktan hareket edilerek tahmin edilir.  

MUTLAK BÜYÜME ORANI [absolute growth rate] Birey, stok ya da popülasyon büyüklüğünün belirli bir süre ve koşulda güncel artışıdır.

MÜLKİYET [property] Sahip olmak.

MUTLAK DOĞURGANLIK [absolute fecundity] Dişinin toplam yumurta sayısıdır.

MUTLAK İÇGÖÇ (MUTLAK STOĞA KATILMA) [absolute recruitment] Birim zamanda yani belirli bir sürede (genellikle yıl) avlanma büyüklüğü aralığına ulaşan balıkların sayısıdır. ® İçgöç. ® Stoğa katılma.

MUTLAK SICAKLIK [Kelvin temperature] K= 0C + 273. ® Kelvin sıcaklığı.

MUTLAK SIFIR [absolute zero] En düşük sıcaklık değeri; 0 K, -2730C ya da           -4590F.)

MUTLAK STOĞA KATILMA [absolute recruitment] ® Mutlak içgöç.

MUTUALİZM [mutualism] ® Karşılıklılık.

MÜLKİYET SINIRI [possession limit] Mesleki ya da sportif balıkçılıkta herhangi bir zamanda yasal olarak avlanabilecek, bulundurulabilecek, saklanabilecek, taşınabi-lecek balık sayısı ya da miktarı.

MÜLLER TAKLİDİ [mimicry] ® Taklit.

MÜLLERIAN TAKLİT [mimicry] ® Taklit.

MÜNHASIR BALIKÇILIK KUŞAĞI (MÜNHASIR BALIKÇILIK BÖLGESİ) [Exclusive Fishing Zone (EFZ)] Balıkçılık haklarına sahip olunan kuşak. Günümüzde EFZ’nin yerini EEZ almıştır.

MÜNHASIR EKONOMİK KUŞAK (MÜNHASIR EKONOMİK BÖLGE) [Exclusive Economic Zone (EEZ)] Kıyıdan 200 deniz mili açığa kadar uzanan ve ondan sonra uluslararası suların başladığı kuşak. Bu kuşak içerisindeki kaynakların işletimi kıyıdar ülkeye aittir.

MÜREKKEP BALIĞI [cuttlefish] 1- ® Sepia officinalis.

MÜREKKEP BALIĞI [cuttlefish] 2- Balık değildir. 10 kollu ve kalsiyumlu bir iç kabuğu olan kafadanbacaklı yumuşakçadır. ® Mürekkep balıkları.

MÜREKKEP BALIKLARI [Sepiida, squids, cuttlefish] Yumuşakçalar (Mollusca) kabilesi, kafadanbacaklılar (Cephalopoda) sınıfı, Coleoidea altsınıfı, Decapodiformes üsttakımı, sübyemsiler (Sepiida) takımında yer alan Sepiadariidae (2 cins ve 7 tür)  ve Sepiidae (3 cins ve 112 tür) ailelerindeki toplan 119 türü kapsar. Bu gruptaki canlıların bir iç kabuğu, büyük gözleri ve üzerinde emici diskler bulunan 8 dokunacı vardır. İç kabuk küçük odacıklardan oluşur. Bu odacıklara gaz doldurup boşaltma yoluyla suda batma/batmamayı sağlarlar. Yırtıcılardan saklanma yetenekleri yüksek olup renklerini hızla ortam rengine uydurabilirler. Hayvanlar aleminin gelişmiş canlılarındandırlar. Kanları, demirin (Fe) yerini bakırın (Cu) alması hemosiyanür (hemocyanin) nedeniyle yeşil-mavimsidir. Kalpleri 3 adettir. İkisi kanı solungaçlara biri vücuda pompalar. Tehlike anında korunmak için suya boya maddesi salarlar. Midye, yengeç, karides ve balıkla beslenirler. Etleri yenir.

MÜREKKEP KESESİ [inc sac] Kafadanbacaklılarda koruma amaçlı olarak kaçarken suya püskürtülen (salınan) koyu renk maddesini taşıyan kese.

MÜREKKEPLİ BALIK [inkfish] Balıkgil değildir. ® Sübye.  ® Sepia officinalis.

MÜREN [Mediterranean moray] ® Muraena helena.

MÜREN BALIĞI [Mediterranean moray] ® Muraena helena.

MYCTEROPERCA RUBRA (TAŞHANİSİ, ORFOZ BALIĞI) [mottled grouper] Tabansaldır (demersaldır) ve 15-200 metre derinliklerde rastlanır. Boyu 144 cm ve ağırlığı 50 kg kadar olabilir. Balıkçılığı önemsizdir. Kayalık ve kumluk zeminde bulunur.

MYCTOPHIDAE [lanternfishes] ® Işıldakbalığıgiller.  

MYCTOPHUM PUNCTATUM (IŞILDAK BALIĞI) [spotted lanternfish] Derinyüzücü (batipelajik) ve okyanusgöçerdir (okyanodromdur). 0-1000 m derinlikler arasında rastlanır. Gündüz 225-750 m gece 0-125 m derinliklerde bulunur. Boyu TL=12 cm olabilir. 

MYDAS [turtle, spec. name] 1- Kaplumbağa tür adı. Örnek; ® Chelonia mydas.

MYDAS [wet] 2- Yaş, ıslak. 

MYLIOBATIDAE [eagle rays] ® Fulyabalığıgiller.

MYLIOBATIS AQUILA (FULYA, FOLYA, DENİZKARTALI BALIĞI, ÇUÇUNA BALIĞI) [common eagle ray] Tabanyüzücüdür (bentopelajik). 1-300 metre derinliklerde rastlanır. Acısuya girer. Disk genişliği 183 cm ve ağırlığı 14.5 kg olabilir. Balıkçılığı önemsizdir. Gruplar halinde gezer. Canlı doğurucudur (ovivivipardır). Gebelik 6-8 ay sürer. 3-7 yavru verir. Eti makbuldür.

MYSTICETI [baleen whales] ® Dişsiz balinalar.

MYTILUS GALLOPROVINCIALIS [Mediterranean mussel, bay mussel, blue mussel] Midye dendiğinde sularımızda bazı dillerde Akdeniz midyesi olarak adlandırılan çift eşit kabuklu bu yumuşakça akla gelir. Bu midye Akdeniz sular sisteminin yerlisi olup ılıman dünya denizlerine istilacı olarak yayılmıştır. Koyu maviden kahverengine hatta siyaha kadar renkli olabilir. Genellikle 5-8 cm boyunda olmakla birlikte yerine göre 15 cm boya ulaşabilir. Deniz ve acısuda yaşar. Kayalıklarda ya da kumluk zeminde bulunur. Bulaştığı ya da aşılandığı yerde örneğin Güney Afrika’daki yerel türleri bastırmış ve baskın tür olmuştur. Üreme ve dayanıklılığı diğerlerinden daha yüksektir. Suyu filtreleyerek beslenir. Hızlı akan ve çökel (sediman) ihtiva etmeyen besin tuzlarınca zengin suyu sever. Dişi ve erkekleri yüksek doğurganlığa sahip olup gametlerini eşzamanlı atarlar. Bu midye türü Türkiye’nin doğu Akdeniz kıyısı hariç diğer kıyısal sularında bulunur.

MYXINE GLUTINOSA (?) [hagfish] Göçmen olmayan, çamurlu tabanda 40-1200 metrelerde rastlanan tabansal (demersal) deniz balığıdır. Balıkçılığı yapılmaz. Gece aktiftir. TL=80 cm.  

MYXINIDAE (OKBALIĞIGİLLER) [hagfish] Myxini sınıfı, Myxiniformes takımının bilinen 5 cins ve 64 türü barındıran bir ailesidir. Akdenizde bir türü (Myxine glutinosa) bilinmektedir. İlkel balık soyudur ve kesin balık olup olmadığı tartışmalıdır. Boyları uzun ve solucan tiplidir. Yapışkan madde salgılar. Erdişi (hermafrodit) olup yumurtalık ve erbezleri vardır. Kurtçuk (larva) evreleri yoktur. Son kalıtsal araştırmalarda salgılarının örümcek ipliklerine benzediği görülmüştür. Şimdilerde bu salgının kullanımı (biyolojik bozunabilir polimer elde edilmesi ile dolgu jölesi ve kan pıhtılaştırıcı özellikleri) üzerinde çalışılmaktadır. Eti Japonya ve Kore’de yenilmekte ve derisinden yararlanılmaktadır. Derinde yaşarlar.