I [son güncelleme 27 Mayıs 2008]

ICZN (kısaltma) [International Commission on Zoological Nomenclature] Uluslararası Zoolojik İsimlendirme Komisyonu.

-IFORM (sonek) [x-şeklinde] Örnek; fusiform (fusiform)-iğ şeklinde.

IĞRIP [beach seine, shore seine, haul seine, drag seine, draw net, yard seine, sweep net] Sığ suda ve genellikle kıyıda iki ya da daha çok kişinin kayıkla ya da kayıksız kullandıkları ve kıyıya elle çekilen son kısmı torba tertibatlı, uzun kollu bir cins gırgır benzeri (çevirme) av aracı.

IHN (kısaltma) [Infectious Haematopoietic Necrosis] ® Bulaşıcı kan kangreni.

ILIMAN BÖLGE [temperate region] Kışın okyanus ya da deniz suyunun 13-200C olduğu eşsıcaklık kesimi. 

ILIMAN İKLİM [temperate climate]  Orta enlem iklimi. Örnek; Türkiye’deki iklim.

ILIMAN SULAR [temperate waters] Yengeç (kuzey »230) ve oğlak (güney »230) dönencelerinin tropik bölge sınırından kutup kuşağına kadar (660 kuzey ve 660güney paraleline) uzanan alandaki sular. 

INFRA- (önek) [infra-] Alt. Altında. Örnek; infraruj (infrared) - görünen kırmızı’nın altında.

IP (kısaltma) [Initial Phase] ® İlk evre.

IR (kısaltma) [infrared] ® Kızılötesi.

IRGAT [winch] 1- Demir atıp almak, ağ atıp kaldırmak gibi işlerde kullanılan vinç.

IRGAT [windlass] 2- Gemicilikte kullanılan bir cins vinç.

IRK [natio] 1- Alttür içerisinde yerel popülasyon. Örnek; Salmo trutta natio lacustris.

IRK [race] 2- Bir popülasyonun coğrafi grubu. Diğerlerinden ayrılan stok. Önceleri alt tür ile eşanlamlı kullanılmıştır. Günümüzde alt türün altındaki birimler, taksonomik isim verilmeden kullanılmaktadır.

IRK [race] 3- Aynı türden olup çiftleşebilen ve üreme kabiliyeti olan yeni kuşak verebilen hayvanlar topluluğu için bazen popülasyon ya da stok karşılığı olarak kullanılmaktadır. Aynı ve tek türün temelde farklı olmayan ancak görünüş itibariyle farklı bireylerini belirtmek için de kullanılmaktadır.

IRKÇEMBERİ [rassenkreis] Birçok coğrafik alttürden oluşan tür.

IRM (kısaltma) [Innate Releasing Mechanism] ® İçten gelen boşalma mekanizması.

IRMAK AĞZI [river mouth] Bir ırmağın deniz ya da göle döküldüğü, onunla birleştiği yer.

IRMAK FAUNASI [fluvifaunula] Irmakta bulunan hayvanların tümü.

IRMAK HAVZASI [river basin] 1- Bir ırmağın kolları dahil su toplama bölgesinin tümü.

IRMAK HAVZASI [river basin] 2- Irmağın örneğin bir bent ya da doğal yapıyla (şelale) ayrılmış kısmı. 

IRMAK TAŞ-EMENİ [European river lamprey] ® Lampetra fluviatilis.

IRMAKÇIL [riverine] Irmakla ya da içinde yaşayanlarla ilgili. 

IRMAKGÖÇER [potamadromous] Tatlı suda gerçek göçmen balıklar.

IRMAKGÖÇER BALIKLAR [potamadromous fish] Tatlısu’da gerçek göçmen balıklar.

IRMAKYAŞAR [fluvial] Nehir ve kollarında yaşayan ya da göç eden.

ISA (kısaltma) [Infectious Salmon Anaemia] ® Bulaşıcı som balığı kansızlığı.

ISAC-KIDD ORTASU TROLÜ [Isaac-Kidd midwater trawl] Küçük organizmaları avlamak için oluşturulmuş bilimsel amaçlı bir cins plankton trol ağı. 

IŞIK BALIĞI [garrick] 1- ® Cyclothone braueri.

IŞIK BALIĞI [pearlsides] 2- ® Maurolicus muelleri.

IŞIK ORGANI [light organ] Kimyasal reaksiyon ya da ışık üreten bakteriler nedeniyle ışık saçan yapılar. Örnek; Myctophidae ailesi.  

IŞIKLA BALIKÇILIK [light fishery] Işığın kullanıldığı herhangi bir avcılık yöntemidir. Balıklar ışık kaynağında birikme davranışı gösterirler. Bundan yararlanılarak yüzeyde tutulan ya da suya batırılan bir ışık kaynağına yönelen balıklar gece etrafları çevrilmek suretiyle ağla ya da pompa yardımıyla (suyla birlikte) güverteye alınır. Işık kaynağı ağın ya da pompanın yetişemeyeceği derinlikte kullanılıyorsa kaynak yavaş yavaş istenilen derinliğe kadar yukarı çekilir. Balıklar kaynağı izler ve bu yolla istenilen derinlikte avlanırlar. Diğer yandan kaynaktaki ışık şiddeti de önemli olup ışıkla avcılığa izin verilmesi durumunda kaynaktaki ışık şiddetine sınırlama konulmaktadır. Işıkla balık-çılıkta seçicilik yoktur. Büyük küçük bütün balıklar cezp edildiğinden avcılığı ya çok sınırlı tutulmakta ya da tamamen yasaklanmaktadır.

IŞIKLI KUŞAK (ÖFOTİK KUŞAK) [euphotic zone] Işıklı tabaka da denmektedir. Okyanus, deniz ve göllerde ışığın ulaştığı ve fotosentezin yapılabildiği yüzey su tabakasını belirtir. Bu kuşağın derinliği bölge ya da sudaki askı yük miktarının (planktonlar dahil) azlığı ve çokluğuyla değişmektedir.

IŞIKLI TABAKA [euphotic zone] Öfotik kuşak’ta denmektedir. ® Işıklı kuşak. 

IŞIKÖLÇER [photometer] Belirli bir uzaklıktan ışık kaynağının yarattığı aydınlığı ölçen alet.

IŞIKSEVER [heliophilous] Işıkta yaşamaya uyum sağlamış bitki.

IŞIKSIZ (AFOTİK) [aphotic] Gün ışığının asla ulaşamadığı (fotosentezin olmadığı) derin deniz kesimi (>800m ).

IŞIKSIZ KUŞAK (AFOTİK KUŞAK, AFOTİK ZON) [aphotic zone] Fotosentez için yeterli ışığın olmadığı derinlik kuşağı (tabakası).

IŞILDAK BALIĞI [Madeira lantern fish] 1- ® Ceratoscopelus maderensis.

IŞILDAK BALIĞI [small lantern fish] 2- ® Diaphus holti.

IŞILDAK BALIĞI [?] 3- ® Lobianchia dofleini.

IŞILDAK BALIĞI [?] 4- ® Vinciguerria attenuate.

IŞILDAK BALIĞI [Benoit's lanternfish] 5- ® Hygophum benoiti.

IŞILDAK BALIĞI [glacier lanternfish] 6- ® Benthosema glaciale.

IŞILDAK BALIĞI [jewel lanternfish] 7- ® Lampanyctus crocodiles.

IŞILDAK BALIĞI [pearlsides] 8- ® Maurolicus muelleri.

IŞILDAK BALIĞI [spothead lantern fish] 9- ® Diaphus metopoclampus.

IŞILDAK BALIĞI [spotted lanternfish] 10- ® Myctophum punctatum.

IŞILDAKBALIĞIGİLLER [Myctophidae, lanternfishes] Actinopterygii-Işınlı-yüzgeçliler sınıfı, Myctophiformes takımının 33 cins ve bu cinslerde 246 türü kapsayan bir ailesi olup küçük boylu derin deniz balıklarını kapsar. Günümüzde derin deniz balıkları biyokitlesinin %90’ını bu balıkların oluşturmakta olduğu tahmin edilmektedir. Bu ailenin Türkiye sularına en yakın kitlesi Oman Körfezi’ndedir. Işık üreten organları vardır. Eşeysel çiftyapısallık (seksüel dimorfizm) gösterirler. Bir kısmı (tür ve yere göre) günlük dikey göç ederler. Gündüz 300-1200 m derinlikte kalırken gece 10-100 m derinliğe yükselirler. Hayvansal planktonla beslenirler. Sahanlık yamacında sürü oluştururlar. Kendilerinden büyük yırtıcıların yemi olmaları nedeniyle de besin zincirinin önemli bir halkasıdırlar. Su kolonunda yumurtlarlar. Doğurganlıkları azdır. Tür ve bireyin yaşına bağlı olarak bir dişi 100-2000 yumurta bırakır.

IŞIN [ray] Işın (sert olanları hariç) esnektir. İnce çubuk şeklinde, boğumlu ve çoğunlukla çatallı, yanlarda çift yüzgeçleri oluşturur. Yüzgeçlerdeki sert ışın sayıları Romen rakamıyla yumuşak ışınlar ise Arapça (normal) rakamlarla verilir.

IŞIN BOYU [ray length] Yüzgeç ucundan yüzgeç kaidesine olan en büyük mesafe.

IŞINLARARASI ZAR [interradial membrane] Balıkların sert ve yumuşak yüzgeç ışınları arasındaki doku.

IŞINLI [radiated, radiatus]  Işınlı, ışınlara sahip. Örnek; balık yüzgeci ışını.

IŞINLILAR [Radiolaria, radiolarians] Sarcodina kabilesinden olup Polycystinea, Acantharea, Sticholonchea sınıflarını kapsayan amipsi birgözeli (birhücreli) canlılardır. Karmaşık, girintili çıkıntılı silisyumlu ya da stronsiyum-sülfatlı iskelet oluştururlar. Merkezi bir kapsül canlıyı iç (endoplasma) ve dış kısma (ektoplasma) ayırır. Okyanuslarda planktonda bulunurlar. Birçok iğnemsi yalancı ayak (psödopod) bulunur. Göze (hücre) içi boşluğu ya da yağ damlacığı ile suda askıda kalmalarını ayarlarlar.

IŞINLI-YÜZGEÇLİLER [Actinopterygii, actinoptergians, ray finned fishes] Omurgalıların baskın grubu olup, ışınsı yüzgeç taşıyan balıkları içine alan sınıftır. Bu sınıf altında Teleostei altsınıfı, Acanthopterygii (dikenliyüzgeçliler) üsttakımı ve MugiliformesAtheriniformes, Beloniformes, Cetomimiformes, Cyprinodontiformes, Stephanoberyciformes, Beryciformes, Zeiformes, Gasterosteiformes, Syngnathiformes, Synbranchiformes, Tetraodontiformes, Pleuronectiformes, Scorpaeniformes, Perciformes takımları yer alır. Toplam 27.000 türü tatlısu ve deniz ortamında yaşar.  

IŞINSAL BAKIŞIM (RADYAL SİMETRİ) [radial symmetry] Derisidikenlilerde (Echinodermata) olduğu gibi canlının çeşitli bölgelerinin ortadaki dikey bir eksen etrafında benzer biçimde yerleşmiş olmasıdır.

ISKARMOZ [rib] 1- Gemilerin kaburgasını oluşturan eğri ağaç ya da metal yapı.

ISKARMOZ [thole pin] 2- Kürek kayışının takılması için küpeşteye sağlamca takılmış ağaç ya da metal çubuk.

ISKARTA [discard] Değeri olmayan ya da değişik nedenlerle değerini kaybetmiş balık. Avlanan balığın bir kısmının denize atılmasıdır. Iskarta balıklar genellikle hedef tür dışındaki balıklar olup balık parçaları, boyu küçük olanlar, yaşayan ya da ölü bireyler olabilir. Diğer yandan avın atılan kısmı ise ekonomik ve ekolojik önem taşıyabilir. Bu nedenle de miktarının belirlenmesi önem arz etmektedir. ® Değersiz balık.

ISKARTA ÖLÜM ORANI [discard mortality rate] Iskarta avın avlama ve güverte işlemleri nedeniyle ölen balıklara oranıdır.

ISKARTA ÖLÜMÜ [discard mortality] Iskarta ölüm oranı çarpı atılan avdır.

ISKARTA ORANI [discard rate] Toplam avın atılan av’a oranıdır. Bu oran tür ya da tür grupları olarak da verilebilir.

ISKATARİ [black seabream] ® Spondyliosoma cantharus.

ISLAHAT [rehabilitation] ® Yenileme.

ISOPODA [isopods] ® Eşayaklılar.

ISURUS OXYRINCHUS (DİKBURUN, CANAVAR, SİVRİBURUNCANAVAR, DİKBURUNCANAVAR) [shortfin mako] Mercan resifleriyle ilişkili olup okyanusgöçerdir (okyanodromdur). Bazen kıyıya yaklaşır. Genellikle yüzeyde ve 150 metre derinliklerde bulunur. Yumurta anne karnında döllenir. Canlı doğurucudur (ovovivipardır). Bir batında 18 yavru verebilir. Bir olasılıkla en hızlı yüzen köpek balığıdır. Tekne ve yüzücülere, tahrik edilmeden saldırabilir. Eti, derisi ve yüzgeçleri kaliteli olup değerlendirilir. Çene ve dişler hediyelik eşya olarak satılır. TL=4 m boy, 506 kg ağırlık ve 25 yaşında olabilir. Balıkçılığının önemi azdır.

ITQ (kısaltma) [Individual Transferable Quota] ® Aktarılabilen Bireysel Kota (ABK).  

IUCN (kısaltma) [International Union for Conservation of Nature and Natural Resources] Doğanın ve doğal kaynakların korunması için uluslararası birlik.

IUCN KIRMIZI KİTAP [Red Data Book] Bir ülkede soyu sönmüş, tehdit ve tehlike altındaki türler listesine verilen ad. 

IUCN ÖLÇÜTLERİ [IUCN Criteria] Tehdit ve tehlike altındaki türlere ait popülasyonların durumlarının belirlenmesi için geliştirilmiş sayısal ölçütler. 

IUU (kısaltma) [Illegal Unregulated Unreported] Yasadışı, düzensiz, kayıtsız balıkçı teknesi.  

IVLEV’İN TERCİH GÖSTERGESİ [Ivlev's electivity index (E)] Yırtıcının hangi besini alma konusunda yaptığı seçime, kısaca tercihine ilişkin göstergedir. Plankton yiyen yırtıcı için E = ri - pi / ri + pidir. Burada ri = i planktonun midedeki % değeri; pi = i planktonun örnekteki yüzdesidir. E değerleri -1 ile +1 arasında yer alır. Eğer E = -1 ise yırtıcı bu besinden tamamıyla sakınmaktadır. E = 0 ise yırtıcının etkin tercihi yoktur ve E = +1 ise yırtıcı tam tercih yapmaktadır.