G [son güncelleme 22 Mayıs 2008]
G (kısaltma)
[G] Anlık büyüme oranı. Ağırlık
artışı ölçüsü. Örnek; belirli, genellikle bir
yıllık sürede, bir yıllığın, son
ağırlığı ile başlangıçtaki
ağırlığının doğal (n tabanına göre)
logaritmalarının oranıdır. G=[ln(Wt)-ln(W0)]/(t1-t0).
Burada; W0=Başlangıç ağırlığı; Wt=t
Anındaki ağırlık; t1=Zaman sürecinin sonu; t0=Zaman
sürecinin başlangıcı; (t1-t0)=Geçen süre.
G.S.I. (kısaltma)
[gastrosomatic index] ® Gastro somatik
indeks.
GADELLA
MARALDI (?) [gadella] Taban üstünde
askıda yani tabanyüzücü (bentopelajik) olup 150-
GADES BOĞAZI [Gibraltar] ® Cebelitarık Boğazı.
GADICULUS
ARGENTEUS ARGENTEUS (PAMUKÇUK BALIĞI) [silvery cod]
Yüzücüdür (pelajiktir). Göçmen değildir. Boyu TL=15 cm ve 3
yaşında olabilir. 100-
GADIDAE [cod]
®
Mezgitgiller.
GADIFORMES [cod, cod likes] ® Dikensizler.
GADUS
MORHUA (MORİNA) [cod,
Atlantic cod] Mezgitgiller (Gadidae) ailesinden
kuzey Atlas Okyanusu ve yan denizlerinde yaşayan Türkçede morina olarak
tanınan, beyaz löp etli balık türüdür. Yumurtalarından
yalancı havyar yapılır. Boyu
GAGA [bill, pea] Çapa
ucundaki tırnakların uç kısmı.
GAGABURUN [rostrum] Uzun ya da ileri çıkmış
burun, gaga.
GAIDROPSARUS
MEDITERRANEUS (GELİNCİK BALIĞI) [shore rockling] Tabansal (demersal), okyanusgöçerdir
(okyanodromdur). Boyu TL=50 cm olabilir. 450 m’ye kadar rastlanır.
Genellikle sığ sularda ve kayalıkların üstünde
GAIDROPSARUS
VULGARIS (GELİNCİK BALIĞI) [three-bearded
rockling] Tabansal (demersal) olup göçmen değildir. Boyu TL=60
cm olabilir. 20-
GALAPAGOS ADALARI [Galapagos Islands] Büyük Okyanus’ta güney Amerika’da
Ekvator’un batısında yer alır. 13 büyük ve 47 küçük
takımadadan oluşur. Adalar kıyıdan bir hayli açıkta
yer almaktadır. En ünlü hayvanları dev kaplumbağalardır. Darwin’in
ünlü doğal ayıklama kuramını bu adalardaki gözlemleri
sonrası geliştirdiği bilinmektedir. 1959’da Ekvator’un ilk
ulusal parkı ve 1978’de de UNESCO tarafından dünya mirası olarak
ilan edilmiştir. Kurulan Darwin Vakfı’nın görevi adalardaki
doğal yaşamın korumasını sağlamaktır.
Eskiden korsan sığınağı ve üssü olan bu adaların
yüzölçümü 7,882 km2’dir. Uzunluğu 430 km’dir.
GALEIDAE [Carchariidae, sand sharks] ® Harhariyasgiller.
GALEOFOBİ [galeophobia] Köpek balığından korkma. Köpek balığı fobisi. Fobinin
oluşmasında balığı güvenli bir ortamda (akvaryumda)
görmek bile yeterlidir ® Selakofobi.
GALEORHINUS
GALEUS (CAMGÖZ BALIĞI) [tope shark]
Taban üstünde asılı yani tabanyüzücü (bentopelajik), okyanusgöçerdir (okyanodromdur). Boyu TL=195
cm ve ağırlığı
GALEUS
MELASTOMUS (LEKELİKEDİ
BALIĞI, LEKELİ KEDİ BALIĞI, LEKELİ
KEDİBALIĞI, KEDİ) [blackmouth catshark] Balıkçılıktaki
önemi azdır. 55-1200 m’ler arasında
rastlanan bir derin deniz balığıdır. TL=90 cm,
ağırlığı
GALSAMA (GALSAME) [gill] ® Solungaç.
GALSAMA AĞI (GALSAME AĞI) [gill net] ® Solungaç ağı.
GALSAME
[gill] ® Solungaç.
GALSAME AĞI [gill-net] ® Solungaç ağı.
GALVANİZLİ TEL [galvanized steel wire] Balıkçı gemilerinde
kullanılan çelik tellerin deniz suyuna karşı (oksitlenmeye
karşı) dayanıklılığını artırmak
için üstü çinko ile kaplanmış olanı.
GALVANOTAKSİ [galvanotaxis] Elektrikle avcılıkta
balığın anoda doğru yüzmesi. ® Elektrotaksi.
GAMA [Vasco da Gama] ® Vasco da Gama.
GAMBA [kink]
Dolaşmış halat.
GAMBA ALMAK [kink] Halat ya da zincirin kendi etrafında dönmesi, bükülmesi.
GAMBUSIA
AFFINIS (?) [mosquitofish]
Doğal ortamda sivrisinekle mücadelede kullanılır. Akvaryumlarda
beslenir. Boyu TL=4 cm (erkek) ve TL=7 cm (dişi) olabilir ve en çok 3
yıl yaşar. Tabanyüzücü (bentopelajik) ırmakgöçerdir
(potamadromdur). Ticari balıkçılığı önemsizdir.
Dünyada birçok ülke ve suya taşınmıştır. Durgun ve
yavaş akan suyu sever. Havuz ve göllerde ve acısuda bulunur.
Canlı doğurucudur (vivipardır). Her ne kadar sivrisinekle etkin
mücadelede kullanılmakta ise de yerli türlerle yarış eder ve
aşılandığı suyun ekolojik dengesini
etkiler. Gizil (potansiyel) musibet olarak da algılanır.
GAMBUSIA HOLBROOKI (?) [eastern mosquitofish] İngilizcede
doğu sivrisinekbalığı adıyla anılan bu tür birçok
suya sivrisinek mücadelesi amacıyla aşılanmıştır.
Ancak ya hiç ya da ender olumlu etkisi görülmüştür. Aşılandığı
suda doğal yapıyı etkilediği konusunda endişe duyulmaktadır.
Erkeğinin boyu TL=3.5 cm ve dişisi TL=8 cm
kadar olabilir. Tabanyüzücü (bentopelajik) ırmakgöçerdir
(potamadromdur). Acısuya girer.
Akvaryumda tutulur ve ticareti yapılır.
GAMET [gamete] Cinsel göze (hücre). Erkek ya da dişi
üreme gözesi (hücresi).
GAMOTOGENEZ [gametogenesis] Erkek ve dişi gözelerin
(hücrelerin) gelişmesi. Ovogenez dişi gözelerin ve spermatogenez
erkek gözelerin gelişmesidir.
GANGAVA [gangava] ® Kankava.
GANGLION [ganglion] Düğüm. Sinir düğümü.
GANOİT PUL [ganoid scale,
squama ganoidea, squamae ganoideae (çoğ.)] Örtüşen (üst üste binen) ya da örtüşmeyen
pullar. Çoğunlukla paralel kenara benzerler. Paleoniskoit ve lepisosteit
olmak üzere iki tipi bulunur. Paleoniskoit ganoit pullar Polypteridae;
lepisosteit ganoit pullar ise Lepisosteidae ailelerinde bulunur.
GARGUR [bastard grunt] ® Pomadasys
incisus.
GASPARD GUSTAVE DE CORIOLIS [Gaspard Gustave de Coriolis] Fransız mühendis
ve matematikçi (1792-1843).
1808’de École Polytechnique girmiş ve mezun olmuştur.
Değişik yerlerde çalıştıktan sonra 1829’da École
Centrale des Artes et Manufactures’da profesör olmuştur. Mühendislik
matematiğiyle ilgilenen Coriolis özellikle sürtünme, hidrolik ve
makinelerin yetenekleri konularında çalışmıştır.
İş ve kinetik enerji terimlerini ortaya atmıştır.
Coriolis, anılan terimler nedeniyle değilde daha çok hareket
halindeki rüzgar ya da suyun dünyanın dönmesi
nedeniyle yönünü değiştirmesi şeklinde tanımlanabilecek
Coriolis kuvveti nedeniyle tanınmaktadır.
GASTEROSTEIDAE [stickleback] ® Dikenlibalıkgiller.
GASTEROSTEUS
ACULEATUS ACULEATUS (ÜÇ İĞNELİ
DİKENLİ BALIĞI, ADİ DİKENLİ BALIĞI,
ÜÇ-DİKENLİ BALIK, DİKENCE BALIĞI) [three-spined stickleback] Taban üstünde askıda yani
tabanyüzücü (bentopelajik) yukarıgöçer (anadrom) balıktır. Boyu
TL=11 cm olabilir. 0-
GASTRO- (GASTR-)
[gastro-] Karın, mideyle ilgili. Örnek; karındanbacaklılar-
Gastropoda.
GASTRO SOMATİK İNDEKS [gastrosomatic index] Balığın iç
organlarının ağırlığı x
100/Balığın ağırlığı.
Ağırlıklar gram.
GASTROLİT [gastrolith] ® Midetaşı.
GASTROPODA [Gastropoda, snails] ®
Karındanbacaklılar.
GASTRULA [gastrula]
Çokgözelilerde (çokhücrelilerde) döllenmiş
yumurtanın gelişme evrelerinden üçüncüsü. Morula,
blastula, gastrula. Embriyonun çift katmanlı halidir. Dış
tabakadaki gözeler (hücreler) ektoderme ve iç tabakadaki gözeler (hücreler) ise
mezoderm ve endoderme dönüşürler.
GAZ [gas] Belirli bir hacmi ve şekli olmayan.
GAZ BEZESİ [gas gland] Gaz salgılama bezesi. Gaz kesesine
kandaki gazı aktaran kese.
GAZ KABARCIĞI HASTALIĞI [gas bubble disease, decompression sickness] Suda
aşırı doymuş (süper satüre olmuş) (>%115-%125)
gazın balık vücuduna girmesiyle oluşan gaz
kabarcığı hastalığıdır. Hastalık gaz
geçirgenliği yüksek olan solungaç, göz, deri ve yumurta sarısı
kesesinde görülür. Aşırı gaz doymuşluğundan çok küçük
balıklar daha çok ve tehlike düzeyinde etkilenirler. Küçük balıkların
etkilenme düzeyi %103 ve biraz altında gerçekleşir. Hastalığa
yakalanan balıklar sırtüstü ya da baş aşağı
yüzer. Fabrika soğutma suyunun değiş tokuşçulardan geçerken
birden ısındığı durumda sıkça görülmektedir. Bu
hastalığa hava embolizmi (air embolism) ya da hava
kabarcığı hastalığı da denmektedir.
GAZ KESESİ [swim bladder] ® Yüzme kesesi.
GAZ KROMATOGRAFİSİ [Gas Chromatograph, GC]
Gazların ve uçucu sıvıların oranlarının belirlenmesinde kullanılan cihaz.
GC (kısaltma)
[Gas
Chromatograph] ® Gaz kromatografisi.
GECEPELAJİK [nyctipelagic] ® Geceyüzücü.
GECEYÜZÜCÜ (GECEPELAJİK) [nyctipelagic] Gece su yüzeyine göç eden organizmalar.
GECİKME [lag] 1- Bir aletin, ölçümü yapılmak istenen
değişkene ait ölçme değerini anında değilde biraz geç
vermesi.
GECİKME [lag] 2- Popülasyon büyümesinde
taşıma kapasitesine ulaşıldığında büyümenin
gecikmesi, yavaşlaması.
GEÇ YUMURTLAMA [late spawning] Bir tür için
alışılagelmişten daha sonra yumurta bırakmayla
ilgilidir.
GEÇERLİLİK [validation] ® Sağlay.
GEÇERSİZ İSİM [nomen invalidum, nom. inval.] Geçerli koşullarda
yayınlan-mamış, ulaşılamayan isim.
GEÇİCİ HAVUZ [temporary pool] Küçük,
kısa süreli (her yıl bir kaç ay) suyla dolan havuz. Yumurtaları
kurumaya dayanıklı, kısa ömürlü (Cyprinodontidae ailesine ait)
balıkların barındığı yer.
GEÇİCİ
İSİM [nomen provisorium,
nom. provis.] Gelecekte
kullanılmak üzere önerilen geçici isim.
GEÇİCİ KAPAMA [temporal closure] Geçici ya da mevsimsel
avcılık (balıkçılık) yasağı.
GEÇİCİ KOTA [provisional quota] İlgilinin yapmış
olduğu geçmiş balıkçılığa dayalı verilen,
geçici balıkçılık kotasıdır. Toplam kotanın
sistem değişikliği sonucu izin verilebilir toplam av (TAC) ile
uyuşması için hükümet bazı geçici kota hakkını
satın alarak TAC düzeyinde eşitleyebilir.
GEÇİNME BALIKÇILIĞI [subsistence fishery] Balıkçının
ikinci bir kişiye aktarmadığı, satmadığı
yalnız kendisi ve ailesinin tüketimi için yaptığı
balıkçılık.
GEÇİNME KÜLTÜRÜ [subsistence culture] Balıkçının yerel
kullanım için havuzda sürekli aynı düşük düzeyde balık
yetiştirmesi.
GEÇİRGEN [permeable] Sıvının geçmesine izin
veren.
GEÇİRGENLİK [conductivity] Suyun
elektriği geçirmesi, aktarmasıdır. Geçirgenlik yeteneği
sudaki pozitif (+) yüklü (Na, Mg, Ca, Al, Fe gibi) katyonlar ve negatif (-)
yüklü (Cl, NO3, SO4, PO4 gibi) anyonlar
tarafından belirlenir.
GEÇİRİMSİZ [impermeable] Madde ve sıvının
geçmesine izin vermeyen.
GEÇİŞ ALANI [transition area] Bir özellikten diğer özelliğe geçilen
kesim. Örnek; tatlı-tuzlu su, taban yapısı,
taban kompozisyonu.
GEÇİŞME [osmose, osmosis] Yarı
geçirgen bir zarın (membranın) çok yoğun tarafındaki moleküllerin
az yoğun tarafına, moleküllerin yoğunlukları eşit
oluncaya kadar, geçmesidir.
GEÇİT
[passage] Göçmen balığın baraj, bent vb’ni tali su yoluyla geçmesi.
GEÇİT ARAÇLARI [passage facilities,
passway] Zarar görmeden balığın barajı
aşmasına olanak veren tali ark, balık merdiveni ya da asansörü
vs.
GEÇKİN KURTÇUK [postlarva] Yumurta sarısını tüketmiş kurtçuk
(larva). Terim kurtçuğun (larvanın) yapı ve şekli genç
balığa benzemiyorsa kullanılmaktadır.
GEÇKİN LARVA [postlarva] ® Geçkin kurtçuk.
GEF (kısaltma) [Global Environmental Facility] Küresel Çevre Fonu
(Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası).
GELDİAY [Remzi Geldiay] Prof. Dr. Remzi Geldiay (1919-1989).
Ege Üniversitesi-Fen Fakültesi Hidrobiyoloji Enstitüsü kurucu öğretim
üyelerindendir. Curt Kosswig’in öğrencisidir.
İngilizce ve Fransızca bilen Geldiay Türkiye’de deniz biyolojisinin
gelişmesine önemli katkılar sağlamış bir bilim
adamıdır.
GELENEKSEL BALIKÇILIK
KUŞAĞI [traditional fishing
zone] Bir grup insanın yakınında
yaşadığı suda kendi ihtiyacını
karşılayacak geleneksel avcılık yaptığı
kuşak, bölge.
GEL-GİT [high tide–low tide, tide] ® Gelgit.
GELGİT [high
tide–low tide, tide] Eskiden med-cezir
denirdi. Deniz ve okyanuslardaki suların zaman dizinli (periyodik)
yükselme (gel) ve alçalma (git) hareketidir.
GELGİT AKINTISI [tidal current] Suyun gelgitle oluşan birbirini
izleyen yatay hareketi.
GELGİT BALIKLARI [tidal fishes] Gelgit kuşağı yani
suların günde 2 kez yükseldiği ve alçaldığı,
tabanın büyük bir kısmının nemli ancak su örtüsüz
kaldığı kesimdir. Bu kuşakta yaşayan canlılar
zamanlarının önemli bir kısmını susuz ortamda geçirmek
zorundadırlar öyle ki beslenmeleri bile gelgit döngüsüne
bağımlıdır. Bunun ötesinde çekilen ve gelen suyla
taşınmaya uyum, dalgalara dayanıklılık, güneş
ışınlarına maruz kalma, korunaklı yer bulma, beslenme
ve soluma ve diğer yaşamsal faaliyetlerin bu aşırı uç
koşula uyumu gerektirmektedir. Bu uyumu birçok canlı ve bu arada
balıklar da evrilme yoluyla sağlamışlardır.
|
Gelgit
kuşağındaki balıkların buradaki uç koşullara
uyumuna bazı örnekler: i) Küçük
kovuk, oyuk ve yarıklar ile küçük su birikintisinde barınabilmeleri
için boylarını küçültmüşlerdir. Çoğu
balığın boyu 20 cm’den küçüktür. ii) Renkleri
ortam koşullarına göre ayarlanmıştır. Bu yolla
karasal yırtıcılardan korunurlar. iii) Bir
kısmının pulları yoktur ve diğerlerinin
vücutlarından salgıladıkları mukus miktarı
yüksektir. Bu ise dar alanda kayganlığı artırır ve
hareketliliği sağlar. iv) Özgül
ağırlıkları sudan yüksektir. Bu nedenle kolaylıkla
su altında tabanda kalmalarını sağlarlar. v) Derileri
görece kalın olup vücutları su kaybına
dayanıklıdır. vi)
Göğüs yüzgeçleri gelişmiştir. Bu yüzgeçler
yardımıyla doğrulma ve bir birikintiden diğerine geçmek
ya da sıçramak mümkün görünmektedir. vii) Bir
kısmının solungaçları kalınlaşmış
olup büzülmez. Böylece oksijen azlığında
solungaçlarını açarak havalandırırlar ve solunumu
sağlarlar. viii)
Bazılarının (kovuklarda durmayanların) özellikle erin
bireylerinin evlerini (daha önce bulundukları yeri) bulma yeteneği
gelişmiştir. |
GELGİT DÜZEYİ [tide level] Belirlenmiş bir değerin üzerindeki
gelgit durumu.
GELGİT KUŞAĞI [tidal zone] Gelgit’in etkisi altında olan
kıyı boyu.
GELGİT ÖLÇER [tide gage] Gelgit suyunun yükselme ve alçalmasını ölçen
alet.
GELİN BALIĞI [Mediterranean rainbow wrasse] ® Coris julis.
GELİNCİK [ling] 1- ® Molva molva.
GELİNCİK [Spanish
ling] 2- ® Molva
macrophthalma.
GELİNCİK BALIĞI [forkbeard] 1- ® Phycis phycis.
GELİNCİK BALIĞI [greater forkbeard] 2- ® Phycis blennoides.
GELİNCİK BALIĞI [shore rockling] 3- ® Gaidropsarus mediterraneus.
GELİNCİK BALIĞI [three-bearded rockling] 4- ® Gaidropsarus vulgaris.
GELİŞMEKTE OLAN BALIKÇILIK [developing fishery] Çoğunlukla artan
balıkçılık kapasitesi nedeniyle hızla gelişen
balıkçılık.
GELİŞMEMİŞ
BALIKÇILIK [undeveloped
fishery] Gelişmesinin erken aşamasında çok
düşük çabanın etkisinde olan ve stokun verebileceği potansiyel
üründen çok daha az hasat yapan balıkçılık.
GELİŞMİŞ
BALIKÇILIK [developed fishery] İdari
planla uyumlu olarak sürdürülebilir ürün düzeyine yakın
balıkçılık.
GEMİ [ship] 1-
Motorla deniz üzerinde hareket eden araçlara denir.
GEMİ [vessel] 2- Denizde 5 ton (net) ve üzerinde olup
balıkçılık ya da bunu destekleyen ya da benzer amaçlı
(araştırma, ulaşım, taşıma vb) kullanım için
donatılmış deniz aracıdır.
GEMİ ADAMI [seaman, sailor] Para karşılığı
gemilerde çalışan kişi. ® Denizci.
GEMİ AV SINIRI [vessel catch limit] Bir
teknenin belirli ve kısa bir sürede (sefer, gün ya da hafta) avlayıp
karaya çıkartabileceği balık miktarı.
GEMİ İZLEME
SİSTEMİ [vessel monitoring
system] Uydudan yararlanılarak balıkçılık
teknelerini izlemek için kullanılan elektronik sistem.
GEMİ JURNALİ [logbook] 1-
Sayfaları numaralı ve onaylı olup gemilerde kullanılan
zorunlu seyir kayıt defteri.
GEMİ JURNALİ [logbook] 2- Sayfaları
numaralı ve onaylı olup balıkçı gemilerinde av yeri, çekim
süresi ve tür kompozisyonu ile miktarının kayıt edildiği
zorunlu seyir kayıt defteri.
GEMİ JURNALİ [log-book] 3- Gemideki olayların kayıt edildiği
sayfaları numaralı zorunlu kayıt defteri.
GEMİ TASDİKNAMESİ [certificate of
registry] Gemiye
ait bilgilerin (adı, bayrağı, sahibi vb) yer
aldığı belge.
GEMİCİ BAĞLARI [mariner’s knots] ® Denizci düğümleri.
GEN. (kısaltma) [Genus, gen.] ® Cins.
GEN.
ET SP. NOV. (kısaltma) [genus
et species nova] ® Yeni cins ve tür.
GEN. NOV. (kısaltma) [genus novum] ® Yeni cins.
GEN. REV. (kısaltma)
[genus revivisco] ® İade cins
adı.
GENEKOLOJİ [genecology] Bitki
popülasyonlarının kalıtsal bileşenleri ve yaşamalan
ilişkilerini ele alan ekoloji. ® Ekoloji. ® Demekoloji. ® Autekoloji. ® Sinkoloji.
GENEL ÖLÜM ORANI [overall mortality rate] Bir kaç boy ya da yaş
sınıfı için hesaplanan ortalama ölüm oranıdır. Bu
hesaplamada oranlar ya zamana ya da seçilen sınıflara giren birey
sayılarına göre tartılmış olabilirler.
GENERA [genera]
Cins’in çoğulu = cinsler.
GENERASYON [generation]
Kuşak, nesil. Balıkçılık biyolojisinde ana-babaların
ortalama yaşı.
GENEROTİP [generotype] ® Tiptür.
GENETİK [genetic] Kalıtımbilim. Kalıtımsal.
GENETİK KİRLİLİK [genetic pollution] ® Kalıtsal kirlilik.
GENETİK SÜRÜKLENME [genetic drift] ® Kalıtsal
sürüklenme.
GENİŞ DENİZ
EKOSİSTEMİ [large
marine ecosystem] Kıyısal kesimden, delta bölgesinden
kıta sahanlığı ve kıyısal
akıntının denize olan sınırına kadar uzanan
akıntı sistemini içine alan kabaca 200 km2 ya da daha
büyük bölge. Böyle bir bölge çevresel koşullar, üretim ve beslenme
ilişkileriyle karakterize edilir.
GENİŞ GÖZLÜ [large-meshed] Göz
genişliği büyük balık ağı ile ilgilidir.
GENİŞ ÖLÇEKLİ
BALIKÇILIK [large-scale fishery] Sosyal ve
ekonomik girdisi olan balıkçılık.
GENİŞGÖZPİSİ [wide-eyed flounder] ® Bothus podas.
GENLEŞME [diletation] Tüp, boru, açıklık, delik,
ağız vb’nin çapının büyümesi. Genişleme.
GENOM [genom] 1-
Atmık ve yumurtada bulunan kromozomların hepsi.
GENOM [genom] 2-
Canlıların sahip olduğu genlerin tümü. Haploid genom ve diploid
genom olarak ayırt edilebilirler. Diploid genom döllenmede
erkek ve dişiden gelen haploid genomların birleşmesinden
oluşur.
GENOM [genome]
3- Gözenin
(hücrenin) düzgün işlemesi için gerekli olan minimum kromozomlar seti.
GENOTİP [genotype, generitype] 1- Genetik
özellik.
GENOTİP [genotype] 2- Canlının kalıtsal
yapısı.
GENOTİP [genotype] 3- Dişi ve erkekten gelen
genomların (kromozomların) birleşmesi yani diploid 2N kromozom
sayısına eşit kalıtsal yapı.
GENUS NOVUM (GEN. NOV.) [genus
novum] ® Yeni cins.
GERÇEK AV [real catch, gross catch] Su kütlesinden alınan
balıkların ağırlığı.