F [son güncelleme 12 Mayıs 2008]

f (kısaltma) [effective fishing effort] Etkin balıkçılık çabası f=F/q ve F=q.f. q=Avlanabilirlik katsayısı, F = Balıkçılık ölüm katsayısı (balıkçılıktan gelen ölümler). ® Etkin balıkçılık çabası.

F (kısaltma) [fishing mortality (F)] 1- Bir stokta balıkçılıktan kaynaklanan ölüm oranıdır. Kabaca avlanabilir stoktan bir yılda alınan oran yani stoktaki balık sayısının avlanan balık sayısına oranıdır. F=0’da stoktan hiç balık avlanmıyor; F=0.2’de stoktaki balıkların %18’i avlanıyor; F=0.5’de stoktaki balıkların %39’u avlanıyor; F=1.0’de stoktaki balıkların %63’ü avlanıyor demek olup bazen F>1.0 olabilir. Bir diğer anlatımla; F=%10’da stokun başlangıç ağırlığının 1/3‘ü geride kalır. F=%25’de stokun başlangıç ağırlığının yarısından biraz fazlası geride kalır ve F=%50’de ise stokun başlangıç ağırlığının %20’si geride kalır.

F (kısaltma) [fishing mortality, rate of fishing, instantaneous rate of fishing mortality, force of fishing mortality] 2- Üssi katsayılı balıkçılık ölümü. ® Balıkçılık ölümü. ® Anlık balıkçılık ölümü.

f. (kısaltma) [forma] İç, alt tür grubu. Örnek; Salmo trutta – alabalık, Salmo trutta forma fario - dere alası.

F0.1=F0.1 (kısaltma) [F0.1=F0.1] F=0.1’de stok’a katılan birey başına (gram cinsinden) düşen ürün modelinde kabaca stoktaki 100 balıktan 10’u (%10’u) avlanıyor. F0.1’den daha büyük olduğunda daha fazla balık avlanabilir ama bunun için çok daha fazla çaba harcanması gerekir. Hem bu nedenle (ekonomik) hem de daha emniyetli tarafta bulunmak (avcılık yapmak için mümkün olabilecek Fmax’da değil de) çoğu TAC %10’a göre ayarlanmaktadır. Bu ayarlamayla daha çok balık hayatta kalır, içgöçün (stok’a katılmanın) gerçekleşmeme tehlikesi azalır, stok biyokitlesinin artması ve daha az çaba ile aynı miktarda fakat daha iri balıkların avlanması ve sonuçta yıldan yıla daha dengeli balıkçılığın sürdürülmesi olanağı sağlanmış olur.

FABRİKA GEMİ [factory vessel, factory ship] Avcı bot(lar) ve diğer gemilerin yaptığı av ile kendi yaptığı avı da işleyerek mamul hale getirebilen gemidir. Balıkların kafası kesilerek, iç organları alınarak, filetosu çıkartılarak ya da bütün olarak dondurulduğu, bazen konserve üretimi dahil artıkların balık unu ve yağına dönüştürülerek işlendiği gemi.

FAÇİNA ETEMEK [lash] ® Façuna etmek.

FAÇUNA ETMEK [lash] Halatın aşınmaya uğrayabilecek yerini sicimle ya da telle sarmak.

FAÇUNA TOKMAĞI [serving mallet] Façuna yaparken halatın sıkı sarılmasında kullanılan bir tarafı oyuk tokmak.

FAÇUNALIK [coach whipping] Façuna işleminde (sarmada) kullanılan malzeme.

FAD (kısaltma) [Fish Aggregating Device, Fish Attracting Device] ® Balık yığıcı aygıt.

FAGOSİT [phagocyte] ® Yutargöze.

FAGOSİTOZ [phagocytosis] İnorganik ve organik malzeme ile diğer hücreleri yiyen uzmanlaşmış gözeler (hücreler).

FAGOTROFİ [phagotrophy] ® Holozoik beslenme.

FAJ [phagy] Beslenmeyle ilgili davranış terimi. Çoğunlukla önek ya da bazı hallerde sonek olarak kullanılır. Örnek; monofaj, polyfaj, fitopaj, hematofaj, koprofaj, jeofaj ve disfaj ya da disfaji.

FAJİNİZM [faginism] Düzenli kendi yavrusunu yiyen. Tatlısu levreği Perca fluviatilis besin kıtlığı çektiği dönemlerde zooplanktonla beslenebilen yavrularını yiyerek kendi yavrusu üzerinden alt beslenme basamağından yararlanmakta, kendi besinini oluşturmaktadır.

FAKİR [depauperate] Balık faunasının ya da alanının sayı ve tür olarak az çeşitliliğe sahip olması.

FAKÜLTATİF [facultative] Zorunlu olmayan. Tercihe bağlı.

FAMİLYA [family] Ortak özellikleri nedeniyle bir araya getirilen cinsler topluluğu. ® Aile.

FANEROGAM [phanerogame] Çiçekli bitkiler. Denizdeki temsilcilerinin en yaygın bilinen örneği; Posidonia ve Zostera’dır

FANGRİ [common seabream] ® Pagrus pagrus.

FANYALI AĞ [entangling net, trammel net, tangle net] Bir dar gözlü ve bir ya da iki geniş gözlü perde tipi ağdan oluşmuş olup hareket halindeki balığın dar gözlü perdeye çarparak geniş gözlü perde ağın içine çuvala girer gibi girdiği ve geri çıkamadığı sabit (pasif) balıkçılık aracı. 

FAO (kısaltma) [Food and Agriculture Organization] ® Gıda ve Tarım Örgütü.

FARE BALIĞI [common Atlantic grenadier] 1- ® Nezumia aequalis.

FARE BALIĞI [hollowsnout grenadier] 2- ® Coelorhynchus coelorhynchus.

FARE BALIĞI [roughtip grenadier] 3- ® Nezumia sclerorhynchus.

FARİNKS [pharynx] Yutak.

FAS MERCANI  [Morocco dentex] ® Dentex maroccanus.

FASETGÖZ [compound eye] ® Petekgöz.

FASİKÜL [fascicle] Bir cildin ya da serinin ciltlenmiş kısmı.

FASİYES [facies] Bir türün ve ya da türler grubunun bulunduğu çevreye uyum sağlama yönünden genel durumu ve yaşayış tarzı. 

FAUNA [fauna] Bir bölgedeki hayvanlar topluluğu. Hayvansal olanların bütünü.

FAY [fault] Bir yanı yüksek, diğer yanı alçak yer kırığı.

Faz (kısaltma) [Flow=Flow] Balıkçılıktan gelen düşük kayıplar için kullanılmaktadır. Burada (F) yumurtlayan stok biyokitlesinin (SSB), içgöçer (stoka katılanlara, R) bölümüdür (SSB/R). ® Balıkçılık ölümü.

FAZLA [surplus] ® Artan.

Fçökme (kısaltma) [Fcoll=Fcoll] Stok’u çökmeye götüren balıkçılık ölüm payı (oranı).

Fcoll = Fcoll (kısaltma) [Fcoll=Fcoll] ® F-çökme.

FCZ (kısaltma) [Fishery Conservation Zone] Balıkçılığı koruma kuşağı.

FEKOND [fecund] ® Doğurgan.

FEKONDİTE [fecundity] ® Doğurganlık. 

FENER [lighthouse] 1- Deniz feneri.

FENER [warping end, warping head] 2- Trol vincinin her iki tarafında yer alan ve trol ağı halatlarının ya da yanaşma halatlarının çekilmesinde kullanılan başlık.

FENER BALIĞI [angler] 1- ® Lophius piscatorius.

FENER BALIĞI [black-bellied angler] 2- ® Lophius budegassa.

FENERBALIĞIGİLLER [Lophiidae, goosefishes] Actinopterygii, ışınlı-yüzgeçliler sınıfı, fenerbalığımsılar (Lophiiformes) takımının Lophiodes, Lophiomus, Lophius, Sladenia olmak üzere 4 cinsi ve toplam 25 türü kapsayan bir ailesidir. Bütün okyanusların kumlu, çamurlu sahanlık yamacının tabanında 1000 m derinliğe kadar rastlanırlar. Bir metreden büyük bireylerin bulunduğu Lophius cinsi ticari balıkçılık açısından önemlidir.  

FENOLOJİ [phenology] Biyolojik süreçlerin zamanlaması ve tekrarının biyolojik ve biyolojik olmayan güçlere göre incelenmesi.

FENOTİP [phenotype] 1- Aynı genotipe sahip organizmaların çevresel koşullara tepki (yanıt) olarak gösterdiği değişiklik(ler)dir.  Yani organizmada görünen fenotip onun genetik özelliği ve çevresel faktörlerin sonucudur. ® Ekofenotip.

FENOTİP [phenotype] 2- Bir organizmanın gözlemlenebilir yapısal ve işlevsel özellikleri.

FERMANTASYON [fermentation] Mayalanma.

FERSAH [league] Üç deniz mili (3x1852m=5556m) mesafesi.

FESES [feces, faeces] Sindirilmiş ya da sindirilmemiş besin artıkları, dışkı.

FEşik (kısaltma) [FTreshold] En yüksek balıkçılık ölüm eşiğine ait kısaltma. Bu eşiğin (sınırın) bir ya da daha çok yıl aşılması halinde aşırı avcılık oluşur. ® En yüksek balıkçılık ölüm eşiği.

FEZ (kısaltma) [Fishery Exclusion Zone] ® Balıkçılığa kapalı kuşak.

fh (kısaltma) [French hardness] Fransız su sertlik birimi; 10.0 ppm CaCO3 eşdeğeri.

FHedef (kısaltma) [FTarget] Aşırı avcılığa yol açmayacak, FEşik=FTreshold değerini belirli bir olasılıkla aşmayacak balıkçılık ölümü.

Fhigh = Fhigh (kısaltma) [Fyüksek] ® Fyüksek.

Fig. (kısaltma) [figura] Şekil’in kısaltması. ® Şek.

FİGÜR [Figure] Biçim, şekil.

FİKOERİTRİN [phycoerythrine] Kızıl ya da kırmızı suyosunlarına (Rhodophyta) rengini veren boya maddesi.

FİKOLOJİ [phycology] Suyosunları bilimi. Algoloji. ® Yosunbilim.

FİKOSİYANİN [phycocyanin] Mavi suyosunlarında (Cyanophyta) bulunan boya maddesi.

FİKSASYON [fixation] Tespit. Organizmanın bozunmasını önlemek için bir kimyasala alınması.

FİKSATİF [fixative] Tespit edici ve koruyucu madde.

FİLAMENTLİ ÇIRÇIR [sideburn wrasse] ® Pteragogus pelycus.

FİLETO [fillet] Balığın vücudu boyunca, omura paralel kesilmiş, derili ya da derisiz yan tarafı.

FİLİKA [ship's boat] Gemi personel ya da yolcuların tahliyesinde kullanılan kürekli ya da motorlu kayık ve bot gibi küçük deniz araçları. Kürekli ya da yelkenli tekneler.

FİLO [fleet] Belirli bir balıkçılığa yönelmiş tekneler grubu.

FİLO İSTATİSTİĞİ [fleet statistics] Filonun balıkçılık (avcılık) yeteneğini ölçmek ve izlemek için kullanılan veriler.

FİLOGENEZ [phylogenese] ® Soyoluş.

FİLOGENİ [phylogeny] Bir tür ya da ırkın gelişme (evrilme) hikâyesi. ® Soyoluş.

FİLUM [phylum] ® Kabile.

FİN BALİNASI [fin whale] ® Balaenoptera physalus. 

FİNGERLİNG [fingerling] ® Parmakboy.

FİRAR KAPORTASI [escape hatch] Kaçma yolunun güverteye açıldığı kaporta.

FİRAR YOLU [escape trunk] Makine dairesindeki personelin tehlike anında güverteye çıkabileceği dik, silindirik geçit.

FIRDÖNDÜ [swivel, snap swivel] Zincirin ve halatın bükülüp gamba almaması için aralara konan bir eksene bağlı olarak dönen iki yarım bakladan oluşan kilit.

FİRENGİ [scupper pipe] Güvertedeki suyun boşaldığı bordoya açılan oluklu delikler.

FIRSATÇI [opportunist] Kullanılmayan ya da az kullanılmış kaynağı çıkarına kullanan.

FIRSATÇI BALIKÇILIK [opportunistic fishing] Avlama fırsatının en yüksek olduğu türü hedef seçip bu türün bulunduğu alanda avlanma.

FIRSATÇI BESLENME [opportunistic feeding] Balığın hangi besin maddesi varsa ona uyum sağlayarak tüketmesi.

FIRTINA [storm] Hasar da yaratabilen her türlü hava hareketleri ve bununla ilişkili diğer olaylar.

FIRTINA BALIĞI [black seabream] ® Spondyliosoma cantharus.

FIRTINA İHBARI [gale warning] 1- Deniz ve karalar için rahatsızlık verebilecek, tehlike seviyesindeki hava durumunun (şiddeti ve hareket yönünün) önceden duyurulması.  

FIRTINA İHBARI [storm warning] 2- Etkili hava olaylarının şiddeti, hareket yönü ve hızı hakkında önceden bilgi verilmesi. 

FIRTINA TAKVİMİ [storm calendar] ® Fırtınalı günler.

FIRTINALI GÜNLER [stormy weather] Tecrübi ve nakli olarak aşağıda aylara göre sıralanan günlerin fırtınalı geçeceği genel olarak kabul edilmektedir.

01 Ocak

Fırtına

27 Haziran

Kızıl erik fırtınası

09 Ocak

Zemheri fırtına

01 Temmuz

Yaprak fırtınası

13 Ocak

Fırtına (2 gün)

06 Temmuz

Fırtına

18 Ocak

Fırtına

09 Temmuz

Çark dönüşü fırtınası

24 Ocak

Fırtına-kışın şiddeti

26 Temmuz

Kara erik fırtınası

30 Ocak

Ayandon fırtınası

31 Temmuz

Kızıl erik fırtınası

01 Şubat

Hamsini fırtınası (3 gün)

12 Ağustos

Fırtına (2 gün)

05 Şubat

Fırtına

16 Ağustos

Fırtına

11 Şubat

Fırtına (3 gün)

21 Ağustos

Fırtına

20 Şubat

Fırtına-1. cemre havaya

31 Ağustos

Mercan fırtınası

27 Şubat

Fırtına-2. cemre suya

06 Eylül

Bıldırcın geçimi fırtınası

06 Mart

Fırtına-3. cemre toprağa

13 Eylül

Çaylak fırtınası

11 Mart

Fırtına (kocakarı soğuğu)

19 Eylül

Fırtına

24 Mart

Koz kavuran fırtınası

24 Eylül

Kestane karası fırtınası

26 Mart

Çardak fırtınası

01 Ekim

Turna geçimi fırtınası

29 Mart

Fırtına

04 Ekim

Kuş geçimi fırtınası

07 Nisan

Kırlangıç fırtınası

13 Ekim

Meryem Ana fırtınası

12 Nisan

Fırtına

17 Ekim

Kırlangıç fırtınası

18 Nisan

Kuğu fırtınası

19 Ekim

Bağ bozumu fırtınası

28 Nisan

Fırtına (3 gün)

28 Ekim

Balık fırtınası

04 Mayıs